Hangi gece el-kadir'in değil ki?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Hasan Akçay
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 826

    #31
    pramid Nickli Üyeden Alıntı
    O somut bilgiler Recep ayını ayırıp haram ay saymıyor mu?
    O somut bilgiler Ramazan ayı diye bir ay yazmıyor mu?
    Merhaba pramid kardesim. Nasilsiniz?

    Araplar kamerî aylarin her birine anlami olan bir ad vermisler. Bu, somut bilgidir. Örnegin recep SAYGI demek. Özellikle av yasagina saygi. Benim bundan anladigim, Recep yasak dolunaylardan biridir.

    Sicak dolunay anlamindaki Sehru Ramazan'a gelince o, Kur'ân'da adi gecen tek dolunay (Bakara 185). Elbette "dört yasaklar"dan biridir. Zilhicce, hac vakti demek; yasak dolunaydir. Zilkâde oturma anlamina geliyor, ki insanlar o ayda savas yasagina uyup oturduklari icin bu adi almis; o halde Zilkâde de dört yasaklardan biri.

    Tevbe 36'da anilan ve dört yasaklar anlamina gelen "erbeatun hurum - اربعة حرم"un ilki Sehru Ramazândir. Ötekilerin sirasindan emin degilim. Ama Tevbe 3'te gecen hacci-l ekber, Zilhicce'nin ikinci yasak dolunay oldugunu akla getiriyor.

    Siralama söyle olabilir:

    1.Ramazân
    2.Zilhicce
    3.Recep
    4.Zilkâde

    Siralama degisebilir ama kesinlikle dördü bir aradadir. Yoksa bir tanesi, örnegin, Recep vakten alip basini baska bir yere giderse Allah'in koydugu av yasagi (Mâide 2, 95) hükümden düser.

    Sevgi ile,
    Hasan Akcay
    Last edited by Hasan Akçay; 4. April 2012, 05:25 PM.

    Comment

    • pramid
      Uzman Üye
      • Sep 2010
      • 984

      #32
      sizler "sene" ve "amm" kavramlarını karıştırıyorsunuz.

      يُحِلُّونَهُ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُ عَامًاTevbe / 37


      فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًاAnkebût / 14

      sene ile amm aynı şey değil.

      كُلِّ عَامٍ مَرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ

      بَعْدِ ذَٰلِكَ عَامٌYUSUF 49

      yUSUF SURESİNDEN VERDİĞİNİZ ÖRNEĞİN SONU SENE İLE DEĞİL AMM İLE BİTMEKTEDİR.

      Comment

      • pramid
        Uzman Üye
        • Sep 2010
        • 984

        #33
        Sevgili kardeşim hasan. Ben her insan kardeşim demem.

        Sana tavsiYem ARAP DİLİNDE FARKLAR SÖZLÜ "EBU HİLAL EL ASKARİNİN bir kitabı var. Sözlüktür. işaret yayınları galiba. bir bak. Sonrada kelimeleri kuran ile karşılaştır.

        Recep ayı ile ilgili anektoduna göre, ramazan ayı ne oluyor.

        Comment

        • birkatkimolsun
          Yeni Üye
          • Oct 2010
          • 19

          #34
          yusuf peygamberin kıssasında geçen takvimsel olayların bu konuya delil olmayacağı hususunda pramid le aynı kanaatteyim.benim kanatime göre kuranda senetin ifadesiyle geçen ""bütün ifadeler"" bir yılı değil bir ""ayı"" ifade eder şehr kelimesiyle ayın evrelerinden yola çıkarak bir ay hesaplaması yapılmakta senetin ifadesiylede ayın dünya yörüngesindeki dönüşü sabitlenmiş bir yıldızla hesaplanmaktadır buda ""yaklaşık"" 27 --28 gün etmektedir.

          ""şehr"" ifadesindeki ortalama aydaki gün sayısı 29,5308 dir.

          yani ""şehr"" ile ""senetin"" arasında fark vardır.

          Comment

          • pramid
            Uzman Üye
            • Sep 2010
            • 984

            #35
            NESİ NE DEMEKTİR?


            (34:14:13) مَا دَلَّهُمْ عَلَىٰ مَوْتِهِ إِلَّا دَابَّةُ الْأَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَأَتَهُ


            (9:37:2) إِنَّمَا النَّسِيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا

            Nesi: Süleyman nebinin kıssasındaki ağaç kurdunun deyneği yediği gibi, eksiltme işlemidir.

            onunla saptırılır. Onu bir amm helal sayarlar, bir am haram sayarlar ki,

            ****

            وَطْئًا : ayak basılan, denk düşürülmesi, uygun hale gelmesi, helâk etmek, ayak basmak, adeti/iddeti denk düşürülmesi,adetin uygun hale getirilmesi

            (9:120:32) وَلَا يَطَئُونَ مَوْطِئًا يَغِيظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلًا إِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِهِ عَمَلٌ صَالِحٌ
            (33:27:7) وَأَوْرَثَكُمْ أَرْضَهُمْ وَدِيَارَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ وَأَرْضًا لَمْ تَطَئُوهَا
            (48:25:21) وَلَوْلَا رِجَالٌ مُؤْمِنُونَ وَنِسَاءٌ مُؤْمِنَاتٌ لَمْ تَعْلَمُوهُمْ أَنْ تَطَئُوهُمْ
            (9:37:14) يُحِلُّونَهُ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُ عَامًا لِيُوَاطِئُوا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللَّهُ
            (9:120:33) وَلَا يَطَئُونَ مَوْطِئًا يَغِيظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلًا إِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِهِ عَمَلٌ
            (73:6:6) إِنَّ نَاشِئَةَ اللَّيْلِ هِيَ أَشَدُّ وَطْئًا وَأَقْوَمُ قِيلًا

            (şehr'in)Sayılan addetin uygun hale getirilmesi, nesi yani kırparak, yiyerek, yok ederk

            فَيُحِلُّواْ مَا حَرَّمَ اللّهُ Kötü emeller için,Allahın haram kıldığı adeti helal yapmak.
            Last edited by pramid; 4. April 2012, 02:04 PM.

            Comment

            • Hasan Akçay
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 826

              #36
              pramid Nickli Üyeden Alıntı
              Recep ayı ile ilgili anektoduna göre, ramazan ayı ne oluyor.
              Merhaba.

              RAMAZÂN DOLUNAYI, daha önce anlatmaya calistim, 21 Hazirandan sonraki ilk dolunaydir; sicak dolunay anlamina gelir; sicak günlerin habercisi oldugu icin bu adla anilir olmustur.

              Siz Ramazân "ay"i diyorsunuz, ben Ramazân "dolunay"i. Neden dolunay* da ay degil? Cünkü kamerî yilcilarin iddiasina gör AY

              1.gökteki aydir
              2.yilin 1/12'idir.

              Yanlis bu efendim. Muhammed nebiden sonra uydurulan kamerî yildaki aylar gökteki aylar ile bir degil.

              Sayin pramid,
              Tevbe 36'nin sizin alintiladiginiz cevirisi
              Arapca metne ne kadar uyuyor
              eger incelerseniz
              bu gercegi derhal görürsünüz.

              Tevbe 36'nin sizin alintiladiginiz cevirisi: Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır.

              Arapca metin: Inne iddetes suhûri indallâhisnâ asere sehren fî kitâbillâhi yevme halakas semâvâti vel arda minhâ erbeatun hurum...

              Altini cizdigim ifadenin karsiligi ceviride yok. Allah'in o söyledigine razi degiller ki cevirilerde ona yer vermiyorlar; yoksa Allah'in semsî yildan ya da kamerî yildan degil "dolunaylarin süresi"nden söz ettigi ortaya cikacak.

              Dolunaylarin süresinde EN AZ on iki dolunay var; ille ve YALNIZCA on iki dolunay degil. Bazi süreler 13 dolunayli. Ve bu bir mucize; dolunaylarin sürelerini semsî yillarla uyumlu hale getiriyor.

              Yani gökteki aylarin (?) sayisi bazan 12'dir bazan 13. Kamerî yildaki aylar ise hep 12'dir; hep 12, hep 12. O yüzden kamerî yildaki aylar vakten oynak oldugu halde gökteki aylar vakten sabittir.

              Örnegin SICAK DOLUNAY 21 Hazirandan sonraki ilk dolunay olup 21 Haziran'a endekslidir. Kamerî yilin bir yil ilk bahara, bir yil yaza, bir yil son bahara, bir yil kisa denk gelen "Ramazân"inin aksine, SICAK DOLUNAY her yil yaz mevsiminin icindedir.

              Ve haram aylar göktedir; kamerî yilda degil. Cünkü haram aylarin gercekten haram ay olmasi icin Allah'in haram ettigi etkinlikleri dile getirmesi gerekir. Örnegin avlanma yasagi vakten sabittir; vakten oynak aylar onu dile getirmez.

              Hadi bi saka yapalim; cok ciddilestik. Hani bir reklamda Muharrem adinda haylaz bi keci kastedilerek "Muharrem'den keci olmaz!" deniyordu ya, harami dile dirmeyen aydan haram ay olmaz.

              Sevgi ile,
              Hasan Akcay

              _____________________________

              *Daha önceki bir iletimden alinti:

              SEHR Kuranen kamer yerküreyi bir kez dolandiginda gecen süredir: 29 gün 12 saat 44 dk 3 sn. Zaman birimi olaraksa mühlet belirtirken kullanilir. Örnegin "Dört SEHR özgürce dolasin (Tevbe 2).

              Kuran'da Allah "sehr"i yilin 1/12'i anlaminda hic kullanmiyor.

              Araplar yilin 1/12'ine YERH derlermis. Muhammed nebi de her halde YERH derdi. Cünkü onun dogdugu yillara ait Ebrehe yazitinda yerhin güney agziyla söylenisi WARKH -werh- geciyor. (Satir III, Nisan ayi anlaminda b'warkhan / Zthbatan, http://www.mnh.si.edu/epigraphy/e_pr...04_sabaean.htm)

              Araplar Hicrî takvimin esas aldigi kameri yilin 1/12'ine ay anlaminda SEHR de dediler ama Kuran'dan sonra.
              Last edited by Hasan Akçay; 5. April 2012, 07:28 AM.

              Comment

              • pramid
                Uzman Üye
                • Sep 2010
                • 984

                #37
                فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَتَمَاسَّا(58:4:5)

                ayete göre 2 ay mı oruç, yoksa 2 dolunay mı....GARABET

                (65:4:11) إِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَاثَةُ أَشْهُرٍ

                KADINLAR 3 AY MI İDDET SAYACAK YOKSA 3 DOLUNAY MI. GARABET.

                (34:12) مَلُونَ لَهُ مَا يَشَاءُ مِنْ مَحَارِيبَ وَتَمَاثِيلَ وَجِفَانٍ كَالْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَاسِيَاتٍ ۚ اعْمَلُوا آلَ دَاوُودَ شُكْرًا ۚ وَقَلِيلٌ مِنْ عِبَادِيَ الشَّكُورُ

                süleyman nebi nasıl gidiyordu. 1 ay tutan mesafemi? 1dolunaylık mesafe mi. GARABET

                (4:92:52) فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ تَوْبَةً مِنَ اللَّهِ

                orucu iki dolunay mı tutacağız, iki ay boyunca mı. GARABET

                (2:234:9)يَتَرَبَّصْنَ بِأَنْفُسِهِنَّ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا

                4 DOLUNAY + 10 GÜN MÜ YOKSA, 4 ay +10 gün mü. GARABET


                yapmayın. kuranca bakın kelime anlamlarına.
                Last edited by pramid; 4. April 2012, 03:34 PM.

                Comment

                • pramid
                  Uzman Üye
                  • Sep 2010
                  • 984

                  #38
                  haram aylarda ne için avlanma yasağı konulmuştur. ihtiyaç duyulan nedir.

                  haram aylarda ki hedy nedir?

                  hedy için hayvanı yetriştirmek mi gerekmektedir, avlayıp yakaladığımız hayvanı kurban etmek mi?

                  Ne için deniz avı yasaklanmamış, mescid harama gelene kadar öleceği için mi?

                  Madem haram aylar, doğayı koruma adına mevsimsel avlanma yasağı getiriyor, deniz hayvanları ekolojik denge için önemli değil mi?

                  Comment

                  • birkatkimolsun
                    Yeni Üye
                    • Oct 2010
                    • 19

                    #39
                    şehr kelimesi aynı anda hem dolunay hemde zaman aralığı anlamlarını aynı anda bünyesinde taşır.

                    nasılki türkçede ay kelimesi kullanıldığında gökyüzündeki ay ve zaman aralığı anlamlarnı birbirine karıştırmıyorsak cümle içinde ki kullannımlarına göre dolunay ve zaman aralığı anlamları birbirine karışmaz.

                    kaldiki bu anlatılanların doğruluğu şehr kelimesinin anlamının dolunay olmasıyla ""doğrudan ilişkilide"" değil.

                    allah kuranda dolunay üzerine yemin etmişken müslümanlar ayın hangi evresini kendilerine kılavuz seçebilirler.

                    farz edelim o ifadenin anlamı ""şehri ramazan"" ""sıcak ay"" olsun ortaya konan sistem ve bu sistemle ilgili diğer deliller yeterli.

                    Comment

                    • pramid
                      Uzman Üye
                      • Sep 2010
                      • 984

                      #40
                      Kitap ortada. ne diyelim.

                      Matematik bilenler için bir örnek verelim;


                      a = a
                      a² = a²
                      a²+a² = a²+a²
                      a²-a² = a²-a²

                      Eşitliğin bir tarafı “a” ortak parantezine alınır diğer tarafıiki kare farkı çarpanlara ayırma yöntemiyle yazılırsa ifade

                      a.(a-a)=(a+a).(a-a) olarak yazılır. Eşitliğin iki tarafı (a-a) ifadesine bölünerek ;

                      a=(a+a) yani a=2a ve a’lar sadeleşirse

                      1=2 sonucu çıkar.

                      Ortalama bir matematik bilgisi ile buna benzer bir çok eşit olmadığını bildiğiniz eşitlikler çıkarabilirsiniz. Ve bu sonuçlara bakarak matematiğin çelişkili olduğunu rahatlıkla iddia edebilirsiniz. İçerisinde çelişki olduğu için matematiği bir safsata veya uydurma olarakta düşünebilirsiniz. Ama bu yaklaşımınız “göreli ve önyargılı” olmakla birlikte konu ile ilgili yetersiz bilginizden kaynaklanır. Çünkü siz matematiği kendi önerme ve koşulları içerisinde değerlendirirseniz yukarıdaki işleminizin ve sonucunda vardığınız hükmün yanlış olduğunu farkedebilirsiniz.

                      Matematik önermeleri içerisinde size koşul olarak “0 / 0″ ifadesinin tanımsız olduğunu ve bu ifade ile karşılaştığınızda işlemin devamınında bir anlam ifade etmeyeceğini söyler. Yani eşitliğin her iki tarafını (a-a) ya bölmek demek (a-a) sıfır olacağından 0/0 ifadesine çarpar.

                      Bunun gibi eğer siz Kuran’ı kendi sunduğu koşullar içerisinde değilde “önyargılı veya göreli” ve Kuran hakkında eksik bilgi ile sorgularsanız içerisinde yüzlerce “çelişki, anlamsız mesaj, vs” bulmanız çok olağan bir durumdur. Kuran’ın verdiği koşullarla Kuran’ı incelediğinizde Kuran size eğer bir çelişkiye sahipseniz bakış açınızda bir yanılsama veya eksiklik olabileceğini bakış açınızı değiştirmeniz gerektiğini söylüyor.

                      esen kalın

                      Comment

                      • birkatkimolsun
                        Yeni Üye
                        • Oct 2010
                        • 19

                        #41
                        pramid Nickli Üyeden Alıntı
                        haram aylarda ne için avlanma yasağı konulmuştur. ihtiyaç duyulan nedir.

                        haram aylarda ki hedy nedir?

                        hedy için hayvanı yetriştirmek mi gerekmektedir, avlayıp yakaladığımız hayvanı kurban etmek mi?

                        Ne için deniz avı yasaklanmamış, mescid harama gelene kadar öleceği için mi?

                        Madem haram aylar, doğayı koruma adına mevsimsel avlanma yasağı getiriyor, deniz hayvanları ekolojik denge için önemli değil mi?
                        pramid arkadaşım av yasakları konusunun takvim konusuyla doğrudan alakası yoktur yani av yasaklarının neyi kapsayıp neyi kapsamadığı mevzusu takvim mevzusu için belirleyici değildir belki tersinden takvim konusunun av yasaklarını belirlediği idda edilebilir ama ilişki tek yönlüdür.bu yüzden bu ister ihramı klasik anlayışla bir ""giysi"" olarak tanımla, istersen bir yasak durumu olarak tanımla önemli olan [takvim konusu için] bu yasağın ne zaman başladığı ve ne zaman bittiği mevzusudur.av yasaklarının mahiyeti ayrı bi tartışmanın konusudur.farzet ihram giysisinin ne zaman giyileceğini tartışıyoruz yada niye deniz yasaklarının genel yasak uygulamasına dahil olmadığını açıklayamadık bu neyi değiştirecek şahsen kuranın her ayetini bildiğini idda eden biri değilim ben.belki bu tarz bir beklentin var karşındakilerden bir şey idda ediliyorsa kuranın alakasız diğer ayetlerininde bilinmesi ve açıklanması gerekliliği ile ilgili.

                        yani herşeyi bilmiyorsan hiçbirşeyi bilmiyorsun gibi garip bir anlayışın var.herşeyi bilmek zorunda değiliz ama bildiklerimizi doğru delillendirmek zorundayız.

                        bu tarz mantık hataları hem bir vakit kaybı hemde yanlış sonuçlar çıkarmaya yol açacak uygulamalardır.


                        ama illa deniz yasaklarıyla ilgili fikrimi soruyorsan onuda açıklayayım;

                        günümüze kadar gelen tarihi çüreçte insanların denizde ""basit araçlarla"" avlanması ""çoğu zaman"" deniz hayvanları için nesli tehdit edecek bir tehdit olmamıştır bu yüzden allah deniz canlılarının avlanması yasağını doğrudan anmamıştır.kara hayvanlarının avlanması ise bu mahiyette değildir basit araçlarla avlanarak kara canlılarının neslini tüketmek mümkündür.kara canlılarına ulaşım denizdekine göre daha kolaydır.

                        üstelik hacc için deniz yoluyla gelenler için deniz mahsullerinden yemek bir zorunluluktur çünkü ulaşabilecekleri başka kaynaklar yoktur.depolayabilecekleri yiyecek kaynakları sınırlıdır.

                        günümüze gelince artık insanların elindeki teknolojiyle avlanma deniz canlılarının neslini tehdit eder hale gelmiştir bu yüzden bu tarz uylulamalar kurandaki şu ayetlere takılır ve izin verilmez.

                        O, iş başına geçti mi (ya da sırtını çevirip gitti mi) yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar. Allah ise, bozgunculuğu sevmez(2/205)

                        İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine taddırmaktadır.(30/41)

                        bu ayetler günümüzde yapılan sanayi balıkçılığının sınırlandırılmasına cevaz veren ayetlerdir.

                        kuran tüm zamanlar için inmiş bir kitaptır dün deniz hayvanları iin bir tehdit olmadığı halde yasak koyulması zulum olurdu bu gün ise deniz hayvanları için tehdit varken yasak konulmaması zulum olur.

                        matematikle ilgli yaptığın anolojiye gelince.

                        ilkin matematiksel gerçekler herzaman için kainattaki gerçekliğe denk düşmez bu yüzden matematiğe gerçeğin kendisi olarak değil gerçekliği tanımlayan/tasvir eden bir araç olarak bakmalıyız.

                        halbuki bizim tartıştığımız şeyler matematik gibi kurgusal şeyler değildir gerek yaşadığımız evren gerekse kuran gerçektir kuranın içinde evrenle ve kendisiyle çelişen sonuşlar olmaması gerekir.matematikte ise böyle bir zorunluluk yoktur matematik evrende gözlemlediğimiş şeylerle sınırlı olak zorunda değildir.

                        örneğin ahmedin 5 elması olsun 6 sını eda ya versin ahmedin kaç elması kalır.

                        matematiğin bu soruya cevabı -1 olur ama gerçek hayatta -1 elmaya rastlayamazsınız.

                        eğer bizim ifadelerimizde çelişki varsa çelişkili olan ifadeleri ortaya koyup bunlar birbiriyle çelişiyor denilebilir, denilmelidirde.

                        Comment

                        • birkatkimolsun
                          Yeni Üye
                          • Oct 2010
                          • 19

                          #42
                          KURANDAKİ 19 VE 7 RAKAMLARI NEYİ İŞARET ETMEKTEDİR. KURANIN ÖNERDİĞİ TAKVİM ""GÜNEŞ-AY"" TAKVİMİ MİDİR? METONİC DÖNGÜ NEDİR?

                          Genel yaygın anlayış kuranın hicri takvimi önerdiği şeklindedir hâlbuki gerek kuran ayetlerinin dikkatli incelenmesi sonucu elde ettiğim, gerekse mantığın gereği elde ettiğim kanaatlere göre hicri takvimi kuranda geçmez.
                          Bu yazıda kuranın emrettiği takvim sisteminin ne olduğu konusunda, Nesi fesadı ve bu takvim sisteminde 19 ve 7 rakamlarının yeri nedir sorularına cevap arayacağım "sakar" nedir sorusuna bu minvalden yeni yorumlar getirmeye çalışacağım.
                          Her şeyden önce bilinmesi gereken şey bugünkü kullandığımız hicri takvim Muhammed peygamberin vefatından sonra icat edilmiş bir takvimdir bir kutsallığı dokunulmazlığı yoktur.
                          Kuranın önerdiği takvim ne tek başına ""güneş takvimidir"" nede tek başına ""ay takvimidir, kuran ikisinin karışımı olan ""Metonik döngüyü"" dikkate alan GÜNEŞ-AY takvimini uygulamasını önermektedir. Bu takvim mevsimsel sapmaları olmayan ""kalan vermeyen"" bir takvim sistemidir gerek güneştakvimi gerek ay takvimi mevsimsel sapmalara sebep olmaktadır güneş takviminde bu sapma uzun yıllar sonucu olsada bu sapma genede gerçekleşmektedir.




                          Allahın yaratıkları canlıların düzenlerini mevsimlere göre kurmuştur Allah yasaklarını koyarken doğal olarak yasaklarını bu mevsimleri gözeterek koymuştur.
                          "güneş-ay" takvimi mevsimleri gözeten 19 yılda bir güneş ve ayı aynı yerde buluşturan Meton döngüsünü dikkate alan bir takvimdir.

                          Ay takvimine göre bazı "güneş yıllarına" 12 dolunay bazı "güneş yıllarına" da 13 dolunay düşmektedir. Ay takvimini sadece Araplar kullanmamaktadır Çinliler,Hintliler, Babilliler,Yahudiler de ay takviminden yararlanmaktadırlar hatta Babilliler ve Yahudiler bahsettiğim güneş ay takvimini gözeterekMeton döngüsüne göre takvim sistemleri oluşturmuşlardır.
                          Kuranda bahsedilen Nesi fesadıyla Araplar ve/veya Yahudiler hedef alınmaktadır. Araplar ve/veya Yahudiler bazı "güneş yılına isabet eden 13. dolunayları bir sonraki seneye devrederek birsene bazı aylarda kendilerine haram kılınan davranışları helal, diğer sene helalleri haram yapmışlardır. Arapların yaptığı ise çok daha büyük bir günah olup mevsimlerin gözetilmesi toptan kaldırılmıştır.
                          (3, 6, 8, 11, 14, 17,19) bu sayılar Meton döngüsünde hangi "güneş yıllarında" 13 dolunay olacağını belirleyen sayılardır.
                          [örneğin 8 rakamı Meton döngüsünün başlangıcından itibaren 8 inci güneş yılında 13 dolunay(ay takvimine göre) gerçekleştirileceğini bildirir.]


                          Araplar ve/veya Yahudileryukarıdaki döngüdeki rakamları örneğin ( 2 ,5, 7 ,10 ,13 ,16, 19 )şeklinde yaparak haramları helal helalleri haram yapmışlardır kuranda bahsedilen Nesi fesadı budur.

                          AyriyetenNesi fesadıyla ilgili olarak şunu söyleyebilirim Nesi fesadı dolunayın ertelenmesi değil haram ayların ertelenmesi manasına gelmektedir bunu şu şekilde yapmaktalar; dolunayların 13 olmadığı bir yıl örneğin 2000 yılı, ertesi senede(2001) dolunaylar 13 çekecek olsun Nesi fesadında bir sene içindeki dolunayların sayısı 13 olmadığı halde
                          2000 yılında 13 dolunay varmış gibi yapılması ve/veya 13. dolunayın günlerinin 12. aya aktarılması suretiyle haram aylar ertelenmektedir bir sonraki sene ise 13 dolunay olmasına rağmen 12 dolunay varmış gibi hesap yapılmaktadırlar.
                          İKİ SENELİK AY LİSTESİ

                          1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 Nesi fesadının yapılması
                          1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 olması gereken hesap

                          Yukarıdaki sayılardan da anlaşılabileceği gibi haram aylar 1. 2. 3. ve 4. aylarda olması gerekirken Nesifesadıylaolması gerekene göre 1 ay erteleniyor ve 2. ayda başlatılıyor.

                          Bir Meton döngüsünde yani 19"güneş yılında" 12 tane 12 dolunay/ vardır 7 tanede 13 dolunay vardır, yani
                          (12*12)+(13*7)=235 yada (19*12)+7=235 ay/dolunay
                          Bir senede 365,25gün vardır
                          365,25*19=6939,75 gün eder===>6939,75/235ay=29,5308 bu rakam 19 sene içindeki ayların ortalama değerini verir.


                          Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.(9/36)

                          Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. Allah’ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah’ın haram kıldığını helâl kılmak için haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkârcı toplumu doğru yola iletmez.(9/37)

                          Kurandada belirtildiği üzere bir senedeki ayların sayısı 12 dir.
                          Allah bize 12 rakamını vermekle bir seneyi kaça bölmemiz gerektiği konusunda bize yol göstermiştir.
                          Burada yapılması gereken hesap 13. dolunayın günlerini 12. aya devretmektir bu şekilde 12. ay bazı seneler 60 güne çıkabilmektedir. Allah bizden ayların sayısını 12 ye tamamlamamızı istemiştir bir ayın kaç gün olması gerektiğiyle ilgili bir sınırlama yoktur.

                          Burada önemli bir şeyde sene başlarının nasıl belirleneceği meselesidir burada da bakara 185 ayeti belirleyicidir.

                          BAKARA(185) :Şehru ramedanellezı ünzile fıhil kur'anü hüdel lin nasi ve beyyinatim minel hüda vel fürkan* fe men şehide minkümüşşehrafelyesumh* ve em kanemerıdan ev ala seferin feıddetümmineyyaminuhar* yürıdüllahübikümlyüsra ve la yürıdubi külüm usr* ve litükmilülıddete ve litükebbirullahe ala mahedaküm ve leallekümeşkürun .
                          Ramazan ayı (SICAK DOLUNAY) İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya(dolunaya)şahit olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.

                          Burada dikkat etmemiz gereken senenin başlangıcının SICAK DOLUNAYLA(şehri ramazanla) başlaması ve kim ona şahitlik ederse lafıdır. SICAK DOLUNAY güneş ay takviminin Müslümanlar için başlangıcıdır ve sonudur.
                          Sıcak dolunay ifadesi Arapların 21 MART ekinoksundan sonra görülen ilk dolunaya verdikleri isimdir, çeşitli kültürlerde dolunaylara çeşitli adlar verilmiştir. Bu adları incelemek için aşağıdaki linkten faydalanabilirsiniz.


                          1. Biz onu kadir(ölçü) Gecesi'nde indirdik.

                          2. Kadir(ölçü) Gecesi'nin niteliğini sana gösteren nedir?

                          3. Kadir(ölçü) Gecesi bin aydan daha hayırlıdır!

                          4. Melekler ve Rûh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!

                          5. Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar!
                          ** Görüldüğü gibi kuranın indirildiği gün gene kuranda ölçü(kadir) gecesi olarak nitelendirilmiş (2/185)le bu ayet yan yana okunduğunda sıcak dolunayınölçü gecesiyle aynı anlama geldiğini yani senenin başı ile sonunu belirlediğini anlarız.

                          Ayriyeten cahiliye dönemi takvimleri ve Nesi fesadı konusundaki yüksek lisans tez çalışmasını incelemek isterseniz de aşağıdaki linki inceleyiniz.
                          http://www.belgeler.com/blg/146f/cah...sdlamic-period
                          Bu takvim güneş ve aydan hesaplamalar için faydalansa da mevsimleri gözetmektedir bu yüzden kim sıcak dolunaya şahit olursa lafı önemlidir kuzey yarımkürede biz kışı yaşarken güney yarımküredekiler yazı yaşamaktadır ve onların sıcak dolunaya şahitliği biz kışı yaşarken olmaktadır, bu yüzden onların Allahın yasaklarından sakınıldığı günler bizimle aynı ana denk düşmemektedir.Mesela av yasağı zamanları farklı olmakta veya oruç tutulduğuzamanlar. Burada evrensel olan hac zamanı olabilir çünkü haccın yapılacağı yer Mekke’dir.

                          İnsanların oruç tutacakları zaman farklı zamanlarda oruca başlamaları ve bitirmelerinin yadırganmadığı gibi bu durumda yadırganılacak bir şey değildir.

                          Allah bu şekilde senenin başı için bir milatkoymuştur. Kuranda geçen bütün şehr kelimeleri bu ayetin haricinde belli bir zaman aralığını belirtmekte olup sadece bu ayette dolunaya işaret etmektedir bu Türkçedeki ay kelimesinin hem zaman aralığını hemde dünyanın uydusunu işaret etmesi gibi bir şeydir. Arapçada da şehr kelimesi hem dolunayı hemde zaman aralığını işaret etmesiyle aynıdır. Kuranda toplam 14 kere geçen şehr kelimesinin 12 si zaman aralığı 2 si dolunay anlamındadır.


                          Şafağı yarıp sabahı ortaya çıkaran/Fâlık O'dur! Geceyi dinlenme zamanı yaptı; güneş'i ve Ay'ı hesap aracı. İşte budur ölçülendirmesi o Azîz'in, o Alîm'in! (ENAM 96)

                          Hayır! Şafağa, geceye ve onda basan karanlığa, dolunay olmuş aya yemin ederim ki, halden hale geçersiniz.84/(16-19)
                          **allah bu ayette dolunay üzerine yemin etmekte halbuki hilal üzerine edilmiş bir yemin yoktur kuranda.


                          YASİN SURELERİ
                          38. güneş, kendine özgü bir durak noktasına/bir durma zamanına doğru akıp gidiyor. Azîz, Alîm olanın takdiridir bu.
                          39. Ay'a gelince, biz onun için de bir takım durak noktaları/birtakım evreler belirledik. Nihayet o, eski hurma sapının eğrilmişi gibi geri döner.
                          40. güneş'in Ay'a ulaşıp çatması gerekmiyor. Gecenin de gündüzü geçmesi gerekmez. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
                          **güneş ve ay takvimindeki hesaplamaların aynı olmasının gerekmediğine vurgu var. Güneş yılıyla Ay yılı farklıdır.

                          güneş'i ısı ve ışık kaynağı; Ay'ı, hesabı ve yılların sayısını bilesiniz diye bir nur yapıp ona evreler takdir eden O'dur. Allah bütün bunları rastgele değil, şaşmaz ölçülere bağlı olarak yaratmıştır. Bilgiyle donanmış bir topluluk için ayetleri ayrıntılı kılıyor.(YUNUS 5)

                          **gene burada da ""yılların hesabını"" yapabilmemiz için güneşten ve aydan faydalanmamız gerektiğine vurgu var.
                          RAHMAN SURESİ
                          5. güneş ve Ay. Hesaba bağlıdır herbirinin her şeyi.
                          6. Çimen/yıldız ve ağaç secde ediyorlar.
                          7. Ve gök. Yükseltti onu(güneş). Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.
                          8. Azgınlık etmeyin ölçü ve tartıda, saptırmayın mizanı.
                          9. Ölçüyü titizlikle, adaletle koruyun ve hüsrana araç yapmayın mizanı.

                          **6. suredeki secere kelimesinin ağaç olarak çevrilmiş güneş takviminin hesaplanmasında uzun direklerden yararlanılmıştır bu kelime ağaç anlamında olsa bile düzgün bir palmiye ağacıyla güneşin hareketleri gölgesinden izlenebilir ve yılın hangi gününde olduğu hesaplanabilinir. Ayriyeten bu hesaplamalarda şaşılmaması gerektiğine vurgu var.


                          KIYAMET SURESİ
                          8. Ay tutulduğunda,
                          9. Ve güneş'le Aybiraraya getirildiğinde,
                          10. Der ki insan o gün: "Kaçılacak yer nerede?"
                          **Meton döngüsünde güneş ve ayın birleştiği ana vurgu yapılıyor.)


                          Görmedin mi Rabbini, nasıl uzatmıştır gölgeyi? Eğer dileseydi, onu elbette hareketsiz kılardı. Sonra nasıl güneş'i ona delil yapmışız! (FURKAN 45)

                          **burada da güneş takviminde hesaplamalar için gölgenin ve uzunluğunun delil olarak kullanılmasına vurgu var.
                          Buayetlerden de görülebileceği gibi güneş ve ayın birlikte hesap aracı olduğu tescillenmektedir.

                          Araplar "sadece ay" takvimini kullanmakla en kötü ve mevsimleri hiç gözetmeyen bir takvim sistemini benimsemişlerdir. Kurandaki "güneş ay" takvim sistemine yapılan vurguları peygamberden sonra ya anlamamışlardır yada unutmuşlardır.
                          15 (Hicr) / 43,44:

                          Muhakkak Cehennem, onların hepsine va’dolunan yerdir.

                          Onun “YEDİ” kapısı vardır. Her bir kapı için onlardan bir kısmı taksim edilmiştir.

                          ** Burada bahsedilen cehennemin yedi kapısı kafirlerin azgınlık yaparak meton döngüsündeki 7 tane 13 ayı azgınlıklarına araç yapmalarıdır, haram ayları helal helalleri haram yapmalarıdır.O diye bahsedilen 19 güneş yıllık döngüsü olan sekardır.

                          Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur'an'ı verdik.(15/87)
                          ** Çiftlerden derken 19 ve 7yi kast ediyor bunun ilminin Muhammed peygambere verildiğinden bahsediyor. Meton döngüsünün yani güneş ay takviminin ilmi.


                          Mutaffifin Suresi(1-21)

                          1. Azap ve kaygu, tartıda ve ölçüde hile yapanlara olsun;

                          2. Ki onlar insanlardan alırken ölçüyü tam yaparlar,

                          3. Onlara vermek üzere tartıp ölçtükleri zaman, eksiltmeye giderler.

                          4. Peki, bunlar kendilerinin diriltileceğini sanmıyorlar mı?

                          5. Çok büyük bir gün için.

                          6. Bir gün ki, insanlar, âlemlerin Rabbi huzurunda kıyama geçerler.

                          7. Hayır, iş düşündükleri gibi değil! Rezilliğe batmışların kitabı, karanlık ve pis bir çukurun, Siccîn'in ta içindedir.

                          8. Siccîn'in ne olduğunu sana gösteren nedir?

                          9. Rakamlandırılmış bir kitaptır o.

                          10. Vay haline o gün, yalanlayanların!

                          11. Onlar ki din gününü yalanlarlar.

                          12. Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.

                          13. Ayetlerimiz ona okunduğunda, "Daha öncekilerin efsaneleri!" deyiverir.

                          14. İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.

                          15. Hayır! Onlar o gün Rablerine karşı tam bir şekilde perdelenmişlerdir.

                          16. Sonra onlar mutlaka cehenneme dalacaklardır.

                          17. Sonra da: "İşte budur, o yalanlamakta olduğunuz şey!" denilecektir.

                          18. Hayır, sandıkları gibi değil! İyilik sergileyenlerin kitabı İlliyyûn'da, en yüce burçlardadır.

                          19. İlliyyûn'un ne olduğunu sana anlatan nedir?

                          20. Rakamlanmış bir kitaptır o.

                          21. Yaklaştırılmış olanlar tanıklık ederler ona.
                          ** Bu surede bahsedilen ticarete konu olana malların ölçülüp tartılmasından bahseder gibi gözüküyor beklide gerçekten ticaretten bahsediyor??? (kanaatimce başlangıcının yeniden tercümesi gerekli ) ama devamında bahsedilen konuları incelerseniz bunun ticaretle alakası yok, benim kanaatim bu ayetin çok büyük bir çoğunluğu Meton döngüsü ve ona bağlı takvimden ve Nesi fesadından bahsediyor 18. Ayetteki burçlar kelimesine dikkat anlamı gökyüzüyle ilişkilidir. Meton döngüsünün hesabının yapılmasından bu hesabı bilenlerin ona tanıklığından bahseder.

                          Bir başka ayet grubunda bu bilgiler ışığında yeniden bakmanızı istiyorum;

                          MÜDDESİR SURESİ
                          26. Onu Sekar'a fırlatacağım.
                          27. Bilir misin nedir Sekar?
                          28. Ortada bir şey bırakmaz, hiçbir şeyi görmezlik etmez o.
                          29. İnsan için tablolar/levhalar/ekranlar sunandır o.
                          30. Üzerinde ondokuz vardır onun.
                          31. Biz, cehennem yârânını hep melekler yaptık. Ve biz, onların sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık. Ta ki, kendilerine kitap verilenler iyice ve apaçık bilsinler. İman etmiş olanların imanı artsın. Kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya düşmesin. Kalplerinde hastalık olanlarla küfre sapmış bulunanlar da; "Allah bununla neyi örneklendirmek istiyor?" desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele kılavuzlar. Rabbinin ordularını ancak O bilir. Bu, insan için bir öğüt verici ve düşündürücüden başka şey değildir.
                          32. Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin olsun Ay'a,
                          33. Yemin olsun geceye, sırtını döndüğünde;
                          34. Yemin olsun sabaha, ağarıp ışıdığında,
                          35. Ki o gerçekten en büyüklerden biridir.
                          36. İnsan için bir uyarıcıdır.
                          37. Sizden, öne geçmek yahut arkaya kalmak/erken davranmak yahut gecikmek isteyen için.

                          **Buradaki sekar sözcüğünün Meton döngüsünün hesabının yapıldığı tablolarının çizildiği parşömenler veya levhalar olma ihtimali bence bayağı yüksek üzerinde 19 var ifadesinde Meton döngüsünün 19 seneolmasına vurgu yapılıyor. Bu hesabın kalansız olmasıda Meton döngüsünün bir başka özelliğidir.
                          Meton döngüsü daha öncede belirttiğim gibi Babilliler ve Yahudilertarafından da bilinmekteydi ve kullanılmaktaydı alta verdiğim linkte de görebileceğiniz gibi bir Evangelist bu döngüyü kullanarak farklı amaçlar için hesaplamalar yapabilmektedir.

                          Comment

                          • pramid
                            Uzman Üye
                            • Sep 2010
                            • 984

                            #43
                            günümüze kadar gelen tarihi çüreçte insanların denizde ""basit araçlarla"" avlanması ""çoğu zaman"" deniz hayvanları için nesli tehdit edecek bir tehdit olmamıştır
                            Kuran eskilerin masalı değildir. Allah unutmuşta değildir. Kuran her döneme öğüt verir.

                            İhram giysi değildir.

                            Comment

                            • birkatkimolsun
                              Yeni Üye
                              • Oct 2010
                              • 19

                              #44
                              kurandaki bu kadar ayet hicri takvimi yalanlarken ve bu kadar ayet ""güneş ve aydan"" yararlanılarak yapılan hesaplamalara dikkat çekerken çelişki bunları söylemek değil hicri takvimi savunmaktır.

                              hicri takvimin hiçbir temeli olmadığını anladığımızda ve kuranla çeliştiğini gördüğümüzde elimizde tek bir seçenek kalıyor oda güneş-ay takvimi.
                              Last edited by birkatkimolsun; 5. April 2012, 10:10 AM.

                              Comment

                              • birkatkimolsun
                                Yeni Üye
                                • Oct 2010
                                • 19

                                #45
                                kuranda tarihsel ve evrensel ayetler vardır .tarihsel ayet yok diyorsan peygamberin hanımlarıyla evlenme yasağını nasıl açıklarsın.

                                kaldıki allah birşeyi unutmuşda değildir duruma göre haram ve helalleri tasnif etmiştir diğer ayetlerle ilgili ayetler uyum içindedir.

                                ee madem ihram giysi değildiri savunuyorsun takvim meselesini unut . o zaman yukarı astığın yazı neyi savunuyor.

                                allahın kara hayvanlarını avlamayın deniz hayvanlarını avlayın sözü sana çelişkili gelmiyorda bunu takvime bağlayın deyincemi çelişkili geliyor?

                                Comment

                                Working...