Tezgahında kur'an satan şeytan!

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • FEDAKARADAM
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 418

    #121
    TEBYİN Nickli Üyeden Alıntı
    http://www.teblig.net/index.php?topic=4091.0

    Bu topikteki viedeoyu iyi izle fedakar
    Bak bakim muslüman ile kafir arasındaki fark gerçekten namaz mı?
    Oncelikle böyle namaz olmaz.Neyi ve kimlerin ibadetini temsil ettiği de beli değil.Bir kere secde ve rüku olmadığına göre bu bir oyun ve tezgahtır.Kimse kimseyi aldatmasın, biz müslümanlar böyle asla namaz kılmayız.Bu namaz şekli hangi gruplara ait olduğu bilinmiyor.

    "SALAT" KELİMESİ SİZİN GİBİ TERCÜME EDİLECEKSE VAY BU MÜSLÜMANLARIN HALİNE!.YAKIN GELECEKTE NESİLLERİMİZ BİNAMAZ OLARAK KARŞIMIZA ÇIKACAKTIR.BİZ MÜSLÜMANLAR SÜNNET ÜZERİNE NAMAZLARIMIZI KILARIZ.SİZ KILMAZSANIZ KILMAYIN YARIN RUZ-İ MAHŞERDE "SEN NAMAZ KILAR MIYDIN?" DEYİNCE, "SADECE SENİ TANZİM ETTİK DUA ETTİK Mİ DİYECEKSİNİZ?.SİZİNLE ASLA BU İSLAMİYET BİR ARPA BOYU YOL KATEDEMEYRCEKTİR.BUNU DA KAFANIZA KAZIYIN.BİZLER ATALARIMIZDAN DEĞİL HADİS-İ ŞERİFLERİN IŞIĞI ALTINDA NAMAZ KILARIZ GERİSİ FASOFİSODUR...İŞTE SİZE GÖRE AYETLER, BUNU İYİ OKUYUP ANLAYIN....BAKIN BAKALIM NAMAZ KILMAYANLARIN HALİNE...

    MÜDDESİR SURESİ

    41- Suçlu-günahkarları;

    42- 'Sizi şu cehenneme sürükleyip iten nedir?'



    43- Onlar: 'Biz namaz kılanlardan değildik' dediler.


    44- 'Yoksula yedirmezdik.'



    45- '(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik.'



    46- 'Din (hesap ve ceza) gününü yalan sayıyorduk.'


    47- 'Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı.'


    48- Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.



    49- Buna rağmen, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çevirip duruyorlar?


    Şimdi, bütün bu ayetilerin mealinde o cehenneme atılan kimseler namaz yüzünden mi yoksa dua yüzünden mi ateşe giriyormuş.İşte sizin gibilerin hakkettkleri "SAKAR" cehennemini boylayacaksınız.Ondan kaçış yoktur.Salet kelimesinin ayetlerin akışı ve maksadına göre anlamalrı değişmektedir.Bilhassa en çok namaz anlamında kullanılır.Bu gerçekleri sizin gizlemeniz sizie birşrey kazandırmaz.

    Tavsiyem odur ki sizler büyük bir isyan içinde olduğunuzdan dolayı, bundan vazgeçmeniz ve derhal Allah'a tevbe edip namaza başlamanızdır.
    Last edited by FEDAKARADAM; 20. February 2011, 01:43 PM.
    Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

    Comment

    • Miralay
      Uzman Üye
      • May 2010
      • 372

      #122
      Selam fedakaradam kardeşim
      Mavi yazanlar bana aittir.

      FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
      Oncelikle böyle namaz olmaz.Neyi ve kimlerin ibadetini temsil ettiği de beli değil.Bir kere secde ve rüku olmadığına göre bu bir oyun ve tezgahtır.Kimse kimseyi aldatmasın, biz müslümanlar böyle asla namaz kılmayız.Bu namaz şekli hangi gruplara ait olduğu bilinmiyor.
      yahudiler bu şekilde namaz kılıyorlar. Dikkat ettiyseniz tevrattan ayetler okuyarak kıyamda duruyor ve secde ediyor

      "SALAT" KELİMESİ SİZİN GİBİ TERCÜME EDİLECEKSE VAY BU MÜSLÜMANLARIN HALİNE!.YAKIN GELECEKTE NESİLLERİMİZ BİNAMAZ OLARAK KARŞIMIZA ÇIKACAKTIR.BİZ MÜSLÜMANLAR SÜNNET ÜZERİNE NAMAZLARIMIZI KILARIZ.SİZ KILMAZSANIZ KILMAYIN YARIN RUZ-İ MAHŞERDE "SEN NAMAZ KILAR MIYDIN?" DEYİNCE, "SADECE SENİ TANZİM ETTİK DUA ETTİK Mİ DİYECEKSİNİZ?.SİZİNLE ASLA BU İSLAMİYET BİR ARPA BOYU YOL KATEDEMEYRCEKTİR.BUNU DA KAFANIZA KAZIYIN.BİZLER ATALARIMIZDAN DEĞİL HADİS-İ ŞERİFLERİN IŞIĞI ALTINDA NAMAZ KILARIZ GERİSİ FASOFİSODUR...

      Hangi hadiste namaz tarifi vardır? Kaynak verir misiniz? Tabii siyer diye yazılan mecmuaları saymazsanız...

      İŞTE SİZE GÖRE AYETLER, BUNU İYİ OKUYUP ANLAYIN....BAKIN BAKALIM NAMAZ KILMAYANLARIN HALİNE...

      MÜDDESİR SURESİ

      [B41- Suçlu-günahkarları;

      Mücrimin den "suçlu-günahkar" tabirini çıkarmanız ilginç. Mücrim Kur'anda genel olarak kafirleri ifade eder

      42- 'Sizi şu cehenneme sürükleyip iten nedir?'



      43- Onlar: 'Biz namaz kılanlardan değildik' dediler.
      "Biz "yusallinden" değildik." İfadesini namaz olarak anlamanız da ilginç. Özellikle 44.ayet "salat" kelimesime ışık tutmuyor mu sizce?

      44-45-46 ayetler "mücrimleri" tarif etmiyor mu?

      44- 'Yoksula yedirmezdik.'



      45- '(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik.'



      46- 'Din (hesap ve ceza) gününü yalan sayıyorduk.'


      47- 'Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı.'


      48- Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.



      49- Buna rağmen, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çevirip duruyorlar?

      49.AYET TE MÜCRİMLERİ ANLAT MIYOR MU?

      Şimdi, bütün bu ayetilerin mealinde o cehenneme atılan kimseler namaz yüzünden mi yoksa dua yüzünden mi ateşe giriyormuş.

      Neden ateşe girdikleri yukarıdaki ayetlerde açık seçik bildirilmiş. Yani namazla duayla ilgisi yok. Mücrim olmakla; yani özellikle yoksula yedirmemek,din gününü yalanlamak. Ne kadar manidar değil mi?

      İşte sizin gibilerin hakkettkleri "SAKAR" cehennemini boylayacaksınız.Ondan kaçış yoktur.

      Salet kelimesinin ayetlerin akışı ve maksadına göre anlamalrı değişmektedir.Bu çok doğru. O zaman ne olacakmış? Her "salat" gördüğümüz yere namazı yapıştırmayacak mışız. Değil mi?

      Bilhassa en çok namaz anlamında kullanılır.Bu gerçekleri sizin gizlemeniz sizie birşrey kazandırmaz.En çok namaz olarak kullanımı ifadeniz yanlıştır. Yukarıda yazdığınız gibi salata ayetin akışına göre anlam verirseniz herşey ortaya çıkar.

      Tavsiyem odur ki sizler büyük bir isyan içinde olduğunuzdan dolayı, bundan vazgeçmeniz ve derhal Allah'a tevbe edip namaza başlamanızdır.Merak etmeyin; aramızda huşu içerisinde namaz kılan kardeşlerimiz de mevcuttur. Hiçbirimiz tamamen namaza karşı değiliz. Sadece:
      Salat=Namaz kavramına karşıyız.
      Namaz salatın şubelerinden sadece bir tanesidir.
      Bizim derdimiz; namaza aşırı önem verilerek, salatın ikame edilmemesidir. Cenabı Allah'ın Kur'anda önemle bahsettiği nokta "SALAT" tır.Onu da namaz kılanlar da dahil,her müslüman ikame etmiyor. Salat boş geçiliyor. Sadece namazla "BORÇ ÖDENMİŞ" kabul ediliyor. Namazı bitiren müslüman kardeşlerimiz, asıl emir olan salatı yerine getirmeden camiden ayrılıyorlar. Bir namaz 10-15 dakika sürerken; salat saatlerce sürebilir.
      Selametle inşaAllah
      Last edited by Miralay; 20. February 2011, 04:02 PM.

      Comment

      • FEDAKARADAM
        Uzman Üye
        • Dec 2010
        • 418

        #123
        miralay Nickli Üyeden Alıntı
        selam fedakaradam kardeşim
        mavi yazanlar bana aittir.



        Selametle inşaallah

        Saatlerce süren bu salat size göre nedir nasıldır?.Anlatın anlayalım...Kilise ibadeti gibi bir şey mi yoksa?
        Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

        Comment

        • Miralay
          Uzman Üye
          • May 2010
          • 372

          #124
          Yanlış oldu. Aşağıda açıklamasını yaptım.
          Last edited by Miralay; 20. February 2011, 03:38 PM. Sebep: Yanlışlıkla tab tuşuna basmışım

          Comment

          • Miralay
            Uzman Üye
            • May 2010
            • 372

            #125
            SALAT; Vahye kulağını,gönlünü,imanını vermektir.
            SALAT; Vahye sırtını değil,yüzünü dönmektir.
            SALAT; Kur'anı okumak,öğrenmek,anlamak,idrak etmek,tefekkür etmek ve başkalarının da bunları yaşamasına katkıda bulunmaktır.
            SALAT; Rabbimizin bize rehber olarak indirdiği Kur'anı kayıtsız şartsız yaşamaktır.
            SALAT; Günde 3-5 vakit değil;her an Allah'ın huzurunda olduğunun bilincinde olmaktır.
            SALAT; Elini taşın altına sokmaktır.
            SALAT; Sorunların çözümü için, sırtına yükün yüklenmesi için hazır ve de nazır beklemektir.
            SALAT; Yeryüzünü fesada uğratmamak; tam aksine yeryüzünü ıslah etmektir.
            SALAT; Yoksulu,yetimi,yolda kalmışı ve akrabayı gözetmektir.
            SALAT; Zengin-fakir ayrımını ortadan kaldıracak;gelir dağılımındaki eşitsizliği dengeleyecek faaliyetlerde bulunmaktır. (Zekat)
            SALAT; İşsize iş bulmak,hastanın şifa bulmasına,dertlinin deva bulmasına,çaresize çare bulmaya vesile olmaktır.
            SALAT: Kendini ve çevreni,gerek imanen,gerek zihnen,gerek se bedenen temiz tutmaktır.
            SALAT; Ahde vefa göstermektir. Sözünde sadık kalmaktır.
            SALAT; Allah'ı,Dini,Kur'anı insanlara en güzel şekilde anlatarak; insanların kalbini İslam'a karşı yumuşatmaktır. (Kıraat)
            SALAT; Şirke,küfre karşı dik durmaktır. (Kıyam)
            SALAT; Toplumun sorunlarını çözüme ulaştırmak için çabalamak,cehdü gayret etmektir.
            SALAT; Tevazudur (Rukü)
            SALAT; Teslimiyettir. (Secde)
            SALAT; Duadır,davettir.
            SALAT; Allah'ı tesbih edip,yüceliğini kabul etmektir.
            SALAT; Allah yolunda fisebilillah cehdü,gayret sarfederken uğradığın hakaretlere,ve tekfir suçlamalarına karşı; azmini yitirmemektir. "SALLA GİTSİN" demektir.("SALLİ" fesalli lirabbike venhar- Yani "Rabbin için dayan,göğsünü geniş tut,dik dur,salla gitsin)
            .
            .
            .
            ve aklınıza gelebilecek her türlü salihatı işlemektir.

            Selametle
            Last edited by Miralay; 21. February 2011, 08:07 AM.

            Comment

            • TEBYİN
              Uzman Üye
              • Sep 2008
              • 240

              #126
              41- Suçlu-günahkarları;

              42- 'Sizi şu cehenneme sürükleyip iten nedir?'



              43- Onlar: 'Biz namaz kılanlardan değildik' dediler.


              44- 'Yoksula yedirmezdik.'

              Fedakar
              Bu dizimde sence bir çelişki yok mu?
              Hangi ayette NAMAZ KILMAYAN SUÇLUDUR VE CEHENNEME GİDER diyor.
              Cehenneme götüren ameliyeleri anlatan ayetlere bir bak bakalım, bu dizim senin kafana yatacak mı?
              Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

              www.teblig.net

              Comment

              • Derin Düşünce
                Katılımcı Üye
                • Feb 2011
                • 95

                #127
                FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
                Saatlerce suren bu salat size gore nedir nasildir?.Anlatin anlayalim...Kilise ibadeti gibi bir sey mi yoksa?
                Sevgili kardesim, sorunda buradan kaynaklaniyor. Ne sorunu dersen az okumani isteyecegim sabirla. 2 post atarak konuyu isleyecegim. Tum konustugumuz meseleler haram ve helal dairesi icinde gidip gelmekte... Bu nedemek?

                Haram/Günah kavramlari, vahyin inisiyle birlikte neredeyse Allah ile Kul arasinda savas yasananbir alana donusturulmus vaziyette maalesef. Ahbarindan, Ruhbanina, imamindan, kutuplarina, allamelerinden, ululararina, ve diger dinlerin yucelerine kadar bu kelime uzerinden yola cikarak, resmen yaratan Rab ile otorite savasina tutusmus durumda bu yuceler. Bunun malum ve mutlak sebebleri ise;
                1-Allahi yeterince taniyamamak,
                2-Dinin sahibinin Allah oldugunu goz ardi etmek
                3-İlahliga ozenmek
                4-Vitamin eksikligi (B12)
                Hepsinin tedaviside Kurandir.
                İslam dininin bu genis ve serbest alani icine sindirimeyen, yetkilerininin ve yuceliginin tasdiklerinin nereden geldigini bilemedim bu yucelik tayfasi, Son Nebi Hz. muhammedin olumunden sonra haram uretmeye bir koyuldular ki dillere destan. Oysa Haram kilma yetkisi hepimizin bildigi uzere sadece Allahin yetkisindedir. Bak sana guzel bir ornek vereyim;

                Enam 151 diyorki: De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kildigini bildireyim:

                1- Ona hicbir seyi ortak kosmayin,
                2- Ana-babaya iyilik edin,
                3- Fakirlik korkusuyla cocuklarinizi oldurmeyin -sizin de onlarin da rizkini biz veririz-;
                4- kotuluklerin acigina da gizlisine de yaklasmayin
                5- ve Allahin yasakladigi cana haksiz yere kiymayin! İste bunlar Allah'in size emrettikleridir. Umulur ki dusunup anlarsiniz


                ve En’am 152 diyorki:



                1- Yetimin malina yaklasmayin; yalniz erginlik cagina erisinceye kadar en guzel bicimde
                2- Olcu ve tartiyi tam adaletle yapin. Biz kimseye gucunun yettiginden fazlasini teklif etmeyiz.
                3- Soylediginiz zaman da, yakininiz da olsa adil olun ve Allah'a verdiginiz sozu tutun. Ogut alip dusunesiniz diye Allah bunlari size emretmistir

                Enam 153. ayette de “iste benim dosdogru yolum budur” deyip noktayi koyuyor yuce Allah.

                Tabi haramlar bunlarla sinirli mi? Elbette oyle degil. Kuranda bunlarin haricinde de haramlarin oldugunu hepimiz biliyoruz. Yukaridaki iki ayet sadece bu konuya bir ornektir. Peki neye ornektir; Allah haram kiliyor Nebi ise haram kilinanlari bildiriyor. Haram kilan Nebi degil… Bak simdi sana baska bir ornek verecegim;

                Tahrim-1) Ey Peygamber! Eslerinin rizasini arayarak Allah'in sana helal kildigi seyi nicin sen kendine haram ediyorsun? Allah cok bagislayan cok esirgeyendir.

                İsin gene aci tarafi ne biliyormusun. Cogunluk bu haram koyma isini maalesef peygambere maletme acziyetinde bulunuyor. Oysa peygamberin bile HARAM belirleme yetkisi yok. Olsaydi su yukaridaki ayet iner miydi? O zaman burada bir sorun var… Bir yerde bir yanlis yapiliyor…
                Bir suru tali kaynaktan faydalanirak haramlar helaller yeniden belirleniyor… Birilerinin Allah resulunu buna alet ettigini ve boyle inanila geldigini gormek icin ne yapmak gerek? Tabii ki Rabbimizin kuranda yuzlerce defa soyledigi gibi, Hic dusunmezmisiniz, ne kadar az dusunuyorsunuz, hic akil etmezmisiniz tabirleriyle muhatap olabilmek gerek..

                Peygamberimizin vahiyle hareket ettigi hususunda sikinti yok. Allah ona itaat edin buyurdu bize. Bende muslamanim diyorsam ona itaat ederim. Vahiyle hareket etti demek, onun sanki bir makina gibi, her ne yapti ise bunu vahiyle gelen izin uzerine yapti anlamina gelmiyor kardesim. Evinin bir odasindan digerine gecerken, tarlada calsirken, pazarda alisveris yaparken, vahiy beklememistir herhalde. Vahiyle hareket; ayrim ve ozellik arzeden konularda olurr. Yoksa, "İhtiyar geldi diye yuzunu eksitti" sozunu Allah kendi emri hakkinda soylemis olur oyle degil mi? Yahut, "Neden onlara izin verdin" sorgusu da kendi emri hakkinda vuku bulmus olur degilmi? Oncelikle bunu kabul edecegiz.

                Yani diger pencereden de bakacak olursak; peygamberin sozleri yada filleri olarak adlandiralan, siyer yada hadis kitaplarinin ne kadar gercegi yansittigi konusundaki acik bir suphe var. Cunku bir cok soz ve fiiller acikca resmen kuranla celismektedir. Eger bir metin kitabi icerisinde tutarsiz ve celisik bir yanlis metinler oldugunu kabul ediyor isen, bu uydurma kardesim diyebiliyorsan, diger metinlerinde hangi sartlarda ve ne kadar saglikli olarak orada bulundugunu ispat etmek zorunlulugu ile karsi karsiya kalirsin.

                Bu su anlama gelmiyor… Hicmi hadislere bakmayalim, hicmi okumayalim? Elbette oyle degil. Donemin tarihselligini anlamak ve fikir edinmek icin sozun guzelini her zaman dinlemeliyiz. Asil kaynak kuranla celismeyen her hadise kulak veririm. Kulak vermek ayri sey hukum cikarmak apayri bir sey…. Cunku yukaridaki anlatimimdan eger bir seyler kapabildiysen ne demek istedigimi anlayabilirsin… Simdi soruna bir cevap vermek icin diger postuma geciyorum.
                Last edited by Derin Düşünce; 20. February 2011, 06:00 PM.
                Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.

                Comment

                • Derin Düşünce
                  Katılımcı Üye
                  • Feb 2011
                  • 95

                  #128
                  Simdi bu izahatimin isiginda senin meselene gelelim.. Bu namazi nasil kilacagiz?

                  Camilerde kilanan namazin yada okunan ezanin degismesi gerekmiyor. Bir ittifak ve ortak bir formda kilinmasinda hic beis olmadigi gibi boyle kalmasinida siddetle savunuyoruz. Ancak altini cizmek istiyorum…. Namaz=Salat degildir. Namaz, salatin fonksiyonlarindan biridir. Sozun ozu sadece namaz kavrami uzerinde konusmak gerekirse camilerde kilinan bu namazin, tum muslumanlarin uzerinde ittifak ettigi sekilde eda edilmesinde mahzur yoktur ve bu sekilde surdurulmesinde de mahzur yoktur.. Aksi bir durum baska sikintilara yol acar. Ancak salatın gercek mahiyetininde bilinmesi ve uygulanmasi gerekmektedir.

                  Peki simdiki bu namaz gunumuze nasil ulasmistir dersen eger; emin ol hadislerle ulasmadi. Herkes gibi sende bende, dedemde, babamda ve cocugumda aynen bizlerde ve oncekilerde oldugu gibi, bizlerden sonrakilere ulasacagi gibi, gorsel bir sekilde taklit ederek yaptik. Hic birimiz namazi hadislerden ogrenmedik. Gorerek ve taklit ederek ogrendik. Hic kimse bastan sona namazin anlatildigi bir hadis metni getiremez karsima. Yok cunku. Namazin asli gorerek taklittir. Senin fikih kitabi dedigin yada namaz hocalari dedigin kitaplarda da bu boyledir. Atasindan dedesinden babasindan gorduklerini yazmislardir bu kitaplara…

                  Peki sikınti nedir dersen? Sikınti sudur kardesim. Ornegin, kimse Allahin emretmedigi bir vakti, bu vakitte de namaz kilacaksin diye emredemez. Kul isterse 10 vakitte kilar kime ne! Kuranda bildirilen 3 ise, vakit 3'dur. Sen cikip bunu 5 leyemezsin. İsteyen 5 de kilar amma, sen cikip Allah 5 vakit emretti diyemezsin. Hele Peygamberi Allahla pazarlik edip 19 dakkada bir vakit namazdan, yani 50 vakitten 5 vakte dusurdugunu iddia edemezsin. Edersen karsinda beni ve akledebilen diger muvahhidleri bulursun. Boyle kulunun ne halde oldugunu bilmeyen bir Tanri cikartirsan karsimiza, ki Kulluga layik olmaz bu Tanri. Cunku kulundan haberi yok. 19 dakikaya 1 vakit namaz duser ki, her namaz en az 15 dakika surer kimse camiden cikamaz... Benim Rabbim muslumanlar adini taktigi bu ummete bunu reva gormez. Onu tenzih ederim. Bu kuranin Allahi degil, Musriklerin uydurdugu Tanridir. Biz bunlara Laaaaaa cektik resulu bildigimizden beri…. Bunun gibi Resule yamanan onun beklide agzindan yada fiiliyatindan cikmamis bir suru unsur maalesef yillar icerisinde ona mal edilmis ve sonraki nesiller bunu hakkiyla sorgulamadigi icin, bu degisimlerin onu alinamamis sonucta onumuze bambaska bir din gelmistir. Mucadele edenlerde bir sekilde egale edilmis, susturulmus, sapik ilan edilmis, adina reformist denmis, selef denmis, vahhabi denmis, bir sekilde yaftalanmis, resulu kabul etmiyorlar ona postaci diyorlar denmis, icablarina bakilmis, yada sehit edilmislerdir. Bir postacinin tasidigi mektubu okumadigini, birakin okumayi iceriginden mesul olup birde ustune onun icindekileri uygulamak zorunda olmadigini bilemyen cahil kardeslerim, asil mektubun kuran oldugunu ve resulun tasidigi mektubu bizzat yasadigini, anlayamislardir. Kitaba uymann resule uymak oldugunu idrak edememislerdir. Adimiz muslumandir, Ve yolumuzun İbrahim gibi haniflik yolu oldugunu soylemistir. Allah bizlere bu ismi vermistir ve hepimize yeter. Bizler sadece muslumaniz.

                  Toplu namazda (salatta demiyorum) evet gunumuzde uygulanan sekli bozmanin anlami yoktur. Ancak bireysel namazlarda ise kul ister ananesine uygun sekilde namazi kilar isterse Rabbinin karsinina ogunku ruh haline bagli olarak, bir asker gibi dimdik ve gururla cikar, dilerse mutavazi ve boynu bukuk, dilerse 10 secde yapar, dilerse 40 dakka secdeden kalkmaz. Dilerse Kurandan ayetler okur, dilerse icinden geldigi gibi yakarir. Dilerse rukusunu kisa tutar, dilerse onun karsisinda hasyetten belini dogrultamaz. Bu kisiye baglidir. Nasil ifade ediyorsa odur. Muhim olan o maneviyati icinde hissetmesidir. Ha bozuldu ha bozulacak korkusu ile kilinan namazda ruh falan yoktur.

                  Sozun ozu; Ben yazmayi pek beceremem. Amma guzel konusurum. İnanmadigimi anlatamam. Yapmadigimi soyleyemem. Ben Allah beni neye ulastirdi ise onu soylerim onu bilirim. Dilerim ki Rabbimiz bizleri suan uzerinde bulundugumuzdan daha dogruya eristirir..

                  Selam ve dua...
                  Last edited by Derin Düşünce; 20. February 2011, 06:09 PM.
                  Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.

                  Comment

                  • TEBYİN
                    Uzman Üye
                    • Sep 2008
                    • 240

                    #129
                    Tahrim-1) Ey Peygamber! Eslerinin rizasini arayarak Allah'in sana helal kildigi seyi nicin sen kendine haram ediyorsun? Allah cok bagislayan cok esirgeyendir.

                    İsin gene aci tarafi ne biliyormusun. Cogunluk bu haram koyma isini maalesef peygambere maletme acziyetinde bulunuyor. Oysa peygamberin bile HARAM belirleme yetkisi yok. Olsaydi su yukaridaki ayet iner miydi? O zaman burada bir sorun var… Bir yerde bir yanlis yapiliyor…
                    Bir değil binlerce yerde yanlış var ve bu yanlışlar dile getirildiğinde birilerinen ATAcılık damarı kabarmakta ki bunu da Kur'an haber verir üstelik
                    Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

                    www.teblig.net

                    Comment

                    • Miralay
                      Uzman Üye
                      • May 2010
                      • 372

                      #130
                      FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
                      Saatlerce süren bu salat size göre nedir nasıldır?.Anlatın anlayalım...Kilise ibadeti gibi bir şey mi yoksa?
                      Size daha farklı bir yaklaşımla saatlerce sürebilecek salatı anlatmaya çalışayım inşaAllah.

                      Düşünün;

                      Cum'a (toplantı) günü çağrıldıklarında; o memleketin halkından kadın erkek tüm iman edenler camide toplanırlar. Memleketin sözü sayılır en ileri geleni (vali,kaymakam,muhtar, ya da en yaşlı,saygın,bilgili kişisi) hutbede memleketin sorunlarından bahseder. Mahalledeki yoksullara yardım ve destek olmaktan, sokaktaki çöplerin temizlenmesine; hasta ve dertlilerin dertlerine çare aramaktan, evi yıkılan bir garibanın evinin onarılmasına; işi olmayan bir yoksuna iş bulmaktan,çocuğunu okutamayan bir anne-babanın çocuğunun okul masraflarını karşılanmasına;sokaklarda yaşayan evsize başını sokacak sıcak bir yuva bulunmasından,sokak köpeklerine hayvan barınağı yapılmasına; evlenemeyen gençlerin evlendirme masraflarının karşılanmasına kadar tüm sorunları cemaate arz eder. Cemaatte konuyu enine boyuna camide tartışarak, çözüm yollarını bulmaya çalışırlar.

                      Sizce bu salat saatlerce süremez mi? Sonuçta sorunlar bitmez tükenmez. Ama cemaat o gün de yardıma muhtaç birilerinin yalnız olmadığını, yaptıkları yardımlarla gösterirler. Çabalarlar, SALAT eylerler.

                      Sizce 5-10 dakika süren namaz mı Allah'ın emridir. Yoksa ekımıssalat mı? Yani salatı ayakta tutmak mı?

                      Bir de daha önemlisi de şudur ki; hangi meale ya da tefsire baksanız; her "ekımısssalate" gördükleri yerde, "namazı dosdoğru kılın" diye çevirmişler. Yahu Allah aşkına bu namaz nasıl dosdoğru kılınır. Allah'ın huzuruna çıktığına inanan bir müslüman, eğri mi namaz kılıyor da, dosdoğru kılın deniliyor. Genelde savunma olarak; işte, "namazın rükünlerini erkana uyarak kılarsan dosdoğru olur" derler. Herhalde namaz kılan kişi mezdeke oynamıyor orada.

                      Arapçaya vakıf olanlar bilirler. Namaz kılın demek için, "CEALESSALATE" gibi bir ifade geçmesi gerekir. (Allah daha iyisini bilir, lütfen ukalalık olarak algılanmasın;"cealennamaze" dense daha doğru olur gibi düşünüyorum)
                      Halbuki ayetlerde ekımıssalate deniyor. Yani "SALATI AYAĞA KALDIR BE HEY MÜSLÜMANNNN!"
                      Last edited by Miralay; 22. February 2011, 01:15 PM. Sebep: KENDİMCE EKIMISSALATE AÇIKLAMASI GETİRDİM.

                      Comment

                      • aşık74
                        Uzman Üye
                        • Feb 2009
                        • 294

                        #131
                        Bence, salaat ın yapılmasındaki en büyük engel namaz dır...

                        Comment

                        • TEBYİN
                          Uzman Üye
                          • Sep 2008
                          • 240

                          #132
                          aşık74 Nickli Üyeden Alıntı
                          Bence, salaat ın yapılmasındaki en büyük engel namaz dır...

                          Katılıyorum, bu millet NAMAZI İSLAMIN HERŞEYİ sanıyor.
                          Böyle olunca da, Camileri dolduran milyonlar, Kur'ansız, izansız, ilimsiz, bilinçsiz..
                          Bir makine gibi hayat sürüyor.
                          Oysa, gerçek manada ifa edilecek SALAT toplumları kötülüklerden beri koyar.
                          Bu SALAT'ı NAMAZ olarak görenler buna cevap vermeli..
                          Dünya da neden hep Müslüman ülkeler sıkıntılı, problemli, karmakarışık..
                          Demek ki bir yerde büyük yanlışlıklar yapılıyor
                          Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

                          www.teblig.net

                          Comment

                          • pramid
                            Uzman Üye
                            • Sep 2010
                            • 984

                            #133
                            SALAT : DESTEK, BAĞLILIK, BAĞLANTININ DEVAM ETMESİ, VAHYİN GÜNCEL TUTULMASI.

                            MÜMİN SALATI: MİSAK ALINARAK MÜSLÜMAN OLAN KİŞİNİN VAHYE OLAN BAĞLILIĞININ DEVAM ETMESİDİR.
                            Hucurât / 14 Arabîler "inandık" dediler. De ki: Siz iman etmediniz ama "İslâm olduk." deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah'a ve Resulüne itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

                            Müslüman için SALAT: ALLAH’a bağlılığının devam etmesi.(DEVAM ETTİKÇE MÜMİNDİR.)
                            75/31-32 , Ne doğruladı , ne de salla(destekledi, bağlandı) etti. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi.
                            98/5 , Oysa kendilerine dini yalnız Allah'a halis kılarak , Allah'ı birleyenler olarak ona kulluk etmeleri, salatı ikame etmeleri, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din budur.
                            74/41-47 , Suçlulardan sorarlar sizi yakıcı ateşe ne sürükledi? Derler ki : Biz salat edenlerden olmadık,yoksula da yedirmezdik, ceza gününü yalanlardık, sonunda bu haldeyken ölüm bize gelip çattı.
                            20/14 , Muhakkak ki ben Allah'ım benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et benim zikrim için salatı ikame et. (desteğini ayaklandır, bağlılığını ayakta tut )
                            29/45 , Kitaptan sana vahyedileni oku ve salatı ikame et . (vahyin arkasından giderek ona desteğini ayaklandır.) Çünkü salat ( vahye uymak ve bağlanmak) kötü ve çirkin şeylerden alıkoyar. Allah'ın zikri (Kuran) elbette en büyüktür. (kuru kuru namaz kötülüklerden engellemiyor yani)
                            23/1-4 , Felaha ulaştı o müminler ki onlar salatlarında itaatkardırlar. Onlar boş şeylerden yüz çevirirler. onlar arınıp yücelmek için yaparlar. (vahye tabii olmaya, güncel tutmaya devam etmek)
                            22/35 , Onlar öyle kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer. Başlarına gelene sabrederler, salatı ikame ederler ve kendilerine verdiğimiz şeylerden harcarlar. (vahyi güncel tutmak)
                            24/37 , Onlar ne ticaretin ne de alışverişin kendilerini Allah'ın zikrinden , salatı ikame etmekten ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar ,kalplerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.
                            35/29 , Allah'ın kitabını okuyanlar ,salatı ikame edenler, ve kendilerine verdiğimiz rızıkdan gizli ve açık sarf edenler, asla zarara uğramayacakları bir ticaret umarlar. ((okudukları vahyi hayata geçiren))

                            Allah’ın müminlere SALAT’ı : Vahyi gönderen yaratıcının, vahye tabii olanlarla bağlılığının devam etmesi.
                            33/43 , O (Allah) sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için salat etmektedir (destek olmakta, sizinle olan bağlantıya etmektedir) , melekler de. O (Allah) müminlere rahmet eder.
                            Allah’ın müminlere SALAT’ının tezahürü
                            8:9. Hatırlayın ki, siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da, ben peş peşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diyerek duanızı kabul buyurdu.
                            8:10. Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece müjde olsun ve onunla kalbiniz yatışsın diye yapmıştı.Zaten yardım yalnız Allah tarafındandır. Çünkü Allah mutlak galiptir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.
                            8:11. O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek,şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu.
                            8:l2. Hani Rabbin meleklere: "Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu.

                            Rasul’ün müminlere SALAT’ı: Vahyi iletmekle mükellef beşer olan nebinin müminlere bağlılığının devam etmesi:
                            9/103 , Onların mallarından bir miktar sadaka al ki onları temizleyesin , arıtasın ve onlara salat et.(destek ol,arka çık, bağlan) Senin salatın (desteğin, bağlantın) onları yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.
                            Allah'ın resulü Hz. Muhammet müminler ile daima dayanışma içinde olmuştur. Her konuda onlarla istişare etmiş onlara destek olmuş yani salat etmiştir. Allah'ın resulünün desteğini arkasında gören bir mümin için bunun ne kadar önemli olduğu tartışmasızdır. Her insan gibi Allah'ın resulü de ölmüştür. (21:34-35) Onun salatını kazanmak için onun risaletine (Kuran'a ) tabi olmak ona salat etmek yani arkasından gitmek gereklidir.

                            Müminlerin Rasul’e SALAT’ı: Müslüman olan kişinin vahyi getiren rasulün izinde giderek bağlılığının tam bir teslimiyetle yerine getirmesi (kuru kuru salavat çekmek değil yani.)
                            33/56 , …………………………… ey müminler siz de ona salat edin (arka çıkın destek olun, getirdiği vahye bağlanın) selam edin.(teslim olun.)
                            ALLAH ve meleklerinin resule SALAT’ı:
                            33/56 , Allah ve melekler resule salat ederler (arka çıkar, destek olurlar, bağlılığına devam ederler.) ey müminler siz de ona salat edin (arka çıkın destek olun, getirdiği vahye bağlanın) selam edin.(teslim olun.)
                            8:l2. Hani Rabbin meleklere: "Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu.

                            Salatı ikame (vahye uymayan kurana bağlanmayan) etmeyenlerin durumu
                            19/59 , Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki salatı zayi ettiler , şehvetlerine uydular. Azgınlıklarının cezasını çekecekler. (vahyi hayattan kaldırınca uyulacak tek şey şehvettir.)

                            Kuran'da diğer örnekler örnekleri
                            11/87 , Ey Şuayip dediler senin salatın mı (bağlanıp arkasından gittiğin vahy mi) sana babalarımızın kulluk ettiklerinden yahut mallarımız üzerinde dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi emrediyor. Oysa sen yumuşak huylu ve akıllısın.
                            3/38-39 , Orada Zekeriya rabbine dua etmişti. Rabbim demişti bana katından temiz bir nesil ver. Sen duayı işitensin.Zekeriya mihrapta kalkmış salat (bağlantı halinde iken) ederken melekler nida etti "Allah sana Allah'dan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, kendine hakim ve Salihlerden bir nebi olarak Yahya'yı müjdeler.
                            10:87. Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır'da evleri edinin ve evlerinizi kıble yapın,(bir misyonu gerçekleştirme için yönelip buluşma yeri) salatı ikame (vahyi hayata geçirin)edin. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik.
                            Musa As. Firavuna gönderiliyor, Firavun yalanlıyor. Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir gurup gençten başkası Musa'ya iman etmiyor.(10:83.) : "Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!"(10:85.). Ve bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar!" diye dua ediyorlar.(10:86) Bunun üzerine Musa ve kardeşine : Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi kıble yapın, salatı ikame edin." emri geliyor. Evlerine yönelen (evlerinde organize olan ) bu müminler ne yapmakla salatı ikame etmiş olacaklar? Gelen vahye göre hareket edecekler
                            31:17. (Lokman As. ın vasiyeti ) Yavrum! Salatı ikame et, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.
                            31:18. Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.
                            31:19. Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.
                            Lokman As. oğluna salatı ikame etmesini (Allah'ın emirlerini, dinini ayağa kaldırmasını) vasiyet ederken dikkat etmesi gereken şeyleri de anlatıyor. Salatı ikame ederken iyiliği emredip kötülükten vazgeçirecek, başına gelenlere sabredecek, insanlara yanağını bükmeyecek, bağırıp çağırmayacak.
                            14:37. "Ey Rabbimiz! Ben zürriyetimden bir kısmını senin Beyt-i Harem'inin yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Rabbimiz salatı ikame etsinler diye. Sen de birtakım gönülleri onları sever yap ve onları çeşitli meyvelerle besle ki şükretsinler.
                            2:125. Biz, Beyt'i insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından bir salat yeri edinin İbrahim ve İsmail'e: Tavaf edenler, akifler, rükû ve secde edenler için evim'i temiz tutun, diye emretmiştik
                            Hz. İbrahim Beyti temellendiriyor. Niye? Toplantı ve güven yeri olsun diye. Zürriyetinden bir kısmını bu bölgeye yerleştiriyor. Niye? Salatı ikame etsinler diye. Toplantı ve güven yeri olan Beyt ve çevresinde salatı ikame etmenin ve haccın manası nedir? Bir sultanın saltanat sürdüğü, beytül malın Allah'ın rızası doğrultusunda kullanılmadığı, Müslümanların kongrelerini gerçekleştiremedikleri, kıyam etmedikleri müddetçe Müslümanlar salatı ikame etmiş, haccetmiş olurlar mı?

                            ZİKİR İÇİN SALATIN İKAMESİ
                            20:14. Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah'ım. Benden başka ilâh yoktur. Bana kulluk et; benim zikrim için salatı ikame et.?
                            Allah'ın zikri için salatı ikame etmek emrediliyor.
                            54:17-22-32-40. Andolsun biz Kuran'ı öğüt (zikir) alınsın diye kolaylaştırdık. öğüt (zikir) alan yok mu?
                            36:69. Biz ona (Peygamber'e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. O sadece bir öğüt (zikir)ve apaçık okunandır.
                            Zikir öğüt manasına geliyor. Allah'ın öğüdü yani kurandır.
                            15:9. Zikri (Kuran'ı) kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.
                            Allah'ın zikri: Kuran olduğuna göre kuran için salat etmek nasıl olacaktır? Elbette ki Kurana tabi olmak, hükümlerini yerine getirmek ve onun için mücadele etmek ile Allah'ın zikri için salat edilmiş olacaktır.
                            Allah'ın her şeye gücü yeter. O ol dediği zaman her şey olur. Öyleyse onun kitabının, onun değerlerinin destek olmaya, arka çıkmaya ihtiyacı da yoktur. Ancak insanların imtihan için dünyaya gönderilmeleri uygun görülmüştür. Salatı ikame etmeleri, zekatı vermeleri, karşılaştıkları müşküllere sabretmeleri imtihanı kazanmak için yapmaları emredilen şeylerdendir.
                            29:2. İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?
                            29:3. Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.
                            SALAT SONRASI
                            (4/103)ayette geçen قَضَيُْ ifadesi karar vermek, bir işin karara bağlanıp hükmedilmesi anlamındadır. Bu kelime kuranda İsra 4, Hicr 66, Neml 78, Yunus 47-93. ayetlerde de kullanılmıştır. 4/103: ’’salatı bir hükme bağlayınca Allahı(öğrendiklerinizi)ister ayakta olun,ister oturmuş,ister uzanmış olun,zikredin/tekrarlayın,unutmayın.Yani bulunduğunuz her durumda vahyi tatbik edin.!
                            KÖTÜLÜKTEN ALIKOYMASI
                            29:45 Kitab'dan sana vahyedileni oku ve salatı ikame et.(onun arkasından giderek ona desteğini ayaklandır.) Muhakkak ki, salat, ( vahyin arkasından gitmek ) hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ın zikri elbette en büyüktür. Allah yaptıklarınızı bilir.
                            Allah'ın zikri için salat etmeyi emreden Allah bunun nasıl olması gerektiğini de tarif ediyor. "Kitaptan sana vahyedileni oku !" Kitabı bilmeyen ,onunla donanmayan bir insan nasıl onun için salat edecek? İnanan bir insan kendisini vahiy ile muhatap kabul eder ve onun arkasından giderse bu yaptığı eylem ona hayasızlık ve kötü işler yapmaya müsaade eder mi? Kuran "103:1-2-3- Asra and olsun ki İnsan hüsrandadır , ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hak ile ve sabır ile tavsiye edenler müstesnadır." diyecek ve ona tabi olan mümin iyi ameller yerine kötü ve çirkin işler yapacak mümkün mü?
                            43:36-37-38Kim Rahmân'ın zikrinden: Kuran'dan gafil olursa ona bir saptırıcıyı musallat ederiz. Artık o onun arkadaşı olur. O saptırıcılar bunları yoldan çıkardıkları halde bunlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
                            Kişi Kuran'ı okurken dahi ondan gafil, habersiz olabilir. Eğer düşünerek, anlayarak ve öğüt alarak okumuyorsa
                            SALAT İLE DİN İKAMESİ
                            Salatı ikame etmek nasıl mümkün olur?
                            Zikir(öğüt yani kuran) için salatı ikame etmek için bir eğitim gereklidir.. Bunun iki boyutu vardır. Birincisi ilim, ikincisi tatbikat .
                            Salatın tatbik şeklinin Allah'ın resulü tarafından müslümanlara kuran eşliğinde öğretiliyor.. Müslümanlar, günün belli vakitlerinde bir araya gelerek Allah'a dua ediyorlar,rüku ve secde ediyorlar, onu tesbih ediyorlar (yüceltiyorlar) ve hem de Kuran'ı ders ediniyorlar. Çeşitli sebeplerle Allah resulünün cemaatine katılamayan müminler ise bu eylemi ya kendi aralarında birleşerek yada ferdi olarak yerine getiriyorlardı.
                            62:9. Ey iman edenler! Toplanma günü salat için çağırıldığınızda hemen Allah'ın zikrine (öğüdüne) koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.
                            62:10.Salatı bitirdiğinizde artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok anın (zikredin)umulur ki kurtuluşa erersiniz.
                            5:6. Ey iman edenler! Salat için kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı mesh edin. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.
                            Müslümanlar kuranı düşünerek, öğüt alarak okumayı, onun terbiyesine girmeyi ihmal edince, zikrin (Kuran) için salatı ikame edin emrini unutunca namaz da özünü kaybederek sadece bazı şekillerden ibaret bir tatmin aracı haline geldi. İman iddiasında bulunan insanlar Allah resulü gibi Kurana tabi olmadıkça iman etmiş olmayacaklarını bilmeli, salatı ikame ederken (genel manada ) salat etmeliler. (özel manada)
                            49:14. Bedevîler "İnandık" dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama "Boyun eğdik" deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah'a ve elçisine itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
                            49:15. Müminler ancak Allah'a ve Resûlüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
                            29:45. Kitaptan sana vahyedileni oku ve salatı ikame et. Çünkü salat kötü ve çirkin şeylerden alıkoyar. Allah'ın zikri (öğüdü) elbette en büyüktür. Allah ne yaptığınızı bilir.
                            Günümüzde Müslümanların durumu genellikle arabiliktir. Arabilikten kurtulmadıkça gerçek manada Salatı ikame edemeyeceğimizin şuurunda olmalıyız.
                            Kendi durumumuzun sağlamasını yapmak için ise salatın bizi kötü ve çirkin şeylerden alı koyup koymadığına bakmalıyız.
                            107:1. Dini yalanlayanı gördün mü?
                            107:2. İşte o, yetimi itip kakar;
                            107:3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;
                            107:4. Yazıklar olsun o salat edenlere ki,
                            107:5. Onlar salatlarından gafildirler. Onlar yanlış salatta ısrar ediyorlar.
                            107:6. Onlar gösteriş yapanlardır,
                            107:7.Ve hayra da mâni olurlar. Bağlılıktan alıkoyarlar.
                            Dikkat edersek dini yalanlayanın salatından bahsediyor. Kuran'ın indiği yıllarda ayetin muhatabı olan Mekkeli müşriklerin salat (Allah ile bağlantıları olduğu iddiası içinde olduklarını) ettiğini anlıyoruz. Allah bizi salat eden müşrik olmaktan korusun.
                            Buradaki salat öncelikle batıl olan atalarının dinine arka çıkmak yanlış olduğunu idrak etse de atalarından kendisine miras kalanı savunmak anlamına gelmektedir.
                            2:170. Onlara "Allah'ın indirdiğine uyun" dense "hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız derler.
                            8:35. Onların Beyt yanındaki salat(Allah ile bağlantıları)ları ıslık çalıp el çırpmaktan ibaretti şimdi azabı tadın!
                            Ayette onlar diye beytin koruyucusu olduklarını söylen, hacılara su veren, oraları temizleyen, Allah'a inanan, İbrahim'in salat(vahyedilen ayetlere uymayı)ını sürdürdüklerini iddia eden insanlardan söz ediliyor. Günümüze uyarlarsak yetim hakkı yiyen, insanlara zulmeden , Allah'ın zikrinden "Kuran'dan" gafil yaşayan, din ile dünyayı ayıran sonrada namaz kılan insanlar için "Onların salatları yatıp kalkmaktan ibarettir." diyebiliriz.
                            . 17:110. De ki: "İster Allah diye çağırın(davet edin), ister Rahman diye çağırın(davet edin). Hangisiyle çağırırsanız nihayet en güzel isimler onundur. Salatında bağırma onda sesini fazla da kısma ; ikisinin arası bir yol tut.

                            Kuran’da Salât Kavramı: Salât ı nitelik olarak tanımlayacak olursak. Salât Kuran öğretisine göre sözel ve davranışsal bir olaydır. Sözel ve davranışsal olaylar ise olayı yapanın yerine getiriş şekline göre iyi veya kötü; doğru veya yanlış olabilir. Tabiri caizse salâtı bir kaba benzetebiliriz. Bu kabı eline alan herkes eline aynı kabı almış olmakla beraber bu kaba aynı şeyi doldurmamaktadır, kaba doldurduğu şeyin mahiyetine göre kap renk değiştirir, kaba doldurduğu şey iyi ise kabın rengi ve yaptığı fonksiyon iyidir, kötü şeyler doldurur ise kabın şekli ve yaptığı fonksiyonda kötüdür. Bundan dolaya bir şahsa salât et dendiğinde durmadan salât et salât et kelimesini tekrarla denmemektedir. Maalesef insanların çoğunun salâttan anladığı Salat kelimesini durmadan tekrarlamaktan ibarettir, halbuki istenen, salât kelimesini durmadan tekrarlamak olmadığı gibi, içi doldurulmadıktan sonra üzerine salât edileni veya kendisine salat edileni övmek veya yermekte değildir, sadece içi doldurulmamış boş bir kap gibi salat edecek olanın elinde durur. Örneğin, Allah bizlere Peygambere salat etmemizi emrettiğinde bizlerden durmadan Peygambere Salat olsun kelimesini tekrarlayın dememekte, Rasul için iyi ve güzel şeyler söyleyin ve söylediği vahyi destekleyip bağlanın demektedir. Dolayısıyla kendisine salât edilen insanın dünyada bulunup bulunmaması şartına da bağlı değildir. Salâtın yapılış şekli söylevsel ve davranışsal olduğundan, çok geniş kapsamlıdır. Salât yaratıklardan Allah’a, Allah’tan yaratıklara ve yaratıklardan yaratıklara yapılabilir, kullardan, Allah’a yapıldığında bir ibadet şekli olduğundan Zikir ve Namaz şeklinde müminler üzerine farz kılınmıştır. Bu şekilde daha birçok örnekler vermek mümkün olmakla beraber, bahsi geçen hususların Kuran’da nasıl tanımlandığına bakarsak konunun net anlaşılması için yeterli olacaktır. Şöyle ki:
                            Salatın Sözel ve davranışsal olması, Kuran’dan mealen:
                            - Görmedin mi ki, şüphe yok göklerde olan da ve yerde olan da ve kanatlarını açıp uçan kuşlar da o Allah Teâlâ için tesbihte bulunur. Her biri gerçekte Salâtını ve tesbihini bilmiştir. Ve Allah Teâlâ da ne yapar olduklarını hakkıyla bilendir. 24/41
                            -- Göklerde ve yerde olanların hepsi, ister istemez Allah’a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (uzanıp kısalarak O’na secde etmektedir.) 13/15

                            -- Güneş de, ay da bir hesap iledir. 55/5

                            -- Necm (yıldızlar, bitkiler) ve ağaçlar (Allah’a) secde etmektedirler. 55/6
                            Ayet mealinde görüldüğü gibi Salât bir kap, tesbih ve davranışta içeriği olmuş oluyor, bu şekilde bir tesbih ve davranış bütün yaratıkları kapsayan ve Allah tarafından tasvip edilen bir tesbih ve davranıştır, sözel ve davranışsal olup evrenseldir istesin veya istemezsin hiçbir yaratık bundan kaçamaz. Bu davranış biçiminin istemli olarak yapılan ve birinci şekli yok etmeyen ikinci bir şekli vardır, Bu ikinci şekil istemli olduğundan doğru yapılırsa yapana sevap kazandırır, yanlış olarak yapılırsa yapana günah kazandırır. Kullardan, Allah’a yalnız sözel olarak yapıldığında buna zikir denir, Abdest; temizlik ve zamanlı gibi bir hazırlık devresinden sonra istemli ve kurallı olarak yapıldığında Türkçe de buna Namaz denir. Salâtın kavram olarak bir kap ve bu kabın değişik şekillerde istemli olarak doldurulabileceğinden bahsetmiştik, şöyle ki:
                            Salatı yanlış olarak uygulayanlar, Kuran’dan mealen:
                            - Ve onların Beyti şerifteki salâtları, ıslık çalmaktan ve el çarpmaktan başka değildir. Artık azabı tadınız, küfreder olduğunuzdan dolayı. 8/35
                            Bunlar öyle kimselerdir ki:
                            - Fakat veyl o salat kılanlara ki, 107/4
                            - Ki onlar, salâtlarında yanılgıdadırlar, 107/5
                            Salât konusunda yanılmamak için yapılan salât Kuran ölçüsüne uygun bir salât olmalıdır. İlah ve Kul ayırımı olmadan herkes bu kavramla ilgili ve uygulayıcı olduğundan salâtı yerine getirenlerinin konuma çok önemlidir. Allah bir kimsenin günahını bağışlayarak o kimseye salât edebilir fakat kullar bir birlerinin günahını bağışlayarak bir birlerine salât edemezler. Allah’ın kullara salât etmesiyle ilgili olarak Kuran’da birçok ayet vardır. Örneğin: Allah’ın kullardan bazılarını, affetmesi; övmesi ve taltif etmesi gibi,. kulların Allah’a salât etmeleri ve bir birlerine salât etmeleriyle ilgili de bir çok ayet vardır. Örneğin, bir birleri için Allah’tan af talebinde bulunmaları, bir birlerine dini moral sal destek vermeleri, gibi. Ayrıca, kendisine salât edilen kimsenin bu salatı hak eden bir kişi olması da önemlidir, Kuran’dan mealen:
                            - Ve onlardan hiçbir şahsın üzerine ölmüş olunca ebedî olarak salât kılma ve kabrinin üzerinde durma. Çünkü onlar Allah Teâlâ'yı ve Resulünü inkâr ettiler ve onlar fasık olarak öldüler. 9/84
                            Görüldüğü gibi, üzerlerine salât edilecek olan kimselerin yapılacak salata layık olması gerekir, ayrıca, salâtın sözel olarak yapılabileceği de belirtilmiştir, zira ölmüş olan bir kimseye yapılacak salât ancak sözel olabilir. İslam dininde ameller şahsi olduğundan hiç kimse hiç kimsenin yerine amel işleyemez, bunun dışında ölen bir kimse için yapabileceğimiz şey, imkân varsa kabri üzerinde durup ona Allah’tan af istemek veya kabri üzerinde duramıyorsak gıyabında ona Allah’tan af istemek, iyi hasletlerini anmak gibi onu övücü şeyler söylemektir. Peygamberimize bizim tarafından yapılacak salât bundan farklı değildir, yoksa durmadan ona salât olsun şeklinde kelime tekrarlamakta değildir.
                            O zaman salat olsun tamamda nasıl bir salat olsun diye sorulur. Allah peygambere salât edin derken durmadan ona salât olsun kelimesini tekrarlayın demiyor. Salât etmek suretiyle onun için iyi ve güzel şeyler söyleyerek rasulün ilettiği vahye bağlanığ destekleyin demektedir, başka bir ifadeyle peygambere salâttan ne kastettiğimizi belirtmemiz gerekmektedir. Allah’ın takdirine uygun olarak, hem Allah’ın hem de kâinatın istisnasız olarak yerine getirdiği salât etme olayı İslam dininin en önemli ve geniş kapsamlı kavramlarından biridir. Allah istesinler veya İstemesinler kâinattaki tüm varlıkların kendisine salât etmesini takdir etmiştir. Bu derece önemli olan salât kavramını ayrıca İstemli olarak yapılması için takdir ettiği kulları üzerine farz kılmıştır. Böylece Salâtı imtihana tabi kullar için bir imtihan vasıtası olarak da takdir etmiştir. Kuran’a uygun salâtın temeli sevgi ve bu sevginin bir tezahürü olarak üzerine salât edilene sözel destektir bağlılıktır.. Üzerine salât edilenin herhangi bir desteğe ihtiyacı olup olmaması durumu değiştirmemektedir. Allah bizlerden kendisince makbul olan sevgimizi ve desteğimizi keyfi olarak değil bir farz olarak ortaya koymamızı istemektedir.
                            Tabiri caizse salât bir nevi hediyeleşmedir ve karşılıklıdır. Allah’ın herhangi bir şeye ihtiyacı olmamakla birlikte biz kulların ihtiyacı vardır. Salât Allah’ın bizlere olan bir yardım kapısı, bizlerinde bir birimiz için Allah’tan af ve mağfiret dileyeceğimiz bir yardım kapısıdır. Bu bir sevgidir, bir birlerini sevenlerin bir birleri için yakınlık sağlayan destek veren bir davranış biçimidir. Bunun için Peygamberimize şöyle demesi bildirilmiştir, Kuran’dan mealen:
                            - İşte bu müjdeyle Allah, iman edip iyi işler yapan kullarım müjdeliyor. De ki: "Buna karşı sizden yakınlıkta sevgiden başka bir karşılık istemem." Her kim çalışır da bir güzellik kazanırsa ona orada daha fazla bir güzellik veririz; çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, çokça şükrün karşılığını verendir. 42/23
                            Allah’ın emriyle Peygamberimiz bizden Sevgiden başka bir şey istemiyor, Peygamberimizin sevenlerin bu sevgilerini güzel bir şekilde ortaya koymaları ona salât etmeleri demektir. Bu her konumda öyledir, Sevgi tezahürü salâtın kendisidir, sevgi olunca muhakkak buna bağlantılı olarak salâtta oluşur. Sevgi bir kaynak gibidir, ondan çok çeşitli güzel ürünler oluşur, Allah ancak Kuran’a uygun sevgisi olanları kabul eder diğerlerini ret eder, sevgiden yoksun din makbul bir din değildir. Kuran’dan mealen:
                            - Ey iman edenler!. Sizden her kim dininden dönerse muhakkak Allah Teâlâ bir kavmi getirir ki, onları sever, onlar da onu severler. Müminlere karşı mütevazi olurlar, kâfirlere karşı da izzet sahipleri bulunurlar. Allah yolunda cihad ederler ve kınayanın kınamasından korkmazlar, işte o, Allah Teâlâ'nın lütfüdür, onu dilediğine verir ve Allah Teâlâ'nın lütfü ve ilmi geniştir. 5/54
                            Sevenler karşılıklı olarak bir birlerini anarlar, anma ve sevgi güzel ve doğru olunca, işte bu sevenlerin bir birlerine salâtıdır, ihmal edilmeye gelmeyen muhakkak istemli olarak yerine getirilmesi gereken bir olaydır. Seven sevdiğini anar, bıkmadan istemli bir sabırla onun için güzel şeyler söyler, başka bir ifadeyle ona salat eder, salat Allah’a yapılınca bu aynı zamanda O’ndan bir yardım isteme vesilesidir. Kuran’dan mealen:
                            - Artık beni zikrediniz ki ben de sizi zikredeyim. Ve bana şükrediniz, bana nankörlükte bulunmayınız. 2/152
                            - Ey müminler! Sabır ile salât ile yardım isteyiniz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ sabredenlerle beraberdir. 2/153
                            Bizim İlahımız “Vedût” çok seven bir ilahtır, Hem sever, Hem de sevilmek ister, hem de sevdiklerinin bir birlerini sevmesini ister. Allah, bu olayın oluşumuna Salât demiştir. Bir yönünü yalnız Kendisine tahsis etmiş, bir yönünü de Sevdiği Kullarına bahşetmiştir. Kuran’dan mealen:
                            - Ve Rabbinizden bağışlanma dileyiniz. Sonra o'na tövbe ediniz. Şüphe yok ki, benim Rabbim pek merhametlidir çok sever. 11/90
                            Salâtı emreden ayetlerden örnekler, Kuran’dan mealen:
                            - Şüphe yok ki, ben, ben Allah'ım, benden başka ilâh yoktur. İmdi bana ibadette bulun, ve beni anmak için (âkimissâla) namaz kıl. 20/14
                            - Muhakkak ki, Allah Teâlâ ve melekleri Peygamber üzerine selâtta bulunurlar. Ey iman etmiş kimseler!. Onun üzerine salâtta, teslimiyetle selâmda bulunun. 33/56
                            - Ey iman etmiş olanlar!. Allah'ı çokça zikr ile zikr ediniz. 33/41
                            - Ve O'na sabah ve akşam tesbihle bulunun. 33/42
                            - O'dur ki, sizi karanlıklardan nura çıkarmak için size salât etmekte; melekleri de. Ve müminler için pek merhametlidir. 33/43
                            - Ona kavuşacakları gün duaları, selâmdır ve onlar için pek şerefli bir mükâfat hazırlamıştır. 33/44

                            SALATIN VAKİTLERİ VE TESBİH
                            Salat Kuranda 3 vakitli olarak,
                            İsrâ / 78 Güneşin dulük’ünden gecenin kararmasına kadar namazı kıl, bir de kıraetiyle mümtaz olan sabah namazını, zira sabah Kur'anı hakıkaten meşhuddur. (bilinç açıklığı ile insanlar daha iyi anlar ve şahit olur)
                            Bu ayet ile Sabah, Akşam ve Yatsı namazlarında imamlar Fatiha ve kuranı sesini dışardan okurlar. İkindi ve öğlen de içten okunur.(Bozulmuş namaz kavramın günümüze ulaşan bazı kalıntılarıdır.)
                            Tesbih ise 5 vakit olarak geçmektedir. Ayetlere geçmeden önce
                            Bir Örnek verelim.
                            Cuma namazı olarak bildiğimiz Salat uygulanması şöyledir. Önce hutbe sonra namaz.
                            Burada yapılan hutbe birnevi Salat, Salat sonrası tesbih ise namazdır. Zira hutbe yapılarak irad edilen salat ile vahy okunur ve alınması gereken bir karar varsa oda hükme bağlanılırdı.
                            Biz tesbihimizi(namazı): Allahın hamdi ile yani Fatiha(el-hamd…..(el (belirteç tıpkı ingilizcede olduğu gibi “the”))) suresi ile kıyam, Secde ve Ruku hakinde söylediğimiz (subhane rabbi el azim ve subhane rabbi el ağla ) diyerek tesbih etmekteyiz.

                            Comment

                            • pramid
                              Uzman Üye
                              • Sep 2010
                              • 984

                              #134
                              biraz uzun aslında devamı var. isteyen pramid42k@hotmail.com adresine talebini iletsin tşk

                              Comment

                              • TEBYİN
                                Uzman Üye
                                • Sep 2008
                                • 240

                                #135
                                MÜMİN SALATI: MİSAK ALINARAK MÜSLÜMAN OLAN KİŞİNİN VAHYE OLAN BAĞLILIĞININ DEVAM ETMESİDİR.
                                Bunu başarabilen birine her hareketi ibadettir zaten
                                Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

                                www.teblig.net

                                Comment

                                Working...