melek kavramı ve isimlendirilmesi

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • pramid
    Uzman Üye
    • Sep 2010
    • 984

    #16
    Doğru anlamışsın.

    Melik olan Allah'ın "ol" demesi ile oluşan, izni dahilinde programa göre yani hamdine göre hareket (tesbih) eden her güçtür.

    Ki bu güçler ikişer,üçer,dörder cenahlıdır.

    Cenah güç birimi;

    "Ey rasul müminlere cenahını ger"
    "Anne ve baba çocuklarına kanat (cenah) gerer"

    Allah iş ve oluşlarında başka varlık kullanmaz ve mülküne de ortak tanımaz.

    Müşrik kafası mutmain bir melek aramaktadır ki kuran buna olumlu hiç bir yanıt vermemiştir.

    Comment

    • hakikat_yolcusu
      Katılımcı Üye
      • Sep 2012
      • 51

      #17
      teşekkürler...

      2.34 Ve o zaman meleklere: "Âdem'e secde edin!" dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu. ayetinde Allah kendi bazı sıfatlarına mı Adem'e secde etmesi emrini veriyor???

      3.124 O zaman sen müminlere: "Rabbinizin size, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun. burada da Allah mı olaya iştirak ediyor???

      22.75 Allah hem meleklerden, hem de insanlardan elçiler seçer. Şüphesiz Allah her şeyi işitir, her şeyi görür. Burada da Allah kendi sıfatlarını mı elçi olarak seçiyor?

      38.73 Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler. Burada da Allah'ın sıfatları mı (haşa) secde ediyor??

      buna benzer ayetler var, daha da yazabilirim. benim biraz kafam karıştı daha açıklayıcı mesajlarınızı bekiyorum

      saygı ve selamlarımla...

      Comment

      • pramid
        Uzman Üye
        • Sep 2010
        • 984

        #18
        Allahın ol emri ile yarattığı her şey senin emrinde. Yani melekler sana secde etmekteler.

        Kuran bir yapının özelliğini anlatırken, o yapıyı konuşturur. Cehennemi, dağları konuşturduğu gibi melekleri de konuştuyor. Bu bizlerin anlama gücünü artırıyor.

        Bedirde melekleri Müşrikler görmüşmüdür? Görselerdi uhudda ne işleri var. Lütfen şu yazıyı okuyunuz.

        ............................. Elimizde tutarken terk ettiğimiz KURAN'DAN DERS ÇIKARMAK ............................


        astığım yazıdan bir pasaj

        Rabbin vahiy ettiği zaman * meleklere / güçlere ** “Sizinleyim, inananları destekleyin. İnkar edenlerin kalplerine korku / dehşet salacağım*** o yüzden onların boyunlarının üstüne vurun ve onların her parmağına vurun!


        Dikkat edilirse bir dehşetten sonra kafirlerin boyunlarını ve her parmağını etkileyen bir olaydan bahsedilmekte. Bakın anksiyetenin (aşırı endişenin) insana yapabilecekleri:


        Bu hastaların fiziksel belirtileri sempatik sinir sisteminin aşırı aktivitesi ve kas geriliminin yoğunlaşmasını sonucu ortaya çıkar. Gastrointestinal sistem belirtileri olarak ağız kuruması, yutkunma zorluğu, epigastriumda hassasiyet, hava yutmaya bağlı geğirme, bağırsak hareketlerinde artma veya azalma oluşabilir. Solunum sisteminde; göğüste daralma hissi, nefes almada zorlanma, ve aşırı nefes alıp verme meydana gelebilir. Kalp damar sisteminde; çarpıntı, kalp üzerinde ağrı veya huzursuzluk hissi, boyunda ve muhtelif bölgelerde kalp atımlarının hissedilmesi görülebilir. (http://www.genbilim.com/content/view/3601/38/)


        Kuranın haber veren uyarı ayetleri de melik olan Allahın elçileridir. Bazı ayetler müjde ve uyarıya yöneliktir. Bunlara melekler denir ve sıra sıra art arda gelirler, ruhla yani temiz,ve güvenilir bilgiyle beraber.

        Talâk; 10, 11: Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O hâlde ey kavrama yeteneği olanlar, Allah’a karşı takvalı olun. Allah size bir ÖĞÜT, size Allah’ın açık açık ayetlerini (mucizelerini) okuyan bir ELÇİ İNDİRDİ. …

        Yukarıdaki ayetlerin ifadesinden kolayca anlaşılabileceği gibi, Yüce Allah’ın indirdiği ELÇİ-ÖĞÜT peygamber değil, Kur’an ayetleridir. Yani, “heber verici” niteliği ile birer “melek” olan Kur’an ayetleri, Allah’ın indirdiği evrensel, ölümsüz elçileridir.

        Son ekle olarak bir ayet yazalım.


        O, rüzgârları rahmetinin, yağmurun önünde müjdeci olarak estiren, gökten tertemiz su indirendir.

        Nitekim rüzgârın veya yağmurun elçi olarak gönderilmesi, onların belli bir işlevi yerine getirmeleri ile sınırlıdır. Rüzgâr aşılayıcı, yağmur yeryüzünü dirilticidir tıpkı ayetlerin Ölü insanları diriltmesi gibi.
        Last edited by pramid; 21. September 2012, 10:25 AM.

        Comment

        • hakikat_yolcusu
          Katılımcı Üye
          • Sep 2012
          • 51

          #19
          şimdi sevgili pramid kardeşim,olayı basitleştirmek istiyorum daha iyi anlamak için. bizim klasil manada bildiğimiz gibi melek diye bir varlık var mı yok mu? yani insan var, hayvan var, bitki var vs vs melek diye de ayrı bir varlık var mı? onu soruyorum ben. mesela;
          70.4 Melekler ve Ruh miktarı ellibin yıl süren bir gün içinde ona çıkar.
          43.60 Eğer biz dileseydik, sizden yeryüzünde yerinize geçecek melekler yaratırdık. gibi ayetlerden ben meleklerini birer varlık olduğu manasını anlıyorum.
          saygılar...
          Last edited by hakikat_yolcusu; 21. September 2012, 01:58 PM.

          Comment

          • pramid
            Uzman Üye
            • Sep 2010
            • 984

            #20
            Umarım verdiğim linkleri okursun.

            ............................. Elimizde tutarken terk ettiğimiz KURAN'DAN DERS ÇIKARMAK ............................



            Mearic 4. Melekler ve Ruh , oraya, miktarı ellibin yıl olan bir günde urûc eder.



            عْرُجُ (urûc): Bu kelime inzal kavramının tersi olup, istifade edilen hususun ortadan kalkmasıdır. Bütün işleri emri ile idare eden RABBİMİZİN emri ile oluşan durumun yok edilmesidir.

            Kuran Mearic 4. ayette “50 000”yıllık bir sürede ruhun ortadan kalktığını söylemektedir. Bu 50 000 yılın dolup dolmadığı, yakın mı uzak mı olduğu meçhul. Ansızın gelecek olan bir Kıyamet saati !Bu 50 000 yıl bir deyim mi yoksa gerçek bir süre mi? Mearic suresi 4. ayette “Cebrail” sözcüğü geçmemektedir. Bu ruhun bir vahy meleği olduğu dini inanışları, bir zan ve hadis kaynaklı tahrifattır.

            Melekler ve rûh : o güçler/etmenler ve ruh, o azap hâline aşama aşama gelirler. Hani onlar azap istiyordu ya, işte o gelecek. Ama zamanı var.“Allah katında” ifadesini Kuran’da biçilen zaman olarak anlıyoruz. Allah zamandan münezzehdir.

            En iyisini Allah bilir ama ben acizane olmadığına inanıyorum. Zira kuranda olduğuna dair bir delil yok. Var olarak sunulan ayetleri iyi irdelemek lazımdır.

            Arapların eski inanç kalıtıları etkisi ile dini kelimelerin tahrifi söz konusudur. Kuran gayet açıktır sadece Ruh ve kıyamet zamnı için pek az bilgi verilmiştir.

            Comment

            • hakikat_yolcusu
              Katılımcı Üye
              • Sep 2012
              • 51

              #21
              verdiğiniz linkteki çoğu yazıyı da okudum. ben sizin yorumlarınıza da saygı göstermekle beraber melek diye ayrı bir varlığın olduğunu düşünüyorum. sizin açıklamanıza göre ayetin manası Allahın sıfatları elli bin yılda uruc (sizin kelime) eder oluyor, yani Allah'ın sıfatları elli bin yılda ortadan kalkar! ayrıca diğer verdiğim ayette açıkça yerinize geçecek (yani bizim yerimize geçecek) 'melekler' yaratırdık diyor. ben buradan meleklerin ayrı birer varlık oldukları sonucuna varabiliyorum. yada sizin yorumunuza göre Allah bizim yerimize geçecek yeni sıfatlarını mı yaratacak demek oluyor bu ayet.
              saygılarımla...

              Comment

              • hiiic
                Uzman Üye
                • Mar 2010
                • 1980

                #22
                melek; meleke, organ...

                İnsanlara secde eden melekler, insanın melekeleridir. milyarlarca hücre (meleke) senin haberin bile olmadan nice biyoloğun doktorun yapamıyacağı şekilde sana hizmet ediyor, secde ediyorlar.

                Allahın sıfatı derken.
                Sıfat: ismi tamlayan demektir.
                Örneğin Beyaz Gömlek derken burada "beyaz" kelimesi sıfattır.
                Allahın sıfatları derken ne anlıyorsunuz bilemiyeceğim ama şunu bilin; kendisine dinden ekmek kapısı açanlar, kelimeleri derinleştirip akıllarınca ilim yaparken bunları çarpıttılar.

                Allahın sıfatlarından bazılrını sayalım: Güçlü Kudretli Allah (güçlü ve kudretli sıfatı), Bağışlayıcı Allah (bağışlayıcı sıfatı), Mükemmel Allah, SInırsız Allah v.s.

                Kendi kendinize kelimeler üzerinde oynayıpda hem kendi beyninizi yormayın hem de bırakın gerçekler olduğu gibi kalsın. Hukukda kanunlarla ilgilenenler bile sizin kadar manalar çıkarmıyorlar.

                Comment

                • hakikat_yolcusu
                  Katılımcı Üye
                  • Sep 2012
                  • 51

                  #23
                  basitçe bir soru soruyorum ben de, melek diye bir varlık var mı yok mu? varlıktan kastım insan, hayvan, bitki vb gibi Allah'ın yarattığı bir şey mi melek?

                  saygılar...

                  Comment

                  • hiiic
                    Uzman Üye
                    • Mar 2010
                    • 1980

                    #24
                    Tekrarlıyorum...
                    Melek; meleke demek.

                    Bir iş görev için çalışan demek.

                    Eğer Allah bir görev için insan tayin etmişse, o da melek ismiyle anılır...
                    Gezegenler melektir, bitkiler ve hayvanlarda öyle. GÜneş te melektir. İnsanlar da melektir.

                    İsmi ne olursa olsun, bir amaç için hizmet gösteren melektir.

                    İnsana hizmet eden (secde eden) melekler; kalp, böbrek, dalak, ağız, kulak ... bunların yanısıra soyut olarak kabul ettiğimiz akıl, zeka, hayal gücü, yaratıcılık yeteneği v.s.
                    hepsi melektir. en güzel örneği, peygamberle vahyeden melek, ilham gibi bir özelliktir. Meryeme doğururken korkma diyen "içgüdüsü", Musanın annesini onu göle bırakırken teskin eden "umudu", Yusuf kuyudayken ona "korkma sen kurtulacaksın" diyerek dayanma gücü veren "inancı"... Hepsi melek, melekelerdir. Ayrıca insana yardım eden, Allah tarafından yolunuza çıkıp sizi biryerlere sevk eden diğer insanlar da melektir.

                    Ama; güneş sistemini ve çekimi sarsmadan dünyaya yaklaşan 600 kanatlı bir cebrail sözkonusu değil. Keza uzayda havanın olmadığı bir ortamda kanat pek de işe yaramaz bu hikayeler cahil cühela uydurmasından başka birşey değildir. Kuranda olmadığı gibi ALlah katında da bir geçerliliği yoktur. Bu şeylere inanan saf insanlar ancak kendilerini Allah hakkında kandıran şeytanların peşi sıra giden hurafecilerden başkası değildir. Yaptıkları boş batıl işler, inandıklarının çoğu ise şirk içeren müşrik inancıdır.

                    ***

                    Meleklere inanmak konusuna gelince...
                    ALlaha ve meleklere iman etmek = Allahın yeryüzüne ve insan hayatına dilediği her an müdehale edebileceğine inanmak demektir.
                    Allahın hayatımıza olan etkisi ve müdehalesi, insanların müdehalesinden daha kolay ve daha etkilidir.
                    Allah müdehale etmiyor bizler başıboşuz diyenler, ne kadar amentu okusalar da aslında Anlayışsızlıkları onlara Allahı ve melekleri inkara götürmektedir.
                    Last edited by hiiic; 22. September 2012, 12:32 AM.

                    Comment

                    • raven
                      Uzman Üye
                      • Sep 2012
                      • 102

                      #25
                      Sevgili hakikat yolcusu
                      Sizin anladığınız bildiğiniz manada melekler vardır.

                      2:30 - Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.
                      Yüce Allah fiziksel formu nasıl bilemeyiz ama canlı akıl sahibi varlıklara sesleniyor.Varlıklarda ona soru soruyor.Rabbimizze tekrar cevap veriyor.Allah burada formunu kendisinin bildiği bir varlığı yaratacağını söylüyor.yani varlık daha yaratılmamış.kalp, böbrek, dalak ,oluşmamış.bu organlar daha yaratılmamış bir varlığın organları olarak nasıl cevap versinler .burada canlı bir varlık var konuşabiliyor

                      2:31 - Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin." dedi.
                      adem yaratıldıktan sonra rabbimiz ona bu akıllı varlıkların bilmediği şeyleri öğretiyor.Ve bir yerde insanın üstünlüğünü(seçim yapabilme,irade)onlara kanıtlamak istiyor. soru sorduğu tabiki yarattığı insanın kalbi, böbreği, ciğeri vaya gezegenler değil.
                      Akıllı muhasebe yapabilen varlıklar

                      2:34 - Ve o zaman meleklere: "Âdem'e secde edin!" dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu
                      burada meleklerin yanı sıra karşımıza birde iblis çıkıyor.Bazıları bu iblisin ademin kötü yanı veya nefsi olduğunu söylüyor.Bu da doğru değil.Dedikleri gibi olsaydı Adem e secde edilmesi istenirken ilk başta onun kibri buna hoşnut olurdu yani memnun kalan kısmı zaten kötü yanı olurdu neden isyan etsinki.Burdada iblisin formunu yalnızca Yüce Allah ın bildiği akıllı muhasebe yapan aynı zamanda seçimde yapabilen bir varlık olduğunu düşünüyorum.Yani meleklerden farklı olarak seçimde yapabiliyor. bence kardeşim bildiğimiz manada melekte şeytanda vardır.
                      Last edited by raven; 22. September 2012, 02:43 AM.
                      Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

                      Comment

                      • hiiic
                        Uzman Üye
                        • Mar 2010
                        • 1980

                        #26
                        Burda bakarsak Yüce Allah fiziksel formu nasıl bilemeyiz ama canlı akıl sahibi varlıklara sesleniyor.Varlıklarda ona soru soruyor.Rabbimizze tekrar cevap veriyor.Allah burada formunu kendisinin bildiği bir varlığı yaratacağını söylüyor.yani varlık daha yaratılmamış.kalp, böbrek, dalak ,oluşmamış.Veya gezegen,bitki veya hayvanda değil.
                        sevgili raven, kendinden çok emin yazmışsın.
                        Ama keşke böyle emin emin yazacağına önce öğrenme hevesin olsaydı...

                        Fussilet 11
                        Allah sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. İkisi de "İsteyerek geldik" dediler.


                        bu ayette konuşan yer küre ve gök de canlılar mı?

                        Allah Kuranda cansız konuşmayan varlıkları konuşturur. Hep söylüyoruz ama kafanız bir türlü almıyor, Kuran deyimsel bir kitaptır.

                        Nasıl ki yeri ve göğü konuşturmuşsa, verdiğin ayetteki cansız varlıkları (ki onlar melekler diye adlandırılır) da öyle konuşturmuştur.

                        Comment

                        • raven
                          Uzman Üye
                          • Sep 2012
                          • 102

                          #27
                          ne alaka canım kardeşim
                          -ben bir canlı yaratacam haberiniz olsun
                          -ben böbrek olarak karşıyım ya bu çok tuz tüketirse yetemem vücuda
                          -ben kalp olarak karşıyım ya çok yağlı yerse mazalllah damarlarım tıkanır
                          -ben ciğer olarak karşıyım şekeri çok tüketir beni yağlandırır.
                          -bende gezegen olarak karşıyım önce kloroflorokarbonla atmosferimin içine eder sonrada karbon salınımıyla beni cehenneme çevirir.

                          bumudur yani
                          Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

                          Comment

                          • hiiic
                            Uzman Üye
                            • Mar 2010
                            • 1980

                            #28
                            Orada hangi melekeleri seslendirdiğini bilmiyoruz ama benim bu konuda zannım var.

                            O ayetten kesin çıkaracağımız sonuç:, bize hizmet eden bazı melekeler zamanında bize hzimet etme bize hayat verme yanlısı değildi (zaten kendi iradeleri de yoktur, madde yada organizmadırlar, bize fayda verme gibi bir tercihde bulunamazlar. Ağaçlar bize kendi istekleriyle mi meyve verirler? ), yani bize secde etmiyor bize hizmet etmiyorlardı. taaa ki Allahın buyruğuna kadar. Melekler ancak Allahın dilemesiyle insanın hizmetine girerler.
                            Allah maddeyi yaratan ona emir veririm OL derim diyor, bu da bir konuşturma sanatıdır.

                            Oradaki meleğin, doğa şartları olduğunu düşünüyorum.
                            Allah emredene kadar doğa şartları insana hizmet edecek seviyede değildi, taa ki Allah gerekli işi yapana kadar. ve insan (homo saphiens) adem devreye girince, doğa şartları bize hizmet eder hale geldi.

                            Bu bir sanattır. Önemli olan mesajın içeriği.
                            Bize gelen bütün hizmetler Allahın dilemesiyle gelmektedir. Ne yeryüzünde ne de ahirette hicbir meleke, Allah dilemedikçe bize hizmet etmez, bizi tanımaz. Sadece ALlah onları bize faydalı hale getirir.
                            Güneş bizim için faydalı ama tek başına değil, eğer koruyucu ozon tabaksı olmasa güneş insan tanımaz, yakar geçer, radyayonu canlılığı bitirir. ayrıca bir de dünyanın eğikliğinden dolayı koruyucu bir kuşak oluşuyor.

                            Comment

                            • raven
                              Uzman Üye
                              • Sep 2012
                              • 102

                              #29
                              çok güzel, bakış açını gerçekten sevdim

                              bende diyorumki kalbi ,ciğeri,rüzgarı gezegeni konuşturan veya yaratan rabbimiz melek veya iblis adı altında canlılar neden yaratmamış olsun.benimde bakış açım bu.sen ayetleri okuyunca onları anlıyorsun bayağıda hayal gücü gerektirir.bende ayeti okuduğum gibi anlıyorum.

                              Ne kadar meraklıyız herşeye sofistike ,fantastik manalar yüklemeye.sanki kuran değil bulmaca yada mistik bilimler kitabı.her şeyden bir derin mana çıkarma çabası.İnsan basittir arkadaşlar.Bu kuranı sende okuyorsun çöldeki bedevide mısırdaki İslam ünüversitesindeki bilmem ne profösörüde.Bu kitap bir felsefe kitabı değildir. Allah kullarına ne demek istediğini neden direk anlatmasınki.açık açık söylemiş işte MELEK ,İBLİS,CİN İNSAN diye


                              not:bide istersen homosapien olayına girmeyelim işin ucu dik yürüyen ilk primatlara kadar gider.
                              Last edited by raven; 22. September 2012, 03:06 AM.
                              Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

                              Comment

                              • hakikat_yolcusu
                                Katılımcı Üye
                                • Sep 2012
                                • 51

                                #30
                                benim de bu konudaki önceki mesajlarıma bakarsanız melek diye ayrı bir varlığın olduğunu vurguladığımı görürsünüz.(benim anladığım bu) bazı Kuran ayetlerinde bu apaçık görülüyor ama herhalde herkes istediğine inanır demek zorundayız. bunun dışındaki manalar biraz zorlama duruyor.
                                saygılar...

                                Comment

                                Working...