ABDEST nedir, kaça ayrılır, ne için gereklidir? Abdesti neler bozar?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #16
    hiiic Nickli Üyeden Alıntı
    el uzaya çıktı aors-kaya... senin kafa hala örs-kaya .
    Sen hala devam et bu ustan eser olmayan davranışlarına.

    Kendinden başka herkesi taşkafa gören sen, acaba aklının oyunlarına yenik düşebildiğini görebilecekmisin?

    İnşallah, kısa zamanda görmeni dilerim.

    selamlar,
    aorskaya

    Comment

    • aorskaya
      Uzman Üye
      • Aug 2009
      • 932

      #17
      aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
      Hanif olduğunu söyleyen bir kardeşimin,islamda namazın olmadığını, onun putperest ibadeti olduğunu duyacağımı biri iddia etse herhalde her şeyine bahse girebilirdim. Ama, senden görüyorumki kaybedermişim.

      Sırf yazılarım için bu tavırları takınıyorsan, açıklamalarında meallerini kullandığın değerli kardeşlerimize islamda namaz varmıdır, yokmudur, sor ve öğren bari...
      hiiic Nickli Üyeden Alıntı

      1- Allahın emri Salat'ı yaptınız: namaste.

      2- Hala da boş amalleri, değersiz içi boş davranışları Allahın emriymiş gibi lanse ediyor, hurafe ritüel bataklığında çırpınıyorsun. Vebaliniz çok büyük benden söylemesi.

      3- Yarın Allahın huzuruna çıktığımızda açıkcası ona karşı nasıl konuşacak, namazı nasıl kıldığınızı haklı göstermek için ne bahaneler bulacaksınız çok merak ediyorum. Hesap görücü hesabı görene kadar şimdilik burada tartışıyoruz, yarın divanda ak baldır kara baldır açığa çıkacak...
      1- Allahın emri Salat'ı yaptınız: namaste.

      Tabi ya sana göre islamda namaz yoktur, namaste denen imasızların ibadeti vardır değilmi?

      Sana bir kere daha sorayım, net olarak cevaplamanı isteyeyim.

      SANA GÖRE İSLAMDA NAMAZ YOKMUDUR?


      2- Hala da boş amalleri, değersiz içi boş davranışları Allahın emriymiş gibi lanse ediyor, hurafe ritüel bataklığında çırpınıyorsun. Vebaliniz çok büyük benden söylemesi.

      Namaz boş amel değildir. Allah'ın vakitli olarak yapılmasını şart koştuğu emirlerindendir.

      "Kıldığı namazdan bihaber olanların" vay haline denirken, "namaz yok" diyenlerin hali nice olur sen bunu düşünüyormusun?

      Hangimizin vebali çok büyük acaba bu durumda...

      3- Yarın Allahın huzuruna çıktığımızda açıkcası ona karşı nasıl konuşacak, namazı nasıl kıldığınızı haklı göstermek için ne bahaneler bulacaksınız çok merak ediyorum. Hesap görücü hesabı görene kadar şimdilik burada tartışıyoruz, yarın divanda ak baldır kara baldır açığa çıkacak...

      Kesinlikle, sorulacaksınız dediği kurandan cevaplayacağım bu soruyu. Ama, dünyada güç yetirirken secde etmeyenlerin, baldırları açığa çıkartıldığı gün, yani gizli hiç bir şeyinin olmadığını gördüğü gün, istese de secdeye güç yetiremyeceklerden olmazsın inşallah.

      En kısa zamanda, "kovulmuş şeytandan rabbimize sığınarak" kuranı okuyup, anlamanı ve hatalarını görüp düzeltmeni dilerim.

      selamlar...
      aorskaya
      Last edited by aorskaya; 4. November 2012, 02:46 AM.

      Comment

      • aRaYaN
        Katılımcı Üye
        • Sep 2012
        • 81

        #18
        Güzel güzel çağırın Allah'a.

        Comment

        • aorskaya
          Uzman Üye
          • Aug 2009
          • 932

          #19
          sevginur Nickli Üyeden Alıntı
          ataları hiçbir şeyi düşünemeyen, doğru yolu bulamamış kimseler idiyse de mi öyle yapacaklar? hakikatı ögrenmeye geldim kardeşlerim sizler kadar bilgim olmasada geleneksel islam hatim versiyonu sayılırız. sizleri takip edeceğim inş
          Bir tarafta geleneksel din anlayışıyla (atalar/rivayetler) kuranı terk ederek yada bunları kuranın önüne geçirerek, kurandan üstün kabul ederek dini yaşayan kimseler vardır.

          Diğer tarafta ise modernizm uğruna ve "yalnız kuran" demelerine rağmen, "rabbimizin, onu herkesin okuyup anlayacağı kolaylıkta indirdim" sözünü göz ardı ederek, kurandaki anlatımların yerine salt akıllarını esas alarak dini yaşayanlar vardır.

          Bunların ikisi de, bizi dosdoğru yoldan, yani kuran yolundan saptırmak için izin isteyen İblis ve onun dostlarının tuzağına düşmüş, kurandan ayrılmasına rağmen doğru din yaşadığına inanan kimselerdir.

          Gerek, ataların izinden gidenler ve gerekse ataların izinden gitmeyenlerden olmayı, sadece akıllarının izinden gitmek sananların durumu hesap gününde çok vahim olacaktır.

          İnşallah, en kısa zamanda bu durumların farkına varılır ve henüz nefes alınıyorken, samimi bir tövbe ile gerçek anlamda kuranı anlayarak yaşamak nasip olur.

          selamlar,
          aorskaya

          Comment

          • aorskaya
            Uzman Üye
            • Aug 2009
            • 932

            #20
            aRaYaN Nickli Üyeden Alıntı
            Güzel güzel çağırın Allah'a.
            Ben, kendi payıma cevabımı vereyim:

            Kardeşim, ikazını haklı buluyor, onaylıyor ve her zaman dikkatle becermeye çalışıyorum.

            Ancak, her şeye rağmen dinin dışına çıkan yazılara da cevap vermem gerekiyor.

            Okuyanlar olarak siz kardeşlerimden, şahsen yanlışımın görülmesi halinde yazımdan alıntılarla ikaz edilmeyi bekliyorum.

            saygı ve selamlarımla...
            aorskaya

            Comment

            • hiiic
              Uzman Üye
              • Mar 2010
              • 1980

              #21
              .....
              Last edited by hiiic; 27. February 2017, 11:31 PM. Sebep: düzeltme, yanlış uslup, özür

              Comment

              • aorskaya
                Uzman Üye
                • Aug 2009
                • 932

                #22
                hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                heh işte o zaman açıkla bana Kurandan, akşam namazı kaç rekat, sünneti kaç rekat.

                eğer getiremezsen, Yukarıda kurandan cevap vereceğim dediğin ayetleri de bulamazsan.. sen sadece bir YALANCISIN... hemde nankör bir yalancı.

                Nahl 105
                Allah'ın ayetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur. İşte onlar, yalancıların kendileridir.


                Hadi bul bana bir secdede alnın kaç defa yere değeceğini, hatta bul bana secde ederken alnın yere değeceğini KURANDAN... eğer bulamazsan;

                Enbiyâ 24
                ... De ki: Haydi delillerinizi getirin! İşte benimle beraber olanların Kitab'ı ve benden öncekilerin Kitab'ı. Hayır, onların çoğu hakkı bilmezler; bu yüzden de yüz çevirirler.
                Bak başka bir başlıkta da aynı soruyu, yine aynı üslupla, sabah namazı ile ilgili sorman üzerine nasıl cevap vermişim.

                aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                Hala kişisel sataşma, hala kişisel üstünlük komplekslerine gem vuramama durumlarına devam ediyorsun.

                Ya kardeşim, önce öfke kontrolü denen mekanizmanı çalıştır, sakinleştir kendini ondan sonra yaz.

                Ben, bir şeyi getiremezsem, neden yalancı olayım. Neden yanılan, yanlış olan olmuyorumda yalancı oluyorum. Beni ne kadar tanıyorsunda bunu söyleyebiliyorsun? Kul hakkına inanmıyormusun?

                Sen, iddialarında yanlış çıkınca ben sana yalancı vb. ithamlarda bulunuyormuyum?

                Neyse şimdi konumuza dönelim ve getirmemi istediğin yazına cevap vereyim. Ancak cevabım yine düşünmediğin yazdığını da gösterecek şekilde olacaktır.

                Benden hem sabah namazının kaç rekat olduğunu sormuşsun, hem de sünnetinin kaç rekat olduğunu sormuşsun.

                İşte namazı yok sayınca, bu şekilde yazmanda normal oluyor. Artık hatanı gör.

                1- Sabah namazı yada diğer namazlar arasında kuranda ayrım yapılmaz.

                2- Kuranda namazlarla ilgili olarak farz namazlar, sünnet namazlar diye ayrım yoktur.

                Hem kurandan deyip, hemde kuranda farz yada sünnet namaz olmadığını kendin görmesen bile hiç duymamılmıydında sordun?

                3- Sünnet namazlar, sadece peygamberimizin fazladan kıldığı vakit namazları olarak iddia edilirlerki, kuran dışındaki kaynakları delil kabul etmediğimden bu kısmı daha fazla açıklamayacağım.

                4- Ben kılabildiğim kadar fazla namaz kılmaya çalışan biriyim.

                5- Kuranda bütün namazlar için asgari iki rekat buluyorum. Azamisinde ise sınır yoktur.

                selamlar,
                aorskaya
                Sana kurandan secde de alnın yere kaç kere değeceğini niçin bulacakmışım. Kuranda secde der. Ama, secde zaten kurandan önce de olan ve bilinen bir şey olduğundan tanımı yada tarifi yapılmaz.

                Ben aynı şekilde sana, "hadi bakalım, salat namaz demek değildir" diyen ayeti kurandan göster dersem apışır kalırsın herhalde değilmi?

                Sonrada, bunun üzerine,

                Nahl 105
                Allah'ın ayetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur. İşte onlar, yalancıların kendileridir.
                ayeti ile (aslında hatalı olarak istediğim cevabı vermediğinden) seni yalancılıkla itham etsem doğrumu olur. Sen, bu şekilde yenik düşsen bile, gerçek değişirmi? Rabbim her şeyi görmüyormu, o kandırılabilirmi?

                Tabiki bu durum geröekten iman edenler için dikkate alınması gereken durumlardır.

                Bu tür, düşüncesizce ve hırsla anlamsız isteklerde bulunan ve bunlar olmayınca çirkin şekilde itham eden yazılar yazmaktan vazgeç artık.

                selamlar...
                aorskaya
                Last edited by aorskaya; 4. November 2012, 03:22 AM.

                Comment

                • hiiic
                  Uzman Üye
                  • Mar 2010
                  • 1980

                  #23
                  Ben aynı şekilde sana, "hadi bakalım, salat namaz demek değildir" diyen ayeti kurandan göster dersem apışır kalırsın herhalde değilmi?
                  sadece gülüyorum.

                  Comment

                  • aorskaya
                    Uzman Üye
                    • Aug 2009
                    • 932

                    #24
                    hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                    sadece gülüyorum.
                    Bazen, "gülünür acınacak hallere" diyeyim...

                    Güleceğine, hatanı gör, düşünmeden istekte bulunma, yazma...

                    Çünkü, ben zaten bu şekilde bir isteğin yanlış olacağını belirtmişim...

                    selamlar,
                    aorskaya

                    Comment

                    • aorskaya
                      Uzman Üye
                      • Aug 2009
                      • 932

                      #25
                      merdem Nickli Üyeden Alıntı
                      5. Hepsinden önemlisi, abdesti emreden ayet Müddessir suresinin 4 ve 5. Ayetleridir: “Maddi pisliklerden elbiseni/bedenini temizle ve arındır.” (4) Bu ayetteki siyab hem elbiseye, hem insan tenine delalet eder. Ayetteki “TAHHİR” emri hiçbir tevile hamledilemeyecek kadar açıktır: TEMİZLE demektir. (BU KADAR BASIT! suya da lüzum kalmadi )
                      sevgili merdem,
                      Müzemmil 4. ve 5. ayetlerde abdesti nasıl buluyorsun?

                      Bu surede, buraya kadar olan kısımda namazla ilgili bir hüküm varmıdır da bunları söylüyorsun?

                      Abdest, sadece namazla ilgili olan bir ön şart değilmidir?

                      “Maddi pisliklerden elbiseni/bedenini temizle ve arındır. .....(BU KADAR BASIT! suya da lüzum kalmadi )”

                      Şimdi, bu söze dayanarak, elbisesi temiz, kendi yeni banyo yapmış birisi hatta "suya gerek kalmadı" dediğine göre banyoda yapmamış fakat banyo yapmasını gerektirmeyecek durumda olan birisi, bu şekliyle namaz kılabilir! diye kabul etmemizmi gerekir?

                      Peki kuranda tarif edilen diğer abdest fazlalıkmı olmaktadır?

                      Not: Müzemmil 4.ayetteki elbise diye çevirilenin de giysi olmadığını, kendi bedeni de olmadığını ayetleri en baştan iyice incelerseniz görürsünüz. Ayetler arasındaki ilişkiyi iyi yorumlamadığınızdan bu şekilde ilgisiz sonuçlar bulabiliyorsunuz.

                      Yukarıdaki soruyu cevapladığınızda, müzemmil ile ilgili söylediklerimi detaylandıracağım...



                      selamlar,
                      aorskaya
                      Last edited by aorskaya; 11. November 2012, 01:03 PM.

                      Comment

                      • dost1
                        Site Yöneticisi
                        • Sep 2008
                        • 1905

                        #26
                        Selamun Aleykum! Değerli Sevginur Kardeşim!

                        sevginur Nickli Üyeden Alıntı
                        salat yardım destek anlamında aynı zama namaz olarak geçiyor bu soruyu ayetlerle nasıl anlatırsınız açıklarmısınız.
                        Kur’an meallerinde “namaz” diye çevrilen kelime “salat”tır.

                        Bugünkü kılınan namaz salat değildir.

                        Bugünkü “namaz “ diye bilinen kelime Kur’an’daki “tazarrulu dua” dır.

                        Müslümanlara “farz “ diye nitelenen “yapılması gereken” anlamındadır.

                        Salat, yapılması gerekendir/farzdır...

                        İsra;78: Ekımıs Salate lidülukiş Şemsi ila ğasekılleyli ve Kur'ânel fecr* inne Kur'ânel fecri kâne meşhuda
                        İsra;79: Ve minelleyli fetehecced bihi nafileten leke, asa en yeb'aseke Rabbüke Mekamen Mahmuda

                        Güneşin dülûkundan [batmasından, kaybolmasından] gecenin kararmasına kadar salâtı ikâme et [zihinsel ve mâlî desteği oluştur ve ayakta tut] ve sabah Kur’ân'ını da. Çünkü sabah Kur’ân'ı görülecek şeydir. Ve geceden de. Ayrıca, sana özgü bir fazlalık olarak sen, onu [gece salâtını] teheccüd et [uyanıp ikâme et]! Rabbinin, seni güzel bir makama ulaştıracağı umulur.

                        Hud;114: Ve ekımıs Salate tarafeyin nehari ve zülefen minel leyl* innel hasenati yüzhibnes seyyiat* zâlike zikra liz zakiriyn
                        Ve gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın saatlerinde salâtı ikâme et [zihnî ve mâlî desteği oluştur ve ayakta tut]; çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür.

                        Bakara;238: Hafizu ales Salevati ves Salatil Vüsta ve kumu Lillahi kanitiyn;
                        Bakara;239: Fein hıftüm fericalen ev rükbana* feiza emintüm fezkürullahe kema allemeküm ma lem tekünu ta'lemun;
                        Salâtları ve en hayırlı salâtı muhafaza edin [elbirlik koruyun]. Ve Allah için sürekli saygıda durarak kalkın [işe koyulun; eğitim-öğretim ve sosyal yardım kurumunu işletin]. Ama, eğer korktuysanız, o zaman yaya veya binekli olarak giderken muhafaza edin. Sonra da güvene erdiğinizde bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah'ı hemen zikredin.

                        Bakara;2-4:İşte bu kitap; kendisinde kuşku yoktur, gaybda iman eden, salâtı ikâme eden, kendilerini rızklandırdığımız şeylerden infak eden, sana indirilene ve senden önce indirilene iman eden muttakiler –ki bunlar, âhirete de kesinlikle inanırlar– için bir kılavuzdur.

                        Mü’minûn;9:Ve onlar [mü’minler], salâtlarını koruyan kimselerdir.

                        Fâtır;18:Ve yük çeken bir kimse, başkasının yükünü yüklenmez. Eğer ağır yüklü bir kimse, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan hiç bir şey yüklenilmeyecek; bir akrabası olsa bile. Şüphesiz sen ancak Rabblerine karşı gaybda haşyet duyan ve salâtı ikâme edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa ancak kendisi için arınır. Dönüş de yalnızca Allah'adır.

                        Fâtır;29-30:Hiç şüphesiz şu, Allah'ın kitabını okuyan, salâtı ikâme eden ve kendilerini rızklandırdığımız şeylerden gizli ve açık olarak veren kimseler, O [Allah], mükâfatlarını kendilerine tastamam versin ve lütfundan kendilerine artırsın diye, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticareti umarlar. Hiç şüphesiz O, çok bağışlayıcı ve karşılık vericidir.

                        Nisâ;162:Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, salâtı ikâme eden, zekâtı veren, Allah'a ve âhiret gününe iman edenlerdir. İşte onlar, Bizim büyük bir mükâfât vereceklerimizdir.

                        Bakara;177:Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz birr değildir. Ama birr, Allah'a, Âhiret Günü'ne/Son Gün'e, meleklere, Kitab'a, peygamberlere inanmak; malını akrabalara, yetimlere, miskinlere, yolcuya ve dilenenlere ve boyunduruktakilere [kölelere], Allah sevgisi için vermek ve salâtı ikâme etmek, zekâtı vermektir. Ve sözleştiklerinde, sözlerini tastamam yerine getirenler, sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenler, işte onlar sadık olanlardır. Ve işte onlar takvâlı olanların ta kendileridir.

                        Nûr;56:Ve rahmet olunmanız için salâtı ikâme edin, zekâtı verin ve o Elçi'ye itaat edin.

                        Namaz/tazarrulu dua yapılması gerekendir/farzdır.

                        Dua edilirken önce Allah üstün vasıflarıyla anılıp O'na hamd edilmeli, sonra kişisel istekler dile getirilmelidir. Fâtiha sûresi'nde öğretilen dua buna en güzel örnektir.

                        Dua, hudû ve huşû içinde, umarak, korkarak ve ürpererek yapılmalıdır. Bu kuralın en iyi uygulanma zamanlarının, günlük gailelerden uzak bulunulan gece ve seher vakitleri olduğu kanaatindeyiz. Toplu olarak dua etmenin de hudû ve huşû duygularını canlandırması bakımından etkili olacağını düşünüyoruz.


                        Rabbinize alçala alçala ve gizlice/açıkça göstererek dua edin. Kesinlikle O, haddi aşanları sevmez (A‘râf/55) emri, namaz adıyla meşhurlaşan niyaz şeklini ifade etmektedir. Bir kere daha ifade edelim ki, Kur’ân'daki namaz, işte bu âyetle emredilmiştir. Daha önce de defalarca zikrettiğimiz üzere “salât” sözcüklerinin malum namaz ile alakası yoktur.

                        “namaz” sözcüğünün Farsça'daki “eğilerek saygı ile dua etmek” anlamı Arapça'da ve Kur’ân'da بالتّضرّع الدّعاء [ed-du‘au bi't-tezarru‘=alçala alçala; sürekli alçalarak yakarma] şeklinde ifade edilir. Nitekim bu ritüelin ana hatları, Rasûlullah'tan bize intikal etmiştir. Ne var ki, bunların bazıları, anlam ve kavram olarak mecrasından çıkarılmıştır.

                        Âyetten anlaşıldığına göre namazda [Rabbimizin huzurunda dua anında] sürekli bir alçalma sergilenmelidir. Şöyle ki:
                        Kul;
                        • Saygılı bir şekilde durarak,
                        • Ta’zim ve tekbir ile [Allah'ı büyükleyerek, Allah'ın her şeyden daha yüce olduğunu ifade ederek],
                        • Bel bükerek,
                        • Yere kapanarak,
                        • Oturup boyun bükerek Allah'a yakaracaktır.

                        Bu sürekli alçalış şekli, bizzat Rasûlullah'tan bize intikal etmiş bulunmaktadır. Nitekim günümüzde kılınan namazın şekli böyledir.

                        Nisâ;134:Ve Allah'ın fazlından isteyin. Şüphesiz Allah her şeyi en iyi bilendir. Kim dünya sevabını istiyor idiyse; bilsin ki dünya ve âhiret sevabı yalnızca Allah katındadır. Ve Allah çok iyi işiten ve çok iyi görendir.

                        A‘râf;29:De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız Kendisine has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi O'na döneceksiniz.”

                        A‘râf;55-56:Rabbinize alçala alçala ve gizlice/ açıkça göstererek dua edin; namaz kılın. Kesinlikle O, sınırı aşanları sevmez. Ve düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, ürpererek ve rahmetini umarak dua edin. Kesinlikle Allah'ın rahmeti, iyileştirenlere güzelleştirenlere çok yakındır.

                        A‘râf;180:Ve en güzel isimler Allah'ındır. Öyleyse O'nu onlarla çağırın. O'nun isimlerinde eğriliğe sapanları da terk edin. Onlar yapmakta olduklarının karşılığını yakında görecekler.

                        A‘râf;205:Ve her zaman kendi içinden, korkarak ve alçala alçala, yüksek olmayan bir sesle Rabbini an ve umursamazlardan olma!

                        Bakara;186:Ve kullarım, sana Benden sordukları zaman; biliniz ki şüphesiz Ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasına cevap veririm. O halde reşit olmaları için onlar da Bana karşılık versinler ve Bana inansınlar.

                        Mü’min;60:Ve sizin Rabbiniz, “Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Şüphesiz Bana ibadet etmekten büyüklenen kimseler yakında horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir” dedi.

                        Allah’a kul olduğunu belirtmek için “LA İLAHE İLLA ALLAH” diyerek kulluğunu yalnız Ona has kılmak isteyenin ALLAHINA YAKARMAMASI özellikle bunu TAZARRUAN YAPMAMASI düşünülebilir mi?

                        ALLAHA ANCAK MÜSTAĞNİLER/ YAKARMAZLAR.
                        Alak;6: Kella, innel'İnsane leyatğa;
                        Alak;:7: En reahüstağna;
                        Alak;8:İnne ila Rabbikerrüca';
                        Alak;6,8: Hayır… Hayır… Dönüş Rabbine olmasına rağmen insan, kendini yeterli gördüğünde (zengin olduğuna inandığında), kesinlikle azar (tuğyan eder).
                        Kaynak:İşte Kur'an

                        ALLAHA KUL OLDUĞUNU BELİRTEN KİŞİ ACZ İÇERİSİNDE FAKİRLİĞİNİN/İHTİYAÇ SAHİBİ OLMANIN İDRAKİ İÇERİSİNDE AZİZ OLAN ALLAHINA YÖNELİR ONUN KARŞISINDA FAKİRDİR MÜSTAĞNİ DEĞİLDİR.
                        RABBİ OLAN ALLAH’IN “Üd'u Rabbeküm tedarruan ve hufyeten, inneHu la yuhıbbul mu'tediyn” EMRİNE UYAR VE ed-du‘au bi't-tezarru‘=ALÇALA ALÇALA; SÜREKLİ ALÇALARAK YAKARMASINI SÜRDÜRÜR.

                        Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                        Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                        Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                        Allah'a emanet olunuz.
                        __________________
                        Halil Ay

                        Comment

                        • aorskaya
                          Uzman Üye
                          • Aug 2009
                          • 932

                          #27
                          Selamun aleyküm,

                          Sayın dost1,

                          yazınız üzerine bazı sorularım olacaktır. Uygun olduğunuzda cevaplamanızı rica ederim.

                          dost1 Nickli Üyeden Alıntı
                          Kur’an meallerinde “namaz” diye çevrilen kelime “salat”tır.
                          Bugünkü kılınan namaz salat değildir.

                          Bugünkü “namaz “ diye bilinen kelime Kur’an’daki “tazarrulu dua” dır.
                          Müslümanlara “farz “ diye nitelenen “yapılması gereken” anlamındadır.

                          Salat, yapılması gerekendir/farzdır...
                          1- Kuranda geçen “salat” deyiminin namaz demek olmadığını belirtmişsiniz. Salat; (sadece) namaz demek değilse de namazı da kapsamazmı? Namaz ve sonrasında yapılan dualarıda içermezmi, niçin?

                          2- Namaza, tazarrulu dua demişsiniz. Bu namaz nedir? Sorusunun cevabıdır. Ama aynı zamanda bu deyim, yada bu deyimi karşılayan başka kelime kuranda geçmez. (yada ben bulamadım diyelim)
                          Siz, namazı hangi ayetlerde “tazarrulu dua” veya başka (salattan başka) kelimeden buluyorsunuz?

                          3- İkinci sorudaki deyim yada namazı işaret eden (salattan) başka kelime kuranda yoksa, salatta bildiğimiz namazla ilgilenmiyorsa (ki bu sizin iddianızdır) bildiğimiz namaz size göre kuranda yokmudur? Diğer bir anlatımla, bildiğimiz namaz dinin emri değilmidir?

                          4- “Salat yapılması gereken farzdır” diyerek, farzın ne demek olduğunu açıklayarak cümleyi bitirmişsiniz. Bu cümlede, sadece salata farzdır deyip, sizin deyiminizle “tazarrulu dua”ya farzdır demediğinize göre, o farz değimlidir? Kişinin isteğine bırakılmıştır?


                          dost1 Nickli Üyeden Alıntı
                          İsra;78: Ekımıs Salate lidülukiş Şemsi ila ğasekılleyli ve Kur'ânel fecr* inne Kur'ânel fecri kâne meşhuda
                          İsra;79: Ve minelleyli fetehecced bihi nafileten leke, asa en yeb'aseke Rabbüke Mekamen Mahmuda

                          Güneşin dülûkundan [batmasından, kaybolmasından] gecenin kararmasına kadar salâtı ikâme et [zihinsel ve mâlî desteği oluştur ve ayakta tut] ve sabah Kur’ân'ını da. Çünkü sabah Kur’ân'ı görülecek şeydir. Ve geceden de. Ayrıca, sana özgü bir fazlalık olarak sen, onu [gece salâtını] teheccüd et [uyanıp ikâme et]! Rabbinin, seni güzel bir makama ulaştıracağı umulur.

                          Hud;114: Ve ekımıs Salate tarafeyin nehari ve zülefen minel leyl* innel hasenati yüzhibnes seyyiat* zâlike zikra liz zakiriyn
                          Ve gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın saatlerinde salâtı ikâme et [zihnî ve mâlî desteği oluştur ve ayakta tut]; çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür.
                          1- Bu ayetlerde geçen salat, “zihinsel ve mali destek” ise gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde, kime yada kimlere nasıl zihinsel destek verilebilir, nasıl mali destek verilebilir?

                          2- Zihinsel destek bir bakıma kabul edilebilir görülse de mali destek için neden vakitler belirlensin, üstelik neden gündüzün iki ucu ve geceye yakın zamanlar olsun?

                          3- Mali destek (infak hükümlerinden de delillendirilmeye çalışılırsa) zaman kısıtlamasından bağımsız olarak; gerek ve imkan bulunan her durumda yapılması gerekli değilmidir?

                          4- Mali destek için, zihinsel eğitim için herkesin ayakta ve rahat toplanabilecek olduğu zamanlar daha uygun değimlidir?

                          Bütün bunlardan, bu ayetlerin; sizin “tazarrulu dua” diye tanımladığınız (ve benimde tanım olarak katıldığım) namazı anlattığı görülmezmi?


                          dost1 Nickli Üyeden Alıntı

                          Bakara;238: Hafizu ales Salevati ves Salatil Vüsta ve kumu Lillahi kanitiyn;
                          Bakara;239: Fein hıftüm fericalen ev rükbana* feiza emintüm fezkürullahe kema allemeküm ma lem tekünu ta'lemun;
                          Salâtları ve en hayırlı salâtı muhafaza edin [elbirlik koruyun]. Ve Allah için sürekli saygıda durarak kalkın [işe koyulun; eğitim-öğretim ve sosyal yardım kurumunu işletin]. Ama, eğer korktuysanız, o zaman yaya veya binekli olarak giderken muhafaza edin. Sonra da güvene erdiğinizde bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah'ı hemen zikredin.
                          1- [eğitim-öğretim ve sosyal yardım kurumunu işletin]. anlamındaki salatın, tehlike olması durumunda bitirilmesi gerekmezmi?

                          2- Bulunulan yerde olabilecek tehlikeden korkuluyorsa, yaya veya binekle hareket halindeyken, “eğitim-öğretim kurumu” nasıl çalıştırılabilir? Bir an için yaya veya binek üzerinde hareketle, bu kurum çalıştırılmaya kalkılsa, diğer kişi yada kişilerinde yaya veya binekli olarak hareket etmeleri gerektiğinden, bu başarılabilirmi, yada verimli olabilirmi?

                          3- Bu açıkladığım durumlar gösteriyorki, bunlar zihinsel, mali destek yada eğitim-öğretim değildir.

                          Çünkü; bunların imkansızlığına yada verimsizliğine karşılık, bildiğimiz namaz pekala mümkün olmakta ve başarıyla yerine getirilebilinmektedir.

                          Saygılarımla…
                          aorskaya
                          Last edited by aorskaya; 12. November 2012, 02:15 AM.

                          Comment

                          • dost1
                            Site Yöneticisi
                            • Sep 2008
                            • 1905

                            #28
                            Selamun Aleykum! Değerli Aorskaya Kardeşim!

                            YAzımdaki ayetleri ve önemli yerleri koyulaştırdım. Yeniden okuyacak olursanız sorularınıza cevap bulacağınızı göreceksiniz inşaAllah. Yine de sorunuz olursa seve seve cevaplarım inşaAllah.

                            Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                            Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                            Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                            Allah'a emanet olunuz.
                            Halil Ay

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #29
                              dost1 Nickli Üyeden Alıntı
                              Selamun Aleykum! Değerli Aorskaya Kardeşim!

                              YAzımdaki ayetleri ve önemli yerleri koyulaştırdım. Yeniden okuyacak olursanız sorularınıza cevap bulacağınızı göreceksiniz inşaAllah. Yine de sorunuz olursa seve seve cevaplarım inşaAllah.

                              Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                              Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                              Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                              Allah'a emanet olunuz.
                              Sevgili Halil ağabey,

                              Koyulaştırmadan da yazdıklarınızdan anladıklarıma göre size sorular sormuştum. Düşünceniz için teşekkür ederim. Aynı sorularımı tekrar sorduğumu varsayarak, hemen olmasa da uygun olduğunuz bir zamanda maddeler altında cevaplarsanız, hem ben, hem de yazıları okuyan kardeşlerim için daha iyi olacaktır.

                              saygı ve selamlarımla,
                              aorskaya

                              Comment

                              • Hasan Akçay
                                Uzman Üye
                                • Dec 2010
                                • 826

                                #30
                                Merhaba.

                                Benim aklima
                                baska sorular da
                                geliyor:

                                Örnegin

                                -Inananlarin askerleri
                                "salât"i

                                cephede

                                KIYAM edip "secde"ye vararak
                                yerine getirirler (Nisâ 101-103).

                                -Eger salât
                                egitim-ögretim ve sosyal yardim
                                ise

                                KIYAM ve SECDE
                                bunun
                                neresinde?

                                -Allah sizi uyariyor:

                                kafirler
                                sizin silah ve esyanizdan uzak bir âninizi kollamaktadir;
                                bir saldirisla üzerinize cullanacaklar.

                                Böyle bir andaki ruh haliniz

                                egitim-ögretim ve sosyal yardim calismasini
                                kaldirir mi?

                                -En taksurû min es-salât,
                                o salâttan eksiltmeniz de gerekiyor.

                                Yani vakit yok.

                                O dar vakitte
                                neyin "egitim-ögretim ve sosyal yardim"ini
                                gerceklestireceksiniz?

                                Cevap: Kurân'in egitim-ögretimini...

                                Iyi güzel de
                                askerleriniz can derdinde
                                siz "Sana kadinlarin aybasi halini soruyorlar" diye baslayan bir "egitim-ögretim"in derdindesiniz...

                                O askerlerin
                                oracikta
                                sizi
                                bakislariyla öldürmeyeceginden emin misiniz?

                                Arti,

                                "Kurân'i tane tane oku; acele etme!" diyen Allah
                                onaylar mi bu yaptiginizi?

                                Sevgi ile,
                                Hasan Akcay
                                Last edited by Hasan Akçay; 12. November 2012, 03:29 PM.

                                Comment

                                Working...