Ani ölümlerin çoğu kalpten kaynaklanıyor

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • SARAH
    Uzman Üye
    • Mar 2009
    • 137

    #16
    Yumurtaya özür doktorları böldü

    Yumurtaya özür doktorları böldüTürk Kardiyoloji Derneği’nden Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, yumurtanın yararlı olduğunu savunan meslektaşlarını eleştirdi.
    BeslenmeKalp-Damar SistemiKolesterol-Kan YağlarıYıllarca “yemeyin” dedikten sonra geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla yumurtaya iade-i itibar eden kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez’in aksine Türk Kardiyoloji Derneği Kalp Damar Hastalıkları Önleme Proje Ekibi üyesi Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, yumurta sarısı tüketiminin başta kalp damar ile şeker hastalarında, kan kolesterolü yüksek ve ailesinde kalp hastalığı olanlarda zararlı olabileceğini söyledi.

    Kayıkçıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde bazı yayın organlarında, başka alanların uzmanlarının dikkatsiz yorumlarına dayanılarak yumurtada kolesterolün abartıldığı, kalp ve damar hastalıklarına yol açmak bir yana, sağlık için çok yararlı olduğu yönünde haberlerin yayımlandığını hatırlattı. Kayıkçıoğlu, konuyla ilgili yapılan çalışmalar ışığında, kalp sağlığına uygun beslenme için erişkinlerde günde en fazla 200 miligram kolesterol tüketiminin önerildiğini belirtti.

    Masum değil!
    Kayıkçıoğlu, yumurtanın uzun yıllardır kolesterol yönünden zengin, kalp sağlığına zararlı beslenmenin sembolü olarak kabul edildiğine dikkati çekerek, bu benimsemenin haksız sayılmaması gerektiğini vurguladı. Yumurta sarısında ortalama 200-220 miligram kolesterol bulunduğunu, yani bir yumurta sarısı yenildiğinde günlük kolesterol ihtiyacının karşılandığını bildiren Kayıçıoğlu, şöyle devam etti:
    “Yumurta tüketimini artırmanın kolesterol düzeylerini belirgin yükseltmese de, 20 yıllık izlemde kalp-damar hastalığı ve ölüm riskini artırdığı saptanmıştır. Bu zararlı etki, en fazla şeker hastalarında görülmüştür. Ayrıca yumurta tüketimi hem şeker hastalığı, hem de kalp yetersizliği riskini de belirgin olarak artırmaktadır. Bilimsel verilerin ışığında yumurta sarısının tüketimi, başta kalp-damar hastalarında, şeker hastalarında, kan kolesterolü yüksek ve ailesinde kalp hastalığı olanlarda zararlı olabilir.” Kayıkçıoğlu, bunun “Yumurta kesinlikle yenmemeli” anlamına gelmediğini belirtti.

    Kaynak: Milliyet Gazetesi



    24 Aralık 2008

    Comment

    • SARAH
      Uzman Üye
      • Mar 2009
      • 137

      #17
      "]İleri yaşta kalp kapağı hastalıklarına ameliyatsız tedavi

      İleri yaşta kalp kapağı hastalıklarına ameliyatsız tedavi[/COLOR]İleri yaş kalp kapak hastaları artık ameliyatsız yöntemle sağlığına kavuşabiliyor. Özellikle 90 yaş sonrası hastalarda ortaya çıkan kapak sorunları girişimsel yöntemlerle giderilerek hastaya kaliteli bir yaşam olanağı sunuluyor.
      Kalp-Damar SistemiYaşlanmaMemorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Harun Arbatlı, ileri yaşta kalp kapağı sorunlarının ameliyatsız olarak “Perkütan yöntemi ile çözümü” hakkında bilgi verdi.

      İleri yaş kalp kapak hastaları artık ameliyatsız yöntemle sağlığına kavuşabiliyor. Özellikle 90 yaş sonrası hastalarda ortaya çıkan kapak sorunları girişimsel yöntemlerle giderilerek hastaya kaliteli bir yaşam olanağı sunuluyor.

      Yaşlı hastalarda kapak problemi klasik cerrahi yollarla giderilebilir mi?

      Ameliyat, ileri yaş hastaları için önemli sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Yaşlı hastalar genellikle damar sertliği ve vücut yıpranmasına bağlı olarak sıklıkla aort kapakta zaman zaman da mitral kapakta ciddi sorunlarla karşılaşıyor. Bu problemlerin çözümü ne yazık ki klasik yöntemlerle her zaman mümkün olamıyor. Çünkü 90 yaşındaki bir hastaya kapak değiştirme ameliyatı uygulamak çok riskli. Ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlar ileri yaştaki hastalarda kötü sonuçlara neden olabiliyor. Hekimler olarak öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki, bazen çok yaşlı hastaları ameliyat edemediğimiz için onları kaderlerine terkediyoruz. Özellikle uzun yıllar sigara kullanımı olan yaşlı hastalar akciğer sorunlarının yanı sıra başka hastalıklarla da karşımıza çıkabiliyor. Bunun yanında geçirdikleri kanser operasyonları, diyabet gibi sorunları yani eşlik eden hastalıkları çok sayıda olabiliyor. Bu tür durumlar yaşlı hastaların ameliyat edilmelerine engel teşkil ediyor.

      İleri yaş hastaları için kapak problemlerini ameliyatsız gidermek mümkün mü?
      Günümüzde ileri yaştaki hastaların kapak problemlerine çözüm getirebilmek için daha az cerrahi travma veren ve daha kısa yoldan uygulanan bir takım yöntemler var. Dünyada 5 yıllık bir geçmişe sahip olan ve çok önemli birkaç merkezde uygulanan Perkütan Aortik Kapak İmplantasyonu adı verilen girişimsel yöntem, Türkiye’de de uygulanmaya başlanacak. Biz Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi olarak bu yöntemlerin daha da gelişmesi ve sonuçlarının daha da belirgin hale gelmesi ile paralel olarak, ülkemizde de bu işlemleri yapılabilir hale getirmek için çalışıyoruz.

      İlk uygulayan ekip biz olacağız

      Bizim ekip olarak hastanemizde bu konuda çalışmalarımız var ve Türkiye’de ilk kez gerçekleştirmek üzere harekete geçtik. Tam olarak sonuçları ortaya konan bir yöntem olmamakla birlikte umut vaat eden bir yöntem. Bir takım ilave gelişmeler olması kanaatindeyiz. Yakın bir gelecekte bizim de bu konuya teknolojik olarak bir katkımız olacak, olumlu sonuçlar alabileceğiz.

      Perkütan ( ameliyatsız) yöntem hangi yönden ileri yaş hastaları için uygundur?

      Bu yöntemle hastaya ya çok küçük bir kesi ile ya da hiç cerrahi kesi yapılmadan ameliyatsız kapak tamiri ya da değişimi yapılmaktadır. İşlem sırasında göğsü açmak, kalbi durdurmak gibi hasta açısından çok zor tolere edilecek şeyler pas geçilerek bunun yerine kalp atar durumdayken kapak öncelikle bir balon vasıtasıyla genişletilmektedir. Kasık damarından girilerek ya da kalbin uç kısmında apeks denilen bölgede küçük bir kesi yapılarak özel bir hazne içine sıkıştırılmış kapak da yine o kapak bölgesine yerleştirilmektedir. Tüm bu işlemler girişimsel olarak tıpkı anjiyo yapar gibi perkütan yöntemle gerçekleştirilmektedir. Kardiyologlar ve kalp cerrahlarının bir arada bulunacağı uygulama, daha komplikedir ve daha çok ekipmana ihtiyaç duyulacaktır. Belki de ileriki zamanlarda yöntem oturduğu ve çok iyi sonuçlar alınmaya başlandığında da karotis yani boyun damarından da girilerek bu işlemin yapılması söz konusu olabilecektir. Biz de Memorial Kalp ve Damar Cerrahisi olarak kendimize has bir takım yöntemler geliştirmeye çalışıyoruz.

      Yaşlı oranı gittikçe artıyor

      Popülasyondaki yaş oranları giderek artıyor. Şu an Avrupa ve Amerika’da en büyük harcamalarından biri sağlık harcamaları ve özellikle ileri yaş hastalıklarından kaynaklanan bu sorunlara çözüm getirmek için hükümetler de harekete geçmiş durumda. Aynı sorun yani yaşlı nüfusun hızlı artışı, bir süre sonra Türkiye için de geçerli olacak. Önümüzdeki 10-20 yıl sonra aynı sorunlar ülkemizin de kapısını çalacak. Buna hazırlıklı olarak teknoloji içinde yerimizi almamız çok önemli. Perkütan Aort kapak implantasyonu yöntemi ile kapak tamiri ve değişimi yüz güldürücü sonuçları da beraberinde getirirse, gelecekte genç hastalar için de uygulanabilecek bir yöntem. Ancak şimdi geçerli olan klasik cerrahi yöntemler. Bunlar da geçmiş yıllara oranla çok gelişti.

      Perkütan Aort Kapak İmplantasyon yöntemi kaç saatlik bir uygulama? Hasta ne kadar sürede normal yaşantısına geri dönebiliyor?

      Hastanın perkütan kapak ile ameliyat sonrası iyileşme hızı gerçekten yüksektir. Hasta, başka bir hastalığı yoksa işlem sonrasında ertesi gün ya da birkaç gün içinde toparlanarak, normal yaşantısına geri dönebilir. Kişinin başka sağlık sorunları olsa bile klasik cerrahi ameliyatlar sonrası yoğun bakımda çok daha kısa zamanda iyileşebilmektedir. Yöntem, şu an için aort kapaktaki sorunların giderilmesi için uygulanmaktadır. İleride mitral kapak sorunlarında da perkütan yöntemlerin kullanılabileceğini gösteren çalışmalar var. Sağ kalp tarafındaki, pulmoner kapakta özellikle küçük çocuklarda doğuştan kalp hastalığı olan ya da bir operasyon geçinmiş hastalarda da perkütan kapak kullanımı söz konusudur.

      [/SIZE]

      Comment

      • SARAH
        Uzman Üye
        • Mar 2009
        • 137

        #18
        Şişmanlık kalp krizine neden oluyor

        Şişmanlık kalp krizine neden oluyoryapılan araştırmalarda şişman insanların kilolu insanlara göre, 8 yıl daha erken kalp krizi geçirdikleri belirlendi.
        Kalp-Damar SistemiObeziteKalp krizinin ouşumunda şişmanlığın tek başına etkili rol oynadığı saptandı.Amerika'da yapılan araştırmalarda şişman insanların kilolu insanlara göre, 8 yıl daha erken kalp krizi geçirdikleri belirlendi.Şimdiye kadar şişmanlığın, diğre risk faktörlerinin yanı sıra kalp krizine, yüksek tansiyona, şeker hastalığına ve kolestrole neden olduğu biliniyordu.Yeni araştırma, bilim adamları tarafından fazla kiloların, kalp krizi oluşturmasında tek başına rol oynadığını göstermesi açısından önemli kabul ediliyor.

        Uzmanlar şöyle diyor: Modern yaşamın getirmiş olduğu birtakım yanlış beslenme alışkanlıkları var. Bu alışkanlıklar kalp ve damar hastalıklarına hatta buna bağlı olarak ölümlere bile yol açıyor. Dolayısıyla bu tip sonuçları ortadan kaldırmak için risk faktörlerini tanımak ve önlem almak gerekiyor. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara, kan yağlarının yüksekliği, egzersiz yapmama, kilo fazlalığı gibi risk faktörleri birçok bireyde görülen ve önemsenmeyen çeşitli kalp ve damar hastalıklarına neden oluyor. Bu tip hastalıkları engellemek için ilgili hekimle görüşerek önlem almak şarttır.

        19 Aralık 2008

        Comment

        • SARAH
          Uzman Üye
          • Mar 2009
          • 137

          #19
          Kalp artık kendi kendini onaracak

          Kalp artık kendi kendini onaracakİtalyan bilim adamlarının Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı ile birlikte yaptığı araştırmalar, kalp krizi konusunda mucize bir buluşla sonuçlandı.
          Kalp-Damar SistemiİTALYA’nın başkenti Roma’da bulunan ve ülkenin en büyük yüksek öğretim kurumu olan La Sapienza Üniversitesi ile Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı işbirliğiyle yapılan araştırmalar, kardiyoloji alanında mucize denilebilecek bir buluşla sonuçlandı. Buna göre kriz geçiren kalp, kendi kendini tedavi edebilecek.

          İtalyan Kardioloji Topluluğu Kongresi’nin Roma’da düzenlediği 69’uncu kongresinde yapılan sunumla ortaya çıkan mucize yöntemin, kök hücre çalışmalarına dayandığı açıklandı.

          Buna göre bilim adamları, kriz geçiren kalpte deformasyon oluştuğunu, ancak keşfedilen yöntemle kök hücrelere kalbin onarılması kodlaması yapabildiklerini, böylece başka tedaviye gerek kalmadığını, vücudun kendi tedavisini yaptığını bildirdi. Yöntemle hayvanlar üzerinde başarı sağladıklarını, bir süre sonra insanlar üzerinde de çalışmaların başlayabileceği bildirildi.



          Kaynak: Hürriyet Gazetesi

          Comment

          • SARAH
            Uzman Üye
            • Mar 2009
            • 137

            #20
            Kötü patron kalp hastası yapıyor

            Kötü patron kalp hastası yapıyorİsveçli uzmanlar sert patronların iş ortamını daha stresli hale getirdiklerini ve bunun çalışanların kalp hastası olma riskini artırabileceğini söylüyorlar.
            İş SağlığıKalp-Damar Sistemiİsveçli uzmanlar tarafında yapılan araştırma Mesleki ve Çevresel Tıp dergisinde yayınlandı. Uzmanlar, "İş yerinde patron ya da üst düzey yöneticiler tarafından önemsenmemeniz ve destek görmemenin strese neden olabilir. Bu durumda elemanları sigara içmek, alkol almak gibi sağlıksız davranışlara itebilir." diyor.

            Karolinska Enstitüsü ve Stockholm Üniversitesi’nden uzmanlar bu son araştırma için,Stockholm bölgesinde çalışan 19 ile 70 yaş arasındaki erkeklerin kalp sağlıklarını 10 yıla yakın bir süre inceledi. Araştırma süresinde 74 kalp hastalığı vakası meydana geldi.

            Araştırmada ayrıca, katılımcılardan yöneticilerinin iletişim kurmada ne kadar iyi oldukları ya da personel için hedefleri ne kadar net belirleyebildikleri gibi yönetim tarzlarını değerlendirmeleri istendi. Bu değerlendirmenin sonucunda da, yöneticilerini ehil bulmayan çalışanların kalp krizi geçirme riski yüzde 25 olarak saptandı. Aynı işte uzun süre çalışanlar içinse bu risk yüzde 64 çıktı.



            26 Kasım 2008

            Comment

            • SARAH
              Uzman Üye
              • Mar 2009
              • 137

              #21
              20'li yaşlarda bile kalp damarlarında daralma olabilir

              20'li yaşlarda bile kalp damarlarında daralma olabilir
              Günümüzde özellikle Batılı toplumlarda 40 yaşın üzerindeki erkek ve kadınlarda ölüm sebebinin %50’ye varan oranlarda, kalp ve damar hastalıklarıdır.
              GenetikKalp-Damar SistemiGünümüzde özellikle Batılı toplumlarda 40 yaşın üzerindeki erkek ve kadınlarda ölüm sebebinin %50’ye varan oranlarda, kalp ve damar hastalıkları, yani kalp krizi ve beyin felcini içeren hastalık grubu olduğunu belirten VKV Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Şefi Dr. Genco Yücel, ülkemizde bu oranların kadınlarda daha da üst düzeyde olduğunu açıkladı.

              Dr. Genco Yücel, “Toplumdaki algılama özellikle kanserin kalp hastalıklarına göre daha fazla ölüme sebep olduğu yönündedir. Bu algılamanın en önemli sebebi tahminen kanserle ilgili tedavi metodlarının kalp hastalıklarıyla ilgili tedavi olanaklarına göre daha az başarılı olmasıdır” diyor ve kalp hastalıkları ile ilgili birçok risk faktörünün (Sigara kullanımı, tansiyon, şeker, kolesterol yüksekliği, kilo fazlası, hareket eksikliği...) tanımlanmış olması ve kişilerin bu tanımlanmış faktörleri kontrol altında tutarak tedavilerden fayda görebilmelerini de bir başka neden olarak sayıyor. Kalp ve damar hastalıklarında ilaç tedavileri, mekanik ve girişimsel düzeltici tedavileri (Perkütan anjioplastiler, koroner stent konumu, açık kalp ameliyatı, koroner by-pass cerrahisi müdahaleleri…) gibi birçok tedavide son 20 yılda çok ciddi anlamda başarı ve hız kazandıklarını belirten Dr. Genco Yücel, günümüz teknolojileriyle bu tedavi metodlarının daha başarılı ve daha az yan etkili olarak uygulanabildiğini söylüyor ve gelinen noktayı şu biçimde özetliyor: “Örneğin by-pass cerrahisi operasyonu olan bir kişi, 48 saat içinde normal fonksiyonlarına dönüp, 4-5 gün içinde evine dönebilmektedir. Bu, bundan 20 sene öncesiyle kıyaslandığında en az %100 ilerleme ifade eder. Ameliyat yara izleri küçülmüş, anjiografi ve anjioplasti metodları günden güne gelişmiş ve hala gelişmeye devam etmektedir. Kullanılan teknikler koroner anjioplasti, balon anjioplasti, stent konum işlemleri, kullanılan malzemelerin git gide iyileştirilmesi ile uzun dönem başarılarda büyük yol kat edilmiştir.” Kullanılan ilaçların değişmesi ve daha etkili hale getirilmesi ile kalp hastalıklarından korunma yönünde çok büyük avantajlar sağlandığını dile getiren Dr. Genco Yücel, yine de günümüzde kalp ve damar hastalıklarının 40 yaşın üzerindekilerde neredeyse yarı yarıya, yaklaşık % 45 oranında ölüme sebebiyet verdiği ve kanser gibi hastalıklardan daha fazla can almakta olduğunun altını çiziyor.

              KORUNMAYA ERKEN YAŞTA BAŞLAMALIYIZ


              Kalp ve damar hastalığının 40’lı, 50’li yaşlarda oluştuğu ve daha öncesinde hiçbir sebebi olmadığına dair düşüncelerin toplumda yaygın kanı olduğunu söyleyen Dr. Genco Yücel, son yıllarda yapılan araştırmalarda 20’li yaşlardaki kişilerin de kalp damarlarında daralmaların başladığının gözlemlendiğini belirtmekte. “Günümüz yaşam koşullarında, iş dünyasının özellikle bilgisayar başında yoğunlaşması, kişilerin iş ve ev arasında sıkışan hayat düzenleri, spor yapma, gezme, dolaşma imkanlarının azalması; özellikle, çocuklarda ve gençlerde sokaklarda hareket etmeyi ve spor yapmayı içeren aktivitelerin yerini bilgisayar başında meşrubat içip zararlı olabilecek fast food yiyerek geçirmenin alması; şişmanlık ve bir takım metabolik hastalıklara yol açmaktadır. Şeker hastalığı ve kolesterol yüksekliği gibi kalp sağlığı yönünden riskli durumların sıklığı genç insanlarda artmaktadır” diyen Dr. Genco Yücel, erken yaşlarda önleyici tedavilere başlamanın önemine dikkat çekiyor ve artık daha genç yaşlarda kan şeker ve kan kolesterol analizlerinin yapılması ve buna yönelik tedbirlerin alınmasının gündeme geldiğini belirtiyor.

              Özellikle riskli grupta yer alan gençlerin 20’li yaşlarda ilk kontrolden geçmeleri ve bu kontrollerde çıkan sonuçlara göre senelik veya daha nadir olarak kontrollere devam etmelerini öneren Dr. Genco Yücel, riskli grup olarak da özellikle ailelerinde genç yaşta kalp hastalığı olanları tanımlıyor. Bu gençlerin, kontrollerde kan kolesterol ve açlık kan şekeri düzeylerine baktırmalarını ve tansiyonlarını ölçtürmelerini tavsiye eden Dr. Genco Yücel, bu parametrelerin yüksek bulunması halinde daha ileri tetkiklere ve kolesterol, tansiyon, şeker düşürücü tedavilere başlanmasını önerdiklerini ekliyor.

              Dr. Genco Yücel, tüm bu yaklaşımlardaki temel amacın, değişen yaşam koşulları yüzünden artan kalp hastalığı yoğunluğunu düşük tutmak ve 40 yaşın üzerinde yoğun olan kalp ve damar hastalıkları yüzünden görülen ölümlerin 30’lu yaşlara doğru gerilemesini önlemek olduğunu; bunun neticesinde de hem kişilerin sağlıklı olmasını, hem de toplumun üzerindeki ekonomik yükü azaltmak olduğunu belirtiyor.



              Comment

              • dost1
                Site Yöneticisi
                • Sep 2008
                • 1905

                #22
                Selamun Aleykum! Değerli Sarah Kardeşim!

                Allah razı olsun. Çok önemli bir konuda bilinçlenmemize vesile oluyorsunuz.

                Rabbim ilminizi artırsın.

                Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                Allah'a emanet olunuz.
                Halil Ay

                Comment

                • SARAH
                  Uzman Üye
                  • Mar 2009
                  • 137

                  #23
                  Amerikan Kalp Vakfı Diyeti
                  Acilen kilo vermesi gereken kalp hastalarına Amerikan Kalp Vakfı tarafından önerilen bu diyeti, otuz beş yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların doktor kontrolü olmadan uygulamaması gerektiği vurgulanıyor.
                  Kalp-Damar SistemiKilo KontrolüAtkins diyeti
                  Montignac diyeti
                  İsveç diyeti
                  Karbonhidrat diyeti
                  Gençleşme diyeti
                  Yağ yakıcı diyet
                  Zone diyeti
                  Amerikan Kalp Vakfı Diyeti
                  Hollywood diyeti

                  İlginizi çekebilecek diğer başlıklar >Üç günde dört buçuk kilo kaybe¬deceğinizi vaat eden bu diyeti üçüncü günün sonunda bırakmalısınız. Eğer diyeti tekrar etmek isterseniz, en az bir hafta ara verdikten sonra uygulayabilirsiniz. Beslenme programı kalori miktarını düşürme esasına dayanıyor, diyetle birlikte hafif egzersiz yapılma¬sıyla daha iyi sonuç alındığı belirtiliyor.

                  Amerikan Kalp Vakfi Diyeti

                  Uygulaması çok kolay olan bu diyet, sadece üç gün sürüyor. Amerikan Kalp Vakfı tarafından ameliyat öncesinde süratli bir şekilde kilo vermesi hedeflenen hastalar için hazırlanan beslenme programı vücut yapınıza, boy ve ki¬lonuza bağlı değişmekle birlikte üç gün boyunca harfiyen uygulandığında ortalama 4,5 kg kaybı gerçekleşiyor.

                  ÖRNEK MÖNÜ

                  Pazartesi

                  Kahvaltı
                  Sade kahve/çay
                  Yarım greyfurt
                  1 dilim tost ekmeği
                  2 çorba kaşığı fıstık ezmesi

                  Öğlen
                  Yarım tabak tonbalığı
                  1 dilim tost ekmeği
                  Kahve, çay, soda

                  Akşam
                  2 dilim herhangi bir tip et
                  1 tabak yeşil fasulye
                  1 adet elma
                  1 kâse vanilyalı dondurma

                  Salı

                  Kahvaltı

                  1 adet yumurta
                  Yarım muz
                  1 dilim tost ekmeği
                  Sade kahve/çay
                  Öğlen

                  1 tabak lor
                  3 adet tuzlu kraker

                  Akşam

                  2 adet sosis
                  1 tabak brokkoli veya karnabahar
                  Yarım tabak havuç
                  Yarım muz
                  2 top vanilyalı dondurma

                  Çarşamba

                  Kahvaltı

                  5 adet tuzlu kraker
                  1 dilim dilpeyniri
                  1 küçük elma
                  Sade kahve/çay
                  Öğlen

                  1 adet katı yumurta
                  1 dilim tost ekmeği
                  Akşam

                  1 tabak tonbalığı
                  1 tabak karnabahar
                  Yarım kavun

                  Bu diyeti üç günden fazla uygulamayın!

                  Comment

                  • SARAH
                    Uzman Üye
                    • Mar 2009
                    • 137

                    #24
                    5 kilo vermek için 25 Öneri
                    Bu yıl beş kilo vermek mi istiyorsunuz? O zaman bu önerileri okumalısınız.
                    BeslenmeEt-ProteinKarbonhidratKilo KontrolüSebze-MeyveVitamin-MineralYağlarBeslenme alışkanlıklarında yapacağınız küçük değişiklikler, istediğiniz gibi formda bir vücuda sahip olmanızı sağlayabilir. Kalori hesabı yaparak her zaman başarılı sonuçlar alamayabilirsiniz! Önemli olan hatalı beslenme alışkanlıklarınızın, diyetisyeniniz eşliğinde adım adım düzeltilmesi ve sağlıklı beslenmenin yaşam biçimi haline getirilmesidir.

                    Vücudunuzu bir makineymiş gibi düşünün. Kilonuzu dengede tutabilmeniz için aldığınız kalori ile harcadığınız kalorinin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Çoğumuz genellikle harcadığımızdan daha fazla kalori alırız. Eğer her gün 100 kalori daha az alırsanız, bir yılda beş kilodan fazla kilo verebilirsiniz. Bunu sıkı bir diyet yapmak yerine beslenme alışkanlıklarınızda yapacağınız küçük değişikliklerle sağlayabilirsiniz.

                    İşte Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli'den işinizi kolaylaştıracak öneriler...

                    1) Tam yağlı süt ürünleri yerine yağsız veya yarım yağlı süt ürünleri tüketmeye başlayın.

                    2) Restoranda yemek siparişi verirken, tam yerine yarım porsiyon isteyin. Haftada iki kez dışarıda yemek yiyorsanız bile, bu maddeyi uygulamanız sonucunda kalori alımınız önemli ölçüde azalacaktır.

                    3) Yemeklerinizdeki tereyağı ve margarin miktarını azaltın. Sadece kahvaltınızdan azaltacağınız bir miktar tereyağı bile kilo vermenize yardımcı olacaktır.

                    4) Yemeklerinizde yağ miktarı yüksek olan et suyunu mümkün olduğunca az kullanın.

                    5) Kırmızı et yerine tavuk ya da hindiyi tercih edin.

                    6) Her sabah büyük bir bardak su için.

                    7) Sosis, salam, sucuk, jambon gibi et ürünlerini kalori bakımından yüksek olduğu için sınırlı miktarda tüketin.

                    8) Şekerli bir kahve veya kapuçino yerine doğal tatlandırıcı içeren bir kahveyi tercih edin.

                    9) Mutlaka patates yiyecekeniz, kızarmış patates yerine fırında patatesi tercih edin. Bu size ortalama 90 kalori kazandırır.

                    10) 10 dakikayla başlayarak her gün düzenli biçimde 30 dakika egzersiz yapmaya başlayın. Örneğin her gün düzenli olarak 30 dakika yürürseniz, kilo vermeniz kolaylaşır.

                    11) Yumurta hem tok tutan hem de oldukça sağlıklı bir besindir. Haftada iki-üç kez (kolesterolünüz yüksekse bile bir-iki kez) tüketin.

                    12) Patlamış mısır seviyorsanız, yağsız ve tuzsuz yemeye özen gösterin.

                    Küçük porsiyonları tercih edin

                    13) Şekerli tatlılar ya da hamur işleri yemek yerine meyveli veya sütlü, mümkünse doğal tatlandırıcı ile yapılmış tatlılar veya diyet dondurma tercih edin.

                    14) Normal soda yerine şekersiz, light soda için. Tansiyon probleminiz varsa, mineralleri tansiyonunuzu etkileyebileceği için, soda içmemenizi öneririz.

                    15) Evde tatlı yapmayın. Yaparsanız tadına bakmak veya hepsini yemek tehlikesi olacaktır.

                    16) Beyaz ekmek yerine esmer ekmek yiyin. Hem yediğiniz sandviçten ortalama 100 kalori kâr edersiniz hem de esmer ekmek kana daha yavaş karışır, kan şekeriniz daha dengeli olur ve bu nedenle daha geç acıkırsınız.

                    17) Yağlı peynir yerine yağsız veya az yağlı peynirleri tercih edin.

                    18) Mutfağınızda yağlı mayonez yerine yağsız mayoneze yer verin.

                    19) İş kırmızı et yemeye geldiğinde miktarında ölçülü olun. Sağlıklı olan miktar haftada iki kez bir porsiyon (100 gram) tüketmektir.

                    20) Kullanıyorsanız, normal bira yerine light bira için.

                    21) Salata soslarından yağsız olanları tercih edin.

                    22) Asansör yerine merdivenleri kullanın.

                    23) Hiçbir şeyi abartılı yemeyin. Yemeklerinizin porsiyonlarını azaltın. Küçük paketleri veya porsiyonları tercih edin.

                    24) Tavuğu derisini çıkararak yiyin.

                    25) Dondurmanıza çikolata sosu koymak yerine onu taze meyvelerle süsleyin.

                    Comment

                    Working...