Warning: Undefined array key "birthday_search" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "joindate" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "privacy_options" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 7 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "lastactivity" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Trying to access array offset on false in .../vb5/route/profile.php on line 86 şeytanı yenmek basittir! Kuranda ipuçları vardır. - hanifler.com Kuran odaklı dindarlık

şeytanı yenmek basittir! Kuranda ipuçları vardır.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #1

    şeytanı yenmek basittir! Kuranda ipuçları vardır.

    SELAMUN ALEYKÜM,

    Sevgili kardeşlerim,

    Bizim; yeni hayatımızın belki cehennemde geçmesinde çok önemli rol oynayan, fakat aslında tesirinin yok edilmesi çok da basit olan şeytanı yeterince tanımazsak, onunla başa çıkmammız mümkün olmaz.

    Ancak, kuranı önemseyerek, onu öğrenip, anlamaya çalıştıkça, şeytanın aslında gözümüzde büyütüldüğü kadar da güçlü olmadığını, onun rahatlıkla yenilebileceğini görürüz.

    Ama, kuranla ilişiğimizi koparıp, onun rehberliğinden faydalanmayı reddedersek, şeytanın ve dostlarının hilelerine düşmekten kurtulamayız.

    Acaip bir şekilde de, o tuzaklar bize zevk vermeye başlarki, bu zevkin sarhoşluğu altında ondan kurtulmayıda istemeyeceğimiz durumlar oluşur.

    Bunu adeta, uyuşturucu kullanan bir müptelanın, uyuşturucu almadan yapamnaz hale gelmesiyle, uyuşturucu aldıktan sonra zevk alabildiğine ilişkin örneğe benzetebiliriz.

    Ama, uyuşturucunun etkisi geçtikten sonra, çekilen acılara katlanmanın mümkün olmadığınıda bilimsel olarak bilmesek bile duyduklarımızdan çıkarabiliriz.

    İşte, şeytanın uyuşturucu etkisyle dinin asıl kaynağından uzaklaşan kimseler de ahirette, şeytanın uyuşturucusundan mahrum kaldıklarında, o uyuşturucunun zararlarını, onu alıp, kuran gibi hayati besin kaynağını terketmenin acılarını ebedi cehennemde göreceklerdir.

    Bu nedenle, şeytanı yenmek zorunda olduğumuzu bilelim ve onu nasıl yeneceğimizi, rabbimizin bize din olarak indirdiği kurandan görelim.


    Kur'an-ı Kerim'de şeytan ile mücadele edebilmemiz için verilen bilgilerden bir kısmı şöyle zikredilmektedir.

    “Dedi ki: “Bana onların diriltileceği güne kadar mühlet ver” Allah “Sen mühlet verilenlerdensin” dedi. (hicr 36-37)
    Dedi ki: Beni azdırdığın şeyden dolayı onları saptırmak için dosdoğru yolunda oturacağım.” “Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım. onların çoğunu şükrediciler olarak bulmayacaksın” dedi.” (araf 17)
    Allah, “İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur” dedi.(hicr 41-42)

    Şeytanı yenmek için, onun hilelerini, tuzaklarını görmek ve tedbirler almak için Şeytanın İtiraflarından yararlanmak gerekir.

    İnsanlara karşı saklanarak düşmanlık eden şeytanın, Rabbimize karşı nasıl itiraflarda bulunmuş ve insanlara nasıl düşmanlık yapacağını, onlara nasıl yaklaşacağını açıkladığını kurandan biliyoruz.

    Yüce Rabbimiz, şeytanın bu İtiraflarını Kur'an-ı Kerim'de zikretmekte ve bizleri ikaz etmektedir. Şeytanı düşman olarak kabul eden Müslümanların, bu düşmanı tanıyabilmeleri için şeytanın bu itiraflarını değerlendirmeleri gerekmektedir. Yine insanlar şeytana uzak kalmaya çalıştıkça, şeytanın uymadıkça, şeytanın insanı yönetemeyeceği açıklmasını iyi anlayalım. Aksi halde; şeytanı değil, kendimizi suçlamak gerektiğini bilelim.


    “Şeytan hangi yolda bulunmaktadır?” sorusuna, “Sırat-ı müstakimdedir.” cevabını verebiliriz.

    ŞEYTAN; SIRAT-I MÜSTAKİMDE BULUNMAKTADIR.


    Ancak sırat-ı müstakimde bulunma gayesi Rabbimizin rızasını kazanmak için değil, bu doğru yoldaki Müslümanları saptırmaya çalışmak ve onları bu yoldan uzaklaştırmak içindir. Şeytan doğru yolda bulunmasına rağmen; doğru yolun, doğru yolcusu değildir.

    ŞEYTANIN DOSTLARI DA, AYNI ŞEYTANİ GAYE İLE MÜSLÜMANLARIN ARASINDA, CAMİLERDE VE CEMAATLERDE BULUNMAKTADIRLAR.

    Gayeleri Rabbimizi hoşnut etmek değil, Müslümanları saptırmaya ve doğru yoldan engellemeye çalışarak tağutu hoşnut etmektir.

    Ne yazık ki Müslümanların bilgisizliğinden ve gafletinden faydalanarak, bu konuda önemli bir başarı gösterebilmektedirler.

    Rablerinin rızasını gözeterek doğru yola talip olan Müslümanların, bu yolda görecekleri her insanı samimi bir Müslüman olarak kabul etmemeleri gerekir.

    Çünkü şeytanın birçok dostu, şeklen ve zahiren bu yolda gözükmekte, “Müslümanlar kardeştir” hükmüne göre kendilerini kardeş kabul eden Müslümanları aldatmaktadırlar.

    Bunlar doğru yoldaki sapık kullardır. Doğru yolda gözükmelerine rağmen Müslümanların kardeşi değil, Müslümanların düşmanıdırlar.


    Şeytan “Senin dosdoğru yolun üzerinde durarak; onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yanaşacağım.” demektedir.

    Dikkat edilirse bu yanaşmada tek bir yon belirtmemekte; önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yanaşacağını ifade etmektedir.

    Bu itirafı değerlendirmemiz için, sırat-ı müstakimdeki bir Müslüman’ın önünde, arkasında, sağında ve solunda ne olduğu belirlememiz gerekecektir.


    Bu konudaki birçok görüşü değerlendirerek, meseleyi şu şekilde ele alabiliriz.

    Şeytan, İnsanlara bu dört yönden de yaklaşacağını ifade etmektedir. Örneğin, şeytanın arkadan yaklaşması ne demektir? Şeytan arkadan yaklaşıp, ensemize tokatmı atmaktadır, kafamıza sopaylamı vurmaktadır da bizim yanlışa düşmemizi sağlamaktadır.

    Şeytanin bu yaklaşımlarından korunmak isteyen Müslümanların, bu yaklaşımları iyi bilmeleri ve ona göre tedbir almaları gerekmektedir.

    saygılarımla
    aorskaya


    not: şeytanın bu yönlerden yaklaşmasında; hangi araçları kullanmakta olduğunu ise her yön için başlık açarak anlatmaya çalışacağım.
    Last edited by aorskaya; 30. August 2012, 04:30 PM.
  • Fers
    Uzman Üye
    • Sep 2012
    • 304

    #2
    selam

    Bizim; yeni hayatımızın belki cehennemde geçmesinde çok önemli rol oynayan, fakat aslında tesirinin yok edilmesi çok da basit olan şeytanı yeterince tanımazsak, onunla başa çıkmammız mümkün olmaz.

    bakara/102
    vettebeuu maa tetluuş şeyaatiinu.......ve laakinneş şeyaatiine keferuu.../
    inkarcı şeytanların okuduklarına uyanlar...

    kimmiş bu şeytanlar, şeytanın inkarcısı ve inkarcı olmayanı mı var...

    enbiya/81,82
    ve li suleymaaner riiha aasıfeten tecrii bi emrihii.../emre amade şiddetli rüzgar ...
    ve mineş şeyaatiini men yeguusuune lehu.../ dalgıç şeytanlar...

    sad/36,37
    fe sehharnaa lehur riiha tecrii bi emrihii ruhaaen.../emre amade hafif rüzgar...
    veş şeyaatiine kulle bennaain ve gavvaasın.../ derine dalan/çalışkan, yapı ustası şeytanlar...

    emre amade/kişiye itaat eden, derine dalan ve yapı ustaları/meslek sahibi olan bu şeytanlar neyin nesi.....
    tesirinin yok edilmesi basit olan o şeytanlarla bunların bağlantıları var mı...

    Comment

    • ates demir

      #3
      İblisine/vehmine uyana şeytan denir,
      Aslı şirk olup; bedeli yana yana ödenir.
      Rabbine uyman için dedin evvelden "bela"
      Hatırla sözü ölmeden verilirken her sela.
      Last edited by Misafir; 8. September 2012, 10:47 PM.

      Comment

      • khaos
        Uzman Üye
        • Apr 2012
        • 346

        #4
        A’RAF 18-Allah buyurdu: "Çık oradan, yenik düşmüş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki, cehennemi tamamen sizden dolduracağım."

        A’RAF 202 - Şeytanların kardeşlerine gelince, onlar öbürlerini sapıklığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.

        AL İ İMRAN 175-
        İşte size şeytan. O yalnız kendi dostlarını korkutur. Eğer inananlarsanız onlardan korkmayın, benden korkun.
        (FOR RAVEN)

        Comment

        • ates demir

          #5
          "Cehenneme uğramayacak kimse yoktur"
          Cennetin talibi az cahiminki çoktur.
          Demir yanar ateşle hatırlar "bela" andı
          Halden hale geçerken bi Muradım anladı.

          Comment

          • galipyetkin
            Uzman Üye
            • Sep 2011
            • 1389

            #6
            Sayın Fers.

            Evet; inkârcı olmayanı var.

            Süleyman kıssalarında anlatılan, edebi benzetme sanatı ile o güne göre akla hayale gelmeyecek, bizlerin ''şeytanca'' diye nitelendirdiğimiz ve nedense hep uzak kaldığımız işler yapan yani ilim va bilime kulak veren 'Kulak hırsızları' bilim adamları, alimler. Bizde ''alim'' denilince hep Kur'an üzerinde 'derin hocalar' anlaşılıp, ''müsbet bilimler'' denilen bilimlerle uğraşan ilim-bilim adamları akla gelmez. Hatta uçmaya kalkanları kafaları bile kesilir, sanatkârlar aşağılanır.

            Hıcr; 16 - 18:

            16- Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.
            17- Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.
            18- Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.


            Saffat; 6 - 10:

            6- Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
            7- Onu her inatçı şeytandan koruduk.
            8- Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup
            atılırlar.
            9- Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
            10- Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.


            Rahman; 33:

            Ey ins ve cinn topluluğu! Göklerin ve yeriyüzünün çaplarından
            aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa hemen aşın geçin. Ancak üstün
            bir güçle (sultan ile) geçebilirsiniz."

            Rahman-33 suresi bu insanları gayet güzel anlatmış. Yaşayış(yeryüzü) ve düşünüş(gök-sema) monotonluğundan kurtulmak yani ilerlemek-terakki etmek istiyorsanız üstün güç olan ve sağlayan ilim-bilime(sultana) kulak verip yerine getirin. Hemen! Ne duruyorsunuz? Aklınızı çalıştırın!

            İnkarcı, kovulmuş, taşlanmış, inatçı, marid ..... şeytanlar olduğuna göre bu vasıfta olmayanlar da var demek ki.... İşte bunlar bilim adamları.

            Kral Süleyman'ın ihtişamını sağlayanlar, Saba Melikesi'ni hayretlere düşürenler bunlardır; esirler olarak anlatılmışlardır; halbuki islamda esir alıp da tutsak olarak tutmak yoktur, savaş sonrası derhal bırakılırlar. Bunlar Vahye-ilime ''kulak veren'' olduklarından, müslüman ve Kral Süleyman'a bağlı hür kişilerdir.

            İşte Sayın Fers, bemim anladığım ve var dediklerim ''inkârcı olmayan, şeytan olmayıp da şeytan benzetmesi yapılanlar'' bu bilim adamları.

            Yanılıyor muyum?

            Saygılarımla.
            Galip Yetkin.
            Last edited by galipyetkin; 9. September 2012, 06:43 AM.

            Comment

            • Fers
              Uzman Üye
              • Sep 2012
              • 304

              #7
              selam

              "tesirinin yok edilmesi çok da basit olan şeytan"

              belkide, iki elleri arasındakilerden habersiz şahsiyetlerin tanımındaki şeytan da tam anlamıyla budur...

              hesap gününün gerçekleşme ihtimalinin paniğiyle, yapılan pisliklerin faturasını yüklenecek hayali bir kahramana ihtiyaç duyulduğu o an için imdatlarına koşan varlık olarak bir kenarda tutulan, alemlerin efendisine kafa tutmuş/posta koymuş, ateşten yaratılmış, her türlü pisliğin ardından kulaklara fısıldayan olarak kendini köşeden gösteren "işte herşeyin sorumlusu/ beni yanıltan bu" diye işaret edilecek olan fedakar! varlık...

              kendileride, sadece o na yenik düştükleri anlarda baatıla selam veren aslında gelen ilme/öğüde kulak veren özünde samimi muhteremler....

              İnkarcı, kovulmuş, taşlanmış, inatçı, marid ..... şeytanlar olduğuna göre bu vasıfta olmayanlar da var demek ki.... İşte bunlar bilim adamları.

              öyleyse, bu tanımınıza göre şeytan iblisinle/kibrinle bütünleşmiş, her türlü pisliği kendine meziyet edinmiş kişilikler, yaptıklarının adıda şeytanlık olamaz...

              Comment

              • galipyetkin
                Uzman Üye
                • Sep 2011
                • 1389

                #8
                Sayın Fers.

                Ben iblis olarak kişinin düşüncesinden kaynaklananı, şeytan olarak da kişinin kendisini anlıyorum.Bu vasıftakiler kişinin kendisinden başkası da olabilir.
                Mesela Süleyman'ın çalışkan, o güne kadar görülmemiş, bilime dayalı şaşırtıcı yöntemler kullanan yapı ustaları ve dalgıçları vs...... Süleyman'a ve başka insanlara göre Kinaye olarak ''Şeytan'' olarak tanıtılmış. Yöntem ve eylem sonuçları Süleyman için zarar doğurucu değil faydalı. Süleyman düşmanları için ise onlar ''şeytan''

                Televizyonda spor sunuculuğu yapan Rıdvan Dilmen var. Lakabı ''Şeytan Rıdvan''. Onun sahada kullandığı önceden kestirilemeyen becerileri, aklını kullanarak herbir oyunda alışılmadık uyguladığı yaratıcı yöntemleri herkes için şaşırtıcı, fakat rakip için zararlı yani Rakibe göre pislik olan her şeyi kendine meziyet edinmiş yaratıcı bir ''şeytan''; takımı için ise her şeyi ile faydalı, düşünüş ve yöntemleri ''şeytan gibi'' biri ama ''şeytan'' değil, ''ilaç''. Hani deriz ya ''yine bir şeytanlık düşünüyorsun''.

                Son paragrafınıza cevap olabilir mi?

                (Şunuda akılda tutmakta yarar var. Süleyman bir ''kral'', bir fitne, bir işgalci, ekonomik ve sosyal yöntemi de bu vasıflara uygun, rekâbete dayalı. Saba Melikesi'ne karşı tutumu belli)


                Saygılarımla.
                Galip Yetkin.
                Last edited by galipyetkin; 9. September 2012, 03:56 PM.

                Comment

                • khaos
                  Uzman Üye
                  • Apr 2012
                  • 346

                  #9
                  galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                  Sayın Fers.

                  Ben iblis olarak kişinin düşüncesinden kaynaklananı, şeytan olarak da kişinin kendisini anlıyorum.Bu vasıftakiler kişinin kendisinden başkası da olabilir.
                  Mesela Süleyman'ın çalışkan, o güne kadar görülmemiş, bilime dayalı şaşırtıcı yöntemler kullanan yapı ustaları ve dalgıçları vs...... Süleyman'a ve başka insanlara göre Kinaye olarak ''Şeytan'' olarak tanıtılmış. Yöntem ve eylem sonuçları Süleyman için zarar doğurucu değil faydalı. Süleyman düşmanları için ise onlar ''şeytan''

                  Televizyonda spor sunuculuğu yapan Rıdvan Dilmen var. Lakabı ''Şeytan Rıdvan''. Onun sahada kullandığı önceden kestirilemeyen becerileri, aklını kullanarak herbir oyunda alışılmadık uyguladığı yaratıcı yöntemleri herkes için şaşırtıcı, fakat rakip için zararlı yani Rakibe göre pislik olan her şeyi kendine meziyet edinmiş yaratıcı bir ''şeytan''; takımı için ise her şeyi ile faydalı, düşünüş ve yöntemleri ''şeytan gibi'' biri ama ''şeytan'' değil, ''ilaç''. Hani deriz ya ''yine bir şeytanlık düşünüyorsun''.

                  Son paragrafınıza cevap olabilir mi?

                  (Şunuda akılda tutmakta yarar var. Süleyman bir ''kral'', bir fitne, bir işgalci, ekonomik ve sosyal yöntemi de bu vasıflara uygun, rekâbete dayalı. Saba Melikesi'ne karşı tutumu belli)


                  Saygılarımla.
                  Galip Yetkin.
                  Sayın Galip Yetkin anlattıklarınız mantıklı ama kafama takılan bir şey oldu.

                  Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir. Göklerin ve yerin yaratılışında da, kendi nefislerinin yaratılışında da Ben onları şahid tutmadım. Ben, saptırıcıları yardımcı-güç de edinmedim. (18/50-51)

                  peki buradaki şeytan kim?
                  (FOR RAVEN)

                  Comment

                  • galipyetkin
                    Uzman Üye
                    • Sep 2011
                    • 1389

                    #10
                    Sayın Khaos.

                    Bahsettiğiniz sahnede yer alan İblistir. Kişinin kendisine bağlı, saptırıcı ihtiraslarıdır. Size vesvese veren düşüncelerinizdir. İçinizden size seslenendir. İradenize onu denetim altına alabilirsiniz. Ve sizin vefatınızla o da yok olur.

                    Bir başka kişi karşısında o düşünce sistemi ve cesedinizle birlikte, bir insan olarak siz karşınızdakini saptırıcı olarak şeytan oluyorsunuz. Tanımı Bakara-14'te. Münafıklar olarak tanımlayabilirsiniz.

                    Bu konuda size şu makaleyi okumanızı tavsiye edebilirim: Tıklayın.http://www.istekuran.com/index.php?p...lis-15-01-2006

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin.
                    Last edited by galipyetkin; 9. September 2012, 07:58 PM.

                    Comment

                    • Fers
                      Uzman Üye
                      • Sep 2012
                      • 304

                      #11
                      selam

                      Süleyman'a ve başka insanlara göre Kinaye olarak ''Şeytan'' olarak tanıtılmış. Yöntem ve eylem sonuçları Süleyman için zarar doğurucu değil faydalı. Süleyman düşmanları için ise onlar ''şeytan''

                      enbiya/79,82
                      ve sahharnaa.......ve mineş şeyaatiini men yeguusuune lehu.../ zaptedilen.....dalgıç şeytanlar...

                      sad/36,37
                      fe sahharnaa....veş şeyaatiine kulle bennaain ve gavvaasın.../ zaptedilen......derine dalan/çalışkan, yapı ustası şeytanlar...

                      demek istediğinizi anladım ama sahharnaa/zaptettik/itaate aldık,
                      ifadelerde geçen musahhar, zaptedilmiş/hakimiyet altında/itaat ettirilmiş manasındaysa eğer o şeytanlar sizin işaret ettiğiniz şeytanlar olamamalı...
                      Last edited by Fers; 9. September 2012, 09:22 PM.

                      Comment

                      • galipyetkin
                        Uzman Üye
                        • Sep 2011
                        • 1389

                        #12
                        Sayın Fers.

                        Unutmayın ki Süleyman, hem dini bir otorite, hem de kral. Her yönden üstün ve güç sahibi.

                        Saygılarımla
                        Galip Yetkin.
                        Last edited by galipyetkin; 6. April 2016, 10:26 AM.

                        Comment

                        • Fers
                          Uzman Üye
                          • Sep 2012
                          • 304

                          #13
                          nisa/76
                          ...keydeş şeytaani.../ hileci..
                          nisa/120
                          ve maa yeıduhumuş şeytaanu illaa guruuraa.../ aldatan..
                          en am/71
                          kellezi istehvethuş şeyaatiinu.../ ayartan...
                          yusuf/5
                          inneş şeytaane lil insaani aduvvun mubiinun.../ düşman...
                          yusuf/42
                          fe ensaahuş şeytaanu.../unutturan...
                          isra/27
                          innel mubezziriine kaanuu ihvaaneş şeyaatiin.../ müsrif...
                          isra/53
                          inneş şeytaane yenzegu beynehum.../ fitneci...
                          meryem/83
                          erselneş şeyaatiine alel kaafiriine teuzzuhum ezzaa.../ kışkırtan...

                          sürekli olumsuz...

                          Comment

                          • pramid
                            Uzman Üye
                            • Sep 2010
                            • 984

                            #14
                            Şeytan, tıpkı trafik canavarına benzemektedir. Herkez tarafından malum, ama kendisi yok.

                            Trafik Canavarı, Enflasyon Canavarı iş başında;

                            kazayı yapan kim ? İnsan

                            Ekonomide dara düşüren kim? İnsan

                            Dikkatsiz kim? İnsan

                            Neden olmakatadır, niçin? İnsanın arzuları; Hız yapma, erken gitme, para kazanma hırsız, karşılıksız para basma vb. ...

                            Şeytan insanın kötülüklerinin kişileştirilmesidir. Nefis gibi iinsanın içine fıskı ve fucuru vesvese verendir.
                            Last edited by pramid; 10. September 2012, 09:32 AM.

                            Comment

                            • galipyetkin
                              Uzman Üye
                              • Sep 2011
                              • 1389

                              #15
                              Şurada http://www.hanifler.com/showthread.p...1493#post11493 yazılanları okudunuz mu?

                              Orada 'insan', ceset ve kavram bütünü olarak tahlil edilmiş ve maddeden oluşturulmuş vücudun-cesedin, ''ruh-can'' denilen kavramla canlılık kazandığı anlatılmış ve cesedin gelip geçici şeylerden, yani oluşum ve bozuşuma tâbi elemanlardan oluştuğu için, kendisi gibi olan maddi dünya ve şeylere muhtaçlığı anlatılmıştır. Kendisinden eksileni oradan toplar. Hatta eksilme ve eksik kalma ve sonuçta cesedin tehlikeye girmesi endişesi onu yakın ihtiyacı olmadıklarını da toplayıp yığma yoluna iter.

                              Böyle bir ceset zayıf ''ruh''lara da bunu ihtiyaç gibi takdim edip, bu amacına hizmet ettirir. ''Ruh'' bunun peşine yanılgısıyla sürüklenir. Halbuki bir kavram olan ''ruh''un böyle bir gereksinimi yoktur ki madde dünyasından bunu tamamlasın.

                              İşte bu ''ruh'', yönünü maddeye çevirmiş ''ruh'' olup, bedenin tatminini kendine görev edinmiştir. Artık ''ruh'' madde bağımlısı olmuştur. Ve bedenin ihtiyaçlarının emrine girmiştir. İşte bu ''ruh hali'' iblisliktir; bu ''ruh'' da artık iblistir.

                              Vücut ile bütünleşmiş bu iblis de dış dünyada diğer insanlar için ''şeytan''dır. Ekonomik ve sosyal yaşam büyüyüp genişledikçe ve buna dayalı ekonomik ve sosyal ihtiyaçlar arttıkça iblisin ve şeytanın faaliyat alanları da buna göre artacak, çeşitlenecektir.

                              Yukarıda Sayın Fers tarafından bazı vasıf ve sıfatları sayılmış iblis veya şeytan yok edilebilir mi?
                              Kur'an, doğuştan gelen bu vasfın, sıfatın, etkin gücün yok edilemiyeceğini, ancak denetim altına alınabileceğini ve insana bağlı olduğundan etkinliği ölümle sona ereceği bu nedenle mahşere kadar izinli olduğu belirtilmiştir.

                              İnsanlara cennet yolunu gösten Kur'an iblis ve şeytanın denetim yollarını da göstermiştir. Birkaçı şunlardır. İrade, Tek olan O Allah'a iman etmek, Mülkün Allah'ın olduğunu bilmek, Salat-ı ikame ile zekât-ı ita ile Bakara-219/Nahl-71'e göre yaşamak, oto-denetimi sağlayan kollektif ekonomik ve sosyal yaşam, şura, vs......... ile zaman ve zemine ve ilme, ve insan haklarına uygun laik hukuki önlemler.

                              (not:Ruh, burada cesede hayatiyet-canlılık veren kavram mânâsında(can)dır.)

                              Saygılarımla.
                              Galip Yetkin.
                              Last edited by galipyetkin; 10. September 2012, 11:54 PM.

                              Comment

                              Working...