Melekler vardır, ayrı yaratıklardır. Rabbimizin yada insanın kendi melekesi değildir!

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #16
    pramid Nickli Üyeden Alıntı
    aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
    1- Melekleri böyle resmedince, yada resim doğru olunca, rabbimiz sizin iddia ettiğiniz gibi boşamı çıkmış oluyor? Delilleriniz nelerdir? rabbimiz neden her şeyi kendisi yapmalıdır, yapacaktır?
    Ol der ve olur. Hamdi ile programlar, programladıkları da o program çerçevesinde tesbih eder.
    Allah'ın "ol" demesinden siz her şeyin hemen (Rabbimiz katında zaman söz konusu olmadığından hemen olsada bizim algılamamız için zamana ihtiyacımız olması nedeniyle anlık şeyleri bile zaman kullanarak anlayabiliyoruz.), değişik aşamalar geçirmeden olmasını niçin anlıyorsunuz?

    Rabbimiz "ol" dediğimde olur derken, bize; "hiç bir değişiklik olmadan olur" dememiştirki! Yada başka açıklama yapmamıştırki.

    Bu nedenle "ol" deyince olacağını biliriz. (bize göre ne kadar zamanda ve nasıl, ne biçimde olacağını bilemeyiz, ve bilmemiz gerekli de değildir.)

    Dolayısıyla dünyanın yaratılışı da insanın yaratılışıda değişik evreler halinde olmuştur. Şimdi bunların hiç değişiklik olmadan, ek olmadan birdenbire son şekliyle olmaması, onları yaratan rabbimizi acizmi kılmaktadır?

    selamlar,
    aorskaya
    Last edited by aorskaya; 18. October 2012, 05:25 PM.

    Comment

    • hiiic
      Uzman Üye
      • Mar 2010
      • 1980

      #17
      burada aors ve diğerlerinin suçu ne? bugün hristiyan olanları da onların bilginleri ve din adına hezeyan uyduranları saptırmadılar mı?
      Suçları ne?

      Bu melek uyduran din adamlarının çok vebali var çooook.

      Hatta bir hikayeler var ki Pramid, belki bilirsin;
      Miraçda Allah cebraile soruyor yanındaki kim; o da diyor ki Muhammettir yarabbi.. : ))
      daha da kötüsü, Allah meleklere bazen soru soruyor,,, eeee varsa böyle bir yaratık Allah konuscak tabi onlarla ve meleklere diyor ki; nereden geliyorsunuz (onlar da diyor ki, yeryüzünden, zikir çekenlerin meclisinden : ))

      Allah affetsin.

      Comment

      • aorskaya
        Uzman Üye
        • Aug 2009
        • 932

        #18
        hiiic Nickli Üyeden Alıntı
        burada aors ve diğerlerinin suçu ne? bugün hristiyan olanları da onların bilginleri ve din adına hezeyan uyduranları saptırmadılar mı?
        Suçları ne?

        Bu melek uyduran din adamlarının çok vebali var çooook.

        Hatta bir hikayeler var ki Pramid, belki bilirsin;
        Miraçda Allah cebraile soruyor yanındaki kim; o da diyor ki Muhammettir yarabbi.. : ))
        daha da kötüsü, Allah meleklere bazen soru soruyor,,, eeee varsa böyle bir yaratık Allah konuscak tabi onlarla ve meleklere diyor ki; nereden geliyorsunuz (onlar da diyor ki, yeryüzünden, zikir çekenlerin meclisinden : ))

        Allah affetsin.
        sizler ne şirin şeyler oldunuz böyle yahu?

        "aors"un suçu neymiş? melek uyduran adamlar suçluymuş, falan filan...

        Sonra, yeni yetmelerin kendilerini kanka ilan ettikleri gibi sanal muhabbetleri başlıyor, melekle ilgili hikayeler anlatılıyor.

        Kardeşim, burada din konuşuluyor ve fikriniz varsa ciddi olarak ortaya koyunuz yada aklınızca alaya almak yerine ciddi olarak yazılarımdan alıntı yaparak yanlışları gösterip doğruları yazınız.

        Eğer, başkalarına inanarak din yaşayan birileri varsa; "bu aorskaya" da olabilir, birileri yerine aorskaya kendisi suçlu olur. Aksi, iblisiin secde etmemek için ademi suçlaması, kendini suçlu görmemesi yüzünden kovulmasına sebep olduğu gibi, aorskaya içinde suçtur.

        Siz, ayetleri, hakettiği önemi vererek anlamaya çalışın yeterli... Yoksa, egolarınızı tatm,n için, yada kafanızdakileri destek için ayetleri anlamaya çalışırsanız, yanılırsınız.

        Ayrıca, hikaye ederek eleştirdiğiniz rivayetlerin bazılarına, görüşlerinizi destekliyorsa delil olarak başvurup kaynak göstermekten de çekinmeyen piramid ile şahsınızdır.

        (Not: piramid'in bazı yazılarında, rivayetleri kendi anlayışına delil olarak kullandığı yerlere rastlamıştım. Ancak, burada bırakalım rivayetleri, hadislerin kendisini bile kaynak olarak kabul etmediğini hararetle savunup, aksine hiç başvurmadığım halde beni suçlamaştır. Eğer bulabilirsem kendisine cevap laması için göstereceğim.

        Ama galiba yine cevapsız bırakılacağını da kabul etmem gerek diye düşünüyorum.)


        selamlar,
        aorskaya
        Last edited by aorskaya; 18. October 2012, 08:13 PM.

        Comment

        • pramid
          Uzman Üye
          • Sep 2010
          • 984

          #19
          sizler ne şirin şeyler oldunuz böyle yahu?
          Şirinizdir. Acımasız ve gaddar olmaktan iyidir.

          Comment

          • pramid
            Uzman Üye
            • Sep 2010
            • 984

            #20
            Bu melek uyduran din adamlarının çok vebali var çooook.
            Bu nedenle olsa ki iman meslesi. Sıralamada ikinci, rasulden önce.

            İmanlarına şirk bulaşınca, göz perdelenir, kulaklara ağırlık verir. İmandan sonra tekrar ayetleri görmezden gelenlerin hezayanlarını artırır melekler.

            Ol emri ile oluşan bir mekanizma var. Bu mekanizma insana secde etmiş.

            Aorskaya ayaklarının altında sanıyor olmayan mutmain olmuş melekleri. Okudu kitabından secde ettiklerini.

            Bir kez olsun çene üzerine secde edelim.

            Comment

            • pramid
              Uzman Üye
              • Sep 2010
              • 984

              #21
              Sevgili arskaya,

              Melekelerden şefaati müşrikler nasıl beklemekte idiler. Dişil isimlendirme cevabını alamadık bari bunu yanıtla.

              Hakkı abinin bir kaç çalışması vardı aklıma geldi.Onuda buraya aktaralım





              Last edited by pramid; 19. October 2012, 08:07 AM.

              Comment

              • aorskaya
                Uzman Üye
                • Aug 2009
                • 932

                #22
                pramid Nickli Üyeden Alıntı
                Sevgili arskaya,

                Melekelerden şefaati müşrikler nasıl beklemekte idiler. Dişil isimlendirme cevabını alamadık bari bunu yanıtla.
                Bak kardeşim,

                Gerek meleklerin dişil isimlendirilmesi ve gerekse müşriklerin melekleri aracı kılması yada onların yardımlarını istemeleri ile ilgili olarak, kuranda anlatılanlar dışındakiler beni ilgilendirmiyor.

                Bu nedenle; kuran ayetleri üzerinden konuşacaksanız devam edelim. Aksi halde, kuranın vermediği bilgiler, bizi zaten ilgilendirmez diye düşünüyorum.

                Görüşmek istediğiniz konularla ilgili ayetleri yazınız ve anladıklarınızı belirtiniz. Ben de ona göre olumlu olumsuz görüşlerimi aktarayım.

                selamlar,
                aorskaya

                Comment

                • aorskaya
                  Uzman Üye
                  • Aug 2009
                  • 932

                  #23
                  pramid Nickli Üyeden Alıntı

                  Aorskaya ayaklarının altında sanıyor olmayan mutmain olmuş melekleri. Okudu kitabından secde ettiklerini.

                  Bir kez olsun çene üzerine secde edelim.
                  Evet, sevgili piramid; "aorskaya, rabbine hamd olsunki, okudu, rabbinin indirdiği kitabını, kitabındakileri...

                  Sen de reddetiğin şeytandan, "kovulmuş şeytandan rabbim sana sığınırım" diyerek okumuş olsaydın kitabını, sen de görecektin insanlardan ayrı yaratılan melekleri, şeytanları ve İblis'i...

                  Ama, kimliğini reddettiğin, kendine özgü bir unsur saydığın İblis'ten neden rabbine sığınacaktınki değilmi? Sen kendin aklınla hallerdin nasıl olsa!

                  (Not; bu senin görüntüne dayanarak bende oluşan bir görüş olup, yukardaki sözler için yanılabileceğimi kabul ederken, aşağıdaki anlatımlara durumunun uyduğuna ilişkin görüşümde ise yanılmadığımı düşünüyorum.)

                  Ama, hep başkalarını bir şeylerle itham eden, anlatan sana, bak nasıl tamda "tekebbür" içinde olduğunu anlatayım.

                  Ha, bu arada tekebbürü anlatayım önce değilmi?

                  Tekebbür, Kibir gösterme, kibirlenme, kendini başkasına karşı üstün görme, inad edip hakkı kabul etmeme halidir.

                  Tekebbür Arapça bir kelimedir ve "ke - be - re" kökünden gelmektedir. Bu kök fiil "ke-bi-re" ve "ke-bu-re" olarak da okunmaktadır. Tekebbür, bu kökten türeyen "tekebbere" fiilinin masdarıdır.

                  Tekebbür'ün zıddı, tevâzudur. O da, büyüklenmeme, alçak gönüllü ve gösterişsiz olma demektir. Tekebbür, "istikbar" ile aynı anlamı ifâde etmektedir. (inşallah bundan böyle sizde de görmek istediğimiz şeydir.)

                  Kur'an'ın muhtelif yerlerinde Yüce Allah tekebbürü kınamış, kendilerini başkalarından üstün kabul edip, başkasını hor ve hakir gören kişileri tenkid etmiş ve bu türlü davranışların doğru olmadığını bildirmiştir:

                  "Yeryüzünde tekebbürde bulunanları, (haksız yere böbürlenenleri), ayetlerimden uzaklaştıracağım, (onları anlayamayacaklar). Onlar, bütün mucizeleri görseler, yine de imân etmezler. Doğru yolu görseler, onu yol edinmezler (o yola girmezler). Fakat azgınlık yolunu görseler, hemen onu yol edinirler. Bu durum, onların ayetlerimizi yalanlamalarından ve onlardan gafil olmalarından ileri gelmektedir" (el-A'raf, 7/146).

                  Bu ayette ifâde edildiği gibi, geçmiş peygamberlerin zamanında tekebbürle hareket edip, Allah'ın yolundan uzaklaşanlar, ilâhî emirlerden ve peygamberlerinin tebliğlerinden mahrum olmuşlardır. Bugün de, tekebbürle hareket edip Hz. Muhammed (s.a.v.)'in yolundan ve onun bize emânet olarak bıraktığı Kur'an'dan yüz çevirenler, ilâhî hikmetlerden mahrum olacaklardır

                  Peygamberler bile, tekebbürde bulunan, kendilerini başkasından üstün gören kişilerin şerrinden Allah'a sığınmışlardır:

                  "Musa dedi ki: -Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de rabbim, sizin de rabbiniz (olan Allah)a sığınırım" (el-Mü'min, 40/27).

                  Bir de Yüce Allah, ahiret inancından mahrum, kalplerinde tekebbür duygularıyla hareket eden kişileri sevmediğini, Kur'an'ın çeşitli yerlerinde vurgulamıştır:

                  "Sizin tanrınız bir tek tanrıdır. Fakat ahirete inanmayanlar var ya, onların kalpleri inkarcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir. Hiç, şüphesiz Allah, onların gizleyeceklerini de açıklayacaklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları asla sevmez" (en-Nahl, 16/22, 23).

                  Yeryüzünde şımaranlara, kibir ve gururla böbürlenenlere, ahiret gününde şöyle denilecektir:

                  "Cehennemin kapılarından girin. Orada ebedî kalacaksınız. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!.." (el-Mü'min; 40/76). Bu durum, en-Nahl 29 ve ez-Zümer 72. ayetlerde de, hemen hemen aynı ifâdelerle dile getirilmiştir.


                  Sen ve senin şahsında bazı kardeşlerimin dikkatine sunuyorum...

                  selamlar,
                  aorskaya
                  Last edited by aorskaya; 20. October 2012, 01:22 PM.

                  Comment

                  • hiiic
                    Uzman Üye
                    • Mar 2010
                    • 1980

                    #24
                    Lokmân:20
                    Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için boyun eğdirdiğini/ sizin yararlanacağınız yapı ve sistemde yarattığını görmediniz mi? Ve Allah, içte ve açıkta olmak üzere nimetlerini üzerinize yaymıştır. İnsanlardan kimi de var ki, bilgisiz, kılavuzsuz ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıyor.


                    Ayeti bizlere hatırlattığı için Bilgi kardeşe teşekkür ederim.
                    Konuyla alakalı bulduğum için naklettim. Meleklerin secdesinin ne olduğunu, dolayısıyla meleklerin aslında ne olduğunu belki görebiliriz...

                    Allah bizi doğru yola koysun.

                    Comment

                    • aorskaya
                      Uzman Üye
                      • Aug 2009
                      • 932

                      #25
                      hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                      Lokmân:20
                      Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için boyun eğdirdiğini/ sizin yararlanacağınız yapı ve sistemde yarattığını görmediniz mi? Ve Allah, içte ve açıkta olmak üzere nimetlerini üzerinize yaymıştır. İnsanlardan kimi de var ki, bilgisiz, kılavuzsuz ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıyor.


                      Ayeti bizlere hatırlattığı için Bilgi kardeşe teşekkür ederim.
                      Konuyla alakalı bulduğum için naklettim. Meleklerin secdesinin ne olduğunu, dolayısıyla meleklerin aslında ne olduğunu belki görebiliriz...

                      Allah bizi doğru yola koysun.
                      İnşallah ayeti iyice düşünerek anlayıp; gerçektende her şeyin insanların faydasına olduğunu görebilmeyi umut ederim.

                      İyiler zaten faydalıdırda, kötülerin ise insanı kötülüğe düşmemek için ikaz edici rolünün görülerek onlardan fayda sağlanması becerilmelidir.

                      "Bir musibetin bin nasihattan iyi olabileceğini" hatırlatan örnekler özelde kötü de olsa, daha büyük kötülüklere karşı tedbir alarak, tehlikelerin önlenmesi açısından faydalıdır.

                      Bu arada;

                      "Allah bizi doğru yola koysun." demişsinde, zaten rabbim her insanı doğru yola koyar. (Fıtratla başlayan yolculuk)

                      Ancak, doğru yolun üzerine kurulup, bizleri bu yoldan çevirmek için izin ve süre alan İblis ve dostları yüzünden bizler doğru yolu terkeder, ondan ayrılırız.

                      İnşallah, dosdoğru yolda kalıp, doğru yolu alanlardan olabiliriz.

                      selamlar,
                      aorskaya

                      Comment

                      • pramid
                        Uzman Üye
                        • Sep 2010
                        • 984

                        #26
                        أَلَمْ تَرَوْا أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَأَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةً وَمِنَ النَّاسِ مَن يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُّنِيرٍ

                        E lem terev ennellâhe sehhare lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı ve esbega aleykum niamehu zâhireten ve bâtıneh(bâtıneten), ve minen nâsi men yucâdilu fîllâhi bi gayri ilmin ve lâ huden ve lâ kitâbin munîr(munîrin).

                        1. e : mı
                        2. lem terev : görmediniz
                        3. ennallâhe (enne allâhe) : muhakkak ki Allah
                        4. sehhare : musahhar kıldı, emrine amade kıldı
                        5. lekum : sizin için, size
                        6. mâ : şey
                        7. fî es semâvâti : semalarda, göklerde
                        8. ve mâ : ve şey
                        9. fî el ardı : arzda, yeryüzünde
                        10. ve esbega : ve tamamladı
                        11. aleykum : sizin üzerinize, size
                        12. niame-hu : ni'metlerini
                        13. zâhireten : zahir olan, açık, görünen
                        14. ve bâtıneten : ve bâtın olan, gizli, görünmeyen
                        15. ve min en nâsi : ve insanlardan
                        16. men : kim
                        17. yucâdilu : mücâdele eder
                        18. fîllâhi (fî allâhi) : Allah hakkında
                        19. bi gayri : olmadan, olmaksızın
                        20. ilmin : ilim, bilgi
                        21. ve lâ huden : ve hidayete erdirici olmadan
                        22. ve lâ kitâbin : ve bir kitap olmadan
                        23. munîrin : aydınlatıcı


                        ALLAH'ın göklerde ve yerde ne varsa emrinize verdiğini, nimetlerini hem açık ve hem gizli olarak üzerinize yağdırdığını görmez misiniz? Halktan bazıları vardır ki ALLAH hakkında bilgisizce, ne bir kılavuzu, ne de bir kitabı olmadan tartışır.

                        Comment

                        • aorskaya
                          Uzman Üye
                          • Aug 2009
                          • 932

                          #27
                          pramid Nickli Üyeden Alıntı
                          Biraz daha kuran ile meşgul olalım. Bilmeden konuşmayalım.

                          Eğer Kuran + Hadis/Rivayetler diyenlere de bir ayet
                          Neden biraz daha! Biraz daha ile kurtuluşa erileceğini sanmak hatasına düşmeyelim.

                          İnşallah, biraz daha değil, ömür bitinceye kadar kuranı bilmeye, anlamaya ve kurandan yaşamaya çalışalım. İnşallah kuranın dostluğunu kesintiye uğratmadan, onun dostluğunu daima sağlayabilelim.

                          Zamanımızda dinin tek kaynağı kurandır. Yanına başka kaynak getirilemez, ihtiyaçta yoktur.

                          Özetle;

                          Muhammed peygamber zamanında, İSLAM = KURAN + HADİSLER + SÜNNETLER
                          Muhammed peygamberden sonra, İSLAM = KURAN olmaktadır.

                          selamlar,
                          aorskaya

                          Comment

                          • pramid
                            Uzman Üye
                            • Sep 2010
                            • 984

                            #28
                            zaten rabbim her insanı doğru yola koyar.
                            Nerde yazıyor yaz bakalım. Bizlerin temennisi vardır (1/5), rabbimiz sıratimüstakim üzeredir. (11/56)

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #29
                              pramid Nickli Üyeden Alıntı
                              Nerde yazıyor yaz bakalım. Bizlerin temennisi vardır (1/5), rabbimiz sıratimüstakim üzeredir. (11/56)
                              Rabbimizin bütün insanları yaratırken fıtrat dediğimiz islami ön yüklemeyi yaparak yarattığını biliyoruz değilmi? Her insan fıtratı aynı değilmidir? Zaten doğru yol üzerinde yaratılmak, doğru yola koymak demek değilmidir?

                              Sen, doğru yoldan çıkanları da doğru yola koyar diye iddia ettiğimizi düşünüyor olamazsın herhalde...

                              selamlar,
                              aorskaya

                              Comment

                              • pramid
                                Uzman Üye
                                • Sep 2010
                                • 984

                                #30
                                Rabbimizin bütün insanları yaratırken fıtrat dediğimiz islami ön yüklemeyi yaparak yarattığını biliyoruz değilmi? Her insan fıtratı aynı değilmidir? Zaten doğru yol üzerinde yaratılmak, doğru yola koymak demek değilmidir?
                                Ayeti yaz kardeşim bırak lafı gevelemeyi.

                                Comment

                                Working...