Namaz rekatları...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • aşık74
    Uzman Üye
    • Feb 2009
    • 294

    #136
    FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
    Sual: Namaz beş vakit değil mi? Niye üç veya altı vakit diyenler çıkıyor?
    CEVAP


    Namaz beş vakittir
    Salat'ın kökü olan S-L-v'ın klasik Arapça lügatlarında birçok anlamı var, bu anlamları incelemeden önce geleneksel çevirilerdeki salat'ın Kuran baz alındığında tutarlı olup olmadığını araştıracağız.

    Bazı ayetlerde salat kelimesini "namaz" olarak tercüme etmek uygun düşmüyor. Çevirmenler bunu fark ederek bazı cümlelerin anlam bütünlüğünü koruyabilmek amacıyla ya her zaman namaz olarak çevirdikleri kelimenin anlamını değiştirmişler ya da değiştirmeyerek ayetleri sağduyuya aykırı bir biçimde bırakmışlar. İşte bu tür ayetlere birkaç örnek:

    02:157 İşte böyleleri üzerine Rablerinden salavat ( *salavat; salat kelimesinin çoğuludur. ) vardır, bir rahmet var. İşte bunlardır iyiye ve güzele ermiş olanlar.

    Allah insanlar için namaz mı kılıyor? Dua mı ediyor?

    09:05 O haram aylar çıktığında artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları hapsedin, onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tövbe eder, namazı kılar ( EKAMUS SALATE ), zekâtı da verirlerse, artık yollarını serbest bırakın. Allah Gafurdur, Rahimdir.

    Allah inanmayanların bağışlanması için namaz kılması gerektiğini mi söylüyor? Namaz kılmazlarsa öldürülecekler mi? Peki ya "namaz" kılıp da şirk koşmaya, putlara tapmaya devam ederlerse? Bu mantıklı geliyor mu size? Kuran dinde zorlama yok (02:256) demiyor mu?

    24:41 Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tespih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını
    ( SALATE-HU ), kendine özgü tespihini bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilmektedir.

    Kuşlar da namaz mı kılıyor?

    09:103 Onların mallarından sadaka al, bununla onları (günahlarından) temizlersin. Onlar için dua et ( SALLİ ALEYHİM ), çünkü senin duan ( SALATEKE ) onlar için bir sükunettir. Allah işitendir, bilendir.

    Bir kimsenin namazı / duası diğer kişilere nasıl sükûnet verebilir?

    08:35 Onların Beytullah yakınındaki namazları ( SALATUHUM ) da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (Ey kâfirler!) İnkar etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın!

    Kâfirler dahi ıslık çalarak ve el çırparak "namaz" kılabilmektedir!

    02:239 Eğer (herhangi bir şeyden) korkarsanız namazlarınızı yürüyerek yahut binmiş olarak kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman, siz bilmezken Allah' ın öğrettiği şekilde O'nu anın.

    Yeryüzünde yürüyerek veya (deveye, vs.) binmiş olarak "namaz" kılabilen bir Müslüman var mı? Yürüyerek kılınabilen bir namaz neden ayakta da kılınmasın?

    70:19-35 Gerçek şu ki İNSAN PEK HIRSLI YARATILMIŞTIR. Kendisine fenalık dokununca basar bağırır. Ona imkan verildiğinde ise pinti kesilir. ANCAK ŞUNLAR ÖYLE DEĞİLDİR: NAMAZ KILANLAR, Kİ ONLAR NAMAZLARINDA DEVAMLIDIRLAR. Bunların mallarında belirli bir hak vardır: Yoksul ve yoksun için. Bunlar, ceza gününe içtenlikle inanırlar. Bunlar, yalnız Rablerinin azabından ürperirler.
    Gerçekten de Rablerinin azabı emin olunmayacak bir azaptır. Bunlar, cinsiyet organlarını titizlikle korurlar. Ancak onlar, eşleriyle, imkânlarının sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar. Kim bunun ötesini isterse, işte böyleleri sınırı aşanların ta kendileridir. Bunlar, kendilerindeki emanetlere ve ahitlerine sadık kalırlar. Bunlar, tanıklıklarını tam yaparlar. Ve bunlar, namazlarını-dualarını korurlar. İşte bunlar cennetlerde ikram göreceklerdir.

    Dikkat edilirse Allah ayette insanların karakteristik özelliklerinden bahsediyor, inananların değil. Bütün insanoğlu Müslümanlar gibi "namaz" kılıyor mu?

    96:09-12 Gördün mü şu men edeni (engelleyeni), namaz kılarken bir kulu (namazdan)? Gördün mü, ya o doğru yolda olur, yahut tâkvayı emrediyorsa?

    Bu sûre "oku" emri ile başlayan ve çoğu kaynağa göre Peygamberimize vahyedilen ilk sûre olan ALAK süresidir ve birinin namaz kılarken engellendiğinden bahsetmektedir. Bu mümkün müdür? Bir kimse evinde namaz kılsa onu kim engelleyebilir? Hani "namaz" Peygamberimiz miraca yükselirken emrolunmuştu?

    29:45 (Resulüm!) Sana vahyedilen kitabı oku ve namazını kıl. Muhakkak ki, namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah' ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.

    Kılınan namaz insanları kötülüklerden uzaklaştırıyor mu? KESİNLİKLE HAYIR! Dünyada "namaz" kılıp masum insan öldüren, zina yapan, tecavüz eden, katil olan, hırsızlık yapan, kumar oynayan, adam dolandıran, mezardaki ölüden medet umup Allah'a şirk koşan kaç kişi vardır?

    Kuran'ı Kerim'in indirildiği 23 yıl boyunca inananlar Peygamberimize bir çok konuda soru sormuşlar (Yasak aylarda savaşma, şarap ve kumar, kıyamet, ruh, dağlar, vb.).

    Fakat nedense kimse salat'ın ne olduğunu, eğer şuan ki çevrildiği gibi "namaz" demek ise hangi sûrelerin okunacağını, hangi namazın kaç rekât kılınacağı, neyin namazı bozup bozmayacağını, kılınmayan "namaz"ların kaza yapılıp yapılmayacağını sormamıştır.

    Örneğin Allah orucun kaza yapılabileceğini söylediği halde salat'ın kazasından hiç bahsetmemiştir.

    Ayetlerden anlaşıldığı üzere Kuran'ın indiği zaman müminler salat'ın ne olduğunu çok iyi biliyorlardı.

    Lütfen üstteki yazının hepsini okuyun ve iyice düşünün ,mantık yürütün !!!

    Selamlar ....

    Comment

    • aşık74
      Uzman Üye
      • Feb 2009
      • 294

      #137
      FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
      Tarikat ve hadis düşmanlarının diliyle konuşmasan iyi olur.Kimseye de yahudiden dönmedir diye iftira etme!.Tartışmasını bile beceremiyorsun.Her bir sözünün cılkı çıkık...Bu kafayla 100 yıl daha yaşasan İslam'da bir arpa boyu yol katedemezsin.Herşeye muhalif olma ve bilmediğin konularda da ahkam kesilme... Yazdıklarımı iyice okumadan da sazan balığı gibi atlama konulara...

      KUR'AN'IN DAHA ELİFBA'SINDAN BİLE HABERİN YOK!.

      Sadece meallerle yola çıksaydım Allah muhafaza yolumu şaşırırdım.

      Bak arkadaş!.tarikat, mezhep, tasavvuf şeriat, hadis;bunların içine dal öğren yoğrul ve ondan sonra burada tartış benimle...Bunları incelemeye tenezzül etmezsin kuru bir akılla bana akıl satarsın.Çocuk mu sandın beni!.

      Yahu siz bu siteden herkesi uzaklaştırmışsınız.Demek ki çekici değil, itici olmuşsunuz.Utanmadan bir de değerli mukaddes davalara yan gözle bakanlardansınız.

      Site bayağı yalnızlaşmış.Bunun vebali de sen ve senin gibilerdir.Hayatınıza, nefsinize uygun ne varsa bu Kur'an'dandır diye algılamışsınız.Allah'tan korkun yahu!...

      Ayetler, hadisler veriyoruz hiç anladığınız, düşündüğünüz de yok.Ne biçim akıl bu, ne biçim müslümansınız?

      En iyisi bu siteye hiç uğramamak lazımmış...

      SON SÖZÜM:KİM HADİSLERE UYDURUK DİYORSA ASIL KENDİSİ UYDURUK İNSAN DEMEKTİR.

      CAHİLE LAF ANLATMAK NE KADAR ZORMUŞ ALLAHIM.AF ET BİZİ BUNLARIN SAYESİNDE EPEY GÜNAHLAR İŞLEDİM.BU ARKADAŞLARA DA GERÇEK MANA DA HİDAYET NASİP EYLE!

      ALLAH'IN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN, RABBİME EMANET OLUN...
      Mademki beşerin şüpheli sözlerine bu kadar önem veriyorsunuz,buyrun okuyun alttaki hadisleri !!!


      Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.
      Tirmizi, Es Sunan, K. İlm 11

      Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber: “Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.”
      El Hatib, Takyid 33

      Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.
      İbni Hişam Siret 4 sayfa 332

      Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. Bazı şeyleri de unutmaksızın size rahmet olması için hatırlatmamıştır, onları da araştırmayın.
      Mahmud Ebu Reyye,
      Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması, sayfa 403

      Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.
      Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6
      İbni Mace K. Etime 60/El-Müracaat sayfa 20

      Peygamber’imiz Medine’ye geldiğinde Medineliler hurmayı aşılıyorlardı. Peygamber’imiz “Ne yapıyorsunuz?” diye sordu. Onlar “Biz bunu yapardık.” dediler. Peygamber’imiz “Belki yapmazsanız daha iyi olur.” dedi. Onun sözüne uyarak bu işlemi terk ettiler de hurma ürün vermez oldu. Bu durumu Peygamberimiz’e hatırlattıklarında kendilerine şöyle buyurdu: “Ben ancak bir insanım. Size dininizle ilgili bir şeyi emrettiğimde onu alın. Kendi görüşümden bir şeyi emrettiğimde ise ben ancak bir insanım.”
      Müslim, K. Fazail 140 / İbni Hanbel 3/152

      Peygamber’imiz Bedir’de suyun yakın olduğu bir yeri ordugah olarak seçmişti. Sahabeden el Habbab b. el Munzir O’na şöyle dedi: “Ey Allah’ın elçisi, burası bize laf düşmeyecek şekilde Rabbinin senin için seçip yerleştirdiği bir yer midir? Yoksa o bir görüş, öneri ve harp hilesi midir?” Allah’ın elçisi cevaben “ Aksine o bir görüş ve harp hilesidir.” dedi. Bunun üzerine el Habbab: “Burası hiç de iyi bir konak yeri değildir. Kalkıp karşımızdaki topluluğa en yakın suyun başına karargah kuralım. Sonra orada bir kuyu kazıp suyu depolayalım da biz içelim, onlar içmesinler.” dedi. Peygamber’imiz: “Doğru söyledin.” dedi ve onun söylediğini yaptı.
      İbni Hişam, es Sireh c.1 sf.620/ Taberi-et Tarih c.2 sf.144

      Ben ancak bir insanım. Sizler aranızdaki davaları bana getiriyorsunuz, umulur ki bazılarınız delillerini diğerlerinden daha iyi dile getirirler de ben duyduğum üzere onlar lehinde bir hükme varırım. Kime (haksız yere) kardeşinin hakkından hüküm verirsem, o kardeşinin hakkı olan bu şeyi kesinlikle almasın. Haksız yere alan için ancak ateşten bir parça ayırırım.
      El Kadı Iyaz, Eş Şifa, c.2 sf.179

      “Bilin ki; Kuran’dan başka bir şey eken, ektiğini biçerken belalara uğrar. Artık siz de O’nu ekin, O’na uyun. Rabbinize O’nu delil edin, nefislerinize O’nu öğütçü yapın. Kendi reyleriniz O’na uymazsa reylerinizi (yorumlarınızı, seçiminizi) töhmetleyin, dilekleriniz O’na aykırıysa dileklerinize hıyanette bulunun.”
      Nehcül Belağa sayfa 55

      Comment

      • Miralay
        Uzman Üye
        • May 2010
        • 372

        #138
        Allah razı olsun aşık74 kardeşim.
        Özellikle bu sayfadaki (S:14) ilk iletin çok hoşuma gitti. Daha bunun üzerine söz olur mu bilmem. Herşeyi çok güzel ifade etmişsin. Örneklerin de harikaydı.

        İçinde çelişkiler barındıran,kul kelamı olan (elçinin bunların tamamını söylediği şüpheli) hadisleri dinde nass olarak kabul etmeyip; Yüce Allah'ın kelamı olan Kur'an'la dinini bina edenleri Allah ve elçisine itaatsizlikle suçlamak ne kadar feci bir durum.
        Zaten elçinin sözleri ve yaşantısı da Kur'andan ibaret değil miydi?
        Kur'ana uyan,elçiye de uymuş,itaat etmiş olur.
        O mübarek te,vahye uymamış mıydı? Kur'ana uyan herkes, yemin ederim ki, hem Allah'a hem de resulüne itaat etmiş olur.

        Bunları iyi düşünelim.
        Allah'ın rahmeti,bereketi tüm mü'minlerin ve güzel dinimizi en doğru şekilde öğrenip, yaşamak isteyenlere olsun.

        Allah'a emanet ol.
        Selam,saygı,dua ve muhabbetlerimle.

        Comment

        • hiiic
          Uzman Üye
          • Mar 2010
          • 1980

          #139
          A’râf

          157
          Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmi Peygamber'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber'e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nur'a (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.

          158
          De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın elçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyle ise Allah`a ve ümmi Peygamber olan Resulüne -ki o, Allah'a ve onun sözlerine inanır iman edin ve O'na uyun ki doğru yolu bulasınız.


          Âl-i İmrân

          31
          (Resulüm! ) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.


          32
          De ki: Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kafirleri sevmez.

          132
          Allah'a ve Resul'üne itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.


          Nisâ

          59
          Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resul'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.


          61
          Onlara: Allah'ın indirdiğine (Kitab'a) ve Resul'e gelin (onlara başvuralım), denildiği zaman, münafıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.


          64
          Biz her peygamberi -Allah'ın izniyle- ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan bağışlanmayı dileseler, Resul de onlar için istiğfar etseydi Allah'ı ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardı.

          69
          Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddikler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!

          80
          Kim Resul'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik!


          83
          Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelince hemen onu yayarlar; halbuki onu, Resul'e veya aralarında yetki sahibi kimselere götürselerdi, onların arasından işin içyüzünü anlayanlar, onun ne olduğunu bilirlerdi. Allah'ın size lütuf ve rahmeti olmasaydı, pek azınız müstesna, şeytana uyup giderdiniz.


          Mâide 104
          Onlara, "Allah'ın indirdiğine ve Resul'e gelin" denildiği vakit, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter" derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?


          Enfâl

          13
          Bu söylenenler, onların Allah'a ve Resulüne karşı gelmelerinden ötürüdür. Kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, bilsin ki Allah, azabı şiddetli olandır.


          20
          Ey iman edenler! Allah'a ve Resulüne itaat edin, işittiğiniz halde O'ndan yüz çevirmeyin.


          Ahzâb

          21
          (Medenî 90) Andolsun ki, Resulullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.


          31
          Sizden kim, Allah'a ve Resulüne itaat eder ve yararlı iş yaparsa ona mükafatını iki kat veririz. Ve ona (cennette) bol rızık hazırlamışızdır.


          36
          Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.


          37
          (Resulüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana layık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlatlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.


          53
          Ey iman edenler! Siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah'ın Resulünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikahlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) tır.


          57
          Allah ve Resulünü incitenlere Allah, dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için horlayıcı bir azap hazırlamıştır.
          Last edited by hiiic; 9. February 2011, 07:29 PM.

          Comment

          • FEDAKARADAM
            Uzman Üye
            • Dec 2010
            • 418

            #140
            aşık74 Nickli Üyeden Alıntı
            Mademki beşerin şüpheli sözlerine bu kadar önem veriyorsunuz,buyrun okuyun alttaki hadisleri !!!


            Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.
            Tirmizi, Es Sunan, K. İlm 11

            Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber: “Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.”
            El Hatib, Takyid 33

            Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.
            İbni Hişam Siret 4 sayfa 332

            Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. Bazı şeyleri de unutmaksızın size rahmet olması için hatırlatmamıştır, onları da araştırmayın.
            Mahmud Ebu Reyye,
            Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması, sayfa 403

            Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.
            Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6
            İbni Mace K. Etime 60/El-Müracaat sayfa 20

            Peygamber’imiz Medine’ye geldiğinde Medineliler hurmayı aşılıyorlardı. Peygamber’imiz “Ne yapıyorsunuz?” diye sordu. Onlar “Biz bunu yapardık.” dediler. Peygamber’imiz “Belki yapmazsanız daha iyi olur.” dedi. Onun sözüne uyarak bu işlemi terk ettiler de hurma ürün vermez oldu. Bu durumu Peygamberimiz’e hatırlattıklarında kendilerine şöyle buyurdu: “Ben ancak bir insanım. Size dininizle ilgili bir şeyi emrettiğimde onu alın. Kendi görüşümden bir şeyi emrettiğimde ise ben ancak bir insanım.”
            Müslim, K. Fazail 140 / İbni Hanbel 3/152

            Peygamber’imiz Bedir’de suyun yakın olduğu bir yeri ordugah olarak seçmişti. Sahabeden el Habbab b. el Munzir O’na şöyle dedi: “Ey Allah’ın elçisi, burası bize laf düşmeyecek şekilde Rabbinin senin için seçip yerleştirdiği bir yer midir? Yoksa o bir görüş, öneri ve harp hilesi midir?” Allah’ın elçisi cevaben “ Aksine o bir görüş ve harp hilesidir.” dedi. Bunun üzerine el Habbab: “Burası hiç de iyi bir konak yeri değildir. Kalkıp karşımızdaki topluluğa en yakın suyun başına karargah kuralım. Sonra orada bir kuyu kazıp suyu depolayalım da biz içelim, onlar içmesinler.” dedi. Peygamber’imiz: “Doğru söyledin.” dedi ve onun söylediğini yaptı.
            İbni Hişam, es Sireh c.1 sf.620/ Taberi-et Tarih c.2 sf.144

            Ben ancak bir insanım. Sizler aranızdaki davaları bana getiriyorsunuz, umulur ki bazılarınız delillerini diğerlerinden daha iyi dile getirirler de ben duyduğum üzere onlar lehinde bir hükme varırım. Kime (haksız yere) kardeşinin hakkından hüküm verirsem, o kardeşinin hakkı olan bu şeyi kesinlikle almasın. Haksız yere alan için ancak ateşten bir parça ayırırım.
            El Kadı Iyaz, Eş Şifa, c.2 sf.179

            “Bilin ki; Kuran’dan başka bir şey eken, ektiğini biçerken belalara uğrar. Artık siz de O’nu ekin, O’na uyun. Rabbinize O’nu delil edin, nefislerinize O’nu öğütçü yapın. Kendi reyleriniz O’na uymazsa reylerinizi (yorumlarınızı, seçiminizi) töhmetleyin, dilekleriniz O’na aykırıysa dileklerinize hıyanette bulunun.”
            Nehcül Belağa sayfa 55

            Şu anlattıklarınızı hangi kitaptan alıntılar yaptınız.Onu önce öğrenelim bakalım ne çıkacak önümüze...Bu alıntıların temel kaynağını verin bana...Yalanla dolanı bir ayıralım şimdi?
            Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

            Comment

            • FEDAKARADAM
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 418

              #141
              Sanki peygamberimiz onun kendi yılnda geldi gitti, bize ışık tutmadı.Bütün hadisleri yalan sayarsak bu peygamberin ne dediğini nasıl öğreneceğiz nasıl amel edeceğiz?.

              Peygamber ve hadis düşmalığını bırakın bu millet enayi değil sizin yanınızda.Mezhepsizler zaten sanal alemden öte gidecek cesaretini toplayamazlar.Çıksınlar televizyona açıkça anlatsınlar derdini.Ne mal olduklarını da görsünler.Ha, bu arada panelli, olursa çok daha iyi olur.Ben sorayım sen konuş kabilinden olursa millet birşey anlamaz..

              Hadi sıkıysa muhaddis alimlerin karşısına çıkın!...
              Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

              Comment

              • aşık74
                Uzman Üye
                • Feb 2009
                • 294

                #142
                FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
                Şu anlattıklarınızı hangi kitaptan alıntılar yaptınız.Onu önce öğrenelim bakalım ne çıkacak önümüze...Bu alıntıların temel kaynağını verin bana...Yalanla dolanı bir ayıralım şimdi?
                İyi de güzel kardeşim, bu yazdıklarım, benim sözlerim değilki !!
                Alıntı yapıp yapmamam önemlimi ? Bunlar çok güvendiğiniz ve güvenilir olarak halk'a anlatılan hadis yazarlarının aktarımları !!!

                Temel kaynak istemişsiniz,buyrun temel kaynak... :

                Kaynak : buhari,tirmizi,müslim,ebu davud,ibni mace vs vs vs

                Not: Bende bu kişilerin bazılarının e-kitap olarak yayınları mevcut,isterseniz size mail olarak yollayabilirim bu dosyaları.Ayrıca google'a bu kişilerin isimlerini yazıp,yanınada e-kitap diye yzarsanız,size download dosyaları olarak gelecektir.
                Bakın bunlara yalanla dolanı ayırmanıza yardımcı olacaktır!!!

                Selamlar..

                Comment

                • aşık74
                  Uzman Üye
                  • Feb 2009
                  • 294

                  #143
                  FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
                  Sanki peygamberimiz onun kendi yılnda geldi gitti, bize ışık tutmadı.Bütün hadisleri yalan sayarsak bu peygamberin ne dediğini nasıl öğreneceğiz nasıl amel edeceğiz?.

                  Güzel abicim nasıl amel edeceğini kuran söylüyor zaten sana,illaki birilerinin öğretmesimi lazım ?
                  Amel lerimizi nasıl yapacağımızı rabbimiz kuran da,değişik örneklerle anlatmış zaten.



                  Peygamber ve hadis düşmalığını bırakın bu millet enayi değil sizin yanınızda.

                  Hiç bir zaman peygamberimize ve diğer peygamberlere düşmanlık yapmadım!
                  Yapmaktanda allah'a sığınırım.


                  Mezhepsizler zaten sanal alemden öte gidecek cesaretini toplayamazlar.

                  Mezhepli olmaktan allah'a sığınırım,rabbim bir daha mezhe li günler yaşatmasın bana

                  Çıksınlar televizyona açıkça anlatsınlar derdini.Ne mal olduklarını da görsünler.Ha, bu arada panelli, olursa çok daha iyi olur.Ben sorayım sen konuş kabilinden olursa millet birşey anlamaz..
                  Hadi sıkıysa muhaddis alimlerin karşısına çıkın!...

                  Oda oluyor kardeşim,hepsi olacak zamanla,ben inanıyorum buna..
                  Rabbimiz nurunu elbette tamamlayacak bir gün.


                  Selamlar...
                  Last edited by aşık74; 12. February 2011, 01:15 PM.

                  Comment

                  • FEDAKARADAM
                    Uzman Üye
                    • Dec 2010
                    • 418

                    #144
                    aşık74 Nickli Üyeden Alıntı
                    İyi de güzel kardeşim, bu yazdıklarım, benim sözlerim değilki !!
                    Alıntı yapıp yapmamam önemlimi ? Bunlar çok güvendiğiniz ve güvenilir olarak halk'a anlatılan hadis yazarlarının aktarımları !!!

                    Temel kaynak istemişsiniz,buyrun temel kaynak... :

                    Kaynak : buhari,tirmizi,müslim,ebu davud,ibni mace vs vs vs

                    Not: Bende bu kişilerin bazılarının e-kitap olarak yayınları mevcut,isterseniz size mail olarak yollayabilirim bu dosyaları.Ayrıca google'a bu kişilerin isimlerini yazıp,yanınada e-kitap diye yzarsanız,size download dosyaları olarak gelecektir.
                    Bakın bunlara yalanla dolanı ayırmanıza yardımcı olacaktır!!!

                    Selamlar..
                    Özel mesajıma gönderebilirsin onları.Bakalım hangi zındıkların yalanları çıkacak ortaya merak ediyorum...

                    BEN DE ONLARLA İRTİBAT KURUP KAMUOYUNA ONLARIN NE MAL OLDUKLARINI DEŞİFRE ETMEZSEM EN ADİ İNSAN OLAYIM...
                    Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                    Comment

                    • aşık74
                      Uzman Üye
                      • Feb 2009
                      • 294

                      #145
                      Özel mesaja gerek yok abicim. Burada yazalım hep beraber bir kaç tane,hem siz hemde forum kardeşlerimiz görsünler bu zındıkların aktardıklarını....

                      Ebû Hûreyre (R) şöyle demiştir: Ölüm meleği Mûsâ Peygamber’e gönderildi. Melek Mûsâ’ya gelince, Mûsâ, meleğe bir tokat vurdu. Melek Rabb’ına döndü ve:
                      - Sen beni ölmek istemeyen bir kula gönderdin, dedi.
                      Allah, meleğe gözünü iâde etti ve tekrar Mûsâ’ya dön (dedi)..........
                      (Buhâri, Kitâbu’l-Cenâiz 95 C.3 S.1261 Ötüken 1987. )



                      Mûsa peygamber madem ki ölüp, ölmemekte serbestti, niçin ruhunu almaya gelen ölüm meleğinin gözünü çıkarsın? Biz Mûsa Peygamberi ve Ölüm meleğini böyle bir olaydan tenzih ederiz, böyle bir olay olmamıştır. Ölüm meleğinin gözünü çıkarmak, bu rivayeti uyduranların içinde ki bir hasrettir, buna da asla güçleri yetmez.

                      Buharinin yazdığı hadis kitabından bakabilirsiniz eğer bana güvenmezseniz,ben baktım

                      Comment

                      • aşık74
                        Uzman Üye
                        • Feb 2009
                        • 294

                        #146
                        Simd Buhari once Gumus kaptan su iceni CEHNENEME YOLLUYOR.

                        375-Peygamber’in zevcesi Ümmü Seleme’den (o şöyle demiştir): Rasûlullah (S) şöyle buyurdu: “Gümüş kaptan bir şey içen kişi var ya, muhakkak o kişi karnına ancak cehennem ateşini göndermektedir”.
                        (Buhâri, Kitâbu’l-Eşribe H.57 C.12 S.5678 Bâb 27 Ötüken 1988. )


                        Utanmadan once gümüş kaptan su iceni cehennme gonderen Buhari, şu hadisdede Peygamberimizin gumus kaptan su ictigini soyluyor.

                        376- Enes ibn Mâlik(R)’ten: Peygamber (S)’in su bardağı kırıldı, akabinde kırık yerine gümüşten bir bardak edindi dediğini tahdis etti.
                        Râvi Âsım el-Ahvel: Ben bu kadehi gördüm ve (teberruken içine su koyup) ondan su içtim, demiştir.
                        (Buhâri, Kitâbu’l-Humus H.18 C.6 S.2895 Bâb 5 Ötüken 1987.)


                        İki rivayet çelişkili olduğu gibi, gümüş bardaktan bir şey için cehenneme gider deyip, Peygamber gümüş bardaktan içerdi demekle peygambere saldırıda bulundukları açıktır.

                        Comment

                        • aşık74
                          Uzman Üye
                          • Feb 2009
                          • 294

                          #147
                          "Allah, ahirette peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir" (Buhari 97/24, 10/129 ve 68. surenin tefsiri).

                          "Uğursuzluk üç şeydedir, at, ev ve kadın" (Buhari 76/53).

                          "Peygamber, savaşta kadınların va çocukların öldürülmesinin bir sakıncası olmadığını söyledi" (Buhari, Cihad/146; Ebu Davud 113).

                          Comment

                          • aşık74
                            Uzman Üye
                            • Feb 2009
                            • 294

                            #148
                            377- Ebi Katâde oda babasından naklen: “Peygamber kabın içine solumaktan nehiy buyurmuştur.” (Müslim C.9 121/ 329 Sönmez Neşriyat A.Ş. )

                            378- Enes’den naklen: “Rasûlullah, kabın içine üç defa solurmuş.” (Müslim, C.9 122/330 Sönmez Neşriyat. )

                            379- Enes şöyle demiş: Resûlullah içtiği şeyin içine üç defa solar ve: “Bu daha kandırıcı, daha sâlim ve afiyetlidir.” buyururdu.
                            Enes: “İşte bende içilen şeyin içine üç defa soluyorum.” demiş. (Müslim, C.9 123/330 Sönmez Neşriyat )

                            Birinci rivayetle, diğer iki rivayetin çelişkili oldukları açıktır. Birincisinde kabın içine solunmaz derken, diğerlerinde solunabileceği rivayet edilmiştir.

                            Comment

                            • aşık74
                              Uzman Üye
                              • Feb 2009
                              • 294

                              #149
                              Başını imamdan önce kaldırıp indiren kimsenin alnı şeytanın elindedir.
                              Muvatta, Salat 57,(1,92)

                              Comment

                              • aşık74
                                Uzman Üye
                                • Feb 2009
                                • 294

                                #150
                                Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur."
                                Ebu Davud, Et'ime 49, (3844); Buhari, Tıbb 58, Bed'ül-Halk 14; İbnu Mace, Tıb 31, (3504, 3505); Nesai, Fera' 11 (7, 178)

                                Comment

                                Working...