Namaz rekatları...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #196
    bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı
    sen namaz vardır diyorsun, o namaz yoktur (tazarrulu niyaz - dua- vardır) diyor ikinizde kuranı referans gösteriyorsunuz.

    sonuç????
    Namazla ilgili yazılarımda bu konular sanırım namazın olduğu şeklinde ortak kabulle bırakılmıştı.

    Adına tazarrulu dua da dense, namazda dense, salatın her durumda ve sadece eğitim-destek anlamında olmadığı, bazı yerlerde de namazı ifade ettiğinde hem fikir olduğumuzu hatırlıyorum.

    Ancak, sayın dost1 in ve özellikle de sayın Hakkı Yılmaz'ın salatın her durumda eğitim-destek anlaşılması/anlatılması üzerine sanırım yeni bir çalışma yapmam gerekecek diye düşünüyorum.

    Abdestin kendisinin bile, her durumda salatın, eğitim-destek olmadığını, namazı işaret ettiğini söyleyerek bu kısmı şimdilik burada kapatıyorum.

    Rabbim izin verirse ve ben de uygun olursa, sayın H. Yılmazın mealerinden alıntılayarak namaz konusunu ele almaya çalışacağım.

    selamlarımla,
    aorskaya

    Comment

    • galipyetkin
      Uzman Üye
      • Sep 2011
      • 1389

      #197
      Sayın Bartsimpson.

      Sonuç???? demişsiniz. Bakalım tatmin olacak mısınız.

      -Müslüman kişi, ilimden başka bir yol gösteren edinmez. O, ilimden beslenir ve ilmin en gerçeğinin de orijinal vahiyde olduğunu bilir. Bu nedenle de ''O dedi, Bu dedi'' masallarına itibar etmez.

      Yaşamı Nebi'nin yaşamına rastlamışsa, O'nun vahiy yorumuna katılır ve O'nun yaşamını benimser. Resul ölmüş veya kendisi O'nun zamanından sonra dünyaya gelmişse, artık kimseye uymaz. Şahsen sorumlu olacağından, suç ve ceza ile mükâfat şahsidir; yorumlarını kendisi yapar, imama mimama uymaz. İmam da Resul olmadiğindan söylediği de vahiy değildir.

      Bireyler ümmet toplumunu oluşturduklarında, işler aralarında ''şura'' iledir. Şura ise işlerin kimseye havale edilmediği, asaleten yapıldığı için namaz kıldırma iddiası ile ortaya çıkmış imam da müteahhit konumundadır. Şura, ortaklaşa yönetimdir; katılımcı demokrasinin en ileri derecesidir. Herkes asil olduğundan katılım da denemez; ancak elbirliği ile yönetim denilir. O halde böyle bir sistemde imamın namaz-mamaz kıldırma haddi olamaz. Esasen imam islamda din işlerinin müteahhiti durumunda olduğundan islam bu nedenle Ruhban diye bir olguyu da tanımaz. İmamın peşinde saf tutulması abestir, sürü olmak pramit oluşturmak, Bakara-104. ayete aykırı olarak iradesini teslim etmektir. Toplu namaz kılma, yani imamın namaz kıldırması metot olarak da islama aykırıdır; çünkü işler havale edilemez: herkes işi kendisi yapmak durumunda olduğu için buna ''asalet-asaleten'' denilir.

      Son vahiy gelmişken, bu vahiy-Kur'an- kendisini tatmin etmediğinden ve toplum içinde bu vahiyden daha imtiyazlı bir duruma geçmek için namazla toplumu etki altına almaya çalışmış bir takım kişiler başarılı olmuşlar toplumda imtiyaz sahibi olmuşlar, ve böylece hükmetmişlerdir. Bu toplumlar her alanda bireyciliği ve gemisini kurtaran kaptan mizacı taşırlar. Bu yüzden Bu toplumlarda ''şura-müşavere- yoktur. Allah'ın huzuruna çıkma gibi bir mistisizmin hakim olduğu bu toplumların tümü de liberalist, yani hak dinde ''sıla-i rahim'' denilen sosyalizmi (toplumculuğu) terk etmişlerdir. Hem uslamlamada hem de çalışma hayatında tembelleştiği ve bunu tercih ettikleri için her açıdan geride ve gaflet içindedirler ve toplumu da geri bıraktırmışlardır.

      Allah aşkı ve O'nunla buluşma diye yeni ve ayinsel bir din icat etmişlerdir. Sanki ''salat'' yetmiyormuş, şah damarından daha yakın olmak kafi gelmiyormuş gibi, uyduruk bir huzura çıkma zannı ile bir ''serap'' yolu olan namazı icat ederek Allah'a düşünemezmiş gibi dinini ve O'na vuslatı öğretmeye kalkışmışlardır. Oysa bu ''panteist'' bir görüş olup cahiliye zamanından kalma felsefe bilmezlerin zannıdır. Allah ile birleşmek mümkün değildir. "Dağ"a çıkmış (vahiy alma transına geçmiş) Musa'nın Allah'ı görme isteğinin çarpılma tehdidi ile sonuçlandığı durumunu bile düşünmezler.

      Allah ile randevulaşıp buluşmak sözü, öğreti ve iddiası Yahudiler'in Yakup Peygamberi Allah'la güreştirmeleri kadar fahiş bir hatadır.

      Hiç bir resul ''Allah aşkı''ndan bahsetmemiştir. Çünkü aşk nefsidir ve akıl dışıdır. Sevgi ise hoşnut olmadır ve aklidir. Diğer aykırılıklar ile de aklı örten bir hal içinde bulunmayı marifetmiş gibi öne çıkartmak ve batıl dinlerin metafizik alemle ilişkide kullandıkları yöntem de palavradır; Kur'an'dan değildir. Peygamberler bile vahyi alırken asla Allah'ın huzuruna çıkamazlar ve bilinçlerini kaybetmezler. Aksi hezeyanları gerçek sanmaktır.

      Daha önce belirttiğim gibi ''namaz'' ''na-maz''dır. Maz bireyciliktir. Na-maz liberalist olmayan, ''kollektivist'' demektir. ''Na'' olumsuzluk eki ile ''maz''ın ifade ettiği liberal sosyo-ekonomik politik reddedilir.

      Saygılarımla.
      Galip Yetkin.
      Last edited by galipyetkin; 28. February 2017, 03:31 PM.

      Comment

      • bartsimpson
        Super Moderator
        • Mar 2012
        • 692

        #198
        galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
        Sayın Bartsimpson.

        Sonuç???? demişsiniz. Bakalım tatmin olacak mısınız.

        -Müslüman kişi, ilimden başka bir yol gösteren edinmez. O, ilimden beslenir ve ilmin en gerçeğinin de orijinal vahiyde olduğunu bilir. Bu nedenle de ''O dedi, Bu dedi'' masallarına itibar etmez.

        Yaşamı Nebi'nin yaşamına rastlamışsa, O'nun vahiy yorumuna katılır ve O'nun yaşamını benimser. Resul ölmüş veya kendisi O'nun zamanından sonra dünyaya gelmişse, artık kimseye uymaz. Şahsen sorumlu olacağından, suç ve ceza ile mükâfat şahsidir; yorumlarını kendisi yapar, imama mimama uymaz. İmam da Resul olmadiğindan söylediği de vahiy değildir.

        Bireyler ümmet toplumunu oluşturduklarında, işler aralarında ''şura'' iledir. Şura ise işlerin kimseye havale edilmediği, asaleten yapıldığı için namaz kıldırma iddiası ile ortaya çıkmış imam da müteahhit konumundadır. Şura, ortaklaşa yönetimdir; katılımcı demokrasinin en ileri derecesidir. Herkes asil olduğundan katılım da denemez; ancak elbirliği ile yönetim denilir. O halde böyle bir sistemde imamın namaz-mamaz kıldırma haddi olamaz. Esasen imam islamda din işlerinin müteahhiti durumunda olduğundan islam bu nedenle Ruhban diye bir olguyu da tanımaz. İmamın peşinde saf tutulması abestir, sürü olmak pramit oluşturmak, Bakara-14. ayete aykırı olarak iradesini teslim etmektir. Toplu namaz kılma, yani imamın namaz kıldırması metot olarak da islama aykırıdır; çünkü işler havale edilemez: herkes işi kendisi yapmak durumunda olduğu için buna ''asalet-asaleten'' denilir.

        Son vahiy gelmişken, bu vahiy-Kur'an- kendisini tatmin etmediğinden ve toplum içinde bu vahiyden daha imtiyazlı bir duruma geçmek için namazla toplumu etki altına almaya çalışmış ve başarılı olmuşlar toplumda imtiyaz sahibi olmuşlar, ve böylece hükmetmişlerdir. Bu toplumlar her alanda bireyciliği ve gemisini kurtaran kaptan mizacı taşırlar. Bu yüzden Bu toplumlarda ''şura-müşavere- yoktur. Allah'ın huzuruna çıkma gibi bir mistisizmin hakim olduğubu toplumların tümü de liberalist, yani hak dinde ''sıla-i rahim'' denilen sosyalizmi (toplumculuğu) terk etmişlerdir. Hem uslamlamada hem de çalışma hayatında tembelleştiği ve bunu tercih ettikleri için her açıdan geride ve gaflet içinde dedirler ve toplumu da geri bıraktırmışlardır.

        Allah aşkı ve O'nunla buluşma diye yeni ve ayinsel bir din icat etmişlerdir. Sanki ''salat'' yetmiyormuş, şah damarından daha yakın olmak kafi gelmiyormuş gibi, uyduruk bir huzura çıkma zannı ile bir ''serap'' yolu olan namazı icat ederek Allah'a düşünemezmiş gibi dinini ve O'na vuslatı öğretmeye kalkışmışlardır. Oysa bu ''panteist'' bir görüş olup cahiliye zamanından kalma felsefe bilmezlerin zannıdır. Allah ile birleşmek mümkün değildir. Dağa çıkmış Musa'nın durumunu bile düşünmezler.

        Allah ile randevulaşıp buluşmak sözü, öğreti ve iddiası Yahudiler'in Yakup Peygamberi Allah'la güreştirmeleri kadar fahiş bir hatadır.

        Hiç bir resul ''Allah aşkı''ndan bahsetmemiştir. Çünkü aşk nefsidir ve akıl dışıdır. Sevgi ise hoşnut olmadır ve aklidir. Diğer aykırılıklar ile de aklı örten bir hal içinde bulunmayı marifetmiş gibi öne çıkartmak ve batıl dinlerin metafizik alemle ilişkide kullandıkları yöntem de palavradır; Kur'an'dan değildir. Peygamberler bile vahyi alırken asla Allah'ın huzuruna çıkamazlar ve bilinçlerini kaybetmezler. Aksi hezeyanları gerçek sanmaktır.

        Daha önce belirttiğim gibi ''namaz'' ''na-maz''dır. Maz bireyciliktir. Na-maz liberalist olmayan, ''kollektivist'' demektir. ''Na'' olumsuzluk eki ile ''maz''ın ifade ettiği liberal sosya-ekonomik politik reddedilir.

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin.

        Sevgii Galip, ben yazımda o dedi bu dedi masallarına itibar etmiyorum.

        bak aynen kopyalayıp yapıştırdım.

        "sen namaz vardır diyorsun, o namaz yoktur (tazarrulu niyaz - dua- vardır) diyor ikinizde kuranı referans gösteriyorsunuz."

        Kuranı referans gösterdiğinizi söylemek masal mı?????

        eğer bunu masal olarak nitelendiriyorsan aynısını;
        galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
        'Derli toplu bir bigiye ulaşmak için isterseniz, bilgisayarınızdan ''İşte Kur'an'' sitesine girerseniz oradan ''makaleler'' kısmında ''Salât'' kelimesine ve bu kelimenin bilgi yönünden çevresinin bereketine erişebilirsiniz.

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin.
        masalı ile başkasının "dediğini" referans göstererek sende yapma...

        http://www.hanifler.com/showthread.php?t=2082&page=16

        konusunda sorduğun bakara 125'teki "tavaf edenler" ile ilgili soruna aldığın cevabın karşılığını hala bekliyorum....

        Ayrıca "namaz" kelimesinin anlamı ile ilgili referans verdiğin siteden okuduklarım senin söylediklerinle hiç örtüşmüyor. (Bakınız ekteki resim dosyası)

        sen "namaz" kelimesinin anlamı ile ilgili "hangi ilimden beslendin" söyle de beyhude aramayalım...

        Tatmin olmak : Bir canlının fiziksel ve/ya duygusal anlamda gereksinimlerinin yerine gelmesi ya da getirilmesi sonucunda içinde bulunduğu durum.

        Amacın beni tatmin etmek ise, önce beslendiğin ilmin çelişkisine kendin düşme, sonra bana tatmin olabileceğim cevap verme endişesini yaşa... emi kardeş
        Attached Files
        "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

        Comment

        • sevginur
          Uzman Üye
          • Nov 2012
          • 300

          #199
          Sevgili kardeşlerim..!
          Hayret ve endişe ile sizleri takip ediyorum..endişe deyince yanlış anlamayasınız,
          bunca zamandır ;kuranla ne kadar az haşır neşir olduğuma dair biraz mahcup biraz üzgün olduğumdandır endişem geç kaldık galiba ..farklı görüşler olmasına rağmen yazdıklarınızda kendimi ayetlere vermeye çalışıyorum..Farkında vardığım şey hep birilerini dinleyerek dinimi anlamaya çalıştım.mezhepler,alimler, derken ne kadar yanlış yol izlediğimin farkına vardım.Kuran her şeyi bu kadar apaçık verirken başka kitaplardan öğrenme gafında bulundum sanırım..
          neyse hatanın neresinden dönülürse kardır diyorum kuranı okuyarak anlamaya çalışıp takıldığım yada tespitlerimi ilerleyen zamanlarda Allah izin verirse hazır olduğumda sorularım ve yorumlarımlarımla iştişare etmeyi çok isterim
          Allah hepinizden razı olsun ilminizi artırsın
          De ki: “Ey kâfirler!
          Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
          Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
          Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
          Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
          Kâfirûn Sûresi

          Comment

          • sevginur
            Uzman Üye
            • Nov 2012
            • 300

            #200
            selamun aleykum kardeşlerim
            sorumdan vazgeçtim
            Last edited by sevginur; 23. December 2012, 07:27 PM.
            De ki: “Ey kâfirler!
            Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
            Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
            Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
            Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
            Kâfirûn Sûresi

            Comment

            • galipyetkin
              Uzman Üye
              • Sep 2011
              • 1389

              #201
              Sayın dost Bartsimpson.

              *************************
              "sen namaz vardır diyorsun, o namaz yoktur (tazarrulu niyaz - dua- vardır) diyor ikinizde kuranı referans gösteriyorsunuz."

              Kuranı referans gösterdiğinizi söylemek masal mı?????

              eğer bunu masal olarak nitelendiriyorsan aynısını;
              Alıntı:
              galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
              'Derli toplu bir bigiye ulaşmak için isterseniz, bilgisayarınızdan ''İşte Kur'an'' sitesine girerseniz oradan ''makaleler'' kısmında ''Salât'' kelimesine ve bu kelimenin bilgi yönünden çevresinin bereketine erişebilirsiniz.

              Saygılarımla.
              Galip Yetkin.
              masalı ile başkasının "dediğini" referans göstererek sende yapma...
              ***************************

              diye yazmışsın.

              Ey güzel arkadaşım.

              Benim ''namaz vardır'' dediğimi nereden çıkarıyorsun. Aynısını alımtıladığın yazımda, veya evvelkilerin hangisinde benim namazın var olduğuna dair bir ifadem var ki?

              Sayın Hakkı Yılmaz da namazdan değil ''tazarrulu niyaz-dua''dan bahsediyor. Bu da namaz değil ki.

              Nameste diye Hindistan'da var olan ''namaz''la benzerik gösteren bir olgu var. Bunun İran üzerinden Arabistana geldiği yönünde iddialar var. Var da benim yazdıklarım ve Hakkı Yılmaz'ın tazarrulu niyazı, duası ile bunu nasıl bağdaştırdın ki? Yoksa başkasıyla mı karıştırdın beni?

              Saygılarımla.
              Galip Yetkin.
              Last edited by galipyetkin; 23. December 2012, 07:28 PM.

              Comment

              • bartsimpson
                Super Moderator
                • Mar 2012
                • 692

                #202
                galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                Sayın dost Bartsimpson.

                *************************
                "sen namaz vardır diyorsun, o namaz yoktur (tazarrulu niyaz - dua- vardır) diyor ikinizde kuranı referans gösteriyorsunuz."

                Kuranı referans gösterdiğinizi söylemek masal mı?????

                eğer bunu masal olarak nitelendiriyorsan aynısını;
                Alıntı:
                galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                'Derli toplu bir bigiye ulaşmak için isterseniz, bilgisayarınızdan ''İşte Kur'an'' sitesine girerseniz oradan ''makaleler'' kısmında ''Salât'' kelimesine ve bu kelimenin bilgi yönünden çevresinin bereketine erişebilirsiniz.

                Saygılarımla.
                Galip Yetkin.
                masalı ile başkasının "dediğini" referans göstererek sende yapma...
                ***************************

                diye yazmışsın.

                Ey güzel arkadaşım.

                Benim ''namaz vardır'' dediğimi nereden çıkarıyorsun. Aynısını alımtıladığın yazımda, veya evvelkilerin hangisinde benim namazın var olduğuna dair bir ifadem var ki?

                Sayın Hakkı Yılmaz da namazdan değil ''tazarrulu niyaz-dua''dan bahsediyor. Bu da namaz değil ki.

                Nameste diye Hindistan'da var olan ''namaz''la benzerik gösteren bir olgu var. Bunun İran üzerinden Arabistana geldiği yönünde iddialar var. Var da benim yazdıklarım ve Hakkı Yılmaz'ın tazarrulu niyazı, duası ile bunu nasıl bağdaştırdın ki? Yoksa başkasıyla mı karıştırdın beni?

                Saygılarımla.
                Galip Yetkin.
                Abi aorskaya ile yaptığım konuşmayı niye üzerine alıyorsunda böyle konuşup ikimizide üzüyosun.
                Sen bu forumda sana sorduğuma cevap versene, bak dost1 ağabeyde sağolsun sorumu beğenmiş.
                Sen sorumu bıraktın nelerle uğraşıyorsun.
                Yani tuhaftır ki yazıyı yazdığım kişi aorskaya doğru anlamış ve bencede muteber ve beklediğim bir cevap vermiştir.
                Ben sana mı diyorum "namaz vardır" dedin diye.
                Yazdıklarımın hepsini yanlış anlamışsın.
                Hey Allahım aklımı koru!!!
                Last edited by bartsimpson; 23. December 2012, 07:43 PM.
                "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                Comment

                • raven
                  Uzman Üye
                  • Sep 2012
                  • 102

                  #203
                  başka bir açıdan bakalım

                  devrim yaptınız eskiye dair herşeyi yok ettiniz. Yeni bir doktrin ortaya koydunuz ve bunu insanlara kabul ettirdiniz.Kabul ettirmeklede kalmadınız çevrenizdeki insanları bu doktrin, devrim için savaşıp can verecek kadar militarize ettiniz.Sistem bir zaman sonra o kadar mükemmelleşti ki artık siz olsanızda olmasanızda çarklarını çevirmek için kendi iç dinamiklerini kullanması yeterli oldu.
                  Burada atlanmaması gereken konu devrimcilerin devrimin getirdiklerini korumak için her şeyi göze alabilecek olmaları.Devrimin getirdiği doktrinin üzerine yeni bir şeyler koyabilirsiniz ama doktrinin temel dayanaklarından birini yok edemezsiniz.Eğer doktrinin saç ayaklarından birini koparmak isterseniz sistemin kendi iç dinamikleri ve militarize olmuş yoldaşlarınız buna izin vermez.Eğer bir devrimi yok etmek istiyorsanız yeni bir devrim yapmalı eski devrimin tüm doktrinini zerre bırakmayacak şekilde yok etmeli ve yerine ondan çok farklı yeni bir ideoloji koymalısınız.

                  gelelim sadede

                  Peygamberin tebliğ görevi ve hayatı sonlandıktan sonra İslam dininin içine namazında,zekatında,abdestinde,kurbanında,orucunda sonradan girdiğine inanmıyorum.Tıpkı devrimcilerin devrimin her zerresine sahip çıkacakları gibi müslümanlarda peygamberlerinden duyduklarına ve gördüklerine o kadar hatta daha fazla sahip çıkmışlardır.Sistem var olanı korur.
                  Ben peygamberin bildiğimiz manada namaz(salat) kıldığına inanıyorum.Aksini düşünmek tarihin akışına ve insan doğasına aykırıdır.Ama sabah namazı 2 rekattı 4 e çıktı.Cuma namazı 2 rekattı 16 ya çıktı kısmına bir şey diyemem.

                  Dünyadaki her inanç sisteminin kendine göre uyguladığı ritüeller var.İnsan bunu ister.Tanrısına ulaşmak için beden diliyle mekanik hareketler yapmak zorunda hisseder kendisini.Kuşkusuz insan fıtratını en iyi bilende Yüce Allah tır.O da insanın istediğini verir ona.Yoksa Yüce Allah ın bizim yatıp kalkmamıza ,aç kalmamıza,paramızı başkalarıyla paylaşmamıza ihtiyacı yoktur.(son kısım müslümanlar için söylenmiştir)

                  Efendim namaz hindistan dan, oruç etyopya dan, kurban mayalar dan, hac tavaf apaçilerden, zekat hobbitlerden mi geldi?
                  Şunuda unutmayalım uygulanan ritüellerin birbirine benzemesi gayet doğal.Allah ın insanlık tarihinin başından beri elçilerini gönderdiğini düşünürsek...

                  Namaste, hindistanda yerel bir dil olan sanskritçe namas(eğilmek) tan türemiştir.Önünde saygı ile eğilirim demektir.Namaz, Farsça “ibadet” manasındaki nemaz’dan Türkçe’ye geçmiştir.ilk Müslüman olan Türkler’in İslAmi kavramları öğrendikleri ortam, Fars dilinin etkin olduğu bölgelerdedir.Hindistan ve Pers ülkesinin coğrafi olarak birbirine yakın olduğunu düşünürsek benzer hareketlerin bulunduğu ritüellere yakın isimler koymaları muhtemeldir.
                  Salat ise arapçadır.Kelime Kur’an’da da farklı vurgular ve farklı anlamlarda kullanılmıştır. En çok kullanıldığı anlam hiç şüphesiz ''namaz'' manasıdır. Bunun dışında, Kur’an’da dua ve istiğfar, ibadet,destek,din ve dindarlık,davet,kulluk, yaratılış amacına uygun hareket anlamlarında kullanılır.
                  Last edited by raven; 24. December 2012, 06:25 AM.
                  Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

                  Comment

                  • aorskaya
                    Uzman Üye
                    • Aug 2009
                    • 932

                    #204
                    galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                    Sayın dost Bartsimpson.

                    *************************
                    "sen namaz vardır diyorsun, o namaz yoktur (tazarrulu niyaz - dua- vardır) diyor ikinizde kuranı referans gösteriyorsunuz."

                    Kuranı referans gösterdiğinizi söylemek masal mı?????

                    eğer bunu masal olarak nitelendiriyorsan aynısını;
                    Alıntı:
                    galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                    'Derli toplu bir bigiye ulaşmak için isterseniz, bilgisayarınızdan ''İşte Kur'an'' sitesine girerseniz oradan ''makaleler'' kısmında ''Salât'' kelimesine ve bu kelimenin bilgi yönünden çevresinin bereketine erişebilirsiniz.

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin.
                    masalı ile başkasının "dediğini" referans göstererek sende yapma...
                    ***************************

                    diye yazmışsın.

                    Ey güzel arkadaşım.

                    Benim ''namaz vardır'' dediğimi nereden çıkarıyorsun. Aynısını alımtıladığın yazımda, veya evvelkilerin hangisinde benim namazın var olduğuna dair bir ifadem var ki?

                    Sayın Hakkı Yılmaz da namazdan değil ''tazarrulu niyaz-dua''dan bahsediyor. Bu da namaz değil ki.

                    Nameste diye Hindistan'da var olan ''namaz''la benzerik gösteren bir olgu var. Bunun İran üzerinden Arabistana geldiği yönünde iddialar var. Var da benim yazdıklarım ve Hakkı Yılmaz'ın tazarrulu niyazı, duası ile bunu nasıl bağdaştırdın ki? Yoksa başkasıyla mı karıştırdın beni?

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin.
                    Gelenekçilerin buhari vb. ile mezhepçilerin mezheplerine göre kabullerinin benzerini siz de sayın Hakkı Yılmaz üzerinden sergilemekte sakınca görmeyenlerdensiniz.

                    Ama, ya sayın yılmaz yanılıyorsa! Ya namaz konusunda yanlış yoldaysa!
                    Sayın Yılmaz'da bir beşerdir.(değilmi?)

                    Modern yorumculuk adına, namazı yok sayabilmek, bireysel suçların cezalandırılmasında ölçü olan kısası, insanlar yerine eşyalar yada hayvanlara uygulanabilir kabul edebilmek, insan ölürken, kıyamate kadar doğru yoldan çevirme izni alan iblisi insanın bir unsuru sayabilmek, açıkça peygambere ayetleri indiren Cebrail için düşmanlar bize gösterilirken, melekler ayrı varlık değildir, insanın (bazıları içinde Allah'ın) gücü/yetileri diyebilmek, ölçü verilmeden beyni örten madde tüketimi yasağını, çakırkeyf diye delmeye çalışmak çağımızda akıllılık olarak görülmektedir.

                    Ancak, bunlar gerçekten akıl ürünü olsalar dahi, bu düşünceler kurandan desteklenmeyen bir aklın ürünleri olduğu görülmelidir.

                    Söylenecek fazla bir şey kalmıyor...

                    selamlar,
                    aorskaya

                    Comment

                    • Miralay
                      Uzman Üye
                      • May 2010
                      • 372

                      #205
                      Selam Raven kardeşim
                      Açıklamalarını mantıklı buluyorum.
                      Diğer kardeşleriminkini de tabii ki.

                      Eğer Kur'anda namaz var bile olsa, bunun salat la değil başka şekilde anlatıldığına kanaat getiriyorum. Öyle gelenekçilerin kıldığı gibi olmadığına da...

                      Zira Kur'anda en asgari bir namaz tarifine rastlamadım. Rastlayan varsa açıklarsa memnun olurum.

                      Resulun uygulamalarının bozulmadan günümüze geldiğine inanmıyorum. Çünkü, malumunuz 4 ayrı sünni mezheb ve diğer şii mezheblerin namaz uygulamaları farklı.
                      Ortak noktaları,kıyam,rüku ve secde. Onlar bile bazı yerlerde farklılık arzetmekte.
                      Özellikle hacca giden kardeşlerimiz bu farklılıkları net bir şekilde görebiliyorlar.

                      Kanaatimce namaz var ise, Cenab-ı Allah şekil ve rekat şartı gözetmeksizin bizi serbest bırakmıştır. (Kur'anda bahsedilmediğinden yola çıkarak bunu diyorum.)
                      Kısacası rabbimiz,"Kulum bana yakar da nasıl yakarırsan öyle yap; yeter ki beni bul." dilediğini varsayıyorum.

                      Saygılarımla

                      Comment

                      • aorskaya
                        Uzman Üye
                        • Aug 2009
                        • 932

                        #206
                        Miralay Nickli Üyeden Alıntı
                        Eğer Kur'anda namaz var bile olsa, bunun salat la değil başka şekilde anlatıldığına kanaat getiriyorum. Öyle gelenekçilerin kıldığı gibi olmadığına da...

                        Zira Kur'anda en asgari bir namaz tarifine rastlamadım. Rastlayan varsa açıklarsa memnun olurum.
                        Sevgili miralay,
                        Namazın salat dışındaki kelamlarla anlatıldığına neye göre kanaat ettiniz? "Salat" kelamının namaz içinde kullanılmadığına sizi inandıran nedir?

                        Kurana göre namazı, "kurandan delillerle doğru namaz" başlıklı bir yazımda açıklamıştım.

                        Burada da söyleyebileceğim, bizzat abdest-salat ilişkisinden, abdestin eğitim-destek-yardımla ilgisi olmaması yüzünden en az abdest geçen ayette salattan namazı görebilmeniz gerekir diye düşünüyorum.

                        Miralay Nickli Üyeden Alıntı
                        Resulun uygulamalarının bozulmadan günümüze geldiğine inanmıyorum. Çünkü, malumunuz 4 ayrı sünni mezheb ve diğer şii mezheblerin namaz uygulamaları farklı.
                        Ortak noktaları,kıyam,rüku ve secde. Onlar bile bazı yerlerde farklılık arzetmekte.
                        Özellikle hacca giden kardeşlerimiz bu farklılıkları net bir şekilde görebiliyorlar.
                        Resulün çoğu uygulaması dört halifeden sonraki dönemlerde, emevi/abbasi siyasi ve idari otoritelerince bozulmuştur.

                        Ama, namaz konusunda kuranda istenen olmazsa olmaz şartlar olan kıyam-rüku-secde durumlarına uyulması halinde diğer şekilsel hareketlerin değişmesinin önemi yoktur.

                        Namazda okunacaklar için ise, siyasiler yerine, imansızlar tarafından islam alimi sanılanlara kabul ettirilen kurandışı/insan kaynaklı sözlerle yine namazın değiştirildiğini söyleyebilirim.

                        Ancak, bunların değişik yada yanlış olması kuranda olan namazı yok saymayı gerektirmez. Çünkü, pratiklerdeki yanlışlar yada pratize edilmeyen şeyler onun kuranda olmadığı anlamına gelmez.

                        Miralay Nickli Üyeden Alıntı
                        Kanaatimce namaz var ise, Cenab-ı Allah şekil ve rekat şartı gözetmeksizin bizi serbest bırakmıştır. (Kur'anda bahsedilmediğinden yola çıkarak bunu diyorum.)
                        Kısacası rabbimiz,"Kulum bana yakar da nasıl yakarırsan öyle yap; yeter ki beni bul." dilediğini varsayıyorum.

                        Saygılarımla
                        kuranla, namazda asgari rekatlar savaş ayetlerinde kısaltmalar örneğiyle belirlenmiştir. Bu her vakit namazı için böyledir ve sayısı 2 dir.

                        Ama, namazda azami rekat belirlenmeyip, kişi ne kadar fazla yapabilirse o kadar karşılığını fazladan alacaktır.

                        Elbette, kulun rabbine yönelmesi sadece namazla olmamakta, onunla sınırlandırılmamaktadır. Kul, her yer ve zamanda kendi belirlediği biçimde rabbini hamd edip, ondan isteklerde bulunabilir.

                        Ama, belirli vakitlerde de özel bir zikir olan namazı rabbimiz istemektedir.

                        selamlarımla,
                        aorskaya
                        Last edited by aorskaya; 24. December 2012, 05:59 PM.

                        Comment

                        • bartsimpson
                          Super Moderator
                          • Mar 2012
                          • 692

                          #207
                          Miralay Nickli Üyeden Alıntı
                          Selam Raven kardeşim
                          Açıklamalarını mantıklı buluyorum.
                          Diğer kardeşleriminkini de tabii ki.

                          Eğer Kur'anda namaz var bile olsa, bunun salat la değil başka şekilde anlatıldığına kanaat getiriyorum. Öyle gelenekçilerin kıldığı gibi olmadığına da...

                          Zira Kur'anda en asgari bir namaz tarifine rastlamadım. Rastlayan varsa açıklarsa memnun olurum.

                          Resulun uygulamalarının bozulmadan günümüze geldiğine inanmıyorum. Çünkü, malumunuz 4 ayrı sünni mezheb ve diğer şii mezheblerin namaz uygulamaları farklı.
                          Ortak noktaları,kıyam,rüku ve secde. Onlar bile bazı yerlerde farklılık arzetmekte.
                          Özellikle hacca giden kardeşlerimiz bu farklılıkları net bir şekilde görebiliyorlar.

                          Kanaatimce namaz var ise, Cenab-ı Allah şekil ve rekat şartı gözetmeksizin bizi serbest bırakmıştır. (Kur'anda bahsedilmediğinden yola çıkarak bunu diyorum.)
                          Kısacası rabbimiz,"Kulum bana yakar da nasıl yakarırsan öyle yap; yeter ki beni bul." dilediğini varsayıyorum.

                          Saygılarımla
                          Katılıyorum...

                          Kulun Allah'a vuslatı için, vakit, pusula, sakal, takke, yağmurluk, rekat, adet, sünnet gibi kavramlara ihtiyacı olmadığı kanaatindeyim.
                          Tek şartı onunla onun lisanı ile konuşmak. (Kuran okumak)
                          Kaldıki bu forumda Halil Ağabey vasıtası ile bilgi edindiğim "tazarrulu niyaz" gibi muhteşem bir ruh hali ile Allah'a yakarabiliyor ve istekte bulunabiliyorsan, Kuran okumanın dahi gerekli olmadığına inanıyorum.
                          Zaten kişi Kuranı kendisi için okur Allah için değil.

                          Allah kendisine ortak koşanları (şirk en büyük günah diye biliyorum) dahi affedebiliyor ve muhatap alabiliyorsa gerisi teferruattır.

                          Örnek veriyorum;

                          Mülk 6 : Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası!

                          Ayetini namazında okurken korkudan tirtir titreyip "ne yapıyorum ben ALLAHIM" diye kendine gelen veya bunu başarabilen kaç kişiyiz....

                          Kendimize dürüst olalım...
                          Last edited by bartsimpson; 24. December 2012, 07:59 PM.
                          "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                          Comment

                          • raven
                            Uzman Üye
                            • Sep 2012
                            • 102

                            #208
                            Miralay Nickli Üyeden Alıntı
                            Kanaatimce namaz var ise, Cenab-ı Allah şekil ve rekat şartı gözetmeksizin bizi serbest bırakmıştır. (Kur'anda bahsedilmediğinden yola çıkarak bunu diyorum.)
                            Kısacası rabbimiz,"Kulum bana yakar da nasıl yakarırsan öyle yap; yeter ki beni bul." dilediğini varsayıyorum.
                            Sevgili Miralay kardeşim,
                            seni anlıyorum.rekat kısmında sana katılıyorum özellikle emeviler döneminde müdahaleler olduğunu hepimiz biliyoruz.Ama bu var olana bir müdahale.Ayrıca resulun uygulamalarının bozulmadan günümüze kadar geldiğine inanmıyorum diyorsunuz.Bir kısmı için sizi haklı buluyorum.İslam dinine bağlı mezheplerin hristiyanların iznik konsiline benzer bir toplantıları yok.Yani İslam çerçevesini çizen her ne olursa olsun yine kur anı kerimdir mezhepler değil.Ha tarihte veya günümüzde ki abzürd bazı uygulamaların önümüze geldiği doğrudur.Ama bizim kur anımız var.yani inancımızı genel hatlarıyla belirleyen bir rehber.



                            Sevgili bart kardeşim,
                            Sizin
                            Mülk 6 : Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası!
                            Ayetini namazında okurken korkudan tirtir titreyip "ne yapıyorum ben ALLAHIM" diye kendine gelen veya bunu başarabilen kaç kişiyiz....

                            yorumunuza bayıldım.

                            tartışmanın böyle seviyeli, aydınlatıcı ve bir yerlere varabilecek emareler göstermesi beni çok sevindirdi.Allah hepimizin ilmini artırsın.
                            Last edited by raven; 24. December 2012, 11:09 PM.
                            Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

                            Comment

                            • Miralay
                              Uzman Üye
                              • May 2010
                              • 372

                              #209
                              Allah hepinizden razı olsun
                              Çok güzel açıklamalar bunlar.

                              Namazı salata bağlamamamın nedeni; namaz dediğimiz Arapça olmayan (Kur'ani olmayan yabancı kelime) olguda Allah'ın tam olarak neyi kastettiğinin cevabını verememesidir.
                              Çok düşünmüştüm bu konuda; ama bir türlü bir yerlere varamamıştım.
                              Tamam namaz diye bildiğimiz ve amel ettiğimiz şeye karşı değilim. "Namaz yok" ta demiyorum.
                              Ama namazı bana ençok çağrıştıran;"sebbih,yusebbihu" türevi kelimelerdir.

                              Kur'anda "rüku,secde,kıyam..." geçiyor. Lakin İslam'a yeni girmiş ve elinde sadece Kur'an olan birisine yabancı gelir bu kelimeler.
                              Ben İslam'a yeni girmiş birisi olsam. Elime Kur'anı aldığımda; Salat,secde,rüku,kıyam... kelimelerini ayetlerdeki siyak sibakına; paragraf bütünlüğüne göre anlarım.
                              Cümle içinde nasıl geçmiş, o şekilde idrak ederim.

                              Namazın uygulamasını Allah Kur'anda bildirmeyip,resule bırakmıştır tezine katılmıyorum.
                              Zira her konuda ayrıntılı beyan olunan Kur'anda nedense namaz ayrıntısı yoktur.
                              Bu kadar önemli olan bir olguyu cenab-ı Allah neden Kur'anda detaylı anlatmaz. Aklım havsalam almıyor bir türlü.

                              Hala iddia ediyorum ki, namaz; bütün bu yazılan çizilen şeylerden çok farklı bir olgudur.
                              Amenna; Allah'ın emridir. Ama o emir nedir? Bence bir bilgi kirliliğiyle karşı karşıyayız.
                              Detaylı bir araştırma şarttır. Bu iş ne lügat bilgileriyle çözülür; ne de ısrarlı iddialarla...

                              En doğrusu sanırım; Kur'andaki cümle,paragraf bütünlüğü ile çözebiliriz.

                              Bu arada namaz konusuyla ilgili fikrini,ilmini beyan eden tüm kardeşlerime minnettarım.
                              Az çok cahilliğimi gideriyorsunuz. Allah gani gani razı olsun hepinizden.

                              Sonsuz saygı,selam,dua ve muhabbetlerimle.

                              Comment

                              • sahin
                                Yeni Üye
                                • Dec 2012
                                • 19

                                #210
                                Allahin rahmeti üzerinize olsun,

                                bir cok ayetlerde rükü edenler le rükü edin, bazilarinda kiyam dan sonra secde, yada tek kiyam, tek rükü tek secde, yada ücü bir arada gibi ayetler var bunu yani sira otururken yan yatarken yürürken binek üzeri olan salat lar ise dua algiliyorum zor durumda kalirsam. bazen oluyor tek rükü seklinde salat ediyorum bazen kiyam secde bazen tek secde bazen ücü bir arada bazen arabada giderken yürüken is yerinde monitorlarin basinda otururken salat ediyorum allahi aniyorum.

                                allahin rahmeti üzerinize olsun
                                بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
                                Bismillâhirrahmânirrahîm.
                                إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
                                İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn(nestaînu).

                                (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.

                                Comment

                                Working...