Nisa Suresi

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • galipyetkin
    Uzman Üye
    • Sep 2011
    • 1389

    #106
    Beyin jimnastiğine devam edelim.

    Bir insana dışarıdan bir şey empoze edildiği zaman bu zorlamadır, despotizmdir, faşizmdir. Allah bile kitabına/söylemlerine "öğüt" demiştir ve insanın önüne seçimlikler koyar ve seçmesini ister; hatta hangisinin seçiminin kendisinin lehine olacağını da bildirir: mesela cennet veya cehennem.

    Nisa 3. ayetine baktığımızda ise şunu tespit ederiz: "Nikahlayın"
    Bunu bir emir kabul ederek metazori bir herifin koynuna sokarız yetim kızcağızları, kadıncağızları . Mallarıyla, mülkleriyle, vücutlarıyla, benlikleriyle heriflere sunarız. Yetimin, kızın, kadının hiç bir hakkı yoktur; illaki evleneceksin.

    Evlendirmenin sebebi de ne?
    Haklarını verememekten korkmak, dolayısı ile yetimleri başınızdan savmak.

    Ya erkek yetimler? Bunlar unutulmuş mudur?.......
    Kitap bunları yok mu kabul ediyor da bunlar hakkında tek bir kelime dahi etmiyor?
    Bir eksiklik mi var?
    Allah eksik bırakmaz
    Başka bir şey olmalı

    Ama evlilik kişisel bir haktır. ve bu evliliğin mutlu bir evlilik olup olmaması da kişisellik yanında ayrıca toplumsal bir olaydır ve de kişi ile toplumu etkilenecektir de. Bu nedenle despotluktur, metazori yerine getirildiğinden, yetimin tercihi evlilik olmasa bile kendi üzerinde tatbik edildiğinden ona zulümdür.
    Ama Allah zulmetmez ve zulüm olacak şeyleri de "lehinizedir;yapın" demez.

    Ama kitap "nikahlayın" kelimesini kullanmıştır. Nikahlayın kelimesi kişiler için zulüm kaynağı oluyorsa Allah yanlış yapmayacağına göre o halde bu kelimeye bizim verdiğimiz mânâ yanlıştır.

    Fecr:17-20:- Kesinlikle sizin düşündüğünüz gibi değil! Doğrusu siz, YETİMİ, ÜSTÜN-SAYGIN BİR ŞEKİLDE YETİŞTİRMİYORSUNUZ. Yoksulun yiyeceği üzerine birbirinizi özendirmiyorsunuz. Oysa mirası yağmalarcasına öyle bir yiyişle yiyorsunuz ki! Malı öyle bir sevişle seviyorsunuz ki, yığmacasına!
    *****************
    Bakara:177. ayeti (şimdi hatırlayamadığım bir sürü yetimler hakkındaki ayetler de var tabii) lütfen bir daha okuyun.

    Saygılarımla.
    Galip Yetkin
    Last edited by galipyetkin; 6. February 2021, 03:06 PM.

    Comment

    • Hasan Akçay
      Uzman Üye
      • Dec 2010
      • 826

      #107
      Korumaniz altinda yetimler var.

      Eger sizi su 2 ihtimal korkutuyorsa
      ne yapmaniz gerektigini
      Nisâ 3'ün basindaki ayetler söylüyor:

      1.
      Yetimlerin mallarini farkinda olmadan kendi malinizla yemek suretiyle
      yetimlerin haklarini koruyamamaktan KORKUYOR iseniz -Ve in HIFTUM ellâ tuksitû fîl yetâmé

      Bu durumda şu iki seyi yapacaksiniz:

      a.Agziniza her lokma götürdügünüzde titizlenecek, o lokmada yetim mali bulunmadigindan emin olacaksiniz (Nisâ 2).
      b.Yetimleriniz büyür büyümez mallarini kendilerine verecek, elinizde muhtemelen bilmeden yiyeceginiz yetim mali tutmayacaksiniz (Nisâ 6).

      2.
      Kadinlara mallarini verirken
      adil olamamaktan KORKUYOR iseniz -fe in HIFTUM ellâ ta'dilû

      Örnegin yetimlerinizin altinlariyla
      bugday pahalandiginda kârina satmak üzere
      harman sonu ucuz bugday aldiniz
      ama kadinlar simdi, kis gelmeden, mallarini istiyorlar
      ve siz altinlarin hepsini denklestiremediginiz için eksik vermek suretiyle;
      arti, daha çok sevdiginiz kadinlara altinlarinin % 90'nini, ötekilere % 80'nini vermek suretiyle
      adaletsizlik yapacaginizdan korkuyorsaniz...

      Bu durumda

      a.
      Kadinlarin yalnizca birine altinlarinin tamamini verip ötekilerden süre isteyeceksiniz (Nisâ 3).

      b.
      Kabul etmiyorlarsa ya da bir tek kadina dahi altinlarinin hepsini veremiyorsaniz hepsinden süre isteyeceksiniz
      ve sevabina ellerinizin altindakileri nikahlayacaksiniz -fenkihû... mâ meleket eymânukum (Nisâ 3).
      Onlar mal sahibi degildir, altin sahibi degildir; onlari nikahlarken darlanmazsiniz ama büyük sevap kazanirsiniz.

      Bu son öneri Nûr 33'ün de konusudur:

      Ellerinizin altindakilerden izin için size bas vuranlara gelince
      bir hak olarak yazin onlara -fe kâtibûhum
      ve Allah'in size verdigi malindan onlara verin -ve âtûhum min mâlillâh illezî âtâkum.
      Last edited by Hasan Akçay; 16. October 2016, 06:38 PM.

      Comment

      • kuman
        Uzman Üye
        • Mar 2013
        • 583

        #108
        Bence Hasan Akçay kendi eş dost Akraba da bulunan ve 16-17 yaşında ki kızları evlendirsin sadece yetimler ile sınırlamasın.

        Hatta bir 40 kı yaşlarda biri 17 yaşında ki bir kız ilke evlenmek isterse bu Allah ın emri desin ve ön ayak olsun

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #109
          Bunun allah in emri olduğunu nerde one sürdüğümü lütfen açıklar misiniz.

          Comment

          • Hasan Akçay
            Uzman Üye
            • Dec 2010
            • 826

            #110
            Neyse. Kısaca bi daha soyleyeyim. Allah in emri yetimken olgunluğa erenlere mallarını vermenizdir (Nisa 6). Onları Nikahlamaniz ise "ma tabe lekum" şartına bağlıdır. Yani o yetiskinler size yetki verdiler ise...

            Ne hasan akcay a söz duser ne her hangi başka birine.
            Last edited by Hasan Akçay; 17. October 2016, 03:53 AM.

            Comment

            • galipyetkin
              Uzman Üye
              • Sep 2011
              • 1389

              #111
              Beyin jimnastiğine devam.

              Nisa-3 ayeti üzerinde daha söyleyecek çok sözüm var. Fakat önce günlerdir kafamı kurcalayan şu soruyu sormalıyım.

              Nisa Suresinin ilk on ayetinde bahsedilen yetimlerinde, 3. ayetin sonunda belirtilen "sağ ellerinizin sahip oldukları" veya "ma meleket eymanukum" denilen:
              a)"besleme" dediklerim hariç mal sahibi olmayan yetimler ile;
              b)erkek yetimlerden
              meallerde hiç bahsedilmiyor.

              Acaba Allah da "Niye bunları yarattı ki?" dercesine, sanki Allah da bunlardan vazgeçmiş gibi ayetin ilk 10 meal veya tercümesinde neden bunlardan hiç bahsedilmemekte; ki Sayın Akçay da hep "malı olan yetimler" deyip durmakta; malı olmayanları sorduğumuzda sukutla geçiştirmekte.

              Ama biliyoruz ki cami kapısına, çöplüğe, bir evin önüne yalnızca kundağı ile bırakılmış olanlar yanında,
              depremlerde, Yunan Adalarına kaçarken veya savaşlarda ana babası ölen bir sürü Suriyeli, veya başka milletlerden çulsuz-pulsuz, tek başına hem kız hem de erkek bebe/genç yetimler var.

              Allah bunlara boş verebilir mi?
              Asla!!!!!!....

              O halde zadegan mealciler, tercümeciler kendilerini meal ve tercümelerinde şöyle bir tartsınlar, acaba bir yerlerde yanlış mı yapıyorlar?.

              Saygılarımla.
              Galip Yetkin.
              Last edited by galipyetkin; 1. October 2019, 09:18 PM.

              Comment

              • Hasan Akçay
                Uzman Üye
                • Dec 2010
                • 826

                #112
                Nisâ suresinin ilk ayetlerinde
                kadin ERKEK ayrimi var mi?

                Nisâ 1:
                Insanlar! Sizi bir tek canlidan yaratan rabbinizi kâle alin
                ki esini ondan yaratmis ve o ikisinden bütün ERKEKLERi ve disileri yeryüzüne yaymistir
                ve halaka minhâ zevcehâ ve besse minhumâ RiCÂLEN kesîran ve nisââ.

                Görüldügü gibi
                ilk ayette
                kadin ERKEK ayrimi yok.

                Nisâ 2:
                Yetimlere mallarini verin. Pisi temizin yerine koyup degistirmeyin.
                Kendi mallarinizla "onlarin mallari"ni yemeyin, büyük günahtir bu.

                Dikkat edilirsse
                onlarin mallari anlamina gelen "emvâluhum"daki hum zamiri eril olup
                ERKEKLER demektir; arti, disileri de kapsar
                yani ikinci ayette de kadin ERKEK ayrimi yok.

                Nisâ 3:
                Yetimlerin haklarini koruyamayacaginizdan korkuyorsaniz
                nikahlayin... SiZE YETKi VEREN o kadinlarin ikiserini, üçerini, dörderini*
                ama adil olamayacaginizdan korkuyorsaniz onlarin yalnizca birini
                ya da ellerinizin altindakileri -mâ meleket eymânukum.

                Yetimler anlamindaki yetâmé bir önceki ayette de geçmistir
                ve kendisini temsil eden hum zamirinin eril olmasi da kanitlar ki
                yetâme erkektir ama disileri de kapsar
                yani bu 3. ayette de kadin ERKEK ayrimi yok.

                Okumayi sürdürün, göreceksiniz.
                kadin ERKEK ayrimi asla yok.

                Yalnizca "kadinlar"i mi nikahlayacaginiza gelince
                hayir, kadin ERKEK ayrimi bu hususta da yok.
                Ayet eger önyargisiz okunursa görülür ki AYNI ayette
                "size yetki veren o kadinlari ikiser, üçer, dörder... nikahlayin" dendigi gibi
                "ellerinizin altindakileri nikahlayin" da deniyor, ve onlarin ERKEK olanlari var.

                Kaldi ki Nisâ 3 ve Nûr 32 birbirini tamamlayan ayetlerdir,
                ayetlerin birine iman edip ötekini yok saymak olmaz.

                Nûr 32'de "Bekarlarinizi evlendirin!" deniyor -enkihûl eyâmé minkum;
                bekarlarin kadin olani var, erkek olani var.
                Bekarlar yalnizca erkektir ya da yalnizca kadindir diye bisey yok.

                _______________________________________

                *Nisâ 3'te
                söz dizimi degisse de
                söylenen AYNI kalir:

                Nikahlayin... ellerinizin altindaki (erkekleri ve kadinlari)
                ve yetimlerin haklarini koruyamayacaginizdan korkuyorsaniz SiZE YETKi VEREN o kadinlarin ikiserini, üçerini, dörderini
                ama adil olamayacaginizdan korkuyorsaniz onlarin yalnizca birini...
                Last edited by Hasan Akçay; 18. October 2016, 07:10 PM.

                Comment

                • galipyetkin
                  Uzman Üye
                  • Sep 2011
                  • 1389

                  #113
                  2. September 2016, 07:36 AM.

                  Bu tarih yalnızca burada erkek yetimler için defalarca sorduğum ilk soru tarihi.

                  Kendi kendimize "beyin jimnastiği" yaparken bu sorumuzu kendimiz cevaplama safhasına geldiğimizde sayın Akçay'dan cevap gelmesi sevindirici.

                  Cevap yeterli mi?

                  Değil.....

                  Bakın bu verdiğim 3. September 2016 tarihli Sayın Akçay'ın yazdığından:

                  "Yetimlerin haklarini koruyamayacaginizden korkuyorsaniz
                  EVLENDiRiN size yetki veren kadinlarin ikiserini ve üçerini ve dörderini
                  ama adil olamayacaginizdan korarsaniz yalnizca birini
                  ya da yeminleriniz kime malikse onlari.
                  Yoksul düsmemeniz için uygun olan budur. (Nisâ 3)".

                  Anlayamadığım şu: Kadınları evlendirdiniz de bu evlilik yetimlerin hakkını nasıl koruyor. Kel alaka?

                  Ne diyor: "EVLENDİRİN size yetki veren KADINLARDAN ikişerini .....". Dikkat edin hem de yoksul düşmemeleri için evlendirecekmişsiniz mallarını mülklerini evlilikle birlikte koca emrine vererek. Malını mülkünü herife verince kadın zenginleşiyor mu?

                  Nerede erkekler?

                  Evet; söz dizimi değişse de
                  söylenen aynı kalır. (Sayın Akçay'dan veciz bir söz)

                  Her ne ise......

                  Malı mülkü olmayanlar (erkekler dahil) ne olacak.
                  Bunlar yönünden tutum ne?

                  Saygılarımla.
                  Galip Yetkin.
                  Last edited by galipyetkin; 5. March 2018, 10:10 PM.

                  Comment

                  • galipyetkin
                    Uzman Üye
                    • Sep 2011
                    • 1389

                    #114
                    Beyin jimnastiğine devam.

                    Baştan söyleyeyim ben 'nikah' kelimesini evlenmek/karı-koca olmak olarak anlamıyorum.

                    Nisa-3 ayetinde bazıları "evlenin" derken bazıları da "evlendirin" diyerek çekişiyorlar.
                    Halbuki hadiseye kız tarafından bakarsanız "evlendirin", erkek/talip tarafından bakarsanız "evlenin" olur.

                    Nikah kelimesinin ev ile ilgisi ne?
                    Nikah kelimesi kadın ile erkek arasında yapıldığına göre kocalanmak veya karılanmak olsa gerek.
                    Zadegan kısmı için karı veya koca demek kaba kaçtığından, kelime çarpıtılarak evlenmek yapılmış sanki her evlenen ev sahibi oluyormuş gibi.

                    Evlenmek ise evi barkı olmayanın, aynı yetimler gibi, başını sokacağı, ırzını koruyacağı, yaşantısını düzenleyip istikbale hazırlanacağı bir dam altı/iş edinmek, edindirmektir.

                    Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                    "Yetimlerin haklarini koruyamayacaginizden korkuyorsaniz
                    EVLENDiRiN size yetki veren kadınların ikişerini ve üçerini ve dörderini
                    Demek ki korku basarsa diğer seçeneği yerine getireceksiniz.
                    Birisi anlatıversin de şu kalın kafa anlasın diğer seçenek olan şu yetki verilenin kadınları ikişer ikişer, üçer üçer, dörder dörder evlendirince yetimlerin hakları nasıl korunuyor?
                    Evlendirmeye yetkili benim bildiğim nikah memurudur. Şimdi toptancı nikah memuru kadınları üçer-beşer evlendirince, bu üçer-beşer evliliğin yetimlere ve yetimlerin haklarının korunmasında nasıl bir etkisi oluyor ki? Birer birer evlendirince koruma olmuyor mu?

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin
                    Last edited by galipyetkin; 23. January 2021, 10:16 PM.

                    Comment

                    • kuman
                      Uzman Üye
                      • Mar 2013
                      • 583

                      #115
                      Nisa ilk 10 ayeti Yada Kur an ın bütünü ana erkil bir topluluğa gelseydi eğer ne olurdu...

                      Comment

                      • Hasan Akçay
                        Uzman Üye
                        • Dec 2010
                        • 826

                        #116
                        kuman Nickli Üyeden Alıntı
                        Nisa ilk 10 ayeti Yada Kur an ın bütünü ana erkil bir topluluğa gelseydi eğer ne olurdu...
                        Biraz ukalalik edeyim.

                        Eger Nisâ suresinin ilk 10 ayeti anaerkil bir topluluga gelseydi
                        en azindan örnegin ilk canlinin
                        erkek olmadigi, DiSi oldugu görülürdü
                        çünkü bakin Nisâ 1'de ne deniyor:

                        Insanlar! Sizi "bir tek canli"dan yaratan rabbinizi kâle alin...

                        sizi BiR TEK canlidan yaratan
                        halakakum min nefsin VAHiDE

                        VAHiDE disildir.

                        Yetmedi,
                        ardindan şu söyleniyor:

                        esini ondan yaratti -halaka minhé zevcehé

                        esini kelimesindeki i ve ondan kelimesindeki o da disil olup
                        ilk insanin erkek degil DiSi oldugunu kesinlestirir.


                        Kisacasi
                        bize ezberletilmis olanin aksine
                        ADEM denen erkek
                        ilk insan degildir.

                        ADEM
                        disi olan ilk insanin esi olarak
                        disi ilk insandan yaratilmistir.

                        Simdi.. şu sehir efsanesini düsünelim:

                        Havva,
                        Adem'in ege kemiginden yaratilmis olup egridir,
                        düzeltimesi yani terbiye edilmesi gerekir. Pöh!
                        Last edited by Hasan Akçay; 20. October 2016, 10:51 AM.

                        Comment

                        • kuman
                          Uzman Üye
                          • Mar 2013
                          • 583

                          #117
                          Insanlar! Sizi "bir tek canli"dan yaratan rabbinizi kâle alin...


                          Tebrik ederim.

                          Ukalalık yaparken evrim teorisi nin Kur an da bulunduğunu da ispatladınız

                          Comment

                          • galipyetkin
                            Uzman Üye
                            • Sep 2011
                            • 1389

                            #118
                            Eşeyli üreme ile eşeysiz üremeyi,
                            yani dölleyerek veya döllenerek üreme ile dölleme veya döllenme olmadan üremeyi birbirine karıştırmayalım.

                            Eril ile erkek
                            dişil ile dişi
                            aynı mı?

                            "Vahide", bölünen
                            yani doğurmadan/o erginliğe ulaşamamış olmaktan dolayı, "amib" gibi bölünerek kendisinden bir başka "kendisi gibi çıkan" olamaz mı?

                            Saygılarımla.
                            Galip Yetkin.
                            Last edited by galipyetkin; 19. October 2016, 10:49 AM.

                            Comment

                            • Hasan Akçay
                              Uzman Üye
                              • Dec 2010
                              • 826

                              #119
                              Sevgili kuman,
                              ittekû rabbekum ellezîne halakakum min nefsin vahide,
                              üslup farki hariç,
                              nerdeyse istisnasiz bütün mütercimler tarafindan
                              sizi BiR TEK canlidan yaratan rabbinizi kâle alin
                              diye tercüme edilmistir.

                              Lütfen meallere bakiniz: http://www.kuranmeali.org/4/nisa_sur..._mealleri.aspx

                              "Biraz uklalalik edeyim" dememe gelince
                              öyle dedim çünkü ele aldigim konuda bildigim kisitlidir,
                              bunun ayirdindayim.

                              En iyisi
                              sözü
                              daha iyi bilecek durumda olanlara birakmak.

                              Örnegin
                              Havva Adem'in kaburga kemiginden yaratildi iddasiyla ilgili
                              rahmetli Y N Öztürk'ün açiklamasi şöyle
                              (Kur'an'daki Islam, Nisâ suresi):

                              "Burada, geleneksel söylentilerin tam aksi bir durum söz konusu olabilir. Kur'an ilk canli olarak verdigi nefsi disil bir kelime olarak vahide ile nitelendirmis ve ondan esini yaratti ifadesinde nefse gönderdigi zamiri de disil kullanmistir... O halde kelimelerden hareket edilecekse, Kur'an'in bu ifadesi erkegin kadindan yaratildigini savunmaya çok daha uygundur..."
                              Last edited by Hasan Akçay; 21. October 2016, 02:35 AM.

                              Comment

                              • galipyetkin
                                Uzman Üye
                                • Sep 2011
                                • 1389

                                #120
                                "ondan eşini yarattı" mı yoksa bir atımlık nutfeden mi yarattı, yoksa bu safhaya gelinceye kadar geçen "dehr"de çeşit çeşit çamurların etkisiyle insan denilemiyecek primitif bir insansı mı oluştu, üremesi nasıldı? ve zamanı gelince de bu olgun insana mı dönüştü? bunun münazarası insan suresinde yapılır.

                                Fakat. Şimdi beyin jimnastiğine devam.

                                Önce şu yetimleri evlendiremeyince kadınlara el atmıştık ya, onları da üçer, beşer toptan evlendiremez isek bu sefer de "aman hiç olmazsa bir tanesini alın, kelepir", diye yalvarmaya başlayacağız.
                                Eh beceriksiz! Bunu da yapamayınca elinin altındaki sana mecbur olanı peşkeş çeker gibi evlenmeye mecbur edersin.

                                Ya: "Hayır!.... Yaaaa; ben daha evlenmek istemiyorum"
                                diyerek evden kaçarsa?.......
                                Yetimlerin lehine dediğin evlendirme işlemi FOSSS.....

                                Çünkü eylem yetimin rızası alınmadan, kişiliği sıfırlanarak, Bakara-104. ayet yok sayılarak yetimin kişiliği ve menfaati öne alınmadan olgunun aslı evlendirme veya evlenme rüzgarıyla gencecik ve parası, pulu yüklü kızlar peşkeştedir. Evet uydurdukları bir "mehir" dedikleri, bu günkü başlık parası denilen "evlendirme/satım akçesi" karşılığı. Böylece kadınlar da "döver de sever de" diye koşullandırılıp kurşun ve bıçakla "telef" de edilirler; çünkü mal olmuşlardır.

                                Askerlikte verilen komut gibi: "Yatılacaaak!... Yat!" gibi yetime de "Evlenilecek! Evlen."

                                O halde "evlenin" veya "evlendirin" diye tercüme edilen kelimeye yakıştırılan bu mânâ uygun olmayıp, o kelime yetimlerin her hal ve durumunda menfaatlerini kollayacak bir anlam taşımalıdır.

                                Bazıları meallerde geçen kadınlar ifadesi için "yetimlerin kadınlarını" anlatıyor diye sallayanlar olabilir.
                                Biz de deriz ki: "Ya annesi, ya da babası veya hem anası hem babası yaşamayan kimsesiz çocuklar yok mudur?"

                                (Bu konunun bir kısmı da şuradan başlıyor: ( http://www.hanifler.com/showthread.php?t=3658&page=9 )

                                Saygılarımla.
                                Galip Yetkin
                                Last edited by galipyetkin; 23. January 2021, 10:19 PM.

                                Comment

                                Working...