Namaz rekatları...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • FEDAKARADAM
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 418

    #181
    Sakın olasınız ki namazı bu şekilde algılayıpda namazı terketmeniz sizin için büyük bir felaket olur,Kur'an dışına çıkmış olursunuz.Hindular zaten kafirdirler.Dinimizde, zaten namaz kılınmayan vakitlere kerahat vakti denir.Bunlar; güneşin tam doğduğu vakit, güneş tam tepedeyken, bir de akşam güneş batarken asla namaz kılınmaz.Ancak bir meşguliyetten veya geçerli mazeretten dolayı o vaktin namazının sadece farz olanı kılınır sünnet terkedilir.Bunlar çok acele edilen özel hususlardır.
    Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

    Comment

    • Derin Düşünce
      Katılımcı Üye
      • Feb 2011
      • 95

      #182
      Bakalım mı Yunus emre nasıl yorumlamıs namazı kıbleyi...? Bence bir goz atalım.

      Ask bize imam, gonulde cemeattir.
      Kıblemiz dostyuzu, namazımız daimidir


      Yunus kıblesinin Allahın vechi oldugunu ve o makamda bulunurken Sürekli namaz halini yasadıgını ifsa ediyor. Hakkın vechini gormek yada sürekli namaz halinde olmak nedir sanırın bunu ancak yasayanlar bilir. Allahın vechini seyredince sirkin ortadan kalktıgını ve hatta o makamda dünyada dinin sartlarının yerine getirilmesi demek olan seriatin bile dısrıda kaldıgını dile getiriyor Yunus.

      Dost yuzunu görünce sirk yagmalanıp yok oldu
      İşte bu sebebten seriat kapıda kaldı.


      Buradaki cok ciddi inceligi atlamayalım. Yunus seriati hafife almamıstır. Bu cok sıg olur. Hatta iftira olur. Bu mana denizine daldıgında sekiller ve kuralların basit kalısının izahatıdır. Tıpkı mukemmel dalgıclık bilgisine sahip bir dalgıcın mercan avlamak icin kayalıklarda can simidine ihtiyacı kalmaması gibidir.

      Gonul, dostun mihrabında secde eder
      Yuzunu yere serip dua eder.


      Gonul, dostun mihrabında secde edip dua ettiginde ayrı bir zevk yasanır. Secde kulun Allaha en yakın oldugu andır. Duaların en makbul oldugu andır. Bu secde bir sekil hali degil, bilakis bir boyuttur. Secde ahiretin madde otesi gozlendigi bir haldir.

      Bes vaktimiz derlendi tek vakit oldu
      Besi bir eyleyip itaati yerine getirmek icin


      Bes vakit namazı Yunus gonlunde tek vakit gibi derleyip tek vakitte taat kıldıgını soyluyor. Burada soylenen vakitleri boslayip namazı azaltmak olmayıp, zamanda tekligi ve anı yasamak olsa gerek. Sanırım anı yasamak, yasandıkca anlasılacak bir olgudur.

      Biz kimsenin tuttugu yola kotu aykırı demeyiz
      Din tamam olunca muhabbet dogar.


      Yunusa gore; insanların tuttukları yolları ve yasam tarzlarını kınamak, Allah dostu olmaya talip kişilere gore degildir. Yunus kimsenin yolunu kotu ve aykırı gormedigini vurguluyor. Hayata vahdet yolundan bakanların, kişilerin mezhep, din, gorus ayrımı nedeniyle sevmemesi ve asagılaması dusunulemez. Yunus din adına yargıclıga karsı cıkıyor. Kimseyi yetkili gormuyor.

      Yunus o kapıda en asagı, en zayıf kuldur
      Bu seref ezelden ebede kadar tektir.


      Ah yunus! Bu yolda senin gibi onemsiz olmayı kim istemez ki? Kendini kullar arasında onemsiz gorenler asılardır gonullerde yasıyor. Nice zenginler, nice krallar, tarih sahnesinden silindi gitti amma Yunuslar her daim ayakta.
      Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.

      Comment

      • gerçek hanif
        Uzman Üye
        • Mar 2011
        • 117

        #183
        sevgili Piiir,

        Gelin inandığımız islamı Muhiddin arabi-Rum Celal-Yunus emre-Said-i Nursi- ile tanımlamayalım.Kur'an ve sünnet dışında olanları kaynak almayalım.ABD nin küresel ılımlı islam projelerine farkında olmadan alet olmayalım.Bugün bu zatların aramızda olduğunu bir düşün hele.İslama ne katkısı olurdu ?Bugün kü dünya farklı bir dünya.Peki bu zat-ı muhteremleri bir kenaramı atalım.Hayır onların bilgeliklerinden Ahlak getirilerinden istifade edelim.Bu bağlamda yararlanalım.Putlaştırmayalım.Fokrolik bir din yerine siyasal bir dinin mücadelesini verelim piirr.selam ve saygı ile.piir.

        Comment

        • Derin Düşünce
          Katılımcı Üye
          • Feb 2011
          • 95

          #184
          Pirim sen beni anladın. Zorlama

          Elbet ölcü degil velakin güzel bakanların gozleriyle de bakmayalım mı piir
          Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.

          Comment

          • gerçek hanif
            Uzman Üye
            • Mar 2011
            • 117

            #185
            Derin Düşünce Nickli Üyeden Alıntı
            Pirim sen beni anladın. Zorlama

            Elbet ölcü degil velakin güzel bakanların gozleriyle de bakmayalım mı piir
            Nasıl görmek istiyorsak öyle görürüz elbette piiir.Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen de hayatından lezzet alır der said-i nursi eyvallah.Bu sözlere diyeceğimiz, Güzel olanı kim söylemiş olursa olsun elbet alırız. pirr.Lakin benim ne demek istediğimi anladın sen onu.selam .

            Comment

            • hiiic
              Uzman Üye
              • Mar 2010
              • 1980

              #186
              Şu’arâ 224
              Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyarlar.

              Şu’arâ 225
              Baksana onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar.


              Cin 6
              Şu da gerçek ki, insanlardan bazı kimseler, cinlerden (tanımadık insanlardan) bazı kimselere sığınırlardı da, onların taşkınlıklarını arttırırlardı.

              Comment

              • gerçek hanif
                Uzman Üye
                • Mar 2011
                • 117

                #187
                NİSA 143--İki taraf arasında yalpalarlar.Ne bu tarafa ve nede o tarafa Yar olurlar.Allah'ın şaşırttığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın.

                Comment

                • yeşil
                  Uzman Üye
                  • Oct 2011
                  • 105

                  #188
                  Arkadaşlar, Hakkı Yılmaz'ın Tebyinu'l Kur'an'da detayıyla ele aldığı salat ve namaz konusu gerçekten hem İslam'ın temel prensiplerine hem de akla yatkın.. Başından beri geleneksel uygulamaları hiçbir şekilde mükemmel dinimiz islama yakıştıramıyordum daha doğrusu içimden de böyle robot gibi olmak da acayip geliyordu, sarhoşlar gibi ne dediğimi anlamadan kıldığımız namazlar yaptığımız ibadetler.. ve bize asırlar boyunca en önemli farz unutturulmuş ve geleneksel kalıplar içinde süregelmiş.. Bize bugüne kadar salat ve salat-ı ikame farzını unutturan ve daha nicelerini unutturan zihniyete yazıklar olsun diye haykırdım içimden..

                  Comment

                  • galipyetkin
                    Uzman Üye
                    • Sep 2011
                    • 1389

                    #189
                    Af ola.Şuna bir bakar mısınız?

                    ............ sitesinden Doğanay isimli bir arkadaş'tan.


                    ''KURAN'DA NAMAZ VAR MIDIR, peygamber namaz kılmış mıdır, müslümanlar peygamber zamanında namaz kılıyor muydu?

                    Namazın olduğuna ilişkin kuran'dan çıkarsamalar ikna edici olmadığı gibi hadislere dayandırlarak yapılmak istenen kanıtlama da çok basit ve dayanaksız gözüküyor.

                    kuran'da namaz olduğunu söyleyen ve bunu da hadislerle destekleyenlere çok basit bir soru soracağım...

                    Bir insanın namaz öğrenmesi için ne kadar zamana gereksinimi vardır?

                    Bir saat...

                    Bir gün....

                    Bir ay...

                    Yoksa bir sene...

                    Yetmez diyen olur mu?

                    Ya da herkes kendisi açısından bakarak söylesin, kaç saat veya günde namaz kılmayı öğrendiniz?

                    Birkaç günü geçti diyen kaç kişi çıkar?

                    Bugünün insanı namazı birkaç saatte veya günde öğreniyor, yıllar içinde o kadar da zorlaştırlmış olmasına karşın, uyguluyor... Çok zor ve olanaksız değil yani.

                    Şimdi soralım: bu nasıl namaz ki yirmiüç yıl insanlar arasında peygamberlik yapan peygamber kimseye doğru, tam, kusursuz bir namazı öğretememiş, nasıl olmuş?

                    Bugün namaz konusunda tam olarak birbiriyle anlaşan iki müslüman bulabilir misiniz?

                    Birbiriyle tam olarak uygunluk içinde olan iki mezhep bulabilir misiniz?

                    Hepimiz de biliyoruz ki namaz konusunda tarihten bu yana kimse mutabık kalmamış, bu durum neden böyle?

                    Yani senin birkaç saatte veya günde öğrendiğini nasıl oluyor da ne peygamber zamanında yaşayanlar ne de ondan sora gelenler tam olarak öğrenememiş?

                    Böyle bir durum akla ziyan değil mi?

                    Hangi akıl sahibi bunu kabul edebillir?

                    Dinin peygamberi yirmiüç yılda kimseye tam bir namazı öğretemeyecek ama sen birkaç saate öğreneceksin? Mantığın alıyor mu?

                    kuran ayetlerinin sıkca vurgulayarak düşünün öğütünü yineleyip duruyorsunuz ama iş kendinizi eleştirmeye gelince düşünmeyi unutuyorsunuz?

                    Eğer kuran'da namaz varsa ve peygamber de namaz kılıyorduysa onu kabul eden müslüman halkın da namaz kılması gerekir. Basit bir çıkarsama değil mi?

                    Peki madem öyle neden hadislerle kanıtlamaya çalışıyorsunuz ki peygamber namaz kılmıştır? eğer peygamber namaz kılmışsa bütün halk buna tanık olmaz mı? Olur. Bütün halk buna tanık oldu ise hadis geçersiz olur. Hadis bütün halkın gördüğü ve bildiği bir konuda sözkonusu olmaz. Uhud savaşı oldu mu? Bunda kimsenin kuşkusu var mı? Bunun için hadis arar mısın? Eğer hadis ararsan bu olayın genel bir olay olduğunu ve çok insanın bu savaşa katılmadığını göstermiş olursun, inanmıyorsundur. Müslümanlar o zaman mamaz kılıyorduysa buna herkes tanık olmuştur demek ki... Herkesin tanık olduğu bir olayda hadis aramanın anlamı ne? Birileri ben gördüm ki peygamber şu saatte, şurada namaz kıldı, demesi ne anlama gelir? Yalancılık anlamına gelir.

                    Demek hakkımız değil mi, binlerce müslüman içinde senden başka kimse görmedi mi? peygamber namazı gizli saklı mı yapıyordu? Peygamber namazı özel kişilerle mi kılıyordu ki, kalkıp, işte ben şu ve bu bir gün falan yerde şöyle bir namaz kıldık, bu ikindi namazıydı diyebiliyorsun?

                    Sorarım namazla ilgili kaç hadis var? Diyelim ki yüz.. çok mu..

                    Namazla ilgili hadislerin ilk ileteni kaç kişi?Diyelim ki yüz..

                    O dönemde ne kadar müslüman ve aynı zamanda müslüman olmayıp da onlar içinde birlikte yaşayan kaç kişi vardı? Yüzbinlerce..

                    Peki soralım:yüzbinlerce insan kendi ailelerine, yani sonraki kuşaklara hiçbir şey aktarmadı da sadece bu yüz kişi mi tanık olarak aktardı?

                    Yüzbinlerce insan sonraki kuşak içinde hiç namaz kılmadı mı ?Onlar kendilerinden sonraya hiçbir şey bırakmadı, öğretmedim mi? Yüzbinler yeni yetişen nesil içinde hiç namaz kılmadı mı, onlara bir şey aktarmadı mı?Yüzbinleri bir kenara atıyorsunuz, birkaç kişinin bilmem kaç nesil sonraya aktararak getirilen sözlerini dayanak alıyorsunuz?

                    Bu peygambere ve onun toplumuna hakaret değil mi?Yüzbinlerce insanın hergün beş vakit yaptığı fiili sadece birkaç kişinin ikiyüz yıl sonra duydum dediği sözlerle mi kanıtlamaya çalışıyorsunuz?

                    Hani müslümanlık bilime ve akla dayanıyordu? Hani kuran düşünmez misiniz diyordu?

                    Siz insanı ahmak mı sanıyorsunuz? Kim olduğu bilinmeyen , öyle kişilerin gerçek yaşamda varolup olmadığı hiçbir şekilde kanıtlanamayacak olan kişilerin ikiyüz sene sonra ben duydum dediği sözleri senet sayacaksın?

                    Bunları insanlara gerçek diye yutturmaya çalışanlara soruyorum, eğer sizin bir tarlanız olsa ve biri çıkıp bu tarlanın kendi dedesinin dedesinin kendisine mirası olduğunu söylese, ben dedemden o da bilmem kaç kuşak öte dedesinden işitti dese bu tarlAYI ONA VERİR MİSİN? Zırnık bile vermezsin. Mal olunca , bırak adama tarlayı vermeyi adama yapmayacağın hakaret bile kalmaz, defedersin. Mal mülk olunca hadis vız gelir tırıs gider ama dini konulara gelince hiç öyle davranmazsın, düşünmezsin, çünkü orada elinden mal gitmiyor tersine sütatikoyu sürdürüyorsun çok şükür..

                    Madem ki beş vakit namaz vardı ve peygamber ve müslümanlar bunu yerine getiriyorduysa burada hadise gerek kalmaz, bu kendiliğinden tarihsel bir gerçeklik olarak aktarılır. hergün beş vakit yapılan bir fiil nasıl olur da gizli saklı yapılan bir iş haline dönüşür ve sadece birileri ikiyüz yıl sonra çıkıp der ki ben falancadan o da falancadan o da falancadan duymuş ki peygamber ikindi namazını üç kişi beş kişiyle bir yerde kılmış. Pes.. Nere gitti peygaberin diğer topluluğu? Onlar kimseye bir şey aktarmadı mı, göstermedi mi, anlatmadı mı? Hadisçilere göre yapmamış, yani peygamber peygamberliğini doğru dürüst yapmamış, sadece gizli saklı özel kişilerle yapmış...gel de inan..

                    Günde beş vakit yıllarca binlerce insanın kıldığı namaz nasıl olur da peygamberden hemen sonra tartışma konusu olur? peygamber hangi namazı nasıl kıldı? Gördünüz mü görmediniz mi? he, görmedik bizden saklı yapıyordu, çok özel kişiler ancak onunla kılıyordu o yüzden kimse bilmiyor sadece biz biliyoruz işte hadis olarak bildiriyoruz... Vay be...

                    Eğer peygamber namaz kılmış olsaydı ve bunu da günde beş vakit yapıyor olsaydı bunun bugün tartışma konusu olması ne tarihsel bir olgu olarak ne de mantık olarak sözkonusu olması olanaksız olurdu. hergün beş vakit binlerce müslüman tarafından yerine getirilen bir fiil birkaç kişinin tanıklığına gerek kalmaksızın anlaşılır ve süregelirdi. Tarih bize böyle bir olayı, olguyu birkaç kişinin insafına mı bıraktı?

                    Bir olayın veya olgunun doğruluğu neyle test edilir? Birkaç kişinin lafıyla mı? Bağımsız kaynaklara dayandırılır herşeyden önce. Yani o dönemde başka toplumların, bilim insanlarının veya tarihçilerin, ticaret gruplarının belgelerine bakılır. O dönemde müslüman olmayan başka toplumların tanıklığı ve belgeleri aranır. Gösterebiliyor musunuz? Diyebiliyor musunuz peygamber zamanında müslümanların beş vakit namaz kıldığını gösteren başka toplumların tanıklığı veya belgeleri var? Bizanstan, İrandan bir belge, tanıklık var mı? Bellemişsiniz hadis diye uyduruk lafları dayatmayı. Bununla aklı ve bilimi kahretmeye çalışıyorsunuz ama akıl ve bilim ona düşman olanı kahreder.

                    Hadislerle namazın olduğunu ve peygamberin namaz kıldığını kanıtlamaya çalışmak bilimdışı, akıl dışı, din dışı bir çabadır, boştur, yalandır...''

                    Ne dersiniz?

                    Saygılarımla
                    Galip Yetkin.
                    Last edited by galipyetkin; 13. October 2022, 10:32 PM.

                    Comment

                    • hiiic
                      Uzman Üye
                      • Mar 2010
                      • 1980

                      #190
                      Ben şekilsel namazın varlığını ve bir kalıba sokulmasına şiddetle karşı olan birisi olarak. Gün içinde belli vakitlerde (ki buna ezan ve sonrası da dahil) dua etmeyi aynen farzmış gibi devam etmeye gayret gösteriyorum. Çünkü insan gün içinde tazarru ve niyazı unutabiliyor, özellikle bu devirde aklı karıştıran pek çok dış etki var, bir anda gaflete düşebiliyoruz.

                      Ancak tabiki duanın şartlarından birisi olduğu için cemaat ile namaz kılmıyorum, tek başıma dua ediyorum. ve böyle tavsiye ediyorum çünkü insan gerçekten gaflete dalıyor...

                      Zaten gözlemlediğim kadarıyla sistemli duayı bırakan herkes bir süre sonra Dinin emirlerini hatırlamayı da unutuyor... Böyle anlayışsızlığa böyle körlüğe böyle sistem geliştirmişler demekki...

                      Comment

                      • galipyetkin
                        Uzman Üye
                        • Sep 2011
                        • 1389

                        #191
                        MÜNAFIKIN CENAZE NAMAZI--HAKTANSAPMAZ
                        20/3/2008 ·

                        MÜNAFIKIN CENAZE NAMAZI


                        9 / TEVBE: 84. AYET :

                        Diyanet Vakfı Meali
                        Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.

                        Edip Yüksel Meali
                        Onlardan ölen birisi için namaz kılma, mezarı başında da durma. Çünkü onlar ALLAH 'a ve elçisine karşı geldiler ve yoldan çıkmışlar olarak öldüler.

                        Elmalılı Hamdi Yazır
                        Ve onlardan biri ölürse asla namazını kılma ve kabrinin başına gidip durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü tanımadılar. Ve fasık olarak can verdiler.

                        Yaşar Nuri Öztürk
                        84 Onlardan ölen biri üzerine asla dua etme; böyle birinin mezarı başında da durma. Bunlar Allah'a ve resulüne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış olarak ölüp gittiler.

                        Yukarıdaki ayeti bütün mal sahipleri hemen hemen aynı çevirmişlerdir.

                        Bu meallere göre Allah’ın Rasul’ünün mü’min - münafık gözetmeden ölü üzerine namaz kıldığı anlaşılıyor. Ancak diğer namazda olduğu gibi cenaze namazını da nasıl kıldığına dair Kur’an’da hiçbir detay göremiyoruz her ne hikmetse.

                        Birkaç soru sorarsak :

                        1. Cenaze namazı / duası nedir?

                        2. Cenaze namazı / duası, nasıl kılınır / yapılır?

                        3. Kur’an’da niçin detaylandırılmamıştır?

                        4. Mü’min’in cenaze namazından niçin söz edilmemiştir?

                        5. Gerçekten Allah’ın Rasul’u ölüler için namaz kılıyor muydu?

                        6. Kabirlerinin üstünde durup onlara ne diyordu?

                        7. Ölülere Kur’an mı okuyordu?

                        Sorular uzayıp gider…

                        Aslında birçok ayeti anlamadıkları gibi bu ayeti de anlamamışlardır meal sahipleri, ayeti bağlamından koparmışlardır.


                        Bu ayetten önce, 35 / Fatır 15-24 ayetlerine bir göz atalım:

                        15 : Ey insanlar! Sizler Allah’a muhtaçsınız. Allah zengindir ve Hamiidtir = teşekkür eder / karşılık verir.

                        16 : Dilerse sizi yok eder, yeniden başkalarını yaratır.

                        17: Bu da Allah’a zor gelmez.

                        18: Hiçbir hamal diğer bir hamalın yükünü taşımaz. Yükünün altında inleyen (musqale) taşınması için yalvarsa, onun yükünden en ufak bir şey taşınmayacaktır, velev en yakınları dahi olsalar. Sen yalnız Rablerinden içtenlikle (bilğayb) çekinip İman’ı canlı tutanı uyarırsın. Böylece kim arınırsa ancak kendi yararına arınmış olur. Dönüş de Allah’adır.

                        19: Ve körle gören ( inananla inanmayan ) eşit değildir.

                        20: Kopkoyu karanlıkla, aydınlık (küfürle İslam) da…

                        21: Cennet ile cehennem de…

                        22: Ölülerle diriler de eş değer değildir. Allah ancak dilediğine işittirir. Sen kabirdekilere duyuramazsın. Sen ancak bir uyarıcısın.

                        Ayetteki “diriler”, inanan inanmayan her yaşayan insanı; “ölüler ve kabirdekiler” de gerçek ölüleri kastetmesi halinde, bu ayetlerin bize verdiği mesaj ne olur?

                        Elçi, Allah’ın mesajını kabirdekilere okuyor, Allah da Elçi’yi uyarıyor: “Ölüler duymazlar, boşuna nefesini tüketme, sen kabirdekilerin duyuramazsın” mı diyor?

                        Halbuki ayette geçen “ölüler” in gerçek ölüler olmadığı, yaşayan inkarcılar / münafıklar olduğu açıktır.



                        Şimdi de Tevbe Suresi’nin 83-85 ayetlerine bakalım:

                        “83: Allah seni onların bir grubuna geri gönderdiğinde (seninle savaşa) çıkmak için izin isteyecekler. De ki: Benimle asla çıkmayacaksınız, benimle birlikte bir düşmanla savaşmayacaksınız. Çünkü sizler ilk defasında geride kalanlarla oturmayı yeğlediniz. Şimdi de geride kalanlar ile birlikte oturun artık.

                        84: Onlardan ölmüş biri ile asla irtibat kurma, kabri üzerinde durma! Çünkü onlar Allah’a, Rasul’üne inanmamış, İman’dan çıkmakla ölmüşlerdir.

                        85: Onların ne mal varlığı ne de evlat çokluğu seni imrendirmesin. Allah bunlar sebebiyle, onlara dünyada azap (işkence) edip, kafirler olarak can vermelerini istiyor.”

                        Bu ayetler gerçekte ölmüş, kabre konmuş münafıklar değil de küfürleri nedeniyle ölüler yerine konmuşlardır.


                        Konuyu Tevbe 73’ten itibaren 87’ye kadar kesintisiz olarak okuduğumuzda Allah’ın muradını daha iyi anlayacağız. Allah bu ayetlerde münafıkları tehdit ediyor. Onlara, yaşarken adeta ölüm korkusu yaşatıyor. Allah Rasul’üne “ latusalli ala…” ile, münafıklarla irtibatını ebediyen kes, onlarla ilişkiyi kopar, onlar tamamen ölmüşlerdir!.. diyor.

                        Saygılarımla.
                        Galip Yetkin.

                        Comment

                        • Toslunba
                          Uzman Üye
                          • Sep 2008
                          • 217

                          #192
                          Şiir yazdı diye Yunus Emreyi şair sanmayalım. Bende balık tutarım ama balıkçı değil Mühenidisim. Yunustan öğrenilecek çok şey var.

                          Comment

                          • bartsimpson
                            Super Moderator
                            • Mar 2012
                            • 692

                            #193
                            galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                            Af ola.Şuna bir bakar mısınız?

                            ............ sitesinden Doğanay isimli bir arkadaş'tan.


                            ''KURAN'DA NAMAZ VAR MIDIR, peygamber namaz kılmış mıdır, müslümanlar peygamber zamanında namaz kılıyor muydu?

                            Namazın olduğuna ilişkin kuran'dan çıkarsamalar ikna edici olmadığı gibi hadislere dayandırlarak yapılmak istenen kanıtlama da çok basit ve dayanaksız gözüküyor.

                            kuran'da namaz olduğunu söyleyen ve bunu da hadislerle destekleyenlere çok basit bir soru soracağım...

                            Bir insanın namaz öğrenmesi için ne kadar zamana gereksinimi vardır?

                            Bir saat...

                            Bir gün....

                            Bir ay...

                            Yoksa bir sene...

                            Yetmez diyen olur mu?

                            Ya da herkes kendisi açısından bakarak söylesin, kaç saat veya günde namaz kılmayı öğrendiniz?

                            Birkaç günü geçti diyen kaç kişi çıkar?

                            Bugünün insanı namazı birkaç saatte veya günde öğreniyor, yıllar içinde o kadar da zorlaştırlmış olmasına karşın, uyguluyor... Çok zor ve olanaksız değil yani.

                            Şimdi soralım: bu nasıl namaz ki yirmiüç yıl insanlar arasında peygamberlik yapan peygamber kimseye doğru, tam, kusursuz bir namazı öğretememiş, nasıl olmuş?

                            Bugün namaz konusunda tam olarak birbiriyle anlaşan iki müslüman bulabilir misiniz?

                            Birbiriyle tam olarak uygunluk içinde olan iki mezhep bulabilir misiniz?

                            Hepimiz de biliyoruz ki namaz konusunda tarihten bu yana kimse mutabık kalmamış, bu durum neden böyle?

                            Yani senin birkaç saatte veya günde öğrendiğini nasıl oluyor da ne peygamber zamanında yaşayanlar ne de ondan sora gelenler tam olarak öğrenememiş?

                            Böyle bir durum akla ziyan değil mi?

                            Hangi akıl sahibi bunu kabul edebillir?

                            Dinin peygamberi yirmiüç yılda kimseye tam bir namazı öğretemeyecek ama sen birkaç saate öğreneceksin? Mantığın alıyor mu?

                            kuran ayetlerinin sıkca vurgulayarak düşünün öğütünü yineleyip duruyorsunuz ama iş kendinizi eleştirmeye gelince düşünmeyi unutuyorsunuz?

                            Eğer kuran'da namaz varsa ve peygamber de namz kılıyorduysa onu kabul eden müslüman halkın da namaz kılması gerekir. Basit bir çıkarsama değil mi?

                            Peki madem öyle neden hadislerle kanıtlamaya çalışıyorsunuz ki peygamber namaz kılmıştır? eğer peygamber namaz kılmışsa bütün halk buna tanık olmaz mı? Olur. Bütün halk buna tanık oldu ise hadis geçersiz olur. Hadis bütün halkın gördüğü ve bildiği bir konuda sözkonusu olmaz. Uhud savaşı oldu mu? Bunda kimsenin kuşkusu var mı? Bunun için hadis arar mısın? Eğer hadis ararsan bu olayın genel bir olay olduğunu ve çok insanın bu savaşa katılmadığını göstermiş olursun, inanmıyorsundur. Müslümanlar o zaman mamaz kılıyorduysa buna herkes tanık olmuştur demek ki... Herkesin tanık olduğu bir olayda hadis aramanın anlamı ne? Birileri ben gördüm ki peygamber şu saatte, şurada namaz kıldı, demesi ne anlama gelir? Yalancılık anlamına gelir.

                            Demek hakkımız değil mi, binlerce müslüman içinde senden başka kimse görmedi mi? peygamber namazı gizli saklı mı yapıyordu? Peygamber namazı özel kişilerle mi kılıyordu ki, kalkıp, işte ben şu ve bu bir gün falan yerde şöyle bir namaz kıldık, bu ikindi namazıydı diyebiliyorsun?

                            Sorarım namazla ilgili kaç hadis var? Diyelim ki yüz.. çok mu..

                            Namazla ilgili hadislerin ilk ileteni kaç kişi?Diyelim ki yüz..

                            O dönemde ne kadar müslüman ve aynı zamanda müslüman olmayıp da onlar içinde birlikte yaşayan kaç kişi vardı? Yüzbinlerce..

                            Peki soralım:yüzbinlerce insan kendi ailelerine, yani sonraki kuşaklara hiçbir şey aktarmadı da sadece bu yüz kişi mi tanık olarak aktardı?

                            Yüzbinlerce insan sonraki kuşak içinde hiç namaz kılmadı mı ?Onlar kendilerinden sonraya hiçbir şey bırakmadı, öğretmedim mi? Yüzbinler yeni yetişen nesil içinde hiç namaz kılmadı mı, onlara bir şey aktarmadı mı?Yüzbinleri bir kenara atıyorsunuz, birkaç kişinin bilmem kaç nesil sonraya aktararak getirilen sözlerini dayanak alıyorsunuz?

                            Bu peygambere ve onun toplumuna hakaret değil mi?Yüzbinlerce insanın hergün beş vakit yaptığı fiili sadece birkaç kişinin ikiyüz yıl sonra duydum dediği sözlerle mi kanıtlamaya çalışıyorsunuz?

                            Hani müslümanlık bilime ve akla dayanıyordu? Hani kuran düşünmez misiniz diyordu?

                            Siz insanı ahmak mı sanıyorsunuz? Kim olduğu bilinmeyen , öyle kişilerin gerçek yaşamda varolup olmadığı hiçbir şekilde kanıtlanamayacak olan kişilerin ikiyüz sene sonra ben duydum dediği sözleri senet sayacaksın?

                            Bunları insanlara gerçek diye yutturmaya çalışanlara soruyorum, eğer sizin bir tarlanız olsa ve biri çıkıp bu tarlanın kendi dedesinin dedesinin kendisine mirası olduğunu söylese, ben dedemden o da bilmem kaç kuşak öte dedesinden işitti dese bu tarlAYI ONA VERİR MİSİN? Zırnık bile vermezsin. Mal olunca , bırak adama tarlayı vermeyi adama yapmayacağın hakaret bile kalmaz, defedersin. Mal mülk olunca hadis vız gelir tırıs gider ama dini konulara gelince hiç öyle davranmazsın, düşünmezsin, çünkü orada elinden mal gitmiyor tersine sütatikoyu sürdürüyorsun çok şükür..

                            Madem ki beş vakit namaz vardı ve peygamber ve müslümanlar bunu yerine getiriyorduysa burada hadise gerek kalmaz, bu kendiliğinden tarihsel bir gerçeklik olarak aktarılır. hergün beş vakit yapılan bir fiil nasıl olur da gizli saklı yapılan bir iş haline dönüşür ve sadece birileri ikiyüz yıl sonra çıkıp der ki ben falancadan o da falancadan o da falancadan duymuş ki peygamber ikindi namazını üç kişi beş kişiyle bir yerde kılmış. Pes.. Nere gitti peygaberin diğer topluluğu? Onlar kimseye bir şey aktarmadı mı, göstermedi mi, anlatmadı mı? Hadisçilere göre yapmamış, yani peygamber peygamberliğini doğru dürüst yapmamış, sadece gizli saklı özel kişilerle yapmış...gel de inan..

                            Günde beş vakit yıllarca binlerce insanın kıldığı namaz nasıl olur da peygamberden hemen sonra tartışma konusu olur? peygamber hangi namazı nasıl kıldı? Gördünüz mü görmediniz mi? he, görmedik bizden saklı yapıyordu, çok özel kişiler ancak onunla kılıyordu o yüzden kimse bilmiyor sadece biz biliyoruz işte hadis olarak bildiriyoruz... Vay be...

                            Eğer peygamber namaz kılmış olsaydı ve bunu da günde beş vakit yapıyor olsaydı bunun bugün tartışma konusu olması ne tarihsel bir olgu olarak ne de mantık olarak sözkonusu olması olanaksız olurdu. hergün beş vakit binlerce müslüman tarafından yerine getirilen bir fiil birkaç kişinin tanıklığına gerek kalmaksızın anlaşılır ve süregelirdi. Tarih bize böyle bir olayı, olguyu birkaç kişinin insafına mı bıraktı?

                            Bir olayın veya olgunun doğruluğu neyle test edilir? Birkaç kişinin lafıyla mı? Bağımsız kaynaklara dayandırılır herşeyden önce. Yani o dönemde başka toplumların, bilim insanlarının veya tarihçilerin, ticaret gruplarının belgelerine bakılır. O dönemde müslüman olmayan başka toplumların tanıklığı ve belgeleri aranır. Gösterebiliyor musunuz? Diyebiliyor musunuz peygamber zamanında müslümanların beş vakit namaz kıldığını gösteren başka toplumların tanıklığı veya belgeleri var? Bizanstan, İrandan bir belge, tanıklık var mı? Bellemişsiniz hadis diye uyduruk lafları dayatmayı. Bununla aklı ve bilimi kahretmeye çalışıyorsunuz ama akıl ve bilim ona düşman olanı kahreder.

                            Hadislerle namazın olduğunu ve peygamberin namaz kıldığını kanıtlamaya çalışmak bilimdışı, akıl dışı, din dışı bir çabadır, boştur, yalandır...''

                            Ne dersiniz?

                            Saygılarımla
                            Galip Yetkin.
                            Mantıklı...

                            Peki sizce bunun -sadece namaz konusunda- (o dönemdeki) nedeni ne olabilir?
                            "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #194
                              bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı
                              Mantıklı...

                              Peki sizce bunun -sadece namaz konusunda- (o dönemdeki) nedeni ne olabilir?
                              Kuran dışındaki tüm kaynaklar hiç bir şekilde %100 kesinlikte doğru olduğu ispatlanabilecek kaynaklardan değildir. Dolayısıyla, zaten rivayetlere göre konuşmanın her türlüsü tam doğru olmayacaktır.

                              Kuranda namaz varmıdır, vakitleri varmıdır? Vardır, o halde bize inen bu kitap bizlere yetmiyormu da başka kaynak arıyoruz?

                              Peygamber yaşayan kuran idiyse, kurandan bulunan namaz ve vakitleri peygamberin de uyguladığı namazlardır.

                              Ayrıca, peygamber zamanında olan ve olmayan bazı şeyler, ondan sonraki siyasal unsurlar nedeniyle sekteye uğrayarak gelmesi son derece normaldir.

                              Bu dikkate alınmadan ve kuranla yetinilmeden, ille de kuran dışı başka kaynak (üstelik inanılır olması için başka ülke kaynakları) aranırsa, o zaman kurandaki namazı da yok kabul etmekle karşı karşıya kalınır.

                              Bu düşüncede iken bir de başka ülkelerde özellikle yanlış bilgi içeren belgeler bulunursa, o zaman o belgelere göremi namaz belirlenecektir.

                              Görüldüğü üzere, hangi amaçla olursa olsun kuran dışına çıkıldığında, kesinlikle doğru bulunamamaktadır. Belge olması da olmaması da bizi doğruya götürmemektedir, bu nedenle din kurandan öğrenilmelidir.

                              Selamlarımla,
                              aorskaya

                              Comment

                              • bartsimpson
                                Super Moderator
                                • Mar 2012
                                • 692

                                #195
                                aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                                Kuran dışındaki tüm kaynaklar hiç bir şekilde %100 kesinlikte doğru olduğu ispatlanabilecek kaynaklardan değildir. Dolayısıyla, zaten rivayetlere göre konuşmanın her türlüsü tam doğru olmayacaktır.

                                Kuranda namaz varmıdır, vakitleri varmıdır? Vardır, o halde bize inen bu kitap bizlere yetmiyormu da başka kaynak arıyoruz?

                                Peygamber yaşayan kuran idiyse, kurandan bulunan namaz ve vakitleri peygamberin de uyguladığı namazlardır.

                                Ayrıca, peygamber zamanında olan ve olmayan bazı şeyler, ondan sonraki siyasal unsurlar nedeniyle sekteye uğrayarak gelmesi son derece normaldir.

                                Bu dikkate alınmadan ve kuranla yetinilmeden, ille de kuran dışı başka kaynak (üstelik inanılır olması için başka ülke kaynakları) aranırsa, o zaman kurandaki namazı da yok kabul etmekle karşı karşıya kalınır.

                                Bu düşüncede iken bir de başka ülkelerde özellikle yanlış bilgi içeren belgeler bulunursa, o zaman o belgelere göremi namaz belirlenecektir.

                                Görüldüğü üzere, hangi amaçla olursa olsun kuran dışına çıkıldığında, kesinlikle doğru bulunamamaktadır. Belge olması da olmaması da bizi doğruya götürmemektedir, bu nedenle din kurandan öğrenilmelidir.

                                Selamlarımla,
                                aorskaya
                                sen namaz vardır diyorsun, o namaz yoktur (tazarrulu niyaz - dua- vardır) diyor ikinizde kuranı referans gösteriyorsunuz.

                                sonuç????
                                "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                                Comment

                                Working...