ABDEST nedir, kaça ayrılır, ne için gereklidir? Abdesti neler bozar?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • sevginur
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 300

    #76
    Rica ederim sevgili miralay kardeşim..
    amin ecmain cümlemizden, sizden razı olsun

    Bende eksik bilgilerimi sizden gelen güzel enerji ile ögreniyorum,severek fikirlerimi paylaşıyorum.. Bazen detayçı olabiliyorum bu mesajınıza bir uyarma, yada düzeltme olarak algılamayın...Sadece gayet safihane düşüncemin ölçüsünü tartıyorum yanlış, dogru,gereksiz biliyorsunuz kainat bizi eğitiyor hatalarımda olabilir..Teşekür ederim güzel paylaşımlar için

    baki selam ve muhabbetle kalın
    De ki: “Ey kâfirler!
    Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
    Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
    Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
    Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
    Kâfirûn Sûresi

    Comment

    • Miralay
      Uzman Üye
      • May 2010
      • 372

      #77
      Aleykümselam güzel kardeşim.
      Bilmukabele en güzel teşekkürler ve dualar da benden size

      Comment

      • aorskaya
        Uzman Üye
        • Aug 2009
        • 932

        #78
        Miralay Nickli Üyeden Alıntı
        Selamünaleyküm
        Allah hem Sevginur kardeşimden,hem aorskaya kardeşimden hem de hepinizden razı olsun.

        Yazdıklarıma en güzel şekilde hoşgörülü olarak baktığınızdan dolayı teşekkürü borç bilirim.

        Yanlış anlaşılmasın diye cevp verme ihtiyacı hissettim.

        Doğrudur; Kur'anı okumak için abdest almak,gusletmek farz değildir. Sadece ayık kafayla okuduğumuzu daha iyi anlamak babında yazmıştım. Abdestsiz de Kur'an okunabilir.

        Benim kastettiğim ise, hani sabah işe veya okula giderken elimizi yüzümüzü yıkarız ya...
        İşimize,derslerimize konsantre olabilmek için...

        Mesele konsantrasyon meselesi. Yoksa illa ki,abdest almadan Kur'an okunmaz diye bir kaide yok.

        Çok değerli üstadım aorskaya'nın "Öncelikle cenab-ı Allah'ın bu tür hareketlere ne ihtiyacı vardır; ne de bizden bunları istemez." yazıma tenkidini de haklı buluyorum.


        Çok değerli Hasan Akçay üstadımın Nisa 101-103 ayetlerini savaş ortamına bağladığı yazılarına cevap yazamamıştım bir türlü.
        Ben oradaki ortamı savaşa bağlamıyorum. Hatırlarsanız Allah'ın elçisi (O'na selam olsun) dinimizi anlatırken çok şiddetli tepkilerle karşılaşmıştı.
        Gizlice bir evde toplanırlar ve inzal olan ayetleri ashabına öğretirlerdi. Bu genellikle gece karanlığında olurdu. Bir kısım sahabi yeni gelen ayetleri öğrenirken, bir kısmı da dışarıda gözcülük ederdi. Sırayla nöbetleşe gözcülük yaparlardı. Hem söz konusu ayetlerde elçinin secde ettiği belirtilmez. Orada hazır bulunanların secde ettiği anlatılır.

        Bir de bu açıdan bakarsak daha aydınlatıcı olur kanaatindeyim.

        Selam,saygı ve dualarımla.
        Selamun aleyküm,

        Sonuçta hatalıda olsa, sözler bazı kimselerden çok farklı yansımakta, duyguları okşamaktadır.

        İşte sizin yazılarınızı ben müslünanın gerçek mütevaziliğine en iyi örnekler olarak görüyorum. Benzetmek gerekirse; yanlış çıkan yazılarınızı, yemekte tükettiğimiz acı bibere benzetebilirim. Ağzımız yansa da gıda olarak gerek duyarız. Acıda olsa, ağzımız yansa da bunun tadını alırız.

        Bunu istemeyi gerekli kılan, müslüman terbiyesiyle, alçakgönüllüğüyle sonlandırabilmenizdir.

        Tabi, biberden hoşlanmayıp, hiç bir şekilde tüketmeyen kimselerde olabilir...

        Özetle, sizin gibi kimselerin yanlışları konusunda izlediği yöntemler, üsluplar bile anlayana kazandırmaktadır.

        Not: nisa 101-103 de sayın H. Akçay'ın görüşleri tarafındayım, sizinde tekrar sakin bir ortamda yeniden değerlendirmenizi rica ederim.

        selam ve saygılarımla...
        aorskaya

        Comment

        • Miralay
          Uzman Üye
          • May 2010
          • 372

          #79
          Selam aorkaya üstadım.
          Teşekkür ederim. Hasan üstadımız da sizin gibi değerli bir abimizdir.
          Amacım olaya bir de farklı açıdan baktığımızda ne gibi bir sonuç çıkar idi.
          Allah razı olsun. Allah ilminizi, ilmimizi artırsın.

          Comment

          • Hasan Akçay
            Uzman Üye
            • Dec 2010
            • 826

            #80
            Gizlice bir evde toplanirlar ve inzal olan ayetleri ashabina ögretirlerdi.

            Merhaba miralay üstadim. Bir düzeltme yapmama izin verir misiniz: Nisâ 101'de "Araziye ciktiginizda- Ve izâ darabtum fîl ard" deniyor. Acik ve net. 101-103'te uygulamali bir anlatimi yapilan salât "arazi"de yerine getiriliyor; "ev"de degil.

            Ve o arazide bir kafir ordusu var ki
            Allah
            inananlari uyariyor:

            Kafirler sizin silah ve esyanizdan uzak bir âninizi kolluyor; bir saldirisla (meyleten vâhideh) üzerinize cullanacaklar.

            Bir birine düsman
            iki ordu
            arazideyse

            ve

            bunlar
            arenada iki gladyatör gibi
            bir birinin bos bir ânini kolluyorsa

            orasi

            cephedir,
            üstadim.

            can pazari.

            Sevgi ile,
            Hasan Akcay

            Comment

            • merdem
              Uzman Üye
              • Nov 2012
              • 1364

              #81
              aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
              Bir de Ayet'lerin inis sebeblerini bilmek lazim, ki Ayet'ler anlasilabilsin. demişsin...

              Bu durumda atalar/rivayetler dini yaşayanların iddialarını kabul ederek, nüzul hadisleri (rivayetleri) olmazsa kuranın anlaşılmaz sonucunu kabul etmiş oluyorsunuz...

              Halbuki, böyle bir şeye gerek olsaydı, rabbim hadisleri koruma altına alırdı. Halbuki onlar korunmuyor ve nüzul sebeplerinin bilinmesine gerekte yoktur.

              Aksi halde, rabbimiz kuranda ayetlerin yanında, onların neden indiğinide kendisi açıklardı. Açıklamadığına göre kurandaki şekliyle neyi, ne kadar anlıyorsak o kadarıyla sorumlu olduğumuzu bilelim.

              Rabbim, kuran için; herkesin anlayacağı kolaylıkta olduğunu söylüyor. Kolaylıkta, herkesin sadece kurandan ne kadar anladığıdır.

              Siz, her denilene inanmayın, üstelik rabbimizin bu sözü varken, bu konuda söylenenlere kulak bile asmayın...

              selamlar,
              aorskaya
              Degerli Kardesim Kaya,

              herhaldeki Kur'an'da Ayet'lerin bir "DIP NOTU" bulunmamakta, sorabilirmiyim size Ebu Leheb'in kim oldugunu ve neden dolayi bu kadar lanetlendigini nereden biliyoruz? Elbette ki belli bir kaynak yoluyla biliyoruz. Tarihi yazismalarda mi yoksa "Rivayet" ? Yoksa Allah Celle ve Celaluhu Tebbet Suresinde "Hani o amcan var ya..." diyemi basliyor?

              Saygi ve selamlarimla.

              Comment

              • Miralay
                Uzman Üye
                • May 2010
                • 372

                #82
                Allah razı olsun Hasan üstadım.
                Değerli düşüncelerinize ve ilminize her daim saygı duyuyorum.
                Allah'a emanet olunuz.

                Selam,saygı,dua ve muhabbetlerimle

                Comment

                • aorskaya
                  Uzman Üye
                  • Aug 2009
                  • 932

                  #83
                  merdem Nickli Üyeden Alıntı
                  Degerli Kardesim Kaya,

                  herhaldeki Kur'an'da Ayet'lerin bir "DIP NOTU" bulunmamakta, sorabilirmiyim size Ebu Leheb'in kim oldugunu ve neden dolayi bu kadar lanetlendigini nereden biliyoruz? Elbette ki belli bir kaynak yoluyla biliyoruz. Tarihi yazismalarda mi yoksa "Rivayet" ? Yoksa Allah Celle ve Celaluhu Tebbet Suresinde "Hani o amcan var ya..." diyemi basliyor?

                  Saygi ve selamlarimla.
                  Aleykümselam merdem kardeşim,

                  Ebu Leheb'in kim olduğunu bilmek, onun soyunu, sopunu, huyunu öğrenmek çokmu önemlidir sizin için? O bilgiler gerekli olsaydı rabbim kuranda zaten bildirmezmiydi?

                  Rabbim, kitabın bize yeteri kadar bilgilerle indirildiğini söyler. Biz de bununla yetinmeliyiz. Kuranda verilmeyen bilgilerin peşine düşmemiz bizi yanlış sonuçlara götürebileceğinden veya doğru sonuçlarda olsa verilen mesajın ana fikrinden uzaklaşıp detaylarla meşgul olup, magazinel bir merakın giderilmesine, hatta bunlar üzerinde spekülasyonlar yaratılacağını düşünmek gerekrir.

                  Örneğin, peygamberimizin eşine söylediği bir sırrı rabbimiz ona açıkladığını bize kuranda bildirir. Ama sırrın ne olduğunu bize anlatmaz. Çünkü bu peygamberin özelidir ve bizi ilgilendirmez.

                  Ancak, bu haber verdiğini rabbimizin bize açıklaması, kendisine hiç bir şeyin gizli kalmayacağının kavramamız içindir.

                  Sırrın ne olduğunu bize söylemiş olsaydı, bizler; "vay be, demek peygamber şöyle yapmış, şunu demiş, bunu nasıl yapar yada aferin vb. magazinel konular yaratıp, bunlarla meşgul olcaktık. Hatta, bunlar üzerinden; haklı bulanlar, bulmayanlar şeklinde taraflar oluşacak ve kavgalar edilecekti...

                  Ama, bu sırrın ne olduğu açıklanmadığı için bunlar olmuyor. Yada, açıklanmamasına rağmen rivayetlerle yine bir şeylerin peşine düşülmekten cazgeçemeyenler oluyor... İnsanın en büyük zaafı merakını yenememesi onu zora sokuyor...

                  selamlar,
                  aorskaya

                  Comment

                  • sevginur
                    Uzman Üye
                    • Nov 2012
                    • 300

                    #84
                    selam aorskaya kardeşim
                    yorumlarınızı soruları okudukça zihnimde başka sorular çıkıyor..
                    geçenki yorumunuzda peygamberimizin hayatı ile ilgili yanılmıyorsam size ne kazandıracak demiştiniz..aslında düşünüyorumda hak veriyorum..sürekli tarih bilgilerim eksikliğinden yakındığım için kurana dalamıyorum..
                    kuranın verdiği mesaj önemli bizim için değilmi ..?elbetteki bu bilgileri ögrenmek bişey kaybettirmez en azından emevi abbasi de bir tarih değilmi hitler kaddafi kenan evren Atatürk bir tarih değilmi kurana göre yorumlamak olamazmı paylaşırsanız sevinirim

                    Allah razı olsun şimdiden..
                    De ki: “Ey kâfirler!
                    Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                    Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                    Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                    Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                    Kâfirûn Sûresi

                    Comment

                    • sevginur
                      Uzman Üye
                      • Nov 2012
                      • 300

                      #85
                      şimdi okudumda acele yorum yapmışım kusura bakmayın şimdi anladım ne demek istediğini teşekür ederim.
                      De ki: “Ey kâfirler!
                      Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                      Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                      Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                      Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                      Kâfirûn Sûresi

                      Comment

                      • aorskaya
                        Uzman Üye
                        • Aug 2009
                        • 932

                        #86
                        sevginur Nickli Üyeden Alıntı
                        selam aorskaya kardeşim
                        yorumlarınızı soruları okudukça zihnimde başka sorular çıkıyor..
                        geçenki yorumunuzda peygamberimizin hayatı ile ilgili yanılmıyorsam size ne kazandıracak demiştiniz..aslında düşünüyorumda hak veriyorum..sürekli tarih bilgilerim eksikliğinden yakındığım için kurana dalamıyorum..
                        kuranın verdiği mesaj önemli bizim için değilmi ..?elbetteki bu bilgileri ögrenmek bişey kaybettirmez en azından emevi abbasi de bir tarih değilmi hitler kaddafi kenan evren Atatürk bir tarih değilmi kurana göre yorumlamak olamazmı paylaşırsanız sevinirim

                        Allah razı olsun şimdiden..
                        Selam, selam sevginur kardeşim,

                        Aslında sorunuzun cevabını yazınızın içinde vermişsiniz....

                        sürekli tarih bilgilerim eksikliğinden yakındığım için kurana dalamıyorum.. demişsiniz.

                        İşte tam da bu sebeple, kuranda verilenler kadarıyla yetinmeyi becerelim. Çünkü, fazlası bize gerekli olsaydı, fayda sağlayacak olsaydı rabbim mutlaka fazla bilgiyide verirdi.

                        Rabbin kelimelerinin tükenmezliği ile anlatılan budur aslında. Kuran da her şey yeteri kadar yer almaktadır. Bizler için ne eksik vardır, ne de fazla vardır... Yeteri kadar...

                        Şimdi, faydası olmaz deyip bırakmanın ötesinde nasıl zararı olabilir sorusunu soralım ve en basit yoluyla cevaplamaya çalışalım...

                        Örneğin; abese suresinde, gözleri görmeyeni dikkate almayan anlatıma ek olarak; varsayalımki; peygamberin, bizim bıyık altından gülmek dediğimiz eylemde bulunduğu" anlatılsın.

                        Bu durumda, neden bıyık altından gülündüğü, direkt ona zaman ayıramayacağını söylemesinin daha doğru olacağı vb. gibi bıyık altı gülme eleştirileri yapılırken, bunun karşısında olan ve bunu savunacaklarda çıkacaktır. Böylece, insanlar sadece bu olay için bile büyük kitleler şeklinde taraflar haline gelecek ve ayrışmalar yaşayacaktır.

                        Kaldıki, daha bunların hiç ayrışma yaşamasa bile, ayetin ana fikrinden uzak kalarak onu anlamaya çalışmamakla kaybedeceklerine değinedim bile...

                        Peki, bu bıyık altından gülme anlatımı, müslümanlara ne kazandırdı diye sorarsak, cevabımızın; merakını gidermekten başka, "hiç bir şey" olacağı açıktır.

                        Görüldüğü üzere anlatılmayan şeylerin anlatılmaması bizlerin faydasınadır. Nitekim rabbimiz bu faydayı, bize fayda sağlamayacak soruların peşine düşmememizi ikaz etmekte ve bunlar kuran indirilirken sorulmuş olsaydı cevaplanacağını bildirmektedir.

                        Kuran inmiş, din bu haliyle tamamlanmıştır. Bu halin dışında bilgi istemek din dışı bilgi istemek ve ondan fayda ummak olur...

                        Bu örnekten yola çıkarak, yine; "peygamberin eşine söylediği sır şu idi" dendiğini varsayarak, bu sırrın açıklanması ile gelinebilecek durumları, yaşanacak karmaşaları sizin hayal gücünüze bırakıyorum...

                        selamlarımla,
                        aorskaya

                        Comment

                        • sevginur
                          Uzman Üye
                          • Nov 2012
                          • 300

                          #87
                          sevgili kardeşim aorskaya..

                          Bazı kardeşlerimiz için belki aradığı sorguladığı bilgi farklılığına göre konu önemsiz yada bilenen bir şeydir olabilir. Fakat benim kafamı karıştıran zaman, zaman başka kaynaklara yöneldiğimde farklı bilgilerden dolayı bunalmama sebep olan konu idi
                          İşte tam da bu sebeple, kuranda verilenler kadarıyla yetinmeyi becerelim. Çünkü, fazlası bize gerekli olsaydı, fayda sağlayacak olsaydı rabbim mutlaka fazla bilgiyide verirdi.

                          Rabbin kelimelerinin tükenmezliği ile anlatılan budur aslında. Kuran da her şey yeteri kadar yer almaktadır. Bizler için ne eksik vardır, ne de fazla vardır... Yeteri kadar... Beni çok rahatlattı Allah da sizi daraldığınız konuda rahatlatsın duasıyla kalın
                          De ki: “Ey kâfirler!
                          Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                          Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                          Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                          Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                          Kâfirûn Sûresi

                          Comment

                          • aorskaya
                            Uzman Üye
                            • Aug 2009
                            • 932

                            #88
                            sevginur Nickli Üyeden Alıntı
                            sevgili kardeşim aorskaya..

                            Bazı kardeşlerimiz için belki aradığı sorguladığı bilgi farklılığına göre konu önemsiz yada bilenen bir şeydir olabilir. Fakat benim kafamı karıştıran zaman, zaman başka kaynaklara yöneldiğimde farklı bilgilerden dolayı bunalmama sebep olan konu idi
                            İşte tam da bu sebeple, kuranda verilenler kadarıyla yetinmeyi becerelim. Çünkü, fazlası bize gerekli olsaydı, fayda sağlayacak olsaydı rabbim mutlaka fazla bilgiyide verirdi.

                            Rabbin kelimelerinin tükenmezliği ile anlatılan budur aslında. Kuran da her şey yeteri kadar yer almaktadır. Bizler için ne eksik vardır, ne de fazla vardır... Yeteri kadar... Beni çok rahatlattı Allah da sizi daraldığınız konuda rahatlatsın duasıyla kalın
                            Bu duanızı, tüm iman eden kardeşlerim için rabbim kabul buyursun inşallah...

                            selamlarımla,
                            aorskaya

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #89
                              Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                              Gizlice bir evde toplanirlar ve inzal olan ayetleri ashabina ögretirlerdi.

                              Merhaba miralay üstadim. Bir düzeltme yapmama izin verir misiniz: Nisâ 101'de "Araziye ciktiginizda- Ve izâ darabtum fîl ard" deniyor. Acik ve net. 101-103'te uygulamali bir anlatimi yapilan salât "arazi"de yerine getiriliyor; "ev"de degil.

                              Ve o arazide bir kafir ordusu var ki
                              Allah
                              inananlari uyariyor:

                              Kafirler sizin silah ve esyanizdan uzak bir âninizi kolluyor; bir saldirisla (meyleten vâhideh) üzerinize cullanacaklar.

                              Bir birine düsman
                              iki ordu
                              arazideyse

                              ve

                              bunlar
                              arenada iki gladyatör gibi
                              bir birinin bos bir ânini kolluyorsa

                              orasi

                              cephedir,
                              üstadim.

                              can pazari.

                              Sevgi ile,
                              Hasan Akcay
                              Sayın Akçay,

                              Şu anlatım diliniz insanı o kadar rehabilite ediyorki, Sayın Miralay içinde aynı şekilde ifade ettiğim gibi hatalıda olsa gıda olabiliyor. Sayın Dost1 içinde yeri gelmişken aynı düşüncelerde olduğumu bildirmek isterim.

                              Ayrıca buradaki, tespitleriniz de çok yerinde ve namaz için güzel delil oluşturuyor.

                              İyiki varsınız, iyiki katılıyorsunuz.

                              selam ve saygılarımla...
                              aorskaya
                              Last edited by aorskaya; 15. November 2012, 04:56 PM.

                              Comment

                              • merdem
                                Uzman Üye
                                • Nov 2012
                                • 1364

                                #90
                                aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                                Aleykümselam merdem kardeşim,

                                Ebu Leheb'in kim olduğunu bilmek, onun soyunu, sopunu, huyunu öğrenmek çokmu önemlidir sizin için? O bilgiler gerekli olsaydı rabbim kuranda zaten bildirmezmiydi?

                                Rabbim, kitabın bize yeteri kadar bilgilerle indirildiğini söyler. Biz de bununla yetinmeliyiz. Kuranda verilmeyen bilgilerin peşine düşmemiz bizi yanlış sonuçlara götürebileceğinden veya doğru sonuçlarda olsa verilen mesajın ana fikrinden uzaklaşıp detaylarla meşgul olup, magazinel bir merakın giderilmesine, hatta bunlar üzerinde spekülasyonlar yaratılacağını düşünmek gerekrir.

                                Örneğin, peygamberimizin eşine söylediği bir sırrı rabbimiz ona açıkladığını bize kuranda bildirir. Ama sırrın ne olduğunu bize anlatmaz. Çünkü bu peygamberin özelidir ve bizi ilgilendirmez.

                                Ancak, bu haber verdiğini rabbimizin bize açıklaması, kendisine hiç bir şeyin gizli kalmayacağının kavramamız içindir.

                                Sırrın ne olduğunu bize söylemiş olsaydı, bizler; "vay be, demek peygamber şöyle yapmış, şunu demiş, bunu nasıl yapar yada aferin vb. magazinel konular yaratıp, bunlarla meşgul olcaktık. Hatta, bunlar üzerinden; haklı bulanlar, bulmayanlar şeklinde taraflar oluşacak ve kavgalar edilecekti...

                                Ama, bu sırrın ne olduğu açıklanmadığı için bunlar olmuyor. Yada, açıklanmamasına rağmen rivayetlerle yine bir şeylerin peşine düşülmekten cazgeçemeyenler oluyor... İnsanın en büyük zaafı merakını yenememesi onu zora sokuyor...

                                selamlar,
                                aorskaya

                                Degerli Kaya Kardesim,

                                Siz diyorsunuz Ebu Leheb kim, mühim mi, ne yapmista atesi haketmistir....istese yüce Rabbimiz bildirirdi....

                                Ben de diyorum ki, Ebu Leheb'in kim oldugunu, ne yaptigini, neden dolayi cehennemlik oldugunu bilmek cok önemli, yoksa nerden bileyim neden cehennemlik oldugunu. Benim sizin kadar Kur'an anlayisim ve calismisligim yok, bana lütfen aciklarmisiniz, Ebu Leheb neden en kizgin atesi haketmistir. Tebbet Süresinin haricinde direkten Ebu Leheb'ten bahseden Ayet'ler varmidir?

                                Tebbet Suresi:

                                111:1 - Ebu Leheb'in elleri kurusun (yok olsun o), zaten yok oldu ya.

                                111:2 - Ne malı ne de kazandığı onu kurtaramadı.

                                111:3 - (O), alevli bir ateşe girecektir.

                                111:4 - Karısı da odun hamalı olarak (onunla beraber girecektir).

                                111:5 - Boynunda da hurma lifinden bir ip olacaktır.


                                Mesele burada yalnizca Ebu Leheb degildir, cennetlik olduklari daha dünyada iken aciklanan degerli sahsiyetlerin de kim olduklari ve ne sekilde cenneti hakettikleri elbetteki mühimdir.

                                Yoksa Kur'an anlayisimiz bazi konularda sirf kelimelerde kalir. Sirf anlasilmasi net olsun diye Hakki Yilmaz ve Yasar Nuri Öztürk gibi degerli daha bir cok hocalarimiz herhalde bosu bosuna her bir Ayet hakkinda örneklerle aciklamalarda bulunmuyorlar.

                                Yoksa gaybten mi haberdarsiniz, lep demeden size leblebi tüm teferruatinla anlatilmis olunuyor.

                                Saygi ve selamlarimla.

                                Comment

                                Working...