Mü’minun Suresine Giriş

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Hasan Akçay
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 826

    #31
    dost1 Nickli Üyeden Alıntı
    Kur'an'ın hiçbir ayetinde iffet sözcüğü geçmez.
    Bu sözcüğün de türetildiği kendinde olanla yetinme vb anlamlardaki - ayın,fe,fe- kök harflerinden türemiş dört ayet vardır. Bakara 273, Nisa 6, Nur,32-33.
    Meallerde kullanılan iffet sözcükleri Türkçedeki kullanımıyla Arapça anlamını karşılamamaktadır.
    Meallerde kullanılan iffet sözcüğü
    iffet kelimesinin Arapça anlamını karşılamıyor,
    tamam.

    Ama mealler Türkçe olduğuna göre
    meallerdeki İFFET kelimesi Türkçedir artık
    ve Türkler ne diyorsa o anlamı taşır.

    Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre
    iffet ve ırz kelimeleri AYNI anlama geliyor:

    IRZ: Bir kimsenin, başkaları tarafından dokunulmaması ve saygı gösterilmesi gereken iffeti.

    Yine de
    iffet kelimesinin Arapça anlamını bilmek isteriz.
    Bilgiye elbet ihtiyacımız var.

    Sevgili Halil Ay, siz söyler misiniz. Lütfen.
    Arapça iFFET Arapçada ne anlama geliyor?

    ---

    Nûr 30, 31 ve Mü'minûn 6'daki FERC kelimesi
    örneğin Bayraktar Bayraklı'ya göre "iffet"tir
    ama ifffet ve ırz eşanlamlı olduğu için Diyanet ırz demiş.

    Ne var ki, Arapça "ferc"in Türkçe karşılığı "apışarası"dır*
    ve, daha önce söylediğim gibi,
    ameliyat masasında insanlar "ferc"lerini yani "apışaraları"nı doktorlara teslim ederler
    ama "ırz"larını asla!

    "Ferc"i ona göre tercüme etmek gerekir.


    galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
    Gerek Mü'minun, gerek Nisa vs. surelerinin meallerine baktığımızda kadınların apış aralarını herkese açtığını, bunun yanlış olduğunu, apış arasını yalnızca şu, şu ....kişilere açabileceğini söylüyorlar.

    Ya erkekler....?
    Her şey serbest.
    Fakat meal öyle söylemiyor. İkisi de eşit.
    Ama, yaşantıda
    kadınlar orospu. İğfal edilseler bile recm edilirler; erkeklerin sırtı sıvazlanır.
    Sevgili Galip Yetkin,
    apışarası anlamında ferc yalnızca eşe açılır,
    başka hiç kimseye açılmaz.
    Siz "ziynetler"le "ferc"i karıştırıyor gibisiniz.

    Sözlerinizi yanlış mı anladım?

    ________________________________________

    *Elmalılı:

    Ferc, aslî mânâsında iki şey arasındaki açıklık demektir. Bu şekilde gerek erkek, gerek dişi insanın bacakları arasındaki açıklığa da gerçek olarak bu isim verilir ki, dilimizde apışarası denir...
    .
    Last edited by Hasan Akçay; 2. November 2017, 07:54 AM.

    Comment

    • galipyetkin
      Uzman Üye
      • Sep 2011
      • 1389

      #32
      Geniş açıklamayı daha sonra yapmak üzere Şöyle izah edeyim.

      Mü'minun:-5
      1. ve ellezîne : ve o kimseler, onlar
      2. hum : onlar
      3. li furûci-him : onların (kendi) iffetleri
      4. hâfizûne : koruyanlar

      Biz "iffet" ifadesini meallerde kullanıldığı için kullandık; ve fakat meallerde kullanılmış mânâyı almadık. Meallerde bu kelime "cinsel namus" anlamında ve ayetin diğer bölümlerinden kopuk , müstakil bir mânâda kullanılmıştır
      Biz ise bu ayeti bir evvelki ayetin devamı olarak kabul ederek "zekat" ifadesine bağlıyoruz, ve diyoruz ki, ister kadın ister erkek olsun zekatını vermekte sebatkar olan çalışan ve kazanan insanlar, saygınlığını ve diğerleri ile (zekat vermeyen veya tırtıklayanlarla) aralarındaki mesafeyi koruyan kişilerdir.

      O nedenle biz ferc(furuc) ifadesini bu ayette kadın veya erkeğin cinselliği veya cinsel organı olarak anlamıyoruz.
      Biz bu ifadeyi bu ayette iki kişi arasındaki, veya bir kişi ile diğerleri arasındaki mesafe, davranma biçimi olarak algılıyoruz; zekat veren ile vermeyenleri ayıran mesafe. Yani takınılan tutum, uzak durma, mesafe koyma.

      Saygılarımla.
      Galip Yetkin.
      Last edited by galipyetkin; 3. November 2017, 09:58 PM.

      Comment

      • galipyetkin
        Uzman Üye
        • Sep 2011
        • 1389

        #33
        Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
        Sevgili Galip Yetkin,
        apışarası anlamında ferc yalnızca eşe açılır,
        başka hiç kimseye açılmaz.
        Siz "ziynetler"le "ferc"i karıştırıyor gibisiniz.
        Sayın Akçay.
        Biz "ziynet " ifadesini de (daha evvel açıklamıştık) sizin anladığınız mânâda anlamıyoruz. Maddi değer taşıyan takı olarak nitelediğiniz "ziynet"in edinilebilmesi için yasal ihtiyaç sınırı/mizanda vezin kuralından tırtıklamak veya zekatı vermemek, yani hırsızlık yapmak, biriktirmek gerekir.
        Biz bu kanaatteyiz.
        Dolayısı ile "ziynet" bizim yönümüzden, kişinin sahip olduğu maharet ve bilgiler ve benzer sairedir.
        Arz ettiklerimizden de anlaşılabileceği gibi "ferc" ile "ziynet"i karıştırmış değiliz. Bizim anlayışımız ile sizin anlayışınız farklı.

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin.
        Last edited by galipyetkin; 2. November 2017, 10:31 PM.

        Comment

        • kuman
          Uzman Üye
          • Mar 2013
          • 583

          #34
          Türklerde kadın, Türklerde aile, Türklerde toplum içinde kadın gibi kitapları okursanız eğer sanırım çözüm bulunmuş olur.
          Bilmediğiniz toplumun, bilmediğiniz dili ile bir yere varamayacaksınız ve sürekli bir tartışma modunda olmayacaksınız.

          Eğer ki biz Allah ın d sözlerini anlamaya çalışıyoruz asıl amaç bu derseniz aklınızı kullanın Allah ın ne dediği ortaya çıkar
          Yada Allah ın dediği sizin örf adet ve geleneklerinize uymazsa ne olacak ?
          Siz asıl bunu düşünün sonra Allah bunu demedi demeye başlamayın da

          Comment

          • galipyetkin
            Uzman Üye
            • Sep 2011
            • 1389

            #35
            Sayın kuman.

            Yukarıda yazdıkların için teşekkür ederim. Neden mi?
            Geçenlerde bir yazı yazmıştım. Okursan anlayacaksın.

            Yazı şu:
            "Saygın kuman.
            .............. ne kadar Arap gibi hareket ederlerse o kadar Arap olacaklarını ve dolayısı ile din Araplar'a indiğinden onlara benzeyince daha Müslüman olacaklarını zanneden, Arap örfünü "din" diye kabul eden zavallılardır. Bilmiyorlar ki Allah ikaz etmeden, uyarmadan helak etmez ki bunlar da Muhammed Peygamber ile ikaz edilmiş, sapkın ve mimlenmiş olanlardır.

            Bu nedenle gerek giyiniş, gerek hareket tarzı gerekse de başka diğer yönlerden "kendi" olmayıp da beyinsizler gibi, kişiliksizleri ve ikaz edilmişlerin taklitçilerini kınıyorum."

            Örf, adet ve gelenekleriniz Allah'ın dediği ile uyuşmazsa terk edeceksiniz. Çünkü Allah'ın dedikleri öğüt=ikazdır; onlara uyacaksınız. Uymazsanız cehennem.

            Saygılarımla.
            Galip Yetkin.
            Last edited by galipyetkin; 4. November 2017, 10:55 PM.

            Comment

            • kuman
              Uzman Üye
              • Mar 2013
              • 583

              #36
              Örf, adet ve gelenekleriniz Allah'ın dediği ile uyuşmazsa terk edeceksiniz. Çünkü Allah'ın dedikleri ikazdır; onlara uyacaksınız. Uymazsanız cehennem.


              Cehenneme girmemek için
              Sayın Akçay mı yoksa size mi inanmalıyım ?

              Comment

              • galipyetkin
                Uzman Üye
                • Sep 2011
                • 1389

                #37
                Sayın kuman.

                Kitabin içeriğine ve dolayısı ile amacına bakın.

                Saygılarımla.
                Galip Yetkin

                Comment

                • kuman
                  Uzman Üye
                  • Mar 2013
                  • 583

                  #38
                  Sayın yetkin ,
                  Zaten sorunda orda değil mi içerik ve amaç konusunda herkes anlaşabiliyor ancak içeriği ve smacı anlamamızı sağlayacak argümanlarda tamamen karşıtlık var.
                  Argümanlarda anlaşama ama amaç konusunda anlaş bende bunu anlamıyorum sanırım bazıları yalan söylüyor.

                  Comment

                  • galipyetkin
                    Uzman Üye
                    • Sep 2011
                    • 1389

                    #39
                    Sayın kuman:

                    Aynı cümle içerisindeki

                    A-"içerik ve amaç konusunda herkes anlaşabiliyor"
                    ifadesi ile

                    B-"içeriği ve amacı anlamamızı sağlayacak argümanlarda tamamen karşıtlık var."
                    ifadesini,
                    ben bağdaştıramadım.

                    Biraz açıklar mısın?

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin

                    Comment

                    • kuman
                      Uzman Üye
                      • Mar 2013
                      • 583

                      #40
                      Sayın yetkin
                      Karışık olmuş haklısınız.

                      Söylemek istediğim Hasan bey de sizde Kur anın içeriğinin insana doğru yolu gösteren, bu doğru yola nasıl ulaşılması gerektiğini anlatan yol gösteren bir vahiy dersiniz.
                      Amaç olarak ta esenlik, huzur ve mutluluktur tabiki bu sonsuz bir olaydır dersiniz.

                      Ama bu amaç ve içerik aynı olmasına rağmen bu içeriğe sizi ulaştıran ayrıntı yada argümanlarınız tamamen farklıdır.
                      Demek istediğim buydu
                      Bende soruyorum kendime nasıl diye.

                      Comment

                      • galipyetkin
                        Uzman Üye
                        • Sep 2011
                        • 1389

                        #41
                        Saygın kuman.

                        Bir zamanlar yaşmış olduğum bir yazıda şöyle bir ifadem vardı:
                        "İnsanın kapasitesi oranında ve önceki geleneklerinin kötülerinden arınıp yeni bir hayat seçmesine ve teklif edilene(konulan ilkelere) icabet ettiğini(uymayı) düşünerek ONDAN ANLADIĞINI İMANÎ/İNANÇ YÖNÜNDEN VE AMELİ/EYLEMSEL ETKİNLİĞE pratiğe geçirmesine DİN denilir.

                        Zaten ŞERİATin borç yükleyen niteliğine karşılık,
                        DİNin(Deyn'in), kişi tarafından ödenmesi gereken borcu olduğunun bilincinde olmaktır.
                        Bu anlamıyla din, insanın Vahiy’den anladığını, borcuna dâhil ettiği bir yol, bir kabuldür(bu halde kişiseldir, kişinin anlayışı/kabulüdür.)


                        Bu nedenle:

                        Kâfirûn Suresi:6-
                        -Abdülbaki Gölpınarlı Meali:
                        "Size, sizin dininiz, bana, benim dinim."

                        -Ali Bulaç Meali:
                        "Sizin dininiz size, benim dinim bana."

                        -Abdullah Parlıyan Meali:
                        "Öyleyse sizin hayat tarzınız size, benim dinim de banadır."

                        Bu nedenle benim anlayışım ile bir diğer kişinin anlayışının örtüşmesi düşünülemez.

                        O halde niye yazıyorsan dersen?
                        Belki biraz düşünceye sevk ederek (bazı zıpırların "doğru yol" diye dayattıkları kendi anlayış despotluklarına değil de) kişinin kendi anlayışı olan kendi doğrusuna ulaşmasına yardımcı olabilmek.

                        Saygılarımla.
                        Galip Yetkin.
                        Last edited by galipyetkin; 6. November 2017, 01:26 PM.

                        Comment

                        • sevginur
                          Uzman Üye
                          • Nov 2012
                          • 300

                          #42
                          96 - Sen, kötülüğü en güzel bir şeyle sav, Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri çok iyi biliriz.
                          97, 98 - Ve de ki: “Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Ve Rabbim! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.”
                          Bu ayet grubunda Rabbimiz, Resulullah’a, inkârcılardan gördüğü güçlük ve eziyetlerden dolayı Kendisine nasıl dua ve yakarışta bulunması lazım geldiğini bildirmektedir. Elçi, “Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyleri bana mutlaka göstereceksen, Rabbim! Bu durumda beni, o zalimler topluluğu içinde kılma!” diye dua etmelidir. Bu duanın işaret ettiğine göre, çok yakın bir zamanda Mekkeli zalim müşrikleri bir musibet beklemektedir.
                          Müşrik inkârcılara vaat edilen cezaları vermeye her zaman kadir olduğunu bildiren Rabbimiz, daha sonra “Sen, kötülüğü en güzel bir şeyle sav, Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri çok iyi biliriz” diye emrederek Resulullah’tan kendisine düşen tebliğ ve uyarı görevini en güzel biçimde; kötülüğü iyilikle savarak sürdürmesini istemiştir. Peygamberimize öğretilen bir diğer konu da, şeytanların kışkırtmalarından, çevresinde şeytan bulunmasından Allah’a sığınması gerektiğidir.
                          Ancak unutulmamalıdır ki, Elçi’nin şahsında ortaya konulan bu emir ve yöneltmeler aslında bütün müminler için de geçerlidir.
                          Müşriklerle nasıl mücadele edileceği birçok ayet ile öğretilmiştir:
                          Ve Allah’a çağırıp/yakarıp salihi işleyen ve “Ben müslümanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır? Ve güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel şeyle sav. O zaman, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sımsıcak bir Yakın’dır.
                          Buna [olgun davranışa] ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak büyük bir pay sahibi olan kavuşturulur. (Fussılet/33- 35)[/QUOTE]


                          Selamun aleykum
                          Paylaşımınız için teşekürler
                          97, 98 - [I]Ve de ki: “Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Ve Rabbim! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.

                          Ayette Hemazet el-hemz el-lemz arapçada mihmaz,türkçede mahmuz kelimesi aynı köktendirşıkıştırıp zorla iş gördüren, insanın gönlüne ilkası, yani kötü bir işin yapılması, iyi bir işin terkedilmesi veya geciktirilmesi ya da eksik yapıl*ması vb ..
                          Allah'ın elçiside olsa en gizli seviyede fısıltı ile şekilde nefsinde yerleşme işlemi
                          olabilecek kızgınlıktan, dolayı kendisi için sığınıyor ,ayrıca iman etmeyenlerin hasedden psikolojik olarak tahrik olup hızla yanlışa sevk ederek zarar vermelerinden Allah'a sığınıyor.Biz müminler için uygulamamız gereken bir fiili dua muhteşem araf 201 deki gibi gerçeği hatırlamakta fiili duadır
                          De ki: “Ey kâfirler!
                          Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                          Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                          Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                          Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                          Kâfirûn Sûresi

                          Comment

                          • Hasan Akçay
                            Uzman Üye
                            • Dec 2010
                            • 826

                            #43
                            sevginur Nickli Üyeden Alıntı
                            ...Allah'ın elçisi de olsa en gizli seviyede fısıltı ile şekilde nefsinde yerleşme işlemi olabilecek kızgınlıktan, dolayı kendisi için sığınıyor... Biz müminler için uygulamamız gereken bir fiili dua muhteşem araf 201 deki gibi gerçeği hatırlamakta fiili duadır
                            Allah'a
                            şeytanın gönlümüze ilka ettiği "vesvese"den sığınmalıyız,
                            müşriklere duyduğumuz kızgınlıktan değil.

                            Kızgınlık duyarsız olmaktan iyidir.

                            Tavbe 73 (Y N Öztürk): Ey Peygamber! Küfre sapanlarla, ikiyüzlülerle cihat et! Onlara sert davran! Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!

                            Tevbe 123 (S Ateş): Ey inananlar, yakınınızda bulunan kâfirlerle savaşın, (onlar) sizde bir katılık bulsunlar. Bilin ki Allâh, korunanlarla beraberdir.

                            Comment

                            • sevginur
                              Uzman Üye
                              • Nov 2012
                              • 300

                              #44
                              Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                              Allah'a
                              şeytanın gönlümüze ilka ettiği "vesvese"den sığınmalıyız,
                              müşriklere duyduğumuz kızgınlıktan değil.

                              Kızgınlık duyarsız olmaktan iyidir.

                              Tavbe 73 (Y N Öztürk): Ey Peygamber! Küfre sapanlarla, ikiyüzlülerle cihat et! Onlara sert davran! Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!

                              Tevbe 123 (S Ateş): Ey inananlar, yakınınızda bulunan kâfirlerle savaşın, (onlar) sizde bir katılık bulsunlar. Bilin ki Allâh, korunanlarla beraberdir.
                              Vesvese türü cahilce öfke kin, kibir, üstünlük taslayarak tahrik edici bir kızgınlık kast etmiştim Allah'ın kulları tevazu ile kararlı ve tavizsiz,Fetih Suresi 48/ 29 Nisa 4/94 Fetih 48/26 KASAS 28/55:Furkan 25/63
                              De ki: “Ey kâfirler!
                              Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                              Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                              Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                              Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                              Kâfirûn Sûresi

                              Comment

                              • galipyetkin
                                Uzman Üye
                                • Sep 2011
                                • 1389

                                #45
                                Sayın sevginur.

                                Uzun bir zaman sonra size, ifadelerinize, düzgün düşüncelerinize tekrar ulaşmak sitede hoşluk ve dolgunluk yaratıyor. Devamlı olmanızı temenni ederim.

                                Saygılarımla.
                                Galip Yetkin.
                                Last edited by galipyetkin; 14. December 2017, 08:23 PM.

                                Comment

                                Working...