Hac izlenimleri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • kuman
    Uzman Üye
    • Mar 2013
    • 583

    #16
    Verdiginiz bilgilerden dolayi sagolun.
    Annem istiyordu hep hacca gitmek. Artik kesinlikle gondermem

    Comment

    • khaos
      Uzman Üye
      • Apr 2012
      • 346

      #17
      Hasan Bey,
      Olay merkezli anılarınızı paylaştığınız için tekrardan teşekkürler.

      Değerli Kuman,
      Benim Canım Anam da umreye gitmek istiyor. Pasaportunu çıkarttık lakin Hasan Bey in söyledikleri açıkçası beni de endişelendirmedi değil. Kaldı ki Canım Validemin de bir çok şeyi göze alacağına eminim. Zira Kabe yi görme tutkusu tüm benliğini kaplamış durumda.
      (FOR RAVEN)

      Comment

      • Hasan Akçay
        Uzman Üye
        • Dec 2010
        • 826

        #18
        Seytani günes dogmadan önce taslayabilmek için
        yeni günün ilk yarim saatinde Müzdelife vakfemizi yapip dua ettik.
        Hemen ardindan Mina’ya dogru yürümeye basladik.

        Milyonlarin gece yürüyüsü idi bu.
        Kafileler halinde... http://hacforumu.com/index.php?topic=925.0
        4 (dört) saat yürüdük.

        Aklima
        çocukken kuzu güttügüm geceler geldi.

        Sürü bi ekin tarlasinin önünden geçerken, bazan,
        köşede ekinlerin içine çömelmis bir kararti var gibi gelirdi bana.
        Koyun hirsizi miydi ya da bekçi?

        Tedirgin olurdum.
        Ama kuzularin KIPIR KIPIR ot yiyisine de bayilirdim.

        Müzdelife’den Mina’ya yürürken tipki öyleydim; tedirgin ama mutlu.

        Zilhiccenin 10′u.
        Yani gökteki ay 10 günlüktü;
        nerdeyse dolunay.

        Arti,
        yol boyuna siralanan direklerde lambalar yaniyordu.
        Ama ortalik yine de alaca karanlikti.

        Kafilemizin filamasi vardı. Sürekli onu gözümün önünde tuttum.

        Tabii öteki kafilelerin de filamalari vardı. Nereli olduklari belliydi.
        Gecenin sessizliginde kafile baskanlari selamlasiyordu:

        "Istanbul, merhaba! Hacciniz mebrur olsun!"
        "Merhaba Konya, merhaba. Hacciniz mebrur olsun."

        Kafile baskanimiz son derece babacandi.
        Elinde megafon, oksar gibi uyariyordu:

        Sağ taraftaki hacim! Sen fazla açildin. Kafileye dön! Allah razi olsun.
        Öndekiler! Yavaslayin. Arkada yaslilar var; yetişemiyor. Yavas! Daha yavas.
        Dur, dur. Hiç hareket etme. Bekle.


        Yolcusuz otobüsler geçiyordu ara sira. Her halde yorgunluktan yigilip kalan hacilari toplamak için. Farlari, firtinalı havada çakan simsekler gibi ortaligi bir an aydinlatiyor, sonra yerlerini yine alaca karanliga birakiyordu.

        Insana düs görüyormus duygusu veren
        gizemli bi ortam.

        Seytanin bölgesine bi tünelden giriliyor.


        Tünelin tavaninda dev gibi havalandirma motorlari var.
        Öyle bir ugulduyorlar ki… Uuuuuu. Harrrr. Uuuuu.
        Bana sanki şöyle bagiriyorlar gibi geldi:

        Dikkat, dikkat! Seytanin bölgesine geldiniz. Tehlike! Tehlike!

        Hacca tek basina gelen tanidigimiz bir kadin buldu bizi.
        "Sizinle gelebilir miyim?" dedi.
        "Tabii," dedim. "Rahat olun; ben size yardim ederim."

        Büyük Seytan’a vardik. Taslarim elimde hazir.

        Her tasi atarken ne diyecegime önceden karar vermistim.
        Birinci tasi atarken örneğin "Giybete hayır!" diye bagiracaktim.

        Iki: Yalana hayir!
        Üç: Harama hayir!
        Dört: Hos görüsüzlüge hayir!
        Beş: Cimrilige hayir!
        Altı: Kibire hayir!
        Yedi: Sözünden dönmeye hayir!

        Ama seytanin önünde müthis bi kargasa* vardi. Kaptiriverdim kendimi.
        Hazirladigim bütün o sözler aklimdan uçup gitti.
        Yalnizca "Al sana! Al sana! Al sana!" diyebildim.

        Böylece
        yanimizdaki hanim, esim ve ben
        görevimizi yaptik.

        Az ilerde kafilemizin filamasi dalgalaniyodu.
        "Burdayim! Burdayim!" diye el sallayan bi dost gibi.
        Hemen ona kostuk.

        Kaldigimiz otel Sise'deydi. Cemerat'a 800-900 metre kadar mesafede.

        Görevimizi tamamlamanin huzuru içinde
        filamamizin ardinda
        otelimize dogru yürüdük.

        Ortalik agarmisti. Sabah namazimizi otelde kildik.
        _________________________________________________

        *Ahmet Hakan Coskun 2001 yilinda kendi yasadigi seytan taslama olayini, daha dogrusu seytani nasil taslayamadigini 16 ocak 2006 tarihli "Hürriyet"teki yazisinda anlatiyor:

        …Seytan taslama kulesine yaklastigimda gördügüm manzara suydu: Iri yari adamlar kendilerinden geçmis bir sekilde önlerine gelene çarparak ellerindeki taşlari kuyuya atmaya çalisiyorlardı. Ortalik mahser yeri gibiydi. Kimsenin kimseye dikkat ettigi yoktu. Taslama bölümüne biraz yaklasinca bir terlik yiginiyla karsilastim. Taslama aninda yasanan büyük kargasa nedeniyle ayaklardan çikan terliklerdi bunlar. Terlik yiginini asip dengeyi bozmadan kuyuya yaklasmak imkansizdi. Buna ragmen bütün cesaretimi toplayip kalabaligin içine dalmaya çalistim. Olmadi. Kendinden geçmis adamlar geçit vermedi. Bir iki siyrik ve iki kritik sendeleme sonucu kendimi disariı zor attim.

        Sonra da kendi kendime sunu söyledim: "Eğer bu gayri medeni ortamda Müslüman insanlarin ayaklarinin altinda can vermek ibadetse ben bu ibadeti yapmiyorum."


        Yani
        ölmeyi reddediyorum.
        Last edited by Hasan Akçay; 14. September 2015, 12:03 PM.

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #19
          Bize rehberlik eden din görevlisine
          sordum:

          Hacerul esved
          gökten düsen bi gök tasidir diyen var;
          cennetten geldi diyen var.

          Nerden geldi?

          Gökten düsmedi, cennetten de gelmedi;
          Kabe'nin yapiminda kullanilan öteki taslar gibi
          buranin yakinindaki Kubeys Dagi'ndan geldi.


          Öteki taslar gibi?

          Evet.
          Tipki onlar gibi siradan bi tas.
          Tek farki rengi.


          *

          Ellerini Kabe'ye açmis, dua etmekte olan birine
          sordum:

          Kabe'den ne istiyorsun?

          Günahlarimi bagislamasini.
          Günahlari Allah bagislar; Kabe Allah mi?
          Hayir.
          Nedir?
          Resul.

          *

          Kabe'de bi kadin gördüm.
          Hacerul esvede ulasmis.

          Ama ne ulasis!

          Basörtüsü uçmus,
          fistani yirtilmis,
          bir omuzu memesine kadar açikta.

          Agliyordu.
          "Ben seni nasil birakip da giderim!"
          diye.
          Last edited by Hasan Akçay; 15. September 2015, 08:37 AM.

          Comment

          • Hasan Akçay
            Uzman Üye
            • Dec 2010
            • 826

            #20
            Sünnet...

            Mescidil Harâm'in yakininda
            bi tavuk lokantasina girdim.

            Garson önüme bi tepsi koydu.

            Tepsinin üstünde kalinca bi kagit,
            kagidin üstünde pilav,
            pilavin üstünde kizarmis tavuk.

            Çatal kasik yok.

            "Çatal lütfen!" dedim.
            Çatal yok. Elinizle yiyeceksiniz.
            Ama ben çatalsiz yiyemem. Hiç yemedim.
            Simdi yiyin. "Sünnet"tir (It's SUNNAH).

            Baktim adam nuh diyor peygamber demiycek
            kagidin kenarindan bi parça kopardim,
            yagi elime bulastirmadan o kagitla yemeye çalistim.

            Karsimda
            35-40 yaslarinda sümbül gibi kara
            bi adam oturuyor.

            O da yiyor ama kagitla degil elleriyle.

            Önüne hiç bakmadan
            sag elinin parmak uçlarini pilavin üzerinde gezdiriyor,
            pilavdan küçük bi top yapip sol avucuna koyuyor,
            sonra tavuktan bi parça minciklayip avucundaki pilavin üzerine yerlestiriyor,
            sonra sol avucundakini sag eliyle alip hoop agzina.

            Öyle ustaca,
            öyle istahla yiyor ki.

            Arkam cadde.

            Adam bi yandan da
            gözlerini basimin üzerinden asirip
            caddeye bakiyor.

            Bitirdi.

            Kalkti,
            ödemesini yapti,
            gitti.

            Yalana yalana.
            VICIK VICIK yaga bulasmis ellerini sallaya sallaya.

            Disarda gülümsesem elini uzatir, tokalasiriz.

            Çatalsiz yemek sünnetmis.
            Iyi de yemekten sonra el yikamak ta
            sünnet degil mi?

            Islam
            isimize gelince sünnet te sünnet diye tutturmak
            isimize gelmeyince sünneti takmamak midir?

            *

            Oteldeki oda arkadaslarimdan biri
            cami hocasi.
            Sünnet diyor baska bisey demiyor.

            Devam edeyim
            insallah.
            Last edited by Hasan Akçay; 24. September 2015, 06:47 PM.

            Comment

            • Hasan Akçay
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 826

              #21
              Ahzâb 52:

              Bundan sonra KADINLAR sana helal degil,
              güzellikleri hosuna gitse dahi ONLAR ile eslerini DEGiSTiRMEN de.
              Ama yemininin meliki olduklari* hariç.
              Allah herseyi görüyor.


              *

              Hoca
              "Sünneti terkeden dinden çikar"
              diye kestirip atiyor.

              "Allah resulü neyi yaptiysa biz de yapmali, neyi yapmadiysa yapmamaliyiz."

              Bunu o kadar çok söyledi ki
              şunu sormak zorunda kaldim:

              Ahzâb 52 açik ve net.

              Nebinin mevcut eslerinden BASKA KADINLAR bundan sonra ona haramdir.
              Ve nebi Allah’in bu haram hükmüne harfi harfine uymus,
              bi daha asla evlenmemis, evlenip te ES ÜSTÜNE ES almamistir.

              Ama
              müslümanlar es üstüne es aliyor.
              Dinden çikiyorlar mi?


              ÇIT yok.

              _________________________________________

              *Nebinin
              eslerini
              kendi yemini kimin meliki ise onlar ile, YALNIZCA onlar ile
              degistirmesi helaldir.
              Last edited by Hasan Akçay; 24. September 2015, 06:50 PM.

              Comment

              • Hasan Akçay
                Uzman Üye
                • Dec 2010
                • 826

                #22
                onlar ile eslerini degistirmen de haramdir
                ve lâ en tebeddele bihinne min ezvâcin

                Neden?

                Bir adamin
                hoslandigi bi kadin ile artik sevmedigi esini degistirmesi
                o adamin insan hakkidir.

                Medeni bi sekilde bosar esini,
                bekar kalir,
                alir o kadini.

                Allah
                nebisinin bunu yapmasini
                neden yasakliyor?
                Last edited by Hasan Akçay; 21. September 2015, 09:08 AM.

                Comment

                • Hasan Akçay
                  Uzman Üye
                  • Dec 2010
                  • 826

                  #23
                  Bir kardesimiz özelime mektup atmis.
                  Çok eslilikle ilgilendirilen bir ayet konusunda
                  benden farkli düsündügünü belirtiyor.

                  Itiraz sahane.

                  Ama nolur
                  burada, herkese açik olan bu bölümde
                  belirtin itirazinizi.

                  Özelde yazismaya
                  ilke olarak karsiyim.

                  Comment

                  • Hasan Akçay
                    Uzman Üye
                    • Dec 2010
                    • 826

                    #24
                    Senin yeminin kimin meliki ise onlar ifadesinin Arapça karsiligi
                    mâ meleket yemînuk.

                    yeminin kimin meliki olduysa onlar = yemininin meliki olduklari

                    meleket: yönetti, melik oldu
                    yemîn: mesuliyet, yemin

                    Konu nebinin Ahzâb 50-52'deki
                    "meleket yemîn"i:

                    Ey nebi! Sana HELAL KILDIK mehirlerini verdigin eslerini,
                    Allah'in sana vermesi üzerine senin yemininin yönettiklerini
                    ...

                    Açik ve net.

                    Nebinin
                    mehirlerini verdigi esleri nasil onun nikahli esleri ise
                    yemininin meliki olduklari da nikahli esleridir.

                    Allah'in elçisi
                    asla nikahsiz cinsel iliskide bulunmamis,
                    zina yapmamistir.

                    Ama nebinin
                    eslerini
                    BASKA KADINLAR ile degistirmesi haram oldugu halde
                    yemininin meliki olduklari ile degistirmesi caizdir.

                    Demek ki
                    bizdeki resmî nikah ve dinî nikah gibi
                    nikahlar farklidir.

                    Nebinin
                    mehirlerini verdigi esleri olagan nikaha sahiptir,
                    yemininin meliki olduklari ise yemin nikahina.

                    Nebi
                    es degistirme konusunda
                    33:52'nin kendisine tanidigi istisna icazetini kullanmak isterse
                    yemin nikahini olagan nikaha çevirir. O kadar.

                    Yani nebi es degistirmekle
                    kendisinin nikahi altinda olmayan BASKA bi kadini es almiyor,
                    es üstüne es almiyor. Nebinin zaten esleri onlar.

                    "Bundan sonra baska KADINLAR ile eslerini degistirmen de helal degildir" diyen Ahzâb 52'den sonra
                    Muhammed nebi asla SIFIRDAN evlilik yapmamis, es üstüne es almamistir.
                    Last edited by Hasan Akçay; 24. September 2015, 06:52 PM.

                    Comment

                    • Hasan Akçay
                      Uzman Üye
                      • Dec 2010
                      • 826

                      #25
                      Bir adamin
                      hoslandigi bi kadin ile artik sevmedigi esini degistirmesi
                      o adamin insan hakkidir.

                      Allah
                      nebisinin bunu yapmasini
                      neden yasakliyor?
                      sorusuna gelince

                      çünkü nebi çok eslidir,
                      bir esi ölse ya da ondan bosansa bile
                      nebi bekar kalamiyor.

                      O durumda
                      nebinin es degistirmesi
                      es üstüne es almasidir.
                      Bu haram.

                      Es üstüne es almak haram.

                      Comment

                      • galipyetkin
                        Uzman Üye
                        • Sep 2011
                        • 1389

                        #26
                        Hac macerasını okumak hüzünle karışık hoş olurken, birden bire Peygamberimizin çok eşli biri olarak sunulması insanı üzüyor.

                        Hem de bunun, İslam'ın bir kuralının açıklanması yapılırken ortaya atılması, konu defalarca müzakere edilmesine rağmen ve çok eşli (on üç (yaşayan on) karılı) diye sunulan Peygamber üzerinden "eş üstüne eş almak veya çok eşliysen eş değiştirmek İslam'da yoktur" diye tekrar yazılması biraz tuhaf kaçıyor.

                        Yazıda açıklanan "eş üstüne eş almanın veya eşlerden birinin değiştirilmesinin yasaklanması" nasıl bir yasaklanmadır ki ayetin ikinci kısmında "ellerinin sahip oldukları" ne güne duruyor diyor. Ve de 50. ayette (ana bir, bacı iki istisna) sayılmış bir "sürü" var..... Sürü!..... Akraba kızları..... Hem de seç seç al misali. Bu mu eş üstüne eş almanın yasaklanması?

                        Bu durum da gösteriyor ki Sayın Hasan Akçay'a göre yasaklanan eş üstüne eş almak, eş değiştirmek değil, "hukuki bir bağ ile kadını ve erkeği birbirine bağlamak". Yani karı-koca olmak yasak; dost hayatı yaşamak, kuma tutmak serbest. Yani "eş üstüne eş almak, eş değiştirmek" yasağı fiilen yok; yani esasında öylesine. Öyle değil mi?

                        Eh; biz Müslüman erkekler de peygamberimizin yaptığını aynen yerine getirmekte de çok titiz olduğumuzdan, yani sünneti muhakkak yapan Müslümanlar olarak ........, stepnelerimiz evde baki olmak üzere ..........

                        Saygılarımla.
                        Galip Yetkin
                        Last edited by galipyetkin; 23. September 2015, 07:42 AM.

                        Comment

                        • Hasan Akçay
                          Uzman Üye
                          • Dec 2010
                          • 826

                          #27
                          Iki çarpitma var.

                          Birincisini ateistler yapiyor.
                          Örnegin Turan Dursun'un ateistleri.

                          Onlara göre
                          Ahzâb 52'de caiz kilinan, Muhammed nebinin
                          es becayis etmesidir yani eslerini
                          baska erkeklerin esleriyle degistirmesi.

                          Igrenç bi iftira bu.

                          Ahzâb 52 açik ve net. Caiz kilinan, nebinin, eslerini
                          baska erkeklerin esleriyle degil
                          yemin nikahli kendi esleriyle degistirmesidir.

                          Ikinci çarpitmayi
                          "uydurulan din"in mensuplari
                          yapiyor.

                          Onlara göre, bir müminin "meleket yemîn"i onun cariyeleridir
                          ve müminlerin cariyeleriyle nikahsiz cinsel iliskide bulunmalari
                          caizdir.

                          Bu da igrenç bi iftira.

                          Meleket yemîn cariye degildir,
                          cariye o-la-maz.
                          Çünkü erkektir bazilari.

                          Nûr 33:

                          Yeminlerinizin meliki olduklari yazmanizi istediklerinde yazin o erkeklere
                          vellezîne yebtegûnel kitâbe mimmâ meleket eymânukum fe kâtibûhum


                          Yani eger
                          bir müminin yemininin meliki oldugu kadinlar o müminin disi köleleri ise
                          bir müminenin yemininin meliki oldugu erkekler de onun erkek köleleridir.

                          Eger
                          bir müminin, disi köleleriyle nikahsiz cinsel iliskide bulunmasi caizse
                          bir müminenin de erkek köleleriyle nikahsiz cinsel iliskide bulunmasi caizdir.

                          Caiz midir? Kariniz... erkek köleleriyle cinsel iliskide bulunsun mu?

                          Comment

                          • galipyetkin
                            Uzman Üye
                            • Sep 2011
                            • 1389

                            #28
                            Burnundan kıl aldırmayanlar, foyaları meydana çıkmasın diye etrafı ateist, falan filan pislikleri diye lekelemeye kalkıyor, has ateistlerin de ekmeklerine bal badem sürüyorlar.
                            Bakın ayetin çözümünü vereyim. Benim kadar, senin kadar onlar da bu çözümü okuyup, akıllarını çalıştırıyorlar. Çözüm şu:

                            1. lâ yahıllu.............. .......................... : helâl olmaz
                            2. leke..................... .......................... : sana, senin için
                            3. en nisâu............... .......................... : kadınlar
                            4. min ba'du........................................ : sonradan, bundan sonra
                            5. ve lâ.................... .......................... : ve yok, olmaz, değildir
                            6. en tebeddele.................. : bedel ile değiştirmek
                            7. bi-hinne.......................................... : onlar ile
                            8. min ezvâcin..................................... : zevcelerden, eşlerden
                            9. ve lev............................................. : ve şâyet, eğer, ise, olsa bile
                            10. a'cebe-ke ...................................... : senin hoşuna gitti
                            11. husnu-hunne.................................. : onların güzelliği, yani edinilecek karşılıklı menfaat.
                            12. illâ.............................................. .. : ancak, hariç
                            13. ma meleket................... : malik olduğu şey
                            14. yemînu-ke..................... : senin ellerin
                            15. ma meleket yeminu-ke.... : elinin altında olan şey
                            16. ve kânallâhu (ve kâne allâhu)............. : ve Allah ..... oldu, Allah (dır)
                            17. alâ............................................... ... : üzerine, ... e
                            18. kulli şey'in........................................ : her şey
                            19. rakîben........................................... . : murakabe ederek, denetleyerek

                            Eğer ayette bedel karşılığı zevcelerden/eşlerden birinin değiştirilmesinden bahsediliyorsa, kalkıp da burada geçen zevç kelimesine "karı" manası da verilirse, herkes o ateist dedikleri gibi düşünür. Sonra da kabahati kendinde arama, etrafı suçla!

                            Peygamber'in yalnızca erkek yönü düşünülür ve kadınlarla ilişkisi yalnızca "sex" üzerine kurulursa sapıtmak normaldir. Birazcık da O'nun Peygamber yönünü, Devlet Başkanı rolünü de tahayyül edebilseler ve bu yönleriyle de kadınlarla ilişkisi olabileceğini ve Arapça nikahlanma kelimesinin Türkçe karşılığının karı-koca hukuku yanında iş hukukunu da kapsayan bir mânâsının olduğunu kavrayabilseler iş düzelecek ama ; hayır. Çünkü dediğim dedik, öttürdüğüm vuvuzela.

                            Dediğim dedik uğruna Peygamberimizi çek eşli ve 33/52. ayetin ikinci kısmı ve 33/50. ayet ile kadın düşkünü yapma huyundan vaz geçerler inşallah

                            Çözümdeki ikinci renkli kısım da bir şey anlatıyor herhalde.

                            Saygılarımla.
                            Galip Yetkin.
                            Last edited by galipyetkin; 7. December 2019, 02:34 PM.

                            Comment

                            • Hasan Akçay
                              Uzman Üye
                              • Dec 2010
                              • 826

                              #29
                              24 Eylul 2015.
                              Bugün seytan taslama alaninda 700'den fazla HACI öldü.

                              Saudi Arabia's King orders an investigation into a stampede at the annual Hajj pilgrimage that killed at least 717 people and left 800 others injured.


                              (UYARI:
                              Bu video
                              bazi izeleyenleri
                              rahatsiz edebilir.)
                              Last edited by Hasan Akçay; 25. September 2015, 04:56 AM.

                              Comment

                              • Hasan Akçay
                                Uzman Üye
                                • Dec 2010
                                • 826

                                #30
                                GRAPHIC CONTENT WARNING: Rescue operations were under way after the stampede in Mina, where hundreds of thousands of pilgrims were taking part in the last major rite of the Hajj.


                                Cemerat'ta ölmek istemiyorsaniz
                                seytani GECE taslayacaksiniz.
                                Diyanetin karari bu; uymak lazim.

                                2006'da
                                biz büyük seytani 10 Ocak Sali günü sabah namazindan önce tasladik;
                                orta seytani 11 Ocak Çarsamba günü aksam namazindan sonra.

                                Azrail 12 Ocak Persembe günü ögleden sonra gelmis.
                                Hemen duyuldu. Ama kaç kisinin öldügü bilinmiyordu.
                                FISILTI gazetesi "Çok çok ÇOK ölü var," diyordu.

                                Asansörde otelin sahibiyle karsilastim. Ingilizce biliyordu. Ona sordum.
                                "KIRK kadar ölü var," dedi. Suudi hükümeti öyle açiklamis.

                                (Gazeteler yazdi, 367 kisi ölmüs.)

                                Küçük seytani taslamaya da aksam namazindan sonra gittik.
                                Kazanin oldugu gündü;
                                tedirgindik o yüzden. Ama bisey olmadi.

                                Ertesi sabah erkenden olay yerini görmeye gittim.
                                Büyük seytan, orta seytan, küçük seytan ve onlara götüren köprüler...
                                Suudiler hepsini yikmis, dümdüz etmislerdi. ANINDA.
                                Last edited by Hasan Akçay; 25. September 2015, 09:26 AM.

                                Comment

                                Working...