Warning: Undefined array key "birthday_search" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "joindate" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "privacy_options" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 7 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "lastactivity" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Trying to access array offset on false in .../vb5/route/profile.php on line 86 ABDEST nedir, kaça ayrılır, ne için gereklidir? Abdesti neler bozar? - hanifler.com Kuran odaklı dindarlık

ABDEST nedir, kaça ayrılır, ne için gereklidir? Abdesti neler bozar?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ates demir

    #61
    Bakara 235-245 arasını okursanız boşanma hukukundan bahsettiğini görürsünüz. Hal böyle iken birdenbire bakara 238 ve 239 da konu birden salavat, salat el vustaya gelir. Birde yururken veya binek ustunde sozu gecerki hadi çık işin içinden çıkabilirsen

    Acaba algımızda bir değişiklik mi var?
    Algımız mı yanlış?

    Bu durum ayet bütünlüğünde araya sokulmuş 2 ayet mi yoksa konu bütünlüğü yine sağlanıyor mu?
    Ne dersiniz sayın pramid, sayın Kaya ve sevgili dostum Bart?
    Last edited by Misafir; 14. November 2012, 12:05 PM.

    Comment

    • ates demir

      #62
      sadece size ve deger yargılarınıza göre bana boşanma hukuku nasıl olmalıdır sizce kısaca yazar mısınız?

      Comment

      • aorskaya
        Uzman Üye
        • Aug 2009
        • 932

        #63
        ates demir Nickli Üyeden Alıntı
        sadece size ve deger yargılarınıza göre bana boşanma hukuku nasıl olmalıdır sizce kısaca yazar mısınız?
        Boşanma kısaca yazılamazki ateş kardeşim....

        Bakara suresinde değindiğiniz ayetlerde boşanmışlar anlatılırken, asıl boşanmayı düzenleyen talak suresi dikkate alındığında boşanma ve bunun hukuku kısaca anlatılamaz.

        Üstelik talak suresindeki "...henüz adet görmemişler..." diyen 4.ayet, imansızlar ve bizdeki cahiller ile yobazlar tarafından küçük kızlarla evlilik yapılabileceğine delil olarak gösterilirken bu kısaca anlatmak konunun anlaşılması için yeterli olmaz.

        Aslında, bu konuya kısmen, hatırladığım kadarıyla; islamda sübyanlarla evlilik yoktur, evlilik için tarafların olgun olması gerekir" başlıklı yazımda değinmiştim.

        Ama, boşanma ve hukukunu anlatmak için kesinlikle yeterli değildir ve bu ayrı ve çok önemli bir başlık olarak açılması gerekir...

        Aslında hatırlatmanız iyi oldu. İmkan bulursam bu konuyu ayrı başlıkta yazabilirim.

        selamlar,
        aorskaya

        Comment

        • aorskaya
          Uzman Üye
          • Aug 2009
          • 932

          #64
          ates demir Nickli Üyeden Alıntı
          Bakara 235-245 arasını okursanız boşanma hukukundan bahsettiğini görürsünüz. Hal böyle iken birdenbire bakara 238 ve 239 da konu birden salavat, salat el vustaya gelir. Birde yururken veya binek ustunde sozu gecerki hadi çık işin içinden çıkabilirsen

          Acaba algımızda bir değişiklik mi var?
          Algımız mı yanlış?

          Bu durum ayet bütünlüğünde araya sokulmuş 2 ayet mi yoksa konu bütünlüğü yine sağlanıyor mu?
          Ne dersiniz sayın pramid, sayın Kaya ve sevgili dostum Bart?
          sevgili ateş kardeşim,

          Din o kadar kolay, kuran o kadar cana yakınki, içinden çıkılamayacak hiç bir durum barındırmaz.

          Özetle, müslüman; kendini kandırmadan, samimi olarak kurandan ne anlıyorsa din o kadardır.

          Şimdi, işin içinden çıkılmayan hiç bir durumun olmadığını daha kolay görürüz değilmi kardeşim.

          Ayetlerle ilgili sorun içinde; kuranın kitap olarak inmeyip, parça parça indiğini ve belli konularda hükümler inerken de çok önemli ve acil çözümü gereken olaylar olmuşsa onlarıda arada cevaplayacak hükümlerle indiğini hatırlarsak, bakara yada başka surelerde konu aralarına girişleri anlaşılır bulabiliriz diye düşünüyorum.

          selamlar,
          aorskaya

          Comment

          • pramid
            Uzman Üye
            • Sep 2010
            • 984

            #65
            Bakara 235-245 arasını okursanız boşanma hukukundan bahsettiğini görürsünüz. Hal böyle iken birdenbire bakara 238 ve 239 da konu birden salavat, salat el vustaya gelir. Birde yururken veya binek ustunde sozu gecerki hadi çık işin içinden çıkabilirsen
            Kuranda bakara suresine bakarsak,

            226-230 arası Boşanma Hukukundan,
            231-232 arası Boşanmış Kadınları sokağa bırakmamadan,
            233-233 arası Boşanma durumunda çocuğun emzirilmesinden,
            234-235 arası Dul kadınlardan
            236-237 arası Nişan bozmadan
            238-239 arası salat ve salatul vusta'dan
            240-242 arası Dul ve boşanmış kadınlara yardımdan bahsetmektedir.

            (İsrâ: 106) Ve Kur’ân'ı; Biz onu insanlara ağır ağır okuyasın diye ayırdık ve Biz onu peyderpey indirdik.
            Last edited by pramid; 14. November 2012, 01:36 PM.

            Comment

            • Miralay
              Uzman Üye
              • May 2010
              • 372

              #66
              Selamünaleyküm can dostlar,güzel insanlar.
              Allah hepinizden razı olsun bizlere yazılarınızla çok güzel katkılarda bulunuyorsunuz.

              Şahsım olarak salat'ı 3 şekilde kavrıyorum.
              Birincisi "Salat" köstek olmanın zıddı; yani destek olmak. Ama bunu salat kelimesinden değil; "salli,yusalli,..." kelimelerinin geçtiği yerlerden anlıyorum.

              İkincisi, "salat" kelimesi geçen yerlerde ise, "Kur'anı ve dini okuma,idrak etme" olarak anlıyorum. Sebebine gelince:

              "zülefenminelleyli ve tarafeyni nehar" yani sabah ve akşam vakitleri...
              Bu saatler zihnin en rahat olduğu vakitler. Sabahleyin zihin boş, akşam da günün yorgunluğunun ardından rahatlamaya,gevşemeye,relax olmaya geçiş dönemi.
              Kur'anı okumaya başlamadan önce, el ve yüzler yıkanarak;baş ve ayaklar meshedilerek vücuttaki negatif iyonlar atılır; sonrasında ise, dikkat dağınıklığından arınmak,yanlış anlamalara mahal vermemek için kovulmuş şeytandan Allah'a sığınarak Kur'an okunur.

              Üçüncü olarak; "eqımıssalat ve etüzzakat" olarak baktığımızda ise; "desteklemeyi daima ayakta tut ve arın" olarak anlıyorum. Eğer,"namaz kıl" diye emredilseydi, "eqımıssalat" değil,"cealessalat" olarak Kur'anda geçerdi.

              Destek derken yine "yusalli" kelimesi üzerinde durmak istiyorum. Sanırım durumu daha iyi anlatmış olacağım. Salat,"arkasından giderek,ahdine vefa göstererek destekleme" olarak anlaşılabilir diye umuyorum. Malumunuz, müşrikler Allah'ın elçisiyle her türlü alay etmişler, eziyette,hakaretlerde bulunmuşlar; destek yerine köstek olmuşlardır.

              Sahabe ise O'na biat ederek ahdetmişler ve bu ahitlerine vefa göstermişlerdir. Güzel dinimizin ayakta kalması "eqımıssalat" için her türlü canlarıyla,mallarıyla destek olmuşlardır.

              Ha bu arada namaz yok mudur. Yani dini bir ritüel olarak...
              Öncelikle cenab-ı Allah'ın bu tür hareketlere ne ihtiyacı vardır; ne de bizden bunları istemez. Ama tazarru ve gözyaşları içerisinde O'ndan yardım dilemek (dua) te emredilmiştir.

              İnşallah yanılmıyorumdur. En doğrusunu Allah bilir.

              Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
              Last edited by Miralay; 14. November 2012, 05:22 PM.

              Comment

              • merdem
                Uzman Üye
                • Nov 2012
                • 1364

                #67
                ates demir Nickli Üyeden Alıntı
                Bakara 235-245 arasını okursanız boşanma hukukundan bahsettiğini görürsünüz. Hal böyle iken birdenbire bakara 238 ve 239 da konu birden salavat, salat el vustaya gelir. Birde yururken veya binek ustunde sozu gecerki hadi çık işin içinden çıkabilirsen

                Acaba algımızda bir değişiklik mi var?
                Algımız mı yanlış?

                Bu durum ayet bütünlüğünde araya sokulmuş 2 ayet mi yoksa konu bütünlüğü yine sağlanıyor mu?
                Ne dersiniz sayın pramid, sayın Kaya ve sevgili dostum Bart?

                Saygideger Demir Kardesim,

                zaten o yüzden tavsiyede bulunuluyor, Sure'leri inis sirasina göre okunmasi lazim deniliyor iyice ve kolaylikla anlasilmasi icin. Bir de Ayet'lerin inis sebeblerini bilmek lazim, ki Ayet'ler anlasilabilsin.

                En azindan benim duydugum böyledir, en iyisini tabiiki bilen Allah'tir.

                Selamlarimla

                Comment

                • sevginur
                  Uzman Üye
                  • Nov 2012
                  • 300

                  #68
                  Miralay Nickli Üyeden Alıntı
                  Selamünaleyküm can dostlar,güzel insanlar.
                  Allah hepinizden razı olsun bizlere yazılarınızla çok güzel katkılarda bulunuyorsunuz.

                  Şahsım olarak salat'ı 3 şekilde kavrıyorum.
                  Birincisi "Salat" köstek olmanın zıddı; yani destek olmak. Ama bunu salat kelimesinden değil; "salli,yusalli,..." kelimelerinin geçtiği yerlerden anlıyorum.

                  İkincisi, "salat" kelimesi geçen yerlerde ise, "Kur'anı ve dini okuma,idrak etme" olarak anlıyorum. Sebebine gelince:

                  "zülefenminelleyli ve tarafeyni nehar" yani sabah ve akşam vakitleri...
                  Bu saatler zihnin en rahat olduğu vakitler. Sabahleyin zihin boş, akşam da günün yorgunluğunun ardından rahatlamaya,gevşemeye,relax olmaya geçiş dönemi.
                  Kur'anı okumaya başlamadan önce, el ve yüzler yıkanarak;baş ve ayaklar meshedilerek vücuttaki negatif iyonlar atılır; sonrasında ise, dikkat dağınıklığından arınmak,yanlış anlamalara mahal vermemek için kovulmuş şeytandan Allah'a sığınarak Kur'an okunur.

                  Üçüncü olarak; "eqımıssalat ve etüzzakat" olarak baktığımızda ise; "desteklemeyi daima ayakta tut ve arın" olarak anlıyorum. Eğer,"namaz kıl" diye emredilseydi, "eqımıssalat" değil,"cealessalat" olarak Kur'anda geçerdi.

                  Destek derken yine "yusalli" kelimesi üzerinde durmak istiyorum. Sanırım durumu daha iyi anlatmış olacağım. Salat,"arkasından giderek,ahdine vefa göstererek destekleme" olarak anlaşılabilir diye umuyorum. Malumunuz, müşrikler Allah'ın elçisiyle her türlü alay etmişler, eziyette,hakaretlerde bulunmuşlar; destek yerine köstek olmuşlardır.

                  Sahabe ise O'na biat ederek ahdetmişler ve bu ahitlerine vefa göstermişlerdir. Güzel dinimizin ayakta kalması "eqımıssalat" için her türlü canlarıyla,mallarıyla destek olmuşlardır.

                  Ha bu arada namaz yok mudur. Yani dini bir ritüel olarak...
                  Öncelikle cenab-ı Allah'ın bu tür hareketlere ne ihtiyacı vardır; ne de bizden bunları istemez. Ama tazarru ve gözyaşları içerisinde O'ndan yardım dilemek (dua) te emredilmiştir.

                  İnşallah yanılmıyorumdur. En doğrusunu Allah bilir.

                  Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
                  Ve aleykum selam..
                  Saygılar bizden miralay kardeş ..
                  Bu yorumunuza bir cevap yazma geregi hissettim acizane bilgi paylaşımı yapmak istedim..

                  Kur'anı okumaya başlamadan önce, el ve yüzler yıkanarak;baş ve ayaklar meshedilerek vücuttaki negatif iyonlar atılır; sonrasında ise, dikkat dağınıklığından arınmak,yanlış anlamalara mahal vermemek için kovulmuş şeytandan Allah'a sığınarak Kur'an okunur.

                  Boy abdesti bulunmayan kişilerin, yani hayızlı, loğusa ve cünübün Kur’an okumasının haram olduğuna dair de Kur’ani bir yasak görülmemektedir.

                  Kur’anla abdest arasında bir irtibat kurmalarını vakia süresinde “Şüphesiz O şerefli bir Kur’an’dır. Korunmuş bir kitaptadır. O’na temizlenmiş olanlardan başkası dokunamaz.ayetini delil getiriyorlar..abdestsizlikten, cünüplükten ve hayızdan temizlenmeyenler mushafa el süremezler.oysa Vakıa suresinin 79. Ayetinin Müşriklerin yalalamalarına iddalarına bir cevaptan başka bir şey değil Müşrikler şeytanların peygambere Kur’an’ı indirdiğini iddia ediyorlardı. iddia ediyorlardı. Kur’an-ı Kerim onları yalanlayarak. O’na sadece Allah tarafından temizlenip arındırılmış olanlar dokunabilir diye haberi açıklamıştır.
                  Kur’an-ı Kerim’de Abdestsiz ve cünüp olmak; Kur’an’a dokunmanın ya da okumanın değil, namaz kılmanın ön şartı olarak açıklanmıştır. adet sırasında da Kur’an’a dokunmak değil cinsel ilişki yasağı getirilmiştir.
                  Kur’an-ı Kerim’de aslında Kur’an okumanın ön şartı da açıklanmıştır. Bunların içinde ayrıca “okurken dokunurken abdest alın” diye hiçbir şart yok.
                  kuran okuma ile ilgili ayetlerde..
                  · Allah’ın adıyla okumaya başlanılmalıdır. yaratan Rabbinin adıyla oku”
                  alak süresi
                  · Şeytanın şerrinden Allah’a sığınılmalıdır. “Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığın”
                  Maide suresinin 6. Ayetinde ve diğer ayetlerdeki birçok hükmü açıklarken
                  neden kuran abdest konusunda bir tek ayet yok..

                  işte buda geleneksel islamın bir ürünü insanları bir ayet okumasını engellecek ben istediğim bir ayete bakmak için kalkıp abdest almam ,vakit olacak bakacağım ayeti ya unutacağım yada abdest yenileyeceğim kuran da böyle bir hüküm olmadığına göre istediğim zaman kuran okuyabilirim..


                  Allah ilmimizi artırsın..
                  Last edited by sevginur; 14. November 2012, 10:43 PM.
                  De ki: “Ey kâfirler!
                  Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                  Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                  Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                  Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                  Kâfirûn Sûresi

                  Comment

                  • ates demir

                    #69
                    Bakara 235-238, 238-239, 239-245 aralarında bir BAĞlantı olmasın sakın?

                    Acaba sorun dizilim mi, yoksa algımı?

                    Algıları şekillendiren şey HAYattan topladıklarımız değil mi?

                    Salat; kopmaz bir ip, salat iki şeyi birbirine bağlayan bir bağ...

                    Comment

                    • aorskaya
                      Uzman Üye
                      • Aug 2009
                      • 932

                      #70
                      merdem Nickli Üyeden Alıntı
                      Bir de Ayet'lerin inis sebeblerini bilmek lazim, ki Ayet'ler anlasilabilsin.

                      En azindan benim duydugum böyledir, en iyisini tabiiki bilen Allah'tir.

                      Selamlarimla
                      Bir de Ayet'lerin inis sebeblerini bilmek lazim, ki Ayet'ler anlasilabilsin. demişsin...

                      Bu durumda atalar/rivayetler dini yaşayanların iddialarını kabul ederek, nüzul hadisleri (rivayetleri) olmazsa kuranın anlaşılmaz sonucunu kabul etmiş oluyorsunuz...

                      Halbuki, böyle bir şeye gerek olsaydı, rabbim hadisleri koruma altına alırdı. Halbuki onlar korunmuyor ve nüzul sebeplerinin bilinmesine gerekte yoktur.

                      Aksi halde, rabbimiz kuranda ayetlerin yanında, onların neden indiğinide kendisi açıklardı. Açıklamadığına göre kurandaki şekliyle neyi, ne kadar anlıyorsak o kadarıyla sorumlu olduğumuzu bilelim.

                      Rabbim, kuran için; herkesin anlayacağı kolaylıkta olduğunu söylüyor. Kolaylıkta, herkesin sadece kurandan ne kadar anladığıdır.

                      Siz, her denilene inanmayın, üstelik rabbimizin bu sözü varken, bu konuda söylenenlere kulak bile asmayın...

                      selamlar,
                      aorskaya

                      Comment

                      • aorskaya
                        Uzman Üye
                        • Aug 2009
                        • 932

                        #71
                        sevginur Nickli Üyeden Alıntı
                        Ve aleykum selam..
                        Saygılar bizden miralay kardeş ..
                        Bu yorumunuza bir cevap yazma geregi hissettim acizane bilgi paylaşımı yapmak istedim..

                        Kur'anı okumaya başlamadan önce, el ve yüzler yıkanarak;baş ve ayaklar meshedilerek vücuttaki negatif iyonlar atılır; sonrasında ise, dikkat dağınıklığından arınmak,yanlış anlamalara mahal vermemek için kovulmuş şeytandan Allah'a sığınarak Kur'an okunur.

                        Boy abdesti bulunmayan kişilerin, yani hayızlı, loğusa ve cünübün Kur’an okumasının haram olduğuna dair de Kur’ani bir yasak görülmemektedir.

                        Kur’anla abdest arasında bir irtibat kurmalarını vakia süresinde “Şüphesiz O şerefli bir Kur’an’dır. Korunmuş bir kitaptadır. O’na temizlenmiş olanlardan başkası dokunamaz.ayetini delil getiriyorlar..abdestsizlikten, cünüplükten ve hayızdan temizlenmeyenler mushafa el süremezler.oysa Vakıa suresinin 79. Ayetinin Müşriklerin yalalamalarına iddalarına bir cevaptan başka bir şey değil Müşrikler şeytanların peygambere Kur’an’ı indirdiğini iddia ediyorlardı. iddia ediyorlardı. Kur’an-ı Kerim onları yalanlayarak. O’na sadece Allah tarafından temizlenip arındırılmış olanlar dokunabilir diye haberi açıklamıştır.
                        Kur’an-ı Kerim’de Abdestsiz ve cünüp olmak; Kur’an’a dokunmanın ya da okumanın değil, namaz kılmanın ön şartı olarak açıklanmıştır. adet sırasında da Kur’an’a dokunmak değil cinsel ilişki yasağı getirilmiştir.
                        Kur’an-ı Kerim’de aslında Kur’an okumanın ön şartı da açıklanmıştır. Bunların içinde ayrıca “okurken dokunurken abdest alın” diye hiçbir şart yok.
                        kuran okuma ile ilgili ayetlerde..
                        · Allah’ın adıyla okumaya başlanılmalıdır. yaratan Rabbinin adıyla oku”
                        alak süresi
                        · Şeytanın şerrinden Allah’a sığınılmalıdır. “Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığın”
                        Maide suresinin 6. Ayetinde ve diğer ayetlerdeki birçok hükmü açıklarken
                        neden kuran abdest konusunda bir tek ayet yok..

                        işte buda geleneksel islamın bir ürünü insanları bir ayet okumasını engellecek ben istediğim bir ayete bakmak için kalkıp abdest almam ,vakit olacak bakacağım ayeti ya unutacağım yada abdest yenileyeceğim kuran da böyle bir hüküm olmadığına göre istediğim zaman kuran okuyabilirim..


                        Allah ilmimizi artırsın..
                        Sevgili sevginur kardeşim,

                        Kuran okumak için hiç bir şart yoktur. Ancak, okuduğunu doğru anlamak, anladıklarını da kavramak için, önce şeytanın yanıltmalarının etkisinden kurtulmak gerekir. Aksi halde, iyi niyetle kuranı okuyup, anlamaya çalışanı şeytan çeşitli tesirlerle etkiler ve ya kuranı bırakmasına, yada yanlış anlamasına sebep olur.

                        İşte bu nedenle rabbimiz, kuranı anlamak ve ona göre yaşamak için okuyacak olanlara; "kovulmuş şeytandan bana sığının" demektedir.

                        Kuran için başka ön şart yoktur.

                        Sayın Miralay'ın da abdesti, kuran için dinin emri olarak söylememiş olduğunu, sadece tavsiye niteliğinde söylemiş olduğunu görüyorum, ki bu müslümanı psikolojik yönden rahatlatan bir unsur olabilir.

                        Zorunluluk, gereklilik yok, ama isteyen abdestle daha rahatlamış olarak (bu da her kişi için geçerli değildir) kuran okumak isteyebilir.


                        selamlar,
                        aorskaya

                        Comment

                        • aorskaya
                          Uzman Üye
                          • Aug 2009
                          • 932

                          #72
                          Miralay Nickli Üyeden Alıntı
                          Ha bu arada namaz yok mudur. Yani dini bir ritüel olarak...
                          Öncelikle cenab-ı Allah'ın bu tür hareketlere ne ihtiyacı vardır; ne de bizden bunları istemez. Ama tazarru ve gözyaşları içerisinde O'ndan yardım dilemek (dua) te emredilmiştir.

                          İnşallah yanılmıyorumdur. En doğrusunu Allah bilir.

                          Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
                          Sayın Miralay,

                          Namaz'ın rabbimizin ihtiyacı ile ilgilendirilmesi ve rabbimizin ihtiyacı olmadığından istemeyeceği sonucuna varılması, kurandaki tüm emirlerin ihtiyaç olup olmadığı şekilde anlaşılmaya çalışılması halinde, rabbimizin bizlerin kulluğuna da ihtiyacı olmadığı yargısı oluşarak, kulluğuda istemediği sonucuna gidilebilir.

                          Bu gerekçe ve sonuç kuranın bütününe ve daha insanın yaratılış amacına ters düşmekte olduğundan rabbin isteğine ve mantığa aykırı düştüğünden kabul edilemez.

                          Tazarrulu dua istediği kısma ise, sadece dua değil, kendisinin hamd edilmesini de istediğini hatırlatarak bunun en güzel şekilde yine namazla olabileceğini, Fatiha suresininde hem hamd bakımından ve hem de dua bakımından aslında tüm durumları kısaca özetleyen bir sure olarak namazın vazgeçilmezi olması gerektiğini söyleyebilirim.

                          Saygı ve selamlarımla,
                          aorskaya
                          Last edited by aorskaya; 15. November 2012, 02:28 AM.

                          Comment

                          • merdem
                            Uzman Üye
                            • Nov 2012
                            • 1364

                            #73
                            Kiymetli Kaya Kardesim,

                            iyi güzel de, Ayetlerin inis sirasi nereden geliyor, nereden biliyoruz hangi Ayet ne zaman indirilmistir diye, yoksa onlarin inis siralarinidami yüce Rabbimiz Kur'an'da "DIP NOT" "AYAK NOTU" olarak belirtti?

                            Sayet beni cevaplandirirsaniz, bende birseyler ögrenmis olurum.

                            Saygi ve Selamlar

                            Comment

                            • sevginur
                              Uzman Üye
                              • Nov 2012
                              • 300

                              #74
                              aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                              Sayın Miralay'ın da abdesti, kuran için dinin emri olarak söylememiş olduğunu, sadece tavsiye niteliğinde söylemiş olduğunu görüyorum, ki bu müslümanı psikolojik yönden rahatlatan bir unsur olabilir.

                              selamlar,
                              aorskaya

                              sevgili aorskaya kardeşim

                              Fırsat buldukça paylaşımlarınızı zevkle okuyorum.Belki tespitimi gereksiz bulacaksınız.mezhepler abdest konusunda dinin emri gibi lanse etsede genelde bir şekilde okuduğunda altında yatan sebep bu insanları iyiliğe, güzelliğe,yönleririlecek sebeplerden başlatılmış hatırlarsanız itirazları şu yöndedir ne var bunda yaw.! abdest almak temizlik kötü bir şeymi dediklerini ..sahsen okuyan şunu düşünecek vücuttaki negatif iyonlar atılacak şimdi abdest almazsam negatif iyonlar yüzünden okudugumu anlamayacağım..Bir başkasıda şunu diyebilir..gürültülü ortamdan uzak tv kapalı bir şekilde okunur diyebilir bunları saymakla bitmez.. Miralay'ın bir kaç paylaşımını okuduğum istifade ettiğim kardeşimdir.negatif iyonlar hava kirliliğinin olumsuz yan etkilerini içeriyor. Bir çoban kuran okuyacaksa ahırda yada bir fabrikada çalışan kardeşim isli paslı kıyafetiylede okuyabilir..Sizin dediğiniz gibi Kuran okumada tek şart kafamızdaki iyonların temizlenmesi açık şuur istenmektedir Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığın” Bu kurani emrin daha fazla zikredilmesi ise okuyan kardeşlerim içlerindeki kirliliğe ,kötülüğe bugz edip kuranla bütünleşmesini sağlayacak..başka yönde insanları hastalara,fakire ,yetimlere gözününüzün önünde cereyan eden olaylara iyilikle müdehale etmenizde hiç bir behis yok cünki iyilik yapmak Allahın emridir ..iyiliğe yönlendirmek harika bir şey ama iş kuran okumaya gelince orada dur derim.Kuran okumada tek emir kafa karışıklığında duygu kirlenmesine aldıracağımız manevi abdesttir.



                              Allah ilmimizi artırsın.....
                              Last edited by sevginur; 15. November 2012, 07:22 AM.
                              De ki: “Ey kâfirler!
                              Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                              Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                              Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                              Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                              Kâfirûn Sûresi

                              Comment

                              • Miralay
                                Uzman Üye
                                • May 2010
                                • 372

                                #75
                                Selamünaleyküm
                                Allah hem Sevginur kardeşimden,hem aorskaya kardeşimden hem de hepinizden razı olsun.

                                Yazdıklarıma en güzel şekilde hoşgörülü olarak baktığınızdan dolayı teşekkürü borç bilirim.

                                Yanlış anlaşılmasın diye cevp verme ihtiyacı hissettim.

                                Doğrudur; Kur'anı okumak için abdest almak,gusletmek farz değildir. Sadece ayık kafayla okuduğumuzu daha iyi anlamak babında yazmıştım. Abdestsiz de Kur'an okunabilir.

                                Benim kastettiğim ise, hani sabah işe veya okula giderken elimizi yüzümüzü yıkarız ya...
                                İşimize,derslerimize konsantre olabilmek için...

                                Mesele konsantrasyon meselesi. Yoksa illa ki,abdest almadan Kur'an okunmaz diye bir kaide yok.

                                Çok değerli üstadım aorskaya'nın "Öncelikle cenab-ı Allah'ın bu tür hareketlere ne ihtiyacı vardır; ne de bizden bunları istemez." yazıma tenkidini de haklı buluyorum.


                                Çok değerli Hasan Akçay üstadımın Nisa 101-103 ayetlerini savaş ortamına bağladığı yazılarına cevap yazamamıştım bir türlü.
                                Ben oradaki ortamı savaşa bağlamıyorum. Hatırlarsanız Allah'ın elçisi (O'na selam olsun) dinimizi anlatırken çok şiddetli tepkilerle karşılaşmıştı.
                                Gizlice bir evde toplanırlar ve inzal olan ayetleri ashabına öğretirlerdi. Bu genellikle gece karanlığında olurdu. Bir kısım sahabi yeni gelen ayetleri öğrenirken, bir kısmı da dışarıda gözcülük ederdi. Sırayla nöbetleşe gözcülük yaparlardı. Hem söz konusu ayetlerde elçinin secde ettiği belirtilmez. Orada hazır bulunanların secde ettiği anlatılır.

                                Bir de bu açıdan bakarsak daha aydınlatıcı olur kanaatindeyim.

                                Selam,saygı ve dualarımla.
                                Last edited by Miralay; 15. November 2012, 09:00 AM.

                                Comment

                                Working...