Hac izlenimleri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Hasan Akçay
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 826

    #1

    Hac izlenimleri

    Bu sabah
    günes dogarken
    dolunay batiyordu.
    AYNI anda.

    Benim hesabima göre
    üçüncü haram ayin dolunayi idi bu.

    1: ... 01 Tem 2015
    2: ... 30 Tem 2015
    3: ... 30 Agu 2015
    4: ... 29 Eyl 2015

    Ben haccimi 2006'da yaptim.

    O yil
    PTESi 09 Ocak arefe idi. Arafat'ta "vakfe"ye duruldu.
    SALI 10 Ocak kurban kesilip ihramdan çikildi, büyük seytan taslandi.
    ÇARS 11 Ocak ortanca seytan taslandi.
    PERS 12 Ocak küçük seytan taslandi.

    Bkz.


    Demek ki

    kamerî yil
    2006'daki Ocak ayindan hareketle ileri firlamis,
    kestirmeden giderek semsî yilin 4 ay önüne geçmis;
    Aralik, Kasim, Ekim, Eylul aylarini tasarruf etmis.

    Neyse
    ben bunun üzerinde durmayacagim simdi.
    Hac izlenimlerimi anlatacagim, insallah.

    Çok ilginçti. Gizemli, mutlu, ölümcül...

    Örnegin
    gûya SEYTANI tasladik
    ama 367 tane kendimizi
    öldürdük.

    Ayaklarimizin altinda
    böcek gibi ezerek.

    Suudi imam
    cuma konusmasinda
    istatistikî bilgi verdi, normal dedi.
    SIRADAN biseymis bu.
    Last edited by Hasan Akçay; 6. September 2015, 01:31 PM.
  • Hasan Akçay
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 826

    #2
    Hacer-i Esved, Kabe’nin dogu kösesinde
    yerden bir buçuk metre yukarda.

    O kara tasa ben de ulastim.

    Esin dostun "Nolur haceri esvede sürüver!" diye esime vermis oldugu basörtülerini o tasa sürdüm;
    üç dört metre uzaktan endiseyle bakan esime attim.

    Ama kendim oracikta kalakaldim. Çikmamin imkani yoktu.

    "Yemen kösesi"nden abananlarin,
    "Irak kösesi"nden geri gelenlerin,
    önden hücum edenlerin birlestigi noktadaydim.
    Potansiyel cellatlarimin omuzlari hizasinda.

    Cellat derken sakin abarttigimi sanmayin. Gerçegin kendisi bu.

    "Açilin!" diye yalvardim. Kimsenin kulak astigi yok.
    "Yer açmazsaniz basiniza basacagim!" dedim. Umurlarinda degil.

    Birisi ayagimi yakaladi, beni çuval gibi firlatip atti.
    Cellatlarimin ayaklarinin altina pat diye düstüm.

    Hani kovboy filmlerinde bizonlar sürü halinde kosarlar, yollarinin üstündeki her seyi ezip geçerler ya.
    Hacilar sanki onlar gibi davraniyordu.

    Video


    Neyse ki gücüm yerindeydi, övgü Allah’a.
    Can korkusuyla saga sola omuz dirsek vurarak ayaga kalktim.

    Esim, elleri havada,
    bana ulasmaya çalisiyor.
    Ellerini yakaladim.

    Giysimden Türk oldugum belliydi.
    Bi adam, "Bari Türkler yapmasin bunu!" diye çikisti.
    "Be adam, al esini açiktan tavaf et!"

    Esim, "Açiktan sen gitsene!" diye bagirdi.
    "Ben erkegim!"

    Adamin islamiyetine bak!

    Esimin
    "Açiktan sen gitsene!" demesindeki protestoyu
    anlar miydi o kafa?

    "Erkek degilsin," diyebildim.
    Acaba anladi mi?
    Last edited by Hasan Akçay; 2. September 2015, 07:43 AM.

    Comment

    • dost1
      Site Yöneticisi
      • Sep 2008
      • 1905

      #3
      Selamun aleyküm, değerli Hasan AKÇAY kardeşim,

      Aynı yıllar oralardaydık. Siz ucuz kurtulmuşsunuz. Bir Arkadaşımın kaburga kemikleri kırılmıştı sözkonusu olan yerde.

      Anılarınız bizi geçmişe yolculuk ettirdi. Ilgiyle izliyorum.
      Lütfen devam ediniz.
      Halil Ay

      Comment

      • Hasan Akçay
        Uzman Üye
        • Dec 2010
        • 826

        #4
        Hacerul esvedin önündeki ölümcül itis kakismayi önlemek için
        Yasar Üstün
        üç yol öneriyor.

        Yasar Üstün kim?

        Bi din görevlisi. Emekli.
        Hacda bizimleydi.
        Emekli olmadan önce defalarca görevli olarak gelmis hacca.
        Simdi kendi parasiyla.

        Düsündüklerini yaziya dökmüs. Bana okudu.
        Yalnizca dinlemekle kalmadim.
        "Ver," dedim, "ben bunu internette yayinlayayim."

        Öneri 1:

        Hacerul esvedin
        kabenin en yukarisina monte edilmesi,
        uzaktan selamlanmasi.

        Öneri 2:

        Hacerul esved kösesine asansör gibi bir düzenek yapılmasi,
        tasin gerektikçe yukari asagi hareket ettirilmesi.

        Öneri 3:

        Bunlar yapilamiyorsa
        hacerul esved kösesine sirayla ulasmanin saglanmasi,
        mesela yalnizca bi kez kullanilan biletle...

        Anlasilan, hocanin içi alev alev.

        "Hacerul esvedin önündeki itisme kakisma islama, müslümanliga yakisan bir manzara değil,"
        diyor.

        Bu manzarayi görmek istemiyorum. Çok rahatsiz oluyorum. Bir müslüman olarak üzülüyorum.
        Güzel Dinimiz islamiyeti böyle göstermeye kimsenin hakki yok.
        Güçlü olanin zayifi ezdigi, gerekirse öldürdügü bir zihniyete nasil göz yumulabilir?


        Hoca uzun uzun yazip içini dökmüs.
        Ben yalnizca önerileri aktariyorum.

        Ve
        yazisini götürüp Suudi yetkililere okumus.
        Lütfedip dinlemisler.

        Cevap?
        "Dua et! Dua et!"
        O kadar.
        Last edited by Hasan Akçay; 2. September 2015, 07:45 AM.

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #5
          Hacerul esved sabah günesine dönük
          yani dogan günesin isiklari Hacerul esvede vuruyor.

          Tam karsida bi yesil isik var, aksam günesine dönük.
          Ona da batan günesin isiklari vuruyor.

          Bkz (yukardan besinci resim)


          Yesil isiktan hacerul esvede
          bi çizgi çekilmis.

          Kabenin tavafi orda baslayip orda bitiyor.

          Her halde
          tasi oraya yerlestirenler Kabe'yi tavaf eden insanlara kolaylik olsun diye düsünmüs.
          Öyle ya, insanlarin içinde ihtiyarlar var, unutkan olanlar var.
          Akillari karisip "Tavaf tamam mi, nerde baslamistik?" demesinler.

          O yüzden hacerul esved
          Kuran'da geçmiyor,
          sonradan yerlestirilmis kösesine.

          Ilgili ayetlerden benim anladigim
          hac farz kilinip
          Kabe tavaf edilmeye baslandiktan sonra.

          *

          Yesil isik
          insanlarin bulusma yeri ayni zamanda.
          Insanlar birbirini orda bekliyor.

          Bi gün ben de orda bekliyordum.
          Bi hanim dikkatimi çekti.
          Kucaginda bebesi, dizinin dibinde ondan az büyük baska bi bebesi.

          Bi bayan polis geldi. Anneye Arapça bi seyler söyledi. Gitti.
          Az sonra yine geldi. Bu kere öfkeli. Bagirdi çagirdi.
          Büyük kiz aglamaya basladi. Anne çaresiz.

          Bi adam geldi. Ellerinde zemzem bardaklari. Kadina ve büyük kiza verdi.

          Sordum
          (Ingilizce):

          Bu sizin aileniz?
          Evet.
          Polis esinizden ne istiyor?

          Sagimda
          çarsafli, koyu günes gözlüklü
          bi hanim oturuyordu.

          O cevap verdi:

          Buradan uzaklasmasini.
          Kadin, esini bekliyor. Polise ne?
          Burasi erkeklere ait.

          Pes.
          Last edited by Hasan Akçay; 5. September 2015, 02:50 AM.

          Comment

          • Hasan Akçay
            Uzman Üye
            • Dec 2010
            • 826

            #6
            Suudi polise kafa tutan bi Türk ninesi gördüm.

            Şaka gibiydi.
            Çok sevdim.

            Polis
            namazdan önce tavaf alaninda
            kadinlari erkeklerden ayiriyordu.

            Nine
            bastonunu havada salliyor,
            polisin kafasina ha indirdi
            ha indirecek.

            "Bana bak!"
            diye bagiriyordu.

            "Biz ayrilirsak bi daa bulusamayiz. Benim herif yol iz bilmez; gitti mi gider!"

            Garibem ahir ömründe kocadan olacak. Tehlike büyük.
            Ama polis bunun ayirdinda degil
            hâlâ kadinlari "herif"lerinden uzaga kiskisliyor.

            Elinde
            büke büke kirbaç haline getirdigi
            bi havlu.

            Havlu-kirbacini kendi dizine shlap diye vurup
            "Turkiya yallah! Malezya yallah! Kasmir yallah!" diye bagirarak
            kadinlari kiskislaya kiskislaya ta bana geldi.

            Esimle oturmus, kametin okunmasini bekliyoruz.

            Havlu-kirbacini
            shlap diye
            dizine vurdu:

            "Turkiya yallah!"

            Basimi salladim.
            (Ingilizce):

            No!
            No?

            O benim esim.
            Esimi rahat birak.
            O burda kalacak.


            Malesef kendimi kaybetmistim.
            Avaz avaz bagiriyordum.

            Adam gitti.
            Yaninda baska bi polisle geri geldi.
            Her halde amiriydi.

            Sen Turkiya?
            Evet, Türkiye'liyim. Esim burda kalacak.
            Halâs, Turkiya halâs.

            Isaretle
            "Esin burda kalabilir" dedi.

            Gerisini anlatmayayim.
            Ah ninem ah, bana kötü örnek oldun;
            yakdin beni!
            Last edited by Hasan Akçay; 5. September 2015, 02:53 AM.

            Comment

            • Hasan Akçay
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 826

              #7
              Hz Peygamber’in hac yaparken izledigi yol:

              Bkz.


              Arefeden bir gün önce
              deve sirtinda Mekke’den yola çikip
              Mina'ya varmis.

              Arefe: Zilhicce 9.

              Mina'da
              ögle namazi ile ikindiyi birlestirerek kilmis,
              aksam ile yatsiyi birlestirerek kilmis.

              Arefe günü
              sabah namazindan sonra Mina'dan ayrilmis.

              Ögle vakti Arafat'a varmis.

              Orda
              ögle namazi ile ikindiyi birlestirerek kilip
              "vakfe"ye durmus. Bu, Arafat vakfesi.

              Arafat haccin doruk noktasi.

              Söylendigine göre
              Hz Peygamber, "Hac Arafat’tir," demis.

              Onun için
              Arafat haccin olmazsa olmazi.
              Tövbe yeri.

              Müslümanlarin inancina göre
              Arafat vakfesinde edilen tövbeler
              kesinlikle kabul oluyor.

              Ordan ayrilirken
              ananizdan yeni dogmus gibi bütün günahlarinizdan arinmis
              bi hacisiniz.

              Bkz.


              Hz Peygamber
              aksam Arafat’tan ayrilip
              Müzdelife’ye varmis.

              Orda
              aksam ile yatsi namazlarini birlestirerek kilmis.
              Dua etmis. Buna Müzdelife vakfesi deniyor.

              Sabahi da Müzdelife'de kildiktan sonra
              Mina’ya hareket etmis.

              Seytan taslama yerine Cemerat deniyor.
              Mina ile Mekke arasinda bi yer.

              Hz Peygamber
              Cemerat'a ögle namazinin vakti girince ulasmis
              ve büyük seytan’a yedi tas atmis.

              Oradan Mekke’ye girmis,
              kurbanini kesmis, tıras olmus; ihramdan cikmis.

              Sonra tavaf, sonra say.

              Hac bu.
              Hacda izlenen yol bu.

              *

              Biz
              Arafat’a hareketimizden önce
              otelimizin mescidinde toplanip
              ne yapacagimizi görüstük.

              Diyanetten görevli imam
              "Muzdelife’yi sabah namazindan önce terkededecegiz,"
              dedi.

              Büyük seytani erkenden taslayalim ve günes dogmadan cemerati bosaltalim diye.
              Diyanetin buyrugu bu.


              Sakalli iki genc itiraz etti:

              Hz Peygamber seytani ögle namazindan sonra tasladigina göre sünnet bu.
              Sünnete uyalim. Yoksa haccimiz eksik olur.


              Imam "Hayir!" dedi.

              Ogleden sonra Cemerat’ta ölümcül yigilmalar oluyor.
              Can güvenligimizi düsünmek zorundayiz.

              Hem
              haccin eksik olmasi diye bi sey yok.
              Şafii mezhebine göre seytan günün yirmidört saatinde taslanabiliyor.
              Biz onlara uyacagiz. Onlar tavafta nasil bize uydular ise.

              Hanefi mezhebine göre
              erkegin eli kadina degse abdesti bozulmaz
              ama Şafiilere göre bozuluyor.

              Tavafta erkegin kadina degmemesi ise mümkün degil.
              Onun icin Şafiiler bize uydular.


              Gencler ikna olmadi.
              "Biz ayri hareket edecegiz,"
              dediler.
              Last edited by Hasan Akçay; 5. September 2015, 11:49 AM.

              Comment

              • Hasan Akçay
                Uzman Üye
                • Dec 2010
                • 826

                #8
                Biz haccimizda
                Diyanetin yaptigi düzenlemeye uymak suretiyle
                3 seyi Hz Peygamberden farkli yaptik:

                1.Mina'da konaklamadik, dogru, Arafat'a gittik.
                2.Müzdelife'de sabahlamadik, 00.30'da Müzdelife'den ayrilip büyük seytani taslamak üzere Mina'ya yürüdük.
                3.Büyük seytani ögleden sonra degil günes dogmadan önce tasladik.

                Diyanete uymakla iyi mi ettik?

                Simdilik şu kadarini
                belirteyim.

                Diyanetin yaptigi düzenlemeye göre
                seytan sabah taslanacakti.
                Baskalari tarafindan Diyanete uyulmayip
                seytan ögleden sonra taslandigi için
                367 tanemiz ezilerek öldük.

                Arafat vakfesinden baslayip
                anlatacagim insallah.
                Last edited by Hasan Akçay; 6. September 2015, 03:52 PM.

                Comment

                • Hasan Akçay
                  Uzman Üye
                  • Dec 2010
                  • 826

                  #9
                  dost1 Nickli Üyeden Alıntı
                  Selamun aleyküm, değerli Hasan AKÇAY kardeşim,

                  Aynı yıllar oralardaydık. Siz ucuz kurtulmuşsunuz. Bir Arkadaşımın kaburga kemikleri kırılmıştı sözkonusu olan yerde.

                  Anılarınız bizi geçmişe yolculuk ettirdi. Ilgiyle izliyorum.
                  Lütfen devam ediniz.
                  Sevgili Halil,

                  Aynı yillar derken 2006'yi kastediyorsaniz
                  2006'da 2 tane 10 Zilhicce* var:

                  Biri yilin basinda: 10 Ocak (AYIN ilk günü: 31 Ara 2005, son günü: 29 Ocak 2006)
                  biri yilin sonunda: 31 Aralik (AYIN ilk günü: 21 Ara 2006, son günü: 19 Ocak 2007)

                  Bkz.


                  Siz
                  tam olarak ne zaman
                  hacdaydiniz?

                  _______________________________

                  * 10 Zilhicce, kurban bayrami

                  Zilhicce: 31 Ara 2005-10 Ocak-29 Oca 2006
                  Muharrem
                  Safer
                  Rebiulevvel
                  Rebiulahir
                  Cemaziyelevvel
                  Cemaziyelahir
                  Recep
                  Şaban
                  Ramazan
                  Şevval
                  Zilkade
                  Zilhicce: 21 Ara 2006-31 Aralik-19 Oca 2007
                  Last edited by Hasan Akçay; 6. September 2015, 06:58 PM.

                  Comment

                  • dost1
                    Site Yöneticisi
                    • Sep 2008
                    • 1905

                    #10
                    Selamun aleyküm, değerli Hasan kardeşim,

                    Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                    Sevgili Halil,

                    Aynı yillar derken 2006'yi kastediyorsaniz
                    2006'da 2 tane 10 Zilhicce* var:

                    Biri yilin basinda: 10 Ocak (AYIN ilk günü: 31 Ara 2005, son günü: 29 Ocak 2006)
                    biri yilin sonunda: 31 Aralik (AYIN ilk günü: 21 Ara 2006, son günü: 19 Ocak 2007)

                    Bkz.


                    Siz
                    tam olarak ne zaman
                    hacdaydiniz?

                    _______________________________

                    * 10 Zilhicce, kurban bayrami

                    Zilhicce: 31 Ara 2005-10 Ocak-29 Oca 2006
                    Muharrem
                    Safer
                    Rebiulevvel
                    Rebiulahir
                    Cemaziyelevvel
                    Cemaziyelahir
                    Recep
                    Şaban
                    Ramazan
                    Şevval
                    Zilkade
                    Zilhicce: 21 Ara 2006-31 Aralik-19 Oca 2007
                    Hacda olduğum tarih:Biri yilin basinda: 10 Ocak (AYIN ilk günü: 31 Ara 2005, son günü: 29 Ocak 2006) olarak belirttiğiniz tarihtir.

                    Mina'da hacıların ezilerek öldükleri yıl. Çokça söylememiz ve uyarmamıza karşın Mina'da -Siz ve resmi rakamlar 367 demelerine rağmen 700-800 arası olduğu inancındayım. Şüphesiz doğrusunu Allah bilir.- ihmal ve zamanlama hatasından çokça hacımız yaşamlarını yitirdiler.

                    Sevgiyle kalınız.
                    Halil Ay

                    Comment

                    • Hasan Akçay
                      Uzman Üye
                      • Dec 2010
                      • 826

                      #11
                      Anladim Halil hocam, tesekkür ederim.
                      Hacciniz mebrur olsun.

                      *

                      9 Ocak 2006.
                      Zilhicce'nin de 9'u.
                      Arefe.

                      Arafat'a otobuslarla
                      sabah namazindan sonra hareket ettik,
                      kusluk vakti vardik.

                      Çadirlar kurulmustu,
                      çadirlara yerlestik.

                      Bizim çadir şöyle bi seydi:


                      Yerler kivir kivir kum.
                      Kumun üstüne halilar, mukavvalar serilmis
                      ama kum onlarin üstüne de sizmis.

                      Hiç sorun degildi. Kutsal bi ortamdaydik. Bambaska bi ortam.
                      Kendi adima söyleyeyim, aya çikmis gibi bi duygu içindeydim.

                      Arkadaslarin kimisi uzanip uyudu, kimisi oturup Kuran okudu.

                      Ben biraz merakliyimdir,
                      çikip çevreyi kolaçan ettim.

                      Çadirlarin arasinda genis düzenli yollar var
                      gidip gelmeye.

                      Yollari kocaman rakamlarla numaralamislar,
                      insan kendi çadirini kolayca bulabilir.

                      Yolumu yitiririm filan diye korkmadan yürüdüm.

                      Yolun kenarina Türk somunlari birakilmis.
                      Kocaman bi yigin.
                      Herhalde isteyen yesin diye.

                      Çesmeler yapilmis,
                      bol sayida.
                      Elini yüzünü yikayanlar, abdest alanlar...

                      Geçici yüz numaralar yapilmis
                      ama onlar sayica yetersiz görünüyor,
                      önlerinde insanlar siraya girmis.

                      Cebel-i Rahme (Rahmet Dagi)
                      görünüyor az ilerde.



                      Adinin dag olmasina bakmayin,
                      aslinda ufak tefek bi tepe.

                      Kimse yoktu,
                      oraya yalniz çikmayi göze alamadim.

                      Çadira döndüm.
                      Last edited by Hasan Akçay; 9. September 2015, 09:30 AM.

                      Comment

                      • Hasan Akçay
                        Uzman Üye
                        • Dec 2010
                        • 826

                        #12
                        Arafat arifliği çagristiriyor, FARKINDALIK, itiraf.

                        cennet halkinin yüzlerinde sevincin isiltisini FARKEDERSiN -Ta’rifu fî vucûhihim nadraten naîm. (83:24)
                        Cehennem halki ise günahlarini iTiRAF ederler -Fa’tarefû bi zenbihim. (67:11)

                        "Arafat vakfesi"nde insan, özbenliginin ayirdina varip
                        geçmis günahlarini itiraf ediyor
                        ve o günah isleri bir daha yapmayacagina Rabbine söz veriyor.

                        Tövbe bu.

                        Dua için
                        hepimiz ayaga kalktik.

                        Önümüze geçen rehber "Rabbimiz!" dedi.
                        Biz Amiiin!

                        "Günahlarimizi bagisla. Pismaniz."
                        Amiiin!

                        Herkesin günahi kendinedir ya...
                        benim aklimda kendi günahlarim.

                        Rehberimiz "Bagisla Rabbim!" diye yakardikça
                        ben de "Amiiiin!" dedim. Cigerlerimi yirtarcasina.

                        Rabbim! Biz beseriz, sasariz. Bagisla bizi!
                        Amiiin!

                        Insanlari arkadan çekistirdik.
                        Baskasinin malini izinsiz aldik.
                        Yalan söyledik.
                        Gönül kirdik.

                        Bagisla!
                        Amiiiiiiin!

                        Söz verdik tutmadik,
                        cimri olduk,
                        büyüklük tasladik,
                        CANI ÇIKIKLIK ettik.

                        Bagisla!
                        Amiiin!

                        Nerdeyse 45 dakika sürdü.

                        "Amin"le birlikte
                        içimizden
                        her halde şöyle diyorduk:

                        Bi daha yapmiycam.
                        Valla billa iyi bi Müslüman olucam. Yeter ki Sen simdi bagisla beni.
                        Haccim kabul olsun, anamdan yeni dogmus gibi arinayim
                        .

                        *

                        Müzdelife’ye hareket etmek üzere
                        gün batiminda otobuslara saldirdik.
                        Birbirimizi çalimlayip etkisiz hale getirerek.

                        Otobuslar sayica ne kadar çok olursa olsun
                        o CANI ÇIKIKLIGA elbet yetisemezdi.

                        Yetisemediler.

                        Bi akrabam müftüdür.
                        Der ki:

                        Türkiye’de seytanin erleri var,
                        hacda generalleri.


                        Seytanin generalleri dört bi yanimizda, canimiz burnumuzda
                        otobus bekliyoruz…

                        Ama öyle zor ki.
                        Ya aksam namazinin vakti geçerse!
                        Ya burda kalirsam!

                        Şu beni sollayan adamin
                        simdi girtlagina sarilcam!

                        Neyse…
                        namaz vakti geçmeden Müzdelife’ye uklastik.
                        Zaten aksamla yatsi cem-i tehir ediliyor; öyle kildik.
                        Namazin vakti geçer diye bisey yok.

                        Mina'daki seytana atmak üzere
                        Müzdelife'de nohut büyüklügünde taslar topladik.
                        Kimimiz çadirlarda, kimimiz açikta dinlendik.



                        Kurân’da Müzdelife
                        meş’aril harâm diye geçiyor,
                        saygın bilinç yeri (?)

                        "Arafat’tan akin ettiginizde Meş’aril Harâm’da Allah’i anin.
                        O nasıl sizi yola ilettiyse siz de O’nu anin.
                        Siz ondan önce yanlis yoldaydiniz." (2:198)

                        Belli ki
                        Arafat’ta arinip bilinçlenen mümin,
                        bunu sağlayan Rabbine
                        Mes’aril Harâm’da şükredecek.
                        Last edited by Hasan Akçay; 24. September 2015, 06:37 PM.

                        Comment

                        • Hasan Akçay
                          Uzman Üye
                          • Dec 2010
                          • 826

                          #13
                          11 Eylul 2015.
                          Yerel saatle 17:45'te
                          Mescidil Harâm'in üzerindeki devasa vinçlerden biri
                          tavaf alanina yikildi.
                          100'ü askin ölü var.

                          Olay ânini gösteren video
                          ve resimler:



                          Türkçe:
                          http://www.hurriyet.com.tr/dunya/30051033.asp
                          Last edited by Hasan Akçay; 12. September 2015, 01:48 AM.

                          Comment

                          • khaos
                            Uzman Üye
                            • Apr 2012
                            • 346

                            #14
                            Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                            11 Eylul 2015.
                            Yerel saatle 17:45'te
                            Mescidil Harâm'in üzerindeki devasa vinçlerden biri
                            tavaf alanina yikildi.
                            100'ü askin ölü var.

                            Olay ânini gösteren video
                            ve resimler:



                            Türkçe:
                            http://www.hurriyet.com.tr/dunya/30051033.asp
                            Hasan Bey,
                            Hac anılarınızı merakla okurken bugün ki kaza zaten bozuk olan moralimizi yerle yeksan etti.
                            Allah vefat edenlere rahmet etsin.
                            (FOR RAVEN)

                            Comment

                            • Hasan Akçay
                              Uzman Üye
                              • Dec 2010
                              • 826

                              #15
                              khaos Nickli Üyeden Alıntı
                              ...bugün ki kaza zaten bozuk olan moralimizi yerle yeksan etti. Allah vefat edenlere rahmet etsin.
                              Mescidil Harâm'da 100'ü askin insanin ölümü üzerine
                              "O hacilar kendilerinden istenen 400 milletvekilini vermedikleri için oluyor bütün bunlar" deyip
                              bodoslama kara mizaha dalanlara inat
                              ölenlere rahmet dilemeniz ne güzel.

                              *

                              Benim yazdiklarim ANI degil izlenimdir.
                              Yani dogruya dogru yanlisa yanlis diyorum.
                              ANILARDA pek yapilmaz bu.

                              ANILARDA
                              kutsallara güzellemeler düzülür,
                              dinleyenlere haci yagi sürülür.

                              En sonda şu sözleri aktaracaktim,
                              kendini Cemerat'taki ölümcül izdihamin içinde bulan iri yari bi adamin sözleri.
                              Kendisinden dinledim:

                              Soluk alamiyorum. Kaburgalarim çatir çatir kirilmak üzere. Önümde bi kadin var. Bi ayagimla dizlerinin arkasindan bastirdim. Dizleri büküldü. Omuzlarina yüklendim. Kadin yikildi, ben üstüne çiktim... Önüm açildi. Soluk aldim.

                              O öldü, ben yaşadim.


                              Bu adamin anlasilmasini saglamak içindi
                              şu ana kadarki yazdiklarim.

                              Hacerul esvedin önündeki bizonvari ezip geçmeleri o yüzden anlattim,
                              Müzdelife'ye hareket ederken sergilenen CANI ÇIKIK davranisi o yüzden vurguladim.
                              Yani güruh ruhiyati diye bisey var (mob psychology).

                              Yoksa
                              haccin ibadet olduguna
                              ben de inaniyorum.

                              Hacca güzellemeler düzmeyi,
                              dinleyenlere haci yagi sürmeyi
                              ben de bilirim.
                              Last edited by Hasan Akçay; 15. September 2015, 05:55 PM.

                              Comment

                              Working...