Hac izlenimleri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Hasan Akçay
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 826

    #46
    kuman Nickli Üyeden Alıntı
    ...Allah in ismi anilip yuceltilmesi onemli olan ise Su an Mekke de bu gercekten yapiliyor mu?
    Hayir.
    Kabe'yi günahlari bagislayan Allah'in yerine koyanlari
    ya da en azindan resul sayanlari gördüm.
    Bu haliyle şirkin aracidir o.

    O baska
    ama içinde Ibrahim'in makami bulunan (3:97) ve Allah'in evim diye andigi Kabe'yi
    içinde benim oturdugum ev ile karistirmami da lüfen beklemeyim.
    Last edited by Hasan Akçay; 1. November 2015, 10:13 AM.

    Comment

    • kuman
      Uzman Üye
      • Mar 2013
      • 583

      #47
      Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
      Hayir.
      Kabe'yi günahlari bagislayan Allah'in yerine koyanlari
      ya da en azindan resul sayanlari gördüm.
      Bu haliyle şirkin aracidir o.
      .
      Kimsenin Kabe yi günahları bağışlıyan Allah yerine koyduğuna emin olun inanmam ki onlarda inanmaz. Ama Allah ın evi dediğinizde kişi;
      ''Allah ım ben seni evine geldim seni andım seni yücelttim sende beni bağışla...'' diyebilir...
      Bu söz de gayet normaldir.
      Bu bir dua dır.

      Basitçe Kabe ;

      İbrahim peygamber Allah için, ona şükretmek için bir şey yapmak istemiş ve Allah ın takdirini kazanmak için bir bina yapmış Allah ta bunu kabul etmiş.


      Allah bu binaya ''Evim'' demiş onun düzgün düzenli temiz tutulmasını istemiş.
      Bu evde Allah ın rızasını arayanlar için bir merkez olmuş. Çünkü zamanın peygamberi İbrahim...

      Şimdi biz ne yapıyoruz. '' Ev'' mi sistem mi diye görüş alış verişinde bulunuyoruz

      Ancak bunu yanlış bir şekilde yapıyoruz ve bina yı alıp merkeze oturtuyoruz.
      Merkezde olması gereken ise
      Allah ın rızası ve Allah a şükretmek
      Sormamız gereken soru şu ;
      Allah ın rızası Onun evim dediği yere giderek ve ziyaret edilerek mi yapılır yoksa onun koyduğu kanunlara uyarak mı.

      Allah a nasıl şükrederiz
      Şeytan taşlayarak, evi ni tavaf ederek mi Safa ve Merve arasında gidip gelerek mi
      Yoksa onu istediği şekilde olan paylaşarak ve yardımlaşarak mı?

      Yoksa ;

      Siz Kabe için direk olarak ''Ev'' yani İnsanı lugattaki manasını alırsanız çok fazla çelişki, soru ve tenkit ile karşılaşırsınız.

      Mesala;
      Kabe nin şu an pek çok Müslüman için şirk odağı olmuşsa Allah şirke davet ediyor derim.
      Kabe 70 li yıllarda ki isyan da Fransız askerlerince kurtulmuşsa Allah (haşa) neden kendi evini kurtarmıyor derim,

      Kabe nin yönetiminde bulunan kişilerin 2 ton uyuşturucu ile yakalanıyorsa Allah neden bu kişileri yönetimde tutuyor derim.
      Neden yönetim Mekke ye sadece Müslümanları alıyor Hristiyanlar giremiyor derim

      derim de derim...

      Comment

      • Hasan Akçay
        Uzman Üye
        • Dec 2010
        • 826

        #48
        kuman Nickli Üyeden Alıntı
        Kimsenin Kabe yi günahları bağışlıyan Allah yerine koyduğuna emin olun inanmam ki onlarda inanmaz.
        Ben gördüm, diyorum.
        Siz inanmam diyorsunuz.

        Evet gördüm.
        Hayir, inanmam.

        Madem bana inanmayacaktiniz
        benim gibi bi yalanciyla konusmaya
        neden basladiniz ki?
        Last edited by Hasan Akçay; 2. November 2015, 07:24 AM.

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #49
          Öteki görüslerinizi de okudum;
          cevaplayayim da
          okumadi mi acaba demeyin.

          (Ibrahim nebi) Allah in takdirini kazanmak için bir bina yapmis Allah ta bunu kabul etmis.

          Her hangi bir bina, örnegin, içinde benim oturdugum ev degil
          içinde "Allah bir"ci Ibrahim'in makami bulunan evdir o beyt
          yani mesciddir; Allah'in mesâcid allah diye andigi havra gibi manastir gibi bi ibadet evidir.

          Ancak bunu yanlis bir sekilde yapiyoruz ve bina yi alip merkeze oturtuyoruz.

          O "ev"i BiNA olarak merkeze koyan benim
          çünkü "Allah ne diyorsa önce o!" diyen biriyim.
          Yorum ondan sonra.

          Belki siz okumadiniz, bilmiyorsunuz
          ama ben bunu daha önce bir degil bir çok kez açikladim:
          Benim dinim "Allah ne diyorsa o"dur.

          Allah evim diyor,
          evidir.

          Onu
          birileri "sistem"e yoruyormus,
          baska biri "Allah'la insanlarin kozmolojik bulusma yeri"ne,
          bi baskasi "kollektif bir yasam süren topluluk"a...

          Pasa gönülleri bilir ama beni baglamiyorlar.
          Acaba hangisini benimsesem; "sistem"i mi, "kozmolojik bulusma yeri"ni mi, "kollektif yasam süren topluluk"u mu...
          gibi bi derdim yok.

          Allah a nasil sükrederiz
          seytan taslayarak, evi ni tavaf ederek mi Safa ve Merve arasinda gidip gelerek mi...


          Bir dogruyu iki fiilî yanlisin arasina SIKISTIRMISSINIZ.

          Allah'a sükretmemizin yolu
          yanlis 1: Sefa ve Merve arasinda gidip gelmemizdir,
          yanlis 2. seytan taslamamizdir.

          Bunlar Kuran'da yok,
          bunlar "Allah ne diyorsa o" degil.
          Lütfen geçiniz.

          O evi tavaf etmemize gelince, iste o, dog-ru-dur
          Çünkü Kuran'da Allah "O kadîm evi dolansinlar" diyor.
          Allah ne diyorsa o!

          ALLAH BiR ilkesini
          "Allah bir"ci nebinin mescidini ziyaret ederek yasatabiliriz,
          yok sayarak, görmezden gelerek degil.

          Yoksa onu istedigi sekilde olan paylasarak ve yardimlasarak mi?

          Benim gördügüm
          ALLAH BiR ilkesini o mescidi ziyaret ederek yasatmak
          Allah'in paylasin dediklerini paylasmaya engel degil.

          Neyse
          daha fazla uzatmanin
          lüzumu yok.
          Last edited by Hasan Akçay; 2. November 2015, 07:26 AM.

          Comment

          • kuman
            Uzman Üye
            • Mar 2013
            • 583

            #50
            Hemfikiriz konusmaya gerek.

            Isid de aynisini diyor. Allah ne dediyse o...

            Comment

            • Hasan Akçay
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 826

              #51
              Kuman'cigim, sizi üzdügüm anlasiliyor;
              lütfen beni bagislayin.

              ***

              Hac
              eger o kadîm ev tavaf edilerek yerine getiriliyorsa ibadettir (22:29),
              yok yalnizca alis veris yapilarak yerine getiriliyorsa panayir (28:27).


              *

              Ve
              hacci ve umreyi Allah için tam yapin, etimmûl hacce vel umrete lillâh
              eger engellenirseniz kolayiniza gelen bi hayvani bagislayin. 2:196


              Görüldügü üzere 2:196'nin basinda
              "Hacci ve umreyi Allah için tam yapin"
              deniyor.

              Sözü edilen ibadetin
              bilesenleri olan hac ve umre arasinda
              nasil bi iliski var?

              Bir:

              güvene kavustugunuzda
              umreden hac için yararlanmak isteyen kimse
              kolayina gelen bi hayvani bagislar.


              Açik ve net.
              Ibadet anlamindaki haccin olmazsa olmazi
              hayvan bagisidir.

              Bir mümin
              savas gibi bi engel yüzünden hacca gidemese de, engellenmeyip gitse de
              yoksullara hayvan bagislayacak; müminin yasaminda 1 (bir) kez o, farz.

              Kisacasi
              fark, hayvan bagisinda degil;
              o, olmazsa olmaz; yapilacak.

              Iki:

              Güvene kavustugunuzda
              hac için umreden yararlanmak isteyen mümin, fe men temettea bil umreti ilel hac
              kolayina gelen bi hayvani bagislar.


              Güvene kavusan kisi hac için umreden yararlanacagina göre
              hac "umre"siz olmaz; fark onda, eksik olan o.

              Yani

              tevhidi simgeleyen "ev"in tavafi = umre. Engellenen kimse ONU yapmayacak.
              hayvan bagisi + vakfeler+tavaf = hac. Güvene kavusanda ONLAR yapilacak.

              O halde
              hacdan ayri umre diye bir ibadet yok,
              umre haccin içinde.
              Last edited by Hasan Akçay; 3. November 2015, 02:57 AM.

              Comment

              • kuman
                Uzman Üye
                • Mar 2013
                • 583

                #52
                Bilgiden dolayi tesekkurler

                Comment

                • galipyetkin
                  Uzman Üye
                  • Sep 2011
                  • 1389

                  #53
                  Sayın Hasan Akçay'ı anlamakta bazı zamanlar güçlük çekiyorum.
                  Diyor ki:Benim naçizane tavrima gelince
                  ne o, ne bu, ne de bi baskasinin iddiasi;
                  Allah ne diyorsa o.
                  Allah evim diyor,
                  "ev"idir.


                  Şu halde kendisinden başka biri başka bir düşüncesini ifade ederse, Sayın Hasan Akçay'ın naçizane tavrına uygun olmadığından palavra. Çünkü iddiasına göre O, Allah ne diyorsa onu söylüyor; O, O'nun tercümanı, eh biraz zorlasak Peygamberi de denilebilir.

                  Ve diyor ki: "
                  2:127'de geçen "el-kavâide min el-beyt"teki "kavâid"e gelince
                  benim anladigim,
                  kavâid Hac 26'daki "mekan"dir yani zemin, yer.


                  Halbuki sözlüklere baktığımızda "kavaid"=kurallar/yasalar demek.

                  Bakara-125 ve Al'i İmran-97 hakkında ve bir iki kısa konu üzerinde devam edeceğim.

                  Saygılarımla.
                  Galip Yetkin.
                  Last edited by galipyetkin; 2. November 2015, 11:37 PM.

                  Comment

                  • Hasan Akçay
                    Uzman Üye
                    • Dec 2010
                    • 826

                    #54
                    Iddia:

                    Allah evim diyor;
                    o halde
                    ha evidir demissiniz,
                    ha kollektif yasam süren bi topluluk;
                    ikisi de AYNI.

                    Cevap:

                    AYNI olmadigini
                    ben görüyorum.

                    Iddia:

                    Hasan Akcay'in iddiasina göre O, Allah ne diyorsa onu söylüyor; O, O'nun tercümani,
                    eh biraz zorlasak Peygamberi de denilebilir.


                    Cevap:

                    Bir kimsenin
                    söylemedigini söyledi demek nasil o kimseye iftira ise
                    giremeyecegi bi kimlige sokulmasi da iftiradir.

                    Yapamam kardesim, ben peygambercilik oynayamam
                    çünkü, örnegin, hadis diye piyasaya sürülen ve Kuran'a aykiriligi apaçik görülen seylerin hadis olmadigini bilirim;
                    o tür sözlerle benim isim olmaz, ceviz oynar gibi onlarla peygambercilik oynamak aklimin ucundan bile geçmez.

                    Sözlüklere baktigimiz "kavaid"=kurallar/yasalar demek.

                    Sözlükler o anlamlari
                    kelimelerin kullanimindan alirlar;
                    örnegin Kuran'dan.

                    Vel kavâidu minen nisâillatî lâ yercûne nikâhan...
                    Cinselligi kalmamis olup oturan kadinlar (Nûr 60)

                    Bakar misiniz,
                    burada kavâid oturanlar demek yani bi tür yatalak.

                    Konu beyt, ev oldugunda ise anlam
                    elbet "ev"in oturdugu yerdir, zemin.

                    Nitekim Hac 26'da
                    mekân el-beyt deniyor,
                    o evin mekâni, yeri:

                    Ve iz bevve’nâ li ibrâhîme mekân el-beyt...
                    Hani Ibrahim'e o evin yerini göstermistik

                    Mekân el beyt = kavâid el-beyt

                    Bu müzakere zincirinde KAVÂiD ile ilgili yazdiklarimi
                    lütfen bi daha okur musunuz;
                    görüsümün nelere dayandigini belirttim.

                    Ve bu görüs
                    Allah ne diyorsa o degil ben ne anliyorsam odur;
                    bunu da belirttim ve görüsüm çürütülebilir dedim.
                    Allah'in söyledigi çürütülemez.

                    Galip'cigim
                    meramimi size anlatmam im-kan-siz.
                    Çaresizim. Lütfen anlayis gösterin.
                    Last edited by Hasan Akçay; 3. November 2015, 08:21 AM.

                    Comment

                    • galipyetkin
                      Uzman Üye
                      • Sep 2011
                      • 1389

                      #55
                      Hasan Bey diyor ki: Allah'ın meramı evim dediği "kabe"yi insanların turlamalarıymış. Yedi kere de olduğunu söylemiş mi?

                      Niye turlayacaklar?

                      Herhalde:
                      "Vay be!... Ne adamlarmış bu İbrahim ile İsmail Peygamberler!... Ne bina yapmışlar ama ha!..."
                      demek için herhalde?

                      Niye yedi kere?????

                      Kutsallık/mutsallık takmayın. Allah'tan başka kutsal yok. Hepsi/herşey yaratılmıştır. Yapan da peygamberler değil, yakıştırma. Peygamber o yapının mühendisi, kalfası, veya amelesi olsa, o, kutsal mı olacak?

                      Aklını çalıştırmayanın tepesine pislik yağar. Şu anda Tüm Müslümanlara yağdığı gibi.

                      Şurada bir ay oldu mu ?
                      Kur'an'da tedebbür ayetlerini açıkladık ve tedebbürlü davranılması, mecaz ifadelere de dikkat edilmesi gerektiğini anlattık

                      Kur'an "tecdid" diye bir kural yanında "sözün bu an için en güzeline/uygununa uyulması kaidesini de getirmiştir.

                      Bakın, söylediğim kurallar ve kaideleri de unutmadan Bakara-125 ve Hac-26. ayetleri okuyun. Ben şimdi Bakara-l25. ayeti vereceğim.

                      2/BAKARA-125: "Ve iz cealnâl beyte mesâbeten lin nâsi ve emnâ(emnen), vettehizû min makâmı ibrâhîme musallâ(musallen) ve ahidnâ ilâ ibrâhîme ve ismâîle en tahhirâ beytiye lit tâifine vel âkifîne ver rukkais sucûd(sucûdi)".

                      Dikkatle okursanız her iki ayette de "TÂİFİNE" diye bir kelime var. Bu kelime gemilerdeki 'gemi adamlığı' demek olan "tayfalık"tır. Ama adamlar kalkıp bu kelimeyi çarpıtarak "tavaf" diye çeviriyorlar.

                      Şimdi, Hasan Bey'e göre Beyt=Ev=kâbe olduğuna, gemi olmadığına ve Allah ne diyorsa o olduğuna göre orada tayfalık yapmanın ne alemi var? Bu tayfaların orada ne işi var?
                      Aynı şey Hac-26 için de geçerli. Bir göz atıverin; göreceksiniz

                      Hasan Bey'e göre Beyt=Ev=kâbe olduğuna göre ve Allah ne diyorsa o ise Al'i İmran-97 de ne deniliyor: ....Oraya giren emniyette olur....

                      Herkes niye dışarıda yahu!.
                      Görmüyor musunuz?
                      Farkında mı değil siniz?
                      Bütün İslam alemi birbiriyle savaş halinde.
                      Gidin Mekke'ye, girin kâbe'nin içine!

                      Ne diyordu Hasan Akçay. Allah ne diyorsa o.

                      Evet Allah "girin" diyor ama kabe'nin içine değil aklını çalıştıranların arayıp da bulduğu Beyt'in ifade ettiğinin içine, ve İslam'ın prensiplerine göre aklınızı çalıştırarak oluşturduğunuzun içine, yaşam tarzının içine.
                      Biz buna "sosyo-ekonomi-politik" demekteyiz.
                      Kur'an'cası MÜSLÜMANLIĞA.

                      Saygılarımla.
                      Galip Yetkin
                      Last edited by galipyetkin; 19. February 2016, 09:32 PM.

                      Comment

                      • mustafabey
                        Katılımcı Üye
                        • Aug 2012
                        • 92

                        #56
                        Selamlar,

                        Konuya yönelik düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

                        Allahın sözü, kelamı yaratmasıdır.
                        Kuran, kelamlar bizim için rehber, uyarı, öğüt, hidayet kaynağıdır.
                        İnsan eliyle yapılan hiç bir şey, bina, yapı Allahın evi olamaz, Allah dileseydi böyle bir yapıyı kendi yaratırdı.
                        Kabe insan eliyle yapılan resullerin sembol ettiği bir yapıdır. Kabe neyi sembolize etmektedir, resuller bu yapıyla bize ne mesaj vermek istemişler, onun üzerinde düşünmek gereklidir.
                        Allahın anıldığı, yüceltildiği, Allaha ibadet edilen yer İnsanın kendi bedenidir (Allahın yarattığı), Allah bu işler için bedeni yaratmıştır.
                        En kutsal mekan, bize emanet edilen insan bedenidir.

                        Comment

                        • Hasan Akçay
                          Uzman Üye
                          • Dec 2010
                          • 826

                          #57
                          mustafabey Nickli Üyeden Alıntı
                          Kabe insan eliyle yapilan resullerin sembol ettigi bir yapidir.
                          Rica etsem açiklar misiniz
                          resullerin sembol ettigi ne demek?

                          *

                          Allah
                          72:18'de "Allah'in mescidleri"nden söz ediyor, mesâcid allah
                          Ibrahim ve Ismail'in yaptigi eve ise 22:26'da evim diyor.

                          Biz ne diyelim ki "Allah ne diyorsa o"nu demis olalim?

                          (a)O bina insanin sahip oldugu bedendir... mi diyelim,
                          (b)O bina kollektif yasam süren topluluktur... mu diyelim,
                          (c)O bina Allah'in evidir... mi?

                          Lütfen dikkat,
                          yorumdan söz etmiyorum;
                          o BESERî görüstür.

                          Yani yorum diye
                          BESER der oglu der,
                          der de der.

                          Hakkidir.

                          Ama konu o degil.
                          konu, Allah ne diyorsa o.
                          ALLAH ne diyorsa o.

                          *

                          Bi de
                          havra, manastir, mescid, cemevi...
                          ibadet yerleri degil midir?

                          Allah 22:40'ta kiliseler, havralar, mescidler dediginde
                          normalde gözümüzün önüne ne gelir;
                          içinde Allah'a ibadet edilen evler mi gelir,
                          içinde Allah'in oturdugu evler mi?
                          Last edited by Hasan Akçay; 4. November 2015, 09:15 AM.

                          Comment

                          • mustafabey
                            Katılımcı Üye
                            • Aug 2012
                            • 92

                            #58
                            Selam Hasan Bey;

                            Sembol olarak bırakılanlar, asıl olmayıp temsili olarak var olanlar, asıllarının anlaşılmasına, öğrenmeye vesile olanlar…

                            72:18
                            Ve ennel mesâcide lillâhi fe lâ ted’û maallâhi ehadâ
                            Şüphesiz mescitler, Allah’ındır. O hâlde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin(dua etmeyin, yönelmeyin)

                            Hasan Bey bizim mescit diye tarif ettiğimiz yerler(cami, kilise, havra…) bunlar insanların toplanma mahallidir. Bu toplanma mahalleri, semavi dinler yokken de vardı, yani tapınaklar, eski putperest dinlerde de insanlar bir araya gelip putları için birtakım ritüeller yaparlardı.

                            İbrahim peygamber hidayete erdiğinde, böyle bir tapınaktaki tüm putları kırmıştır.

                            Hz. Muhammet(A.S.)da mekkeyi ele geçirdikten sonra kabedeki putları yıkmıştır.

                            Mekkedeki Kabeyi İbrahim peygamberde yapmamıştır.

                            Bu tip anlatımlarla bize mesaj veriliyor, sizde putlarınızı yıkın diye. Eski çağlarda putları insanlar kendi elleriyle yapıp kabe gibi yerlerde satıyorlardı, insanları hacı oldunuz diye kandırıyorlardı. Bu çağda da eski versiyonların yansımaları devam etmektedir.

                            Amaç nedir, bu yapılanlar, sembol edilenlerle ne anlatılmak istenmektedir, onun üzerinde düşünmek gereklidir.

                            Düşünce safhasına geçemezsek bizim de o eski devirdeki, peygamberimizin geldiği toplumdaki Araplardan bir farkımız kalmaz.

                            Allahın anıldığı yüceltildiği mescidler dışarıdaki cami ,kilise, havra değil insanın kendi bedenidir. İbadet; cami, kilise, havrada yapılmaz, orası eğitim yeridir, hazırlık aşamasıdır.
                            Esas ibadet, sınav yaşamdadır. İbadet yerleri yanlış anlaşılmaktadır. İbadet yaşamın dışına çıkarılmıştır, ibadeti cami, mescit veya kabeye sıkıştırmakla olmaz.

                            İslam dünyasında bir çöküş vardır, bunun birinci sebebi de yanlış din algısından kaynaklanmaktadır, Arapların eski din anlayışı İslam dünyasını çöküntüye götürmektedir.
                            Allahın sözü kelamı yaratmasıdır, Allahın yarattıklarını inceleyip anlayabilirsek o zaman onu tesbih ederiz, anlamaya çalışmış oluruz. Yoksa kurandaki kelamları tekrar etmek bizi bir yere götürmez, sağlam bir anlayış sahibi de yapmaz. Bu kelamlar üzerinde daha fazla düşünmek gereklidir.

                            Comment

                            • mustafabey
                              Katılımcı Üye
                              • Aug 2012
                              • 92

                              #59
                              Bakara Suresi
                              124. Bir zamanlar Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, onları tam olarak yerine getirince: Ben seni insanlara önder yapacağım, demişti. "Soyumdan da dedi. Allah: Ahdim zalimlere ermez (onlar için söz vermem) buyurdu.

                              125. Biz, Beyt'i insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e: tayfalar (hizmet edenler), ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için beyt'i temiz tutun, diye emretmiştik.

                              126. İbrahim de demişti ki: Ey Rabbim! Burayı emin bir şehir yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle. Allah buyurdu ki: Kim inkâr ederse onu az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Ne kötü varılacak yerdir orası!

                              127. Bir zamanlar İbrahim, İsmail ile beraber beytin temellerini yükseltiyor (şöyle diyorlardı Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin.

                              128. Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.

                              129. Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir resul görevlendir. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin.

                              130. İbrahim'in milletinden kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu(ibrahimin milleti) dünyada seçtik, şüphesiz o ahirette de salihlerdendir.


                              Semavi din İbrahimle başlamış, İbrahim milletiyle devam etmiştir.
                              İnsanoğlunun zihinsel yapısındaki gelişim, ilerleme İbrahimle başlamıştır.
                              Kelimelerle sınanma, kelimelerin ifade ettikleri görevleri anlama, yerine getirme ve sonucunda düşünce dünyasındaki ilerleyiş, yapılaşma, insanın temel yapıtaşlarının oturtulması.

                              İbrahim ile başlayıp, İbrahim milletiyle devam eden süreçte oluşan değerler ve bu değerlerin etrafında insanların toplanması, beytin oluşturulması hanif dinin yapılaşması ve insanların bu oluşanlardan(meyvelerinden) beslenmesi, ilerlemesi..

                              Allah ibrahimin duasını kabul etmiş ve rahmetinin tecellisi olarak Rabbin(eğiten, öğreten) ayetlerini okuyan resuller gelmiş insanlığa kitabı ve hikmeti öğretmişlerdir, temizlenme ve arınma yolunu açmışlardır.

                              Resuller Rabbin ayetlerini okuyarak insanların anlayacağı seviyeye indirerek kelam halinde sunmuşlar kelimelere dökmüşlerdir. Allah kelamı dediğimiz şey aslında; resullerin yaratılışı, yaratıcının ayetlerini okuyarak yaratıcının varlığından ve birliğinden insanları haberdar etmesi, uyarması, öğüt vermesi şeklinde hadis ve hadiselerden zuhur etmiş şerefli elçilerin Allah adına söyledikleri sözleridir.

                              Allahın konuşması; yaratmasıdır, Allah bir şeye ol der ve oluşum başlar!

                              Bakara 127 de beytin temellerinin yükseltilmesinden bahsediyor, yani bir temel var o temelin üzerinde bir yapılaşma oluşturuluyor, temizleniyor, gelen resullerde bir taş koyarak binayı yükseltiyorlar ve hanif akla, düşünceye dayalı din başllıyor. Eski dinlerden, akla düşünceye dayanmayan tapma ve tapınmanın egemen olduğu putperest dinlerden hanif dine geçiş yapılıyor, insanlık bir derece atlıyor.

                              Comment

                              • kuman
                                Uzman Üye
                                • Mar 2013
                                • 583

                                #60
                                Tum canlilar kendilerine barinak yaparlar. Dis etmenlerden korunmak icin. Dis etmen dedigimizde ise hersey olarak soylebiliriz uzatmanin anlami yok.

                                Bir adem ogluna "Ev" dedigimizde Beyni hemen ev in ne oldugunu kisiye anlatir ve bu binlerce yillik bir birikimin sonucudur.
                                Bir cocuga ev dediginiz an sizebir kac cumle soyler cunku beyninde ev olgusu ona ogretilmistir.

                                Peki bir adem ogluna Allah in evi dedigimizde beynin de ne belirir.
                                Beni bey im bu konuda yetersiz.
                                Yeterli olan biri Allah in evi cumlesini duydugunda ne anliyorsa bana anlatabilir mi?
                                Hasan bey in cevabini sabirsizlikla bekliyorum.

                                Ama hasan bey eger cevabiniz Allah i yuceltildigi yer isminin anildigi yer derseniz ben bunu yolda da yapiyorum. Basitce " EV" denilince ne anliyorsunuz ve Allah in EV i denilince ne anliyorsunuz cevap verirseniz sevinirim.

                                Comment

                                Working...