Namaz rekatları...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ÖmerFurkan
    Site Yöneticisi
    • Sep 2008
    • 445

    #121
    muvahhit Nickli Üyeden Alıntı
    selamlar,

    kuranda namazın 5 vakti 3 vakti vs si yoktur,kuranda bu konuda vakitli ve farz olan salattır..

    salat ise namaz değildir..namaz diye bir kelime açılımda yoktur Ali kardeşim.

    Doğru söze ne denir.?

    Comment

    • ugur1972
      Yeni Üye
      • Sep 2010
      • 2

      #122
      yeni konu acmadan,bu konunun altında buradaki arkaşlara ,üstadlara kendimce bir soru sorayım keza uzun zamandır kafamı kurcalıyor,şöyleki efendim , inkara gerek yok tembelmiyim yoksa ciddi günahkarmıyım (pekde dindar bir kişi oldugumu düşünmüyorum ama asla Allahı ve yüce Kuranı inkara gitmiyorum,günahlarımı kesin olarak kendi günahım olarak kabul ediyorum, aslında yazılacak çok şey ,içimde bir cok fırtınalar var ama bu uzun konu ) yoksa her ikisimiyim kendi kendime hep bunu sorarım keza kıldıgım namazları ,yahut kendimi namaz konusunda disipline etmeye calısırken, genelde farz namazlarını kılıp sünnetleri terk ediyorum ,bunu ancak kendimce yapıyorum,yani ne bir kimsenin tavsiyesi nede kimseye bu konuda bir görüs belirtiyorum ama ancak kendi içimde ve kendimce böyle bir sey yapıyorum ,sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir bunu ögrenmek istiyorum..

      Comment

      • ÖmerFurkan
        Site Yöneticisi
        • Sep 2008
        • 445

        #123
        ugur1972 Nickli Üyeden Alıntı
        yeni konu acmadan,bu konunun altında buradaki arkaşlara ,üstadlara kendimce bir soru sorayım keza uzun zamandır kafamı kurcalıyor,şöyleki efendim , inkara gerek yok tembelmiyim yoksa ciddi günahkarmıyım (pekde dindar bir kişi oldugumu düşünmüyorum ama asla Allahı ve yüce Kuranı inkara gitmiyorum,günahlarımı kesin olarak kendi günahım olarak kabul ediyorum, aslında yazılacak çok şey ,içimde bir cok fırtınalar var ama bu uzun konu ) yoksa her ikisimiyim kendi kendime hep bunu sorarım keza kıldıgım namazları ,yahut kendimi namaz konusunda disipline etmeye calısırken, genelde farz namazlarını kılıp sünnetleri terk ediyorum ,bunu ancak kendimce yapıyorum,yani ne bir kimsenin tavsiyesi nede kimseye bu konuda bir görüs belirtiyorum ama ancak kendi içimde ve kendimce böyle bir sey yapıyorum ,sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir bunu ögrenmek istiyorum..
        ARAF
        55. Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Kesinlikle O, haddi aşanları sevmez.
        56. Ve düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O’na, ürpererek ve rahmetini umarak dua edin. Muhakkak ki Allah’ın rahmeti, muhsinlere [iyileştirenlere-güzelleştirenlere] çok yakındır.

        Kardeşim Allaha durmaksızın yakarmak zorundayız.Yakarışın zamanı olurmu diye kendine bir sor.Devlet dairesimi yakardığın makam.Belli saatlerde kapalı olsun.

        Comment

        • Barış
          Uzman Üye
          • Sep 2008
          • 569

          #124
          Uğur1972 Kardeşim,

          Öncelikle hoşgeldiniz. İnşallah güzel paylaşımlarda bulunuruz.

          Sitemizdeki Namaz başlığı altındaki yazıları okumanızı tavsiye ederim.

          Namaz Rabbimize yakarıştır. Farzı,sünneti, katı şekil şartları olmaz. Yakarmak, kulun en tabi özelliği ve olmazsa olmazıdır zaten. ÖmerFurkan kardeşimizin de dikkat çektiği gibi, Rabbimiz bizi herzaman duyar,görür,içimizi dışımızı,sakladığımızı açığa vurduğumuzu bilir.Onun huzuruna girip çıkmak diye birşey olmadığı gibi, bizi duymadığı bir zaman ve hal de yoktur. Bu sebeple, yakarışımızda önemli olan içtenliğimizdir. Kafamızı şekilsel sorularla doldurdukça, bu içtenliğimiz zedelenir ve namaz kıldık derken,Rabbimize içten yakaramadan bir de huzurdan çıkarız.(!)

          Selam ile.
          Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

          Comment

          • hiiic
            Uzman Üye
            • Mar 2010
            • 1980

            #125
            Uğurcuğum farzlarla yetinebilirsin. Allah neyi emrettiyse onu yap, diğerlerine kulak asma... eğer asarsan sana 4bin4 salaten tefriciyede çektirirler, tespik namazıda kıldırırlar, leblebi tozuyla 1001 tekbir de çektirirler, muskada yazdırırlar, büyüde yaptırırlar, kabede tavaf ettirirler, defalarca yattırıp kaldırırlar, döverler, keserler, öldürürler, öldürttürürler.

            Eğer kafana takılırsa Allaha sor, soru sorup cevap alamayacağın birşeyin peşinden mi gideceksin? Cevaplar gelir ama yeterki gelecek cevabı kabul et, bildiğim bildik çaldığım düdük misaline girme. Zaten eğer samimi bir kulsan Allah seni (zorla da olsa) doğru yola iletecektir. Sıkma kendini sen samimiyetle Allaha yönel.

            Comment

            • FEDAKARADAM
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 418

              #126
              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
              Uğurcuğum farzlarla yetinebilirsin. Allah neyi emrettiyse onu yap, diğerlerine kulak asma... eğer asarsan sana 4bin4 salaten tefriciyede çektirirler, tespik namazıda kıldırırlar, leblebi tozuyla 1001 tekbir de çektirirler, muskada yazdırırlar, büyüde yaptırırlar, kabede tavaf ettirirler, defalarca yattırıp kaldırırlar, döverler, keserler, öldürürler, öldürttürürler.

              Eğer kafana takılırsa Allaha sor, soru sorup cevap alamayacağın birşeyin peşinden mi gideceksin? Cevaplar gelir ama yeterki gelecek cevabı kabul et, bildiğim bildik çaldığım düdük misaline girme. Zaten eğer samimi bir kulsan Allah seni (zorla da olsa) doğru yola iletecektir. Sıkma kendini sen samimiyetle Allaha yönel.
              Sünnetler kapı dışarı edildi değil mi?Hani peygamberin yolundaydık, ne oldu, peygmber öldü de sünnetler onunla beraber mi gittiler?.

              Yahu Allah aşkına şu İslam'ı adam gibi öğrenin hep sizinle mi uğraşacağız.

              Resûlüne imân ve itâat olmadan Allah'a imân ve itâat olmaz. Çünkü Allahü teâlâ, kendine itâ'ati, bir çok âyette, Resûlü ile birlikte zikretmistir. Meselâ buyuruyor ki:

              (Resûle itâ'at eden, Allah'a itâ'at etmis olur.) [Nisâ 80]

              (Resûl, size ne verdiyse onu alin, size neyi yasakladiysa ondan sakinin!) [Haşr- 7]

              (De ki "Eger Allah'i seviyorsaniz bana uyun ki Allah da sizi sevsin!") [Aliİmrân 31]


              Allahü Teala, Peygamber efendimize itâati emrettigi gibi, ona muhâlefeti, isyâni da yasaklamistir:

              (Kim Allah'a ve Resûlüne isyân eder ve hududullahi asarsa Allah onu, temelli kalacagi Cehenneme sokar.) [Nisâ 14]

              (Dogru yol belli olduktan sonra, Peygambere karsi geleni ve mü'minlerin yolundan baska bir yola uyani, o yolda birakir ve cehenneme sokariz.) [Nisâ 115]

              Allah'a, Resûlüne isyan hakkında

              (Allah ve Resûlüne karsi gelen, bilsin ki Allah'in azâbi çetindir.) [Enfal 13]


              Sünnet-i seniyyeye uymanin farz oldugunu yukarida âyet-i kerîmelerle bildirmistik. Bu konudaki hadîs-i serîflerden birkaçi da söyle:

              (Bana uyan Cennete girer, isyân eden giremez.) [Buhârî]

              (Resûlün harâm kilmasi, Allah'in harâm kilmasi gibidir.) [Tirmizî]

              (Allah'in kitabina, Peygamberin sünnetine sarilan sapitmaz.) [Hâkim]

              (Sünnetimden yüz çeviren benden degildir.) [Müslim]

              (Benden sonra ihtilâflar çikar. O zaman sünnetime ve hülefa-i râsidînin sünnetine uyun!) [Tirmizî]

              Kur'ân-i kerîm, Peygamber efendimize inmistir. Muhatabi odur. Eshâb-i kirâm, Peygamber efendimize, Kur'ân-i kerîmin açiklamasini suâl ederlerdi. Açiklamayi gerektirmiyen âyetler hariç, her âyetin açiklamasini bilen yalniz odur. Resûlullah efendimizin bildirdiginden baska türlü açiklamak yanlis olmakla kalmaz, Allah'a ve Resûlüne iftirâ olur. Hiç bir kimse, Peygamber efendimizden daha iyi bildigini söyleyemez. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:

              (Size kitabi, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi ögreten bir Peygamber gönderdik.) [Bakara 151]

              Demek ki, Peygamber efendimiz, Kitabin [Kur'ân-i kerîmin] disinda, bir de hikmet getirmistir.

              Ayrica, Kurân-i kerîme ragmen, insanlarin bilmedigi seyleri de ögretmistir. Allahü teâlâ, hikme ehlini de övmüstür:

              (Allah, hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilmisse, muhakkak ona çok hayr verilmistir.) [Bakara- 269]

              Hikmet, fen ma'nâsina geldigi gibi, fikih ilmi ma'nâsina da gelir. (Dürr-ül muhtâr)

              Peygamber efendimiz, 0bin Abbâs hazretleri için, (Yâ Rabbî, bunu fakîh kil, hikmet sâhibi eyle ve buna Kur'ân-i kerîmin bilgilerini ihsân eyle) buyurdu. (Buhârî)
              Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

              Comment

              • FEDAKARADAM
                Uzman Üye
                • Dec 2010
                • 418

                #127
                Kur’ân-ı Kerim’de namaz vakitleri, genelden özele doğru gidilerek açıklanmıştır. Namazların belli vakitlerde olduğunu bildiren genel bir âyetten sonra, Mekke döneminde beş vakit namaz emredilmezden önce sabah, akşam ve gece namazı olmak üzere üç vakit kılınan namaza, daha sonra da beş vakit namazın vakitlerine sarahat derecesinde işaret edilmiştir. Böylece Kur’ân’da namaz vakitlerinde bir ikmâlin olduğu, yani tedrîcî olarak tamamlanmaya gidildiği söylenebilir.

                Beş vakit namaza işâret eden âyetlerden bazıları şunlardır: ‘Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını kıl…’ (İsrâ, 17/78), ‘…Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin yüceliğini ilan et, O’na hamdet. Gecenin bazı vakitlerinde, gündüzün bazı tarafında da O’na ibâdet et ki, Allah’ın rızâsına eresin.’ (Tâ-Hâ, 20/130); ‘Haydi siz akşama girerken, sabaha çıkarken Allah’ı takdis ve tenzih edin, namaz kılın. Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O’na mahsustur. Günün sonunda (ikindi) ve öğleye girerken de O’nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın.’ (Rûm, 30/17-18).

                Kur’ân’ı tefsir eden âlimler, söz konusu âyetlerin işâreten de olsa beş vakit namaza delâlet ettiğini belirtirler. Meselâ Allâme Elmalılı’ya göre: ‘Bu ve benzeri âyetlerle sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere beş vakit namazın vakitleri tayin edilmiştir.’ (Elmalılı, ts, 3/71). Sadece Tâ-Hâ Sûresi’ndeki yukarıda geçen âyet, tek başına beş vakit namaza işâret etmektedir: Güneşin doğmasından önce sabah namazı, batmasından önceki ikindi namazı, gecenin bir kısım saatleri akşam ile yatsı, gündüzün bazı taraflarındaki namaz ise öğle namazıdır.

                Âyetlerde işâret edilen bu vakitlerin sınırlarının tam bir şekilde tespiti ve namazların nasıl kılınacağı bizzat Hz. Peygamber (S.A.V.) tarafından yapılıp izah edilmiş ve o zamandan beri de Müslümanlar tarafından ihtilâfsız uygulanmıştır. Bilindiği gibi Peygamber Efendimizin (s.a.s.) görevlerinden birisi Kur’ân’ı tebliğ etmek, diğeri de onu açıklamak, hayata tatbikini bizzat temsille, yani yaşayarak ortaya koymaktır.

                Beş vakit namaz kılanın hâli, evinin önünden akan suda beş defa yıkanan kimse gibidir. Nasıl böyle bir kimse kirden temizlenirse namaz kılan da küçük günahlardan öyle temizlenir.) [Buhari, Müslim, İ.Ahmed, Beyheki, Darimi, Taberani]
                Last edited by FEDAKARADAM; 7. February 2011, 02:53 PM.
                Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                Comment

                • FEDAKARADAM
                  Uzman Üye
                  • Dec 2010
                  • 418

                  #128
                  Sual: Namaz beş vakit değil mi? Niye üç veya altı vakit diyenler çıkıyor?
                  CEVAP


                  Namaz beş vakittir
                  Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                  Comment

                  • hiiic
                    Uzman Üye
                    • Mar 2010
                    • 1980

                    #129
                    Fedakar yazdığın zırvalıklar çok uzun olduğu ve gerçekten zırvalık olduğu için okumayacağım, ama şunu tekrar hatırlatıyorum.

                    Sana sünnet hadis diye söylenenlerin pek çoğu yalan ve iftiradır. Sen bu hadis kitapları ve yahudi bozması alimlerinle beraber değil peygamber yoluna Kurnanın bile dışına çıkıyorsunuz haberiniz yok.

                    Peygamber hadis yazdırmadı, sadece allahın vahyini yazıdrdı, hatta benden sonra hadis yazmayın uydurmayın diyede uyardı. Ondan sonraki halifeler de uyardı ama bunlara rağmen sen oturmuş hala iki yahudinin senin gibi akılsızları kandırarak dine soktuğu uydurmaları din diye satıyorsun.. yazıktır yaa 100 kere anlattık anlamadın, bizede yazık boşuna yazıyroruz demekki. hep aynı şeyleri dönüp dolaşıp aynı şeyleri tekrarlıyorsun.

                    önce otur adam gibi ne yazıyor sana ne denmiş oku. ADAM GİBİ OKU ADAM.

                    Comment

                    • hiiic
                      Uzman Üye
                      • Mar 2010
                      • 1980

                      #130
                      CEVAP
                      Peygamber efendimiz bize namazın beş vakit olduğunu bildirdi. Senelerce beş vakit kıldı. Artık başka delil aramak gerekmez. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki
                      al verdiğin linkdeki yazının başı böyle...

                      yani diyorki,, senelerce insanlar savaşmış kan dökmüş, savaş güzelir bizde savaşalım mı yani?
                      Tartışmaya gerek yok peygamber savaşın dedi, senelerce insanlar savaştı hadi tüfenkleri alın hadi hemen gidiyoruz savaşmaya...

                      arkadaşım sizin sorununuzu söylim ben,, sizin sıkıntınızın adı "RAHAT BATMASI". bu rahatsızlık çok kötü bir hastalık ne dokturu var ne tabibi.. rahat battımı insan çok sıkıntılı oluyor anlıyorum sizi ama sıkın dişinizi, göreceğiz ahirette peygamber buhariyi mi yazmış müslimimi yazmış yoksa sadece Kuran vahyini mi getirmiş.. az daha sıkın biliyorum çok kötü batıyor ama dayanın..

                      -----------------------

                      bu arada mutlaka fedakarın verdiği linki okuyun.. ayetler nasıl çarpıtılır din nasıl dışardan ikame ile bozulur güzel bir örnek,,,

                      Comment

                      • FEDAKARADAM
                        Uzman Üye
                        • Dec 2010
                        • 418

                        #131
                        hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                        Fedakar yazdığın zırvalıklar çok uzun olduğu ve gerçekten zırvalık olduğu için okumayacağım, ama şunu tekrar hatırlatıyorum.

                        Sana sünnet hadis diye söylenenlerin pek çoğu yalan ve iftiradır. Sen bu hadis kitapları ve yahudi bozması alimlerinle beraber değil peygamber yoluna Kurnanın bile dışına çıkıyorsunuz haberiniz yok.

                        Peygamber hadis yazdırmadı, sadece allahın vahyini yazıdrdı, hatta benden sonra hadis yazmayın uydurmayın diyede uyardı. Ondan sonraki halifeler de uyardı ama bunlara rağmen sen oturmuş hala iki yahudinin senin gibi akılsızları kandırarak dine soktuğu uydurmaları din diye satıyorsun.. yazıktır yaa 100 kere anlattık anlamadın, bizede yazık boşuna yazıyroruz demekki. hep aynı şeyleri dönüp dolaşıp aynı şeyleri tekrarlıyorsun.

                        önce otur adam gibi ne yazıyor sana ne denmiş oku. ADAM GİBİ OKU ADAM.
                        Tarikat ve hadis düşmanlarının diliyle konuşmasan iyi olur.Kimseye de yahudiden dönmedir diye iftira etme!.Tartışmasını bile beceremiyorsun.Her bir sözünün cılkı çıkık...Bu kafayla 100 yıl daha yaşasan İslam'da bir arpa boyu yol katedemezsin.Herşeye muhalif olma ve bilmediğin konularda da ahkam kesilme... Yazdıklarımı iyice okumadan da sazan balığı gibi atlama konulara...

                        KUR'AN'IN DAHA ELİFBA'SINDAN BİLE HABERİN YOK!.

                        Sadece meallerle yola çıksaydım Allah muhafaza yolumu şaşırırdım.

                        Bak arkadaş!.tarikat, mezhep, tasavvuf şeriat, hadis;bunların içine dal öğren yoğrul ve ondan sonra burada tartış benimle...Bunları incelemeye tenezzül etmezsin kuru bir akılla bana akıl satarsın.Çocuk mu sandın beni!.

                        Yahu siz bu siteden herkesi uzaklaştırmışsınız.Demek ki çekici değil, itici olmuşsunuz.Utanmadan bir de değerli mukaddes davalara yan gözle bakanlardansınız.

                        Site bayağı yalnızlaşmış.Bunun vebali de sen ve senin gibilerdir.Hayatınıza, nefsinize uygun ne varsa bu Kur'an'dandır diye algılamışsınız.Allah'tan korkun yahu!...

                        Ayetler, hadisler veriyoruz hiç anladığınız, düşündüğünüz de yok.Ne biçim akıl bu, ne biçim müslümansınız?

                        En iyisi bu siteye hiç uğramamak lazımmış...

                        SON SÖZÜM:KİM HADİSLERE UYDURUK DİYORSA ASIL KENDİSİ UYDURUK İNSAN DEMEKTİR.

                        CAHİLE LAF ANLATMAK NE KADAR ZORMUŞ ALLAHIM.AF ET BİZİ BUNLARIN SAYESİNDE EPEY GÜNAHLAR İŞLEDİM.BU ARKADAŞLARA DA GERÇEK MANA DA HİDAYET NASİP EYLE!

                        ALLAH'IN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN, RABBİME EMANET OLUN...
                        Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                        Comment

                        • hiiic
                          Uzman Üye
                          • Mar 2010
                          • 1980

                          #132
                          Ben buharnin hadislerini ayetlerden daha çok biliyorum, çünkü senin gibi pek çok kişiyle karşılaştım bana emrettiler ki Kuran okuma! hadis oku, bende okudum yıllarca, yıllarca tarikat köşelerinde evliya mürşit peşlerinde gezdim. rabıtalar yaptım, yıllarca alim evliya kitapları okudum..

                          Ama gün geldiki sadece 1 tane... 1 tane ayet meali okdum,, bak ne diyorum 4 değil 5 değil 10 değil,,, sana yazdığımız gibi onlarca değil sadece 1 tane....

                          sen gelmiş bana bunları yap diyorsun,, e be güzel kardeşim. sen kendini gerçekten bişiler biliyor mu sanıyorsun yoksa öyle mi göstermeye çalışıyorsun?

                          Kuran anlaşılmaz dersiniz ama peygamberin hadisleri nasıl oluyorsa hiç sapmadan anlaşılıyor..
                          Kuran anlaşılmaz dersiniz ama ne kadar arap alim varsa hepsinin yazısı anlaşılıyor.

                          oturmuş çokda iş yapmış marifet yapmış gibi içinden çıktığımız pisliği bize övüyor aklınca git bunlarla yoğrul diyor,,

                          Gerçekten Allahın saptırdığına çıkış yok,, hidayet vermediğine çıkış yok..
                          Last edited by hiiic; 13. February 2011, 03:11 AM. Sebep: Öfkelenerek yazılan yazıya şeytan ortak olur.

                          Comment

                          • hiiic
                            Uzman Üye
                            • Mar 2010
                            • 1980

                            #133
                            Adama yüz kere diyoruz ki Kuran düşünülüp öğüt alınsın diye indi,,,

                            100 kere sayarım yazdım bunu,,, ayetlerden örnekler ve apaçık açıklamalar getirdik..

                            buna rağmen yine diyorki elif badan haberin yok
                            Bu ne anlamaz bir kavim bu ne inatçı şeytanlar... Daha ne açıklayacaksın ki,,, yada açıklasan ne olacak??

                            Laf konuşmasından haberi yok, aynısıyla karşılık verincede acıtasyon yapıyor,, "ben giderim aaa, herkes gitmiş bende giderim"" sgit.

                            sanki kaldında 2 bişi öğrendin.. ayetle açıkladık Kuran anlaşılmalı anlaşılmaz ise önemi yok diye hala elif ba diyor.. ne diyim ben daha sanaç çokda lüzumlu hin kumaşı gibi gierim giderim..

                            koçum aldınız cevabınızı gidersiniz.. Bütün bu yazdıklarımıza şahit olarak Allah yeter.. O bilgisayarı ders olsun diye bir kere eline verdi,, en acil durumda ikinci kere vermeyede gücü yeter. o zaman anlarsın kaç bucakmış uydurmanın hali.

                            ***
                            sitenin yanlız hali içinde Tebyin sana daha önce söylemedi mi?
                            Biz, bu hak yollar yalnız başladı yalnız başlayacak kimsesiz başladı kimsesiz devam ediyor demedi mi?
                            İsanın yanında havari kalmadıysa, İbrahimin ümmeti yoksa bunun suçu peygambere mi?
                            Sitede user yoksa bunun suçu Kuranın mı hakikatın mı? İnsanlar gaflette pek çoğuda senin gibi sapık yola düşmüş..
                            bi lafı 10 kere söletme bize, bir kez olsun şaşırt benide aaa bunu bana daha önce demişlerdi de,,, her defasında farklı kişimi kullanıyor aynı nick i anlamadım gitti. ne laf anlamaz ne akıllanmaz bir kavim.. işte yecüc mecüc bunlar yaaa. bunlara kızgın demirle bakırı dökeceksin,, bazen hizbullaha imrenmiyor değilim.

                            ***
                            EDİT
                            Al sayende o ayetinde manasına vardım,,,
                            yecüc mecüc gibi laf anlamaz toplumları hemen izole edeceksin anında banı vuracaksın başlarına bi daha gün yüzüne çıkamasınlar..
                            Bak ayetin manası bu işte.. madem laf anlamaz madem akıllanmaz.. gömeceksin anında dğın arasına.. bidaha da çıkamasın..
                            her işte hayır vardır derler, sayende bir manaya daha vakıf oldum, yoksa kafama takılan bir ayetti kendiler. Allah razı olsun. bir işe yaradın yani..
                            Last edited by hiiic; 7. February 2011, 04:18 PM.

                            Comment

                            • aşık74
                              Uzman Üye
                              • Feb 2009
                              • 294

                              #134
                              FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
                              Sünnetler kapı dışarı edildi değil mi?Hani peygamberin yolundaydık, ne oldu, peygmber öldü de sünnetler onunla beraber mi gittiler?.

                              Yahu Allah aşkına şu İslam'ı adam gibi öğrenin hep sizinle mi uğraşacağız.

                              Resûlüne imân ve itâat olmadan Allah'a imân ve itâat olmaz. Çünkü Allahü teâlâ, kendine itâ'ati, bir çok âyette, Resûlü ile birlikte zikretmistir. Meselâ buyuruyor ki:

                              (Resûle itâ'at eden, Allah'a itâ'at etmis olur.) [Nisâ 80]

                              (Resûl, size ne verdiyse onu alin, size neyi yasakladiysa ondan sakinin!) [Haşr- 7]

                              (De ki "Eger Allah'i seviyorsaniz bana uyun ki Allah da sizi sevsin!") [Aliİmrân 31]


                              Allahü Teala, Peygamber efendimize itâati emrettigi gibi, ona muhâlefeti, isyâni da yasaklamistir:

                              (Kim Allah'a ve Resûlüne isyân eder ve hududullahi asarsa Allah onu, temelli kalacagi Cehenneme sokar.) [Nisâ 14]

                              (Dogru yol belli olduktan sonra, Peygambere karsi geleni ve mü'minlerin yolundan baska bir yola uyani, o yolda birakir ve cehenneme sokariz.) [Nisâ 115]

                              Allah'a, Resûlüne isyan hakkında

                              (Allah ve Resûlüne karsi gelen, bilsin ki Allah'in azâbi çetindir.) [Enfal 13]


                              Sünnet-i seniyyeye uymanin farz oldugunu yukarida âyet-i kerîmelerle bildirmistik. Bu konudaki hadîs-i serîflerden birkaçi da söyle:

                              (Bana uyan Cennete girer, isyân eden giremez.) [Buhârî]

                              (Resûlün harâm kilmasi, Allah'in harâm kilmasi gibidir.) [Tirmizî]

                              (Allah'in kitabina, Peygamberin sünnetine sarilan sapitmaz.) [Hâkim]

                              (Sünnetimden yüz çeviren benden degildir.) [Müslim]

                              (Benden sonra ihtilâflar çikar. O zaman sünnetime ve hülefa-i râsidînin sünnetine uyun!) [Tirmizî]

                              Kur'ân-i kerîm, Peygamber efendimize inmistir. Muhatabi odur. Eshâb-i kirâm, Peygamber efendimize, Kur'ân-i kerîmin açiklamasini suâl ederlerdi. Açiklamayi gerektirmiyen âyetler hariç, her âyetin açiklamasini bilen yalniz odur. Resûlullah efendimizin bildirdiginden baska türlü açiklamak yanlis olmakla kalmaz, Allah'a ve Resûlüne iftirâ olur. Hiç bir kimse, Peygamber efendimizden daha iyi bildigini söyleyemez. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:

                              (Size kitabi, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi ögreten bir Peygamber gönderdik.) [Bakara 151]

                              Demek ki, Peygamber efendimiz, Kitabin [Kur'ân-i kerîmin] disinda, bir de hikmet getirmistir.

                              Ayrica, Kurân-i kerîme ragmen, insanlarin bilmedigi seyleri de ögretmistir. Allahü teâlâ, hikme ehlini de övmüstür:

                              (Allah, hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilmisse, muhakkak ona çok hayr verilmistir.) [Bakara- 269]

                              Hikmet, fen ma'nâsina geldigi gibi, fikih ilmi ma'nâsina da gelir. (Dürr-ül muhtâr)

                              Peygamber efendimiz, 0bin Abbâs hazretleri için, (Yâ Rabbî, bunu fakîh kil, hikmet sâhibi eyle ve buna Kur'ân-i kerîmin bilgilerini ihsân eyle) buyurdu. (Buhârî)

                              Selamlar ...

                              De ki “ Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.”
                              21-Enbiya Suresi 45

                              Böylece biz seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete sana vahyettiklerimizi okuman için gönderdik.
                              13-Rad Suresi 30

                              Bu Kuran, bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu.
                              6-Enam Suresi 19

                              Onlara ayetlerimiz açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar “Bize bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir.” dediler. De ki “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece vahyolunana uyuyorum.” 10-Yunus Suresi 15

                              Ayetlerde görüldüğü gibi, Peygamber’in açıkladığı ve uyduğu vahiy Kuran’dır.

                              İnanmayanların reddettiği, değiştirilmesini istedikleri de Kuran’dır.

                              Peygamber’in vazifesi kendisine vahiy olarak gelen Kuran’ı okumaktır.

                              Peygamber’e uymak; Kuran’a uymak, Kuran’ın sistemine göre inanmak, hareket etmek ve yaşamaktır.
                              Peygamber’imiz Kuran’da en çok “Resul” kelimesiyle tanıtılır. Resul Türkçe’de “elçi” kelimesinin karşılığıdır ki Allah bu kelimeyle, Peygamberimiz’in vazifesi olan Allah’tan aldığı mesajı insanlara iletmeyi vurgular.

                              Ayetlerden gördüğümüz gibi bu mesaj Kuran’dır. Başka hiçbir kaynağa, hiçbir kitaba gönderme yoktur. Allah, Kuran dışında başka uyulması gereken vahiyler, kaynaklar olsaydı, onları da belirtir, onlara da uymamızı isterdi.

                              Oysa bugünkü manzaraya baktığımızda yüzlerce cilt hadis ve fıkıh kitabının dinin kaynağı sayılarak Kuran’a eş koşulduğunu görüyoruz. Böylece Kuran’ın din konusundaki otoritesi ve kaynaklığı %100 iken, Kuran birçok kaynağın arasındaki bir kaynağa indirgeniyor.

                              Öyle ki Kuran’ın oluşturulan bu yeni yapıda hacim olarak payı %1’in bile çok altındadır. Gördüğümüz tüm bu ayetler, Kuran’ın değerini düşüren, Peygamber’e yalan sözler(hadisler) atfeden, Peygamber’e iftira eden bu mantığa karşı çıkar.

                              Bu yazı üzerine biraz düşünün fedakar kardeşim !!! Rica ediyorum ...

                              Selamlar..

                              Comment

                              • aşık74
                                Uzman Üye
                                • Feb 2009
                                • 294

                                #135
                                FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
                                Kur’ân-ı Kerim’de namaz vakitleri, genelden özele doğru gidilerek açıklanmıştır. Namazların belli vakitlerde olduğunu bildiren genel bir âyetten sonra, Mekke döneminde beş vakit namaz emredilmezden önce sabah, akşam ve gece namazı olmak üzere üç vakit kılınan namaza, daha sonra da beş vakit namazın vakitlerine sarahat derecesinde işaret edilmiştir. Böylece Kur’ân’da namaz vakitlerinde bir ikmâlin olduğu, yani tedrîcî olarak tamamlanmaya gidildiği söylenebilir.

                                Beş vakit namaza işâret eden âyetlerden bazıları şunlardır: ‘Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını kıl…’ (İsrâ, 17/78), ‘…Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin yüceliğini ilan et, O’na hamdet. Gecenin bazı vakitlerinde, gündüzün bazı tarafında da O’na ibâdet et ki, Allah’ın rızâsına eresin.’ (Tâ-Hâ, 20/130); ‘Haydi siz akşama girerken, sabaha çıkarken Allah’ı takdis ve tenzih edin, namaz kılın. Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O’na mahsustur. Günün sonunda (ikindi) ve öğleye girerken de O’nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın.’ (Rûm, 30/17-18).

                                Kur’ân’ı tefsir eden âlimler, söz konusu âyetlerin işâreten de olsa beş vakit namaza delâlet ettiğini belirtirler. Meselâ Allâme Elmalılı’ya göre: ‘Bu ve benzeri âyetlerle sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere beş vakit namazın vakitleri tayin edilmiştir.’ (Elmalılı, ts, 3/71). Sadece Tâ-Hâ Sûresi’ndeki yukarıda geçen âyet, tek başına beş vakit namaza işâret etmektedir: Güneşin doğmasından önce sabah namazı, batmasından önceki ikindi namazı, gecenin bir kısım saatleri akşam ile yatsı, gündüzün bazı taraflarındaki namaz ise öğle namazıdır.

                                Âyetlerde işâret edilen bu vakitlerin sınırlarının tam bir şekilde tespiti ve namazların nasıl kılınacağı bizzat Hz. Peygamber (S.A.V.) tarafından yapılıp izah edilmiş ve o zamandan beri de Müslümanlar tarafından ihtilâfsız uygulanmıştır. Bilindiği gibi Peygamber Efendimizin (s.a.s.) görevlerinden birisi Kur’ân’ı tebliğ etmek, diğeri de onu açıklamak, hayata tatbikini bizzat temsille, yani yaşayarak ortaya koymaktır.

                                Beş vakit namaz kılanın hâli, evinin önünden akan suda beş defa yıkanan kimse gibidir. Nasıl böyle bir kimse kirden temizlenirse namaz kılan da küçük günahlardan öyle temizlenir.) [Buhari, Müslim, İ.Ahmed, Beyheki, Darimi, Taberani]
                                Selamlar...

                                Namaz, Urduca ve Farsça'da "dua" anlamına gelir. Kuran inmeden önce "namaz" Pers'teki Zerdüştler (ateşe tapanlar) tarafından da uygulanıyor ve uygulanan bu "namaz" günümüz Müslümanlarının uyguladığı "namaz" ile çok büyük benzerlikler gösteriyordu.
                                Aşağıdaki alıntı bir zerdüşt sitesinden namazın nasıl kılınacağını anlatıyor.

                                Dikkat ederseniz bu ritüele başlamadan önce aynı şu an Arap dinini izleyenlerin uyguladığı gibi bir çeşit abdest alındığını görürsünüz.

                                "Zerdüşt namazına başlamadan önce kişi; ellerini, ayaklarını ve yüzünü yıkar, başa takke veya başörtüsü giyip, güneşe doğru dönerek Ashem, Yatha, Kemna Mazda için dua eder.

                                Bu namaz da ne tesadüftür ki günde tam 5 vakittir! Güneşin doğuşundan öğlen 12:40 'a kadar olan namaza Havan Geh, öğlen 12:40 ile 15:40 arasındakine Rapithavan Geh, 15:40 ile günbatımına kadarki namaza Ujiren Geh, günbatımından 24:40'a kadar süresi olan namaza Aiwisuthrem Geh denirken 24:40'dan güneşin doğuşuna kadar kılınması gereken namaza ise Ushahin Geh denir61. "

                                Önemli bir nokta daha; İmam Buhari ve diğer hadis toplayanların hepsi o zamanlar zerdüştlüğün yaygın olduğu Pers asıllıdır.!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

                                Bu bilgide size bir fikir ve düşünme vesilesi olabilir sanırım !!!

                                selamlar...

                                Comment

                                Working...